Dağ Boş Hafıza Dolu — Adil Harmancı

Dağ Boş Hafıza Dolu
Adil HarmancıErda Yayınları
Dağ Boş Hafıza Dolu
Adil HarmancıBir sabah henüz gün doğmadan kapı koçbaşıyla kırıldı Zırhlı araçların sesi mahalleyi doldurmuştu Uzun namlulu silahlar çığlıklar Yat Yat diye bağıran sesler Çocuklarını salonda yüzüstü yere yatırdılar O çamurlu postallar bu kez çocuklarının sırtındaydı Bir polis ona doğru döndü Yat sen de yat Yatmadı çocuklara daha fazla zarar gelmesin diye çömeldi Babalar bazen dik durarak değil eğilerek de korur Ev altüst edildi Çekmeceler kitaplar defterler Ve her yerde çamur izi Gerekçe gizli tanık İddia taş atmışlar havai fişek patlatmışlar O gün ilk kez korktu Kendisi için değil çocuklarının hafızası içindi bu korku O günden sonra sahaya her çıktığında iki şeyi aynı anda görmeye başladı Olanı ve olacak olanı Belki de bu yüzden not defterine hep kısa cümleler yazıyordu Uzun cümleler fazla umut taşırdı Sinan ellerine bakıyor Avuç içleri artık kızarmıyor Ayakları eskisi gibi sızlamıyordu ama ya hafıza Hafıza hiç iyileşmiyor Tanıtım Bülteninden

Erda
Bir sabah henüz gün doğmadan kapı koçbaşıyla kırıldı Zırhlı araçların sesi mahalleyi doldurmuştu Uzun namlulu silahlar çığlıklar Yat Yat diye bağıran sesler Çocuklarını salonda yüzüstü yere yatırdılar O çamurlu postallar bu kez çocuklarının sırtındaydı Bir polis ona doğru döndü Yat sen de yat Yatmadı çocuklara daha fazla zarar gelmesin diye çömeldi Babalar bazen dik durarak değil eğilerek de korur Ev altüst edildi Çekmeceler kitaplar defterler Ve her yerde çamur izi Gerekçe gizli tanık İddia taş atmışlar havai fişek patlatmışlar O gün ilk kez korktu Kendisi için değil çocuklarının hafızası içindi bu korku O günden sonra sahaya her çıktığında iki şeyi aynı anda görmeye başladı Olanı ve olacak olanı Belki de bu yüzden not defterine hep kısa cümleler yazıyordu Uzun cümleler fazla umut taşırdı Sinan ellerine bakıyor Avuç içleri artık kızarmıyor Ayakları eskisi gibi sızlamıyordu ama ya hafıza Hafıza hiç iyileşmiyor

Erda Yayınları
Bir sabah henüz gün doğmadan kapı koçbaşıyla kırıldı Zırhlı araçların sesi mahalleyi doldurmuştu Uzun namlulu silahlar çığlıklar Yat Yat diye bağıran sesler Çocuklarını salonda yüzüstü yere yatırdılar O çamurlu postallar bu kez çocuklarının sırtındaydı Bir polis ona doğru döndü Yat sen de yat Yatmadı çocuklara daha fazla zarar gelmesin diye çömeldi Babalar bazen dik durarak değil eğilerek de korur Ev altüst edildi Çekmeceler kitaplar defterler Ve her yerde çamur izi Gerekçe gizli tanık İddia taş atmışlar havai fişek patlatmışlar O gün ilk kez korktu Kendisi için değil çocuklarının hafızası içindi bu korku O günden sonra sahaya her çıktığında iki şeyi aynı anda görmeye başladı Olanı ve olacak olanı Belki de bu yüzden not defterine hep kısa cümleler yazıyordu Uzun cümleler fazla umut taşırdı Sinan ellerine bakıyor Avuç içleri artık kızarmıyor Ayakları eskisi gibi sızlamıyordu ama ya hafıza Hafıza hiç iyileşmiyor