Çürük Ayvalar — Uğur Kılınç

Çürük Ayvalar
Uğur Kılınçİthaki Yayınları
Çürük Ayvalar
Uğur KılınçMezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım

İthaki Yayınları
Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım Tanıtım Bülteninden

İthaki Yayınları
Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım

İthaki Yayınları
Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım

İTHAKİ YAYINLARI
Pangea Kitaplığı 21 Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım

İTHAKİ YAYINLARI
Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım

İthaki Yayınları
Uğur Kılınç tarafından kaleme alınan Çürük Ayvalar İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Çürük Ayvalar Uğur Kılınç Kitap Özeti Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Uğur Kılınç Sayfa 88 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2022 Barkod 9786258475838 Kategori Korku Gerilim

İthaki Yayınları
Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım

İthaki
Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım

İthaki Yayınları
Mezar ziyaretleri cinai itiraflar kökten ve kanlı çözümler muallakta kalanlar hesabını kendi kapayanlar yarım kalan şiirler ruha yapışan günahlar kasaba karası taşra noir Uğur Kılınç Çürük Ayvalar da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor Baba oğulların dede torunların anne kızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün öfkenin intikam arzularının ölümcül hesaplaşmaların insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü Dur şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim Buralar biraz çamurlu umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz yoksa üşütürsün Değil mi babaanne Bunu bana sen öğretmiştin ıslak ıslak yerlere basılmazdı Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar Annem çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin Şimdi sıra bende Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım Tanıtım Bülteninden