MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Çorbacı — Maksim Gorki

Çorbacı
136,80
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Çorbacı

Maksim Gorki

Dorlion Yayınları

2021144 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Çorbacı

Maksim Gorki

Çorbacının odası ekmek evinden renkli kâğıt kaplı ince bir bölme ile ayrılmıştı ve çok defa sözlerimin ateşi ile sesimi yükselttiğim zaman çorbacı bölmeye güm güm vuruyor bu gürültü ile hamam böcekleri ve sıçanları ürkütüyordu Arkadaşlar bunun üzerine bir kelime söylemeden uyumaya gidiyor tavandan kopmuş duvar kâğıdı parçaları hamam böceklerinin ayakları altında hışırdıyor ve ben yalnız kalıyordum Şubat fırtınası ocağın içinden şiddetle eserek ve camlara çarparak uluyor ve inliyordu küçük bir lâmba ile zayıf surette aydınlatılmış ekmek evinin yarı gölgesi oynuyor bacaklara nereden estiği belli olmayan bir soğuk saldırışı kuvvetle sarılıyordu Hamur yoğuruyordum ve çorbacı teknenin yanındaki bir un çuvalı üzerine oturmuş sinire dokunan sesiyle söylüyordu Mart güneşi eski harap evlerin yüksek duvarları ile kararmış pis sokağa sanki kirlenmekten çekiniyormuş gibi dikkatle bakıyordu Şehrin göbeğinde sabahtan akşama kadar karanlık bir bodruma kapanmış olan bizler ilkbaharın gelmekte olduğunu durmadan artan rutubetten anlıyorduk

Şehadet Kitap
139,08

Dorlion Yayınevi

2021144 sf.
Şehadet Kitap

Çorbacının odası ekmek evinden renkli kâğıt kaplı ince bir bölme ile ayrılmıştı ve çok defa sözlerimin ateşi ile sesimi yükselttiğim zaman çorbacı bölmeye güm güm vuruyor bu gürültü ile hamam böcekleri ve sıçanları ürkütüyordu Arkadaşlar bunun üzerine bir kelime söylemeden uyumaya gidiyor tavandan kopmuş duvar kâğıdı parçaları hamam böceklerinin ayakları altında hışırdıyor ve ben yalnız kalıyordum Şubat fırtınası ocağın içinden şiddetle eserek ve camlara çarparak uluyor ve inliyordu küçük bir lâmba ile zayıf surette aydınlatılmış ekmek evinin yarı gölgesi oynuyor bacaklara nereden estiği belli olmayan bir soğuk saldırışı kuvvetle sarılıyordu Hamur yoğuruyordum ve çorbacı teknenin yanındaki bir un çuvalı üzerine oturmuş sinire dokunan sesiyle söylüyordu Mart güneşi eski harap evlerin yüksek duvarları ile kararmış pis sokağa sanki kirlenmekten çekiniyormuş gibi dikkatle bakıyordu Şehrin göbeğinde sabahtan akşama kadar karanlık bir bodruma kapanmış olan bizler ilkbaharın gelmekte olduğunu durmadan artan rutubetten anlıyorduk

Pelikan Kitabevi
159,60

Dorlion Yayınları

144 sf.
Karton Kapak13,5 x 21 cmTürkçe
Pelikan Kitabevi

Çorbacının odası ekmek evinden renkli kâğıt kaplı ince bir bölme ile ayrılmıştı ve çok defa sözlerimin ateşi ile sesimi yükselttiğim zaman çorbacı bölmeye güm güm vuruyor bu gürültü ile hamam böcekleri ve sıçanları ürkütüyordu Arkadaşlar bunun üzerine bir kelime söylemeden uyumaya gidiyor tavandan kopmuş duvar kâğıdı parçaları hamam böceklerinin ayakları altında hışırdıyor ve ben yalnız kalıyordum Şubat fırtınası ocağın içinden şiddetle eserek ve camlara çarparak uluyor ve inliyordu küçük bir lâmba ile zayıf surette aydınlatılmış ekmek evinin yarı gölgesi oynuyor bacaklara nereden estiği belli olmayan bir soğuk saldırışı kuvvetle sarılıyordu Hamur yoğuruyordum ve çorbacı teknenin yanındaki bir un çuvalı üzerine oturmuş sinire dokunan sesiyle söylüyordu Mart güneşi eski harap evlerin yüksek duvarları ile kararmış pis sokağa sanki kirlenmekten çekiniyormuş gibi dikkatle bakıyordu Şehrin göbeğinde sabahtan akşama kadar karanlık bir bodruma kapanmış olan bizler ilkbaharın gelmekte olduğunu durmadan artan rutubetten anlıyorduk

