Dağlarda Gölgem — Orhan Miroğlu

Dağlarda Gölgem
Orhan MiroğluKopernik Kitap
Dağlarda Gölgem
Orhan Miroğlugitti kapının önünde durdu ben bir döndüm ki arkamda baktım öyle bir yan bakıyor ki bana öyle gözleri dolmuş ki bir şey söyleyecek ama cesaret edemiyor ki söylesin Ben dedim Tuncay sen niye öyle yapıyorsun Anne bir şey yok dedi Gözlerinden yaşlar akarak bir şey yok dedi Ben gideceğim saat dokuzda geleceğim dedi Ve gitti Arkasından baktım Gitti Saat yedi oldu gelmedi sekiz oldu gelmedi gidiş o gidiş Tuncay bir daha geri gelmedi yani düşünün 70 kiloluk insanın mesela gelip de yarım kilo etini topladık şu kadarcık eti kalmıştı benim psikolojim tamamen bozulmuştu artık zaten üzerimizde hiçbir şey kalmadı silah kalmadı çıplak kaldık bombalamadan dolayı Dilan dan geri kalan parçacıkları aldın Toplayabildiğim kadar Bir dönemin beliren alametleri gibi küçük kalabalıklar halinde gezen eli silahlı grupların toplumun ve devletin gözü önünde şehirlerde ve köylerde büyüyen gölgeleri devlete ve feodal güçlere aşiretlere karşı girişilen kanlı eylemler havada uçuşan kınama mesajları sokaklarda kimin kimi vurduğu hiçbir zaman belli olamayacak sarsıcı eylemler ne olacağının ne olduğumuzun ve bizi beklemekte olanın neye benzediğinin bilinmediği zamanlar sonra ifşanın gelmesi ifşanın topluma ve bilhassa mağdurlara verdiği cesaret cesaretin direnişe yol vermesi ve suskunluğun bitmesi gerçek hayat hikâyelerinin buluşmalar sohbetler üzerinden kolektif bir hafızaya ve anlatıya dönüşmesi Geçmiş zamanları ve acıları anlatma sırası şimdi onlarda

Kopernik Kitap
gitti kapının önünde durdu ben bir döndüm ki arkamda baktım öyle bir yan bakıyor ki bana öyle gözleri dolmuş ki bir şey söyleyecek ama cesaret edemiyor ki söylesin Ben dedim Tuncay sen niye öyle yapıyorsun Anne bir şey yok dedi Gözlerinden yaşlar akarak bir şey yok dedi Ben gideceğim saat dokuzda geleceğim dedi Ve gitti Arkasından baktım Gitti Saat yedi oldu gelmedi sekiz oldu gelmedi gidiş o gidiş Tuncay bir daha geri gelmedi yani düşünün 70 kiloluk insanın mesela gelip de yarım kilo etini topladık şu kadarcık eti kalmıştı benim psikolojim tamamen bozulmuştu artık zaten üzerimizde hiçbir şey kalmadı silah kalmadı çıplak kaldık bombalamadan dolayı Dilan dan geri kalan parçacıkları aldın Toplayabildiğim kadar Bir dönemin beliren alametleri gibi küçük kalabalıklar halinde gezen eli silahlı grupların toplumun ve devletin gözü önünde şehirlerde ve köylerde büyüyen gölgeleri devlete ve feodal güçlere aşiretlere karşı girişilen kanlı eylemler havada uçuşan kınama mesajları sokaklarda kimin kimi vurduğu hiçbir zaman belli olamayacak sarsıcı eylemler ne olacağının ne olduğumuzun ve bizi beklemekte olanın neye benzediğinin bilinmediği zamanlar sonra ifşanın gelmesi ifşanın topluma ve bilhassa mağdurlara verdiği cesaret cesaretin direnişe yol vermesi ve suskunluğun bitmesi gerçek hayat hikâyelerinin buluşmalar sohbetler üzerinden kolektif bir hafızaya ve anlatıya dönüşmesi Geçmiş zamanları ve acıları anlatma sırası şimdi onlarda