Kitap Yurdu
159,60

DORLİON YAYINLARI

18.08.2021144 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Burak Gürses

Kitap Yurdu

Çorbacının odası ekmek evinden renkli kâğıt kaplı ince bir bölme ile ayrılmıştı ve çok defa sözlerimin ateşi ile sesimi yükselttiğim zaman çorbacı bölmeye güm güm vuruyor bu gürültü ile hamam böcekleri ve sıçanları ürkütüyordu Arkadaşlar bunun üzerine bir kelime söylemeden uyumaya gidiyor tavandan kopmuş duvar kâğıdı parçaları hamam böceklerinin ayakları altında hışırdıyor ve ben yalnız kalıyordum Şubat fırtınası ocağın içinden şiddetle eserek ve camlara çarparak uluyor ve inliyordu küçük bir lâmba ile zayıf surette aydınlatılmış ekmek evinin yarı gölgesi oynuyor bacaklara nereden estiği belli olmayan bir soğuk saldırışı kuvvetle sarılıyordu Hamur yoğuruyordum ve çorbacı teknenin yanındaki bir un çuvalı üzerine oturmuş sinire dokunan sesiyle söylüyordu Mart güneşi eski harap evlerin yüksek duvarları ile kararmış pis sokağa sanki kirlenmekten çekiniyormuş gibi dikkatle bakıyordu Şehrin göbeğinde sabahtan akşama kadar karanlık bir bodruma kapanmış olan bizler ilkbaharın gelmekte olduğunu durmadan artan rutubetten anlıyorduk

Pandora
171,00

Dorlion

2021144 sf.

çev. Gürses, Burak

Pandora

Çorbacının odası ekmek evinden renkli kâğıt kaplı ince bir bölme ile ayrılmıştı ve çok defa sözlerimin ateşi ile sesimi yükselttiğim zaman çorbacı bölmeye güm güm vuruyor bu gürültü ile hamam böcekleri ve sıçanları ürkütüyordu Arkadaşlar bunun üzerine bir kelime söylemeden uyumaya gidiyor tavandan kopmuş duvar kâğıdı parçaları hamam böceklerinin ayakları altında hışırdıyor ve ben yalnız kalıyordum Şubat fırtınası ocağın içinden şiddetle eserek ve camlara çarparak uluyor ve inliyordu küçük bir lâmba ile zayıf surette aydınlatılmış ekmek evinin yarı gölgesi oynuyor bacaklara nereden estiği belli olmayan bir soğuk saldırışı kuvvetle sarılıyordu Hamur yoğuruyordum ve çorbacı teknenin yanındaki bir un çuvalı üzerine oturmuş sinire dokunan sesiyle söylüyordu Mart güneşi eski harap evlerin yüksek duvarları ile kararmış pis sokağa sanki kirlenmekten çekiniyormuş gibi dikkatle bakıyordu Şehrin göbeğinde sabahtan akşama kadar karanlık bir bodruma kapanmış olan bizler ilkbaharın gelmekte olduğunu durmadan artan rutubetten anlıyorduk

Nobel Kitap
175,56

Dorlion Yayınları

2021144 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Çorbacının odası ekmek evinden renkli kâğıt kaplı ince bir bölme ile ayrılmıştı ve çok defa sözlerimin ateşi ile sesimi yükselttiğim zaman çorbacı bölmeye güm güm vuruyor bu gürültü ile hamam böcekleri ve sıçanları ürkütüyordu Arkadaşlar bunun üzerine bir kelime söylemeden uyumaya gidiyor tavandan kopmuş duvar kâğıdı parçaları hamam böceklerinin ayakları altında hışırdıyor ve ben yalnız kalıyordum Şubat fırtınası ocağın içinden şiddetle eserek ve camlara çarparak uluyor ve inliyordu küçük bir lâmba ile zayıf surette aydınlatılmış ekmek evinin yarı gölgesi oynuyor bacaklara nereden estiği belli olmayan bir soğuk saldırışı kuvvetle sarılıyordu Hamur yoğuruyordum ve çorbacı teknenin yanındaki bir un çuvalı üzerine oturmuş sinire dokunan sesiyle söylüyordu Mart güneşi eski harap evlerin yüksek duvarları ile kararmış pis sokağa sanki kirlenmekten çekiniyormuş gibi dikkatle bakıyordu Şehrin göbeğinde sabahtan akşama kadar karanlık bir bodruma kapanmış olan bizler ilkbaharın gelmekte olduğunu durmadan artan rutubetten anlıyorduk