Kopernik Kitap
gitti kapının önünde durdu ben bir döndüm ki arkamda baktım öyle bir yan bakıyor ki bana öyle gözleri dolmuş ki bir şey söyleyecek ama cesaret edemiyor ki söylesin Ben dedim Tuncay sen niye öyle yapıyorsun Anne bir şey yok dedi Gözlerinden yaşlar akarak bir şey yok dedi Ben gideceğim saat dokuzda geleceğim dedi Ve gitti Arkasından baktım Gitti Saat yedi oldu gelmedi sekiz oldu gelmedi gidiş o gidiş Tuncay bir daha geri gelmedi yani düşünün 70 kiloluk insanın mesela gelip de yarım kilo etini topladık şu kadarcık eti kalmıştı benim psikolojim tamamen bozulmuştu artık zaten üzerimizde hiçbir şey kalmadı silah kalmadı çıplak kaldık bombalamadan dolayı Dilan dan geri kalan parçacıkları aldın Toplayabildiğim kadar Bir dönemin beliren alametleri gibi küçük kalabalıklar halinde gezen eli silahlı grupların toplumun ve devletin gözü önünde şehirlerde ve köylerde büyüyen gölgeleri devlete ve feodal güçlere aşiretlere karşı girişilen kanlı eylemler havada uçuşan kınama mesajları sokaklarda kimin kimi vurduğu hiçbir zaman belli olamayacak sarsıcı eylemler ne olacağının ne olduğumuzun ve bizi beklemekte olanın neye benzediğinin bilinmediği zamanlar sonra ifşanın gelmesi ifşanın topluma ve bilhassa mağdurlara verdiği cesaret cesaretin direnişe yol vermesi ve suskunluğun bitmesi gerçek hayat hikâyelerinin buluşmalar sohbetler üzerinden kolektif bir hafızaya ve anlatıya dönüşmesi Geçmiş zamanları ve acıları anlatma sırası şimdi onlarda Tanıtım Bülteninden

Kopernik Kitap
gitti kapının önünde durdu ben bir döndüm ki arkamda baktım öyle bir yan bakıyor ki bana öyle gözleri dolmuş ki bir şey söyleyecek ama cesaret edemiyor ki söylesin Ben dedim Tuncay sen niye öyle yapıyorsun Anne bir şey yok dedi Gözlerinden yaşlar akarak bir şey yok dedi Ben gideceğim saat dokuzda geleceğim dedi Ve gitti Arkasından baktım Gitti Saat yedi oldu gelmedi sekiz oldu gelmedi gidiş o gidiş Tuncay bir daha geri gelmedi yani düşünün 70 kiloluk insanın mesela gelip de yarım kilo etini topladık şu kadarcık eti kalmıştı benim psikolojim tamamen bozulmuştu artık zaten üzerimizde hiçbir şey kalmadı silah kalmadı çıplak kaldık bombalamadan dolayı Dilan dan geri kalan parçacıkları aldın Toplayabildiğim kadar Bir dönemin beliren alametleri gibi küçük kalabalıklar halinde gezen eli silahlı grupların toplumun ve devletin gözü önünde şehirlerde ve köylerde büyüyen gölgeleri devlete ve feodal güçlere aşiretlere karşı girişilen kanlı eylemler havada uçuşan kınama mesajları sokaklarda kimin kimi vurduğu hiçbir zaman belli olamayacak sarsıcı eylemler ne olacağının ne olduğumuzun ve bizi beklemekte olanın neye benzediğinin bilinmediği zamanlar sonra ifşanın gelmesi ifşanın topluma ve bilhassa mağdurlara verdiği cesaret cesaretin direnişe yol vermesi ve suskunluğun bitmesi gerçek hayat hikâyelerinin buluşmalar sohbetler üzerinden kolektif bir hafızaya ve anlatıya dönüşmesi Geçmiş zamanları ve acıları anlatma sırası şimdi onlarda Diyarbakır Anneleri nde

Kopernik Kitap
gitti kapının önünde durdu ben bir döndüm ki arkamda baktım öyle bir yan bakıyor ki bana öyle gözleri dolmuş ki bir şey söyleyecek ama cesaret edemiyor ki söylesin Ben dedim Tuncay sen niye öyle yapıyorsun Anne bir şey yok dedi Gözlerinden yaşlar akarak bir şey yok dedi Ben gideceğim saat dokuzda geleceğim dedi Ve gitti Arkasından baktım Gitti Saat yedi oldu gelmedi sekiz oldu gelmedi gidiş o gidiş Tuncay bir daha geri gelmedi yani düşünün 70 kiloluk insanın mesela gelip de yarım kilo etini topladık şu kadarcık eti kalmıştı benim psikolojim tamamen bozulmuştu artık zaten üzerimizde hiçbir şey kalmadı silah kalmadı çıplak kaldık bombalamadan dolayı Dilan dan geri kalan parçacıkları aldın Toplayabildiğim kadar Bir dönemin beliren alametleri gibi küçük kalabalıklar halinde gezen eli silahlı grupların toplumun ve devletin gözü önünde şehirlerde ve köylerde büyüyen gölgeleri devlete ve feodal güçlere aşiretlere karşı girişilen kanlı eylemler havada uçuşan kınama mesajları sokaklarda kimin kimi vurduğu hiçbir zaman belli olamayacak sarsıcı eylemler ne olacağının ne olduğumuzun ve bizi beklemekte olanın neye benzediğinin bilinmediği zamanlar sonra ifşanın gelmesi ifşanın topluma ve bilhassa mağdurlara verdiği cesaret cesaretin direnişe yol vermesi ve suskunluğun bitmesi gerçek hayat hikâyelerinin buluşmalar sohbetler üzerinden kolektif bir hafızaya ve anlatıya dönüşmesi Geçmiş zamanları ve acıları anlatma sırası şimdi onlarda

Kopernik
gitti kapının önünde durdu ben bir döndüm ki arkamda baktım öyle bir yan bakıyor ki bana öyle gözleri dolmuş ki bir şey söyleyecek ama cesaret edemiyor ki söylesin Ben dedim Tuncay sen niye öyle yapıyorsun Anne bir şey yok dedi Gözlerinden yaşlar akarak bir şey yok dedi Ben gideceğim saat dokuzda geleceğim dedi Ve gitti Arkasından baktım Gitti Saat yedi oldu gelmedi sekiz oldu gelmedi gidiş o gidiş Tuncay bir daha geri gelmedi yani düşünün 70 kiloluk insanın mesela gelip de yarım kilo etini topladık şu kadarcık eti kalmıştı benim psikolojim tamamen bozulmuştu artık zaten üzerimizde hiçbir şey kalmadı silah kalmadı çıplak kaldık bombalamadan dolayı Dilan dan geri kalan parçacıkları aldın Toplayabildiğim kadar Bir dönemin beliren alametleri gibi küçük kalabalıklar halinde gezen eli silahlı grupların toplumun ve devletin gözü önünde şehirlerde ve köylerde büyüyen gölgeleri devlete ve feodal güçlere aşiretlere karşı girişilen kanlı eylemler havada uçuşan kınama mesajları sokaklarda kimin kimi vurduğu hiçbir zaman belli olamayacak sarsıcı eylemler ne olacağının ne olduğumuzun ve bizi beklemekte olanın neye benzediğinin bilinmediği zamanlar sonra ifşanın gelmesi ifşanın topluma ve bilhassa mağdurlara verdiği cesaret cesaretin direnişe yol vermesi ve suskunluğun bitmesi gerçek hayat hikâyelerinin buluşmalar sohbetler üzerinden kolektif bir hafızaya ve anlatıya dönüşmesi Geçmiş zamanları ve acıları anlatma sırası şimdi onlarda

Kopernik Kitap
gitti kapının önünde durdu ben bir döndüm ki arkamda baktım öyle bir yan bakıyor ki bana öyle gözleri dolmuş ki bir şey söyleyecek ama cesaret edemiyor ki söylesin Ben dedim Tuncay sen niye öyle yapıyorsun Anne bir şey yok dedi Gözlerinden yaşlar akarak bir şey yok dedi Ben gideceğim saat dokuzda geleceğim dedi Ve gitti Arkasından baktım Gitti Saat yedi oldu gelmedi sekiz oldu gelmedi gidiş o gidiş Tuncay bir daha geri gelmedi yani düşünün 70 kiloluk insanın mesela gelip de yarım kilo etini topladık şu kadarcık eti kalmıştı benim psikolojim tamamen bozulmuştu artık zaten üzerimizde hiçbir şey kalmadı silah kalmadı çıplak kaldık bombalamadan dolayı Dilan dan geri kalan parçacıkları aldın Toplayabildiğim kadar Bir dönemin beliren alametleri gibi küçük kalabalıklar halinde gezen eli silahlı grupların toplumun ve devletin gözü önünde şehirlerde ve köylerde büyüyen gölgeleri devlete ve feodal güçlere aşiretlere karşı girişilen kanlı eylemler havada uçuşan kınama mesajları sokaklarda kimin kimi vurduğu hiçbir zaman belli olamayacak sarsıcı eylemler ne olacağının ne olduğumuzun ve bizi beklemekte olanın neye benzediğinin bilinmediği zamanlar sonra ifşanın gelmesi ifşanın topluma ve bilhassa mağdurlara verdiği cesaret cesaretin direnişe yol vermesi ve suskunluğun bitmesi gerçek hayat hikâyelerinin buluşmalar sohbetler üzerinden kolektif bir hafızaya ve anlatıya dönüşmesi Geçmiş zamanları ve acıları anlatma sırası şimdi onlarda