Darbeye Gerekçe Üretmek — Ahmet Akkuş

Darbeye Gerekçe Üretmek
Ahmet AkkuşKitabevi Yayınları
Darbeye Gerekçe Üretmek
Ahmet AkkuşBu çalışma Osmanlı Devleti nde XVII yüzyıldan sonra meydana gelen hal vakalarını ve bu hadiselere şer î hukukî meşruiyet kazandıran hal fetvalarını ele almaktadır Konumuz özelinde hal etmek Osmanlı padişahını ihtilal yoluyla saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken normal olmayan bu hal süreci ise şer î hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır Osmanlı Devleti nde 17 yy dan sonra pek çok hal vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden hal ve hatta katl edilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği adına hal fetvası denilen dinî siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde şer î siyasî akıl devreye sokularak ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele suhuletle neticelendirilmektedir Böylece muhtevasındaki şer î sebeplere istinaden itham edilerek vazifesinden el çektirilen padişahın hal bazen de katl edilmesi bir fetva suretiyle şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır Osmanlı da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi merkezî bir konumda bulunduğundan hal vakalarında gerekçeler farklı olmakla beraber sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek meşruiyet aranması dikkat çekicidir Dolayısıyla çalışmamız hal fetvaları üzerinden tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak Osmanlı daki hal vakalarını ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal fetvalarını bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer î olup olmadıklarını hal in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır Bu çalışmada hangi saikalar sebebiyle hal vakaları meydana gelmektedir hal süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların saltanatlarının da hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal fetvalarındaki gerekçeler şer î bir temele sahip midir hal vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir Osmanlı da mukaddes sayılan padişah algısının hal i ve hatta katli de dâhil dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur

KİTABEVİ
Bu çalışma Osmanlı Devleti nde XVII yüzyıldan sonra meydana gelen hal vakalarını ve bu hadiselere şer î hukukî meşruiyet kazandıran hal fetvalarını ele almaktadır Konumuz özelinde hal etmek Osmanlı padişahını ihtilal yoluyla saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken normal olmayan bu hal süreci ise şer î hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır Osmanlı Devleti nde 17 yy dan sonra pek çok hal vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden hal ve hatta katl edilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği adına hal fetvası denilen dinî siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde şer î siyasî akıl devreye sokularak ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele suhuletle neticelendirilmektedir Böylece muhtevasındaki şer î sebeplere istinaden itham edilerek vazifesinden el çektirilen padişahın hal bazen de katl edilmesi bir fetva suretiyle şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır Osmanlı da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi merkezî bir konumda bulunduğundan hal vakalarında gerekçeler farklı olmakla beraber sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek meşruiyet aranması dikkat çekicidir Dolayısıyla çalışmamız hal fetvaları üzerinden tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak Osmanlı daki hal vakalarını ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal fetvalarını bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer î olup olmadıklarını hal in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır Bu çalışmada hangi saikalar sebebiyle hal vakaları meydana gelmektedir hal süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların saltanatlarının da hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal fetvalarındaki gerekçeler şer î bir temele sahip midir hal vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir Osmanlı da mukaddes sayılan padişah algısının hal i ve hatta katli de dâhil dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur

Kitabevi Yayınları
Bu çalışma Osmanlı Devleti nde XVII yüzyıldan sonra meydana gelen hal vakalarını ve bu hadiselere şer î hukukî meşruiyet kazandıran hal fetvalarını ele almaktadır Konumuz özelinde hal etmek Osmanlı padişahını ihtilal yoluyla saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken normal olmayan bu hal süreci ise şer î hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır Osmanlı Devleti nde 17 yy dan sonra pek çok hal vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden hal ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği adına hal fetvası denilen dinî siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde şer î siyasî akıl devreye sokularak ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele suhuletle neticelendirilmektedir Böylece muhtevasındaki şer î sebeplere istinaden itham edilerek vazifesinden el çektirilen padişahın hal bazen de katledilmesi bir fetva suretiyle şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır Osmanlı da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi merkezî bir konumda bulunduğundan hal vakalarında gerekçeler farklı olmakla beraber sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek meşruiyet aranması dikkat çekicidir Dolayısıyla çalışmamız hal fetvaları üzerinden tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak Osmanlı daki hal vakalarını ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal fetvalarını bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer î olup olmadıklarını hal in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır Bu çalışmada hangi saikalar sebebiyle hal vakaları meydana gelmektedir hal süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların saltanatlarının da hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal fetvalarındaki gerekçeler şer î bir temele sahip midir hal vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir Osmanlı da mukaddes sayılan padişah algısının hal i ve hatta katli de dâhil dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur

Kitabevi Yayınları
Bu çalışma Osmanlı Devleti nde XVII yüzyıldan sonra meydana gelen hal vakalarını ve bu hadiselere şer î hukukî meşruiyet kazandıran hal fetvalarını ele almaktadır Konumuz özelinde hal etmek Osmanlı padişahını ihtilal yoluyla saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken normal olmayan bu hal süreci ise şer î hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır Osmanlı Devleti nde 17 yy dan sonra pek çok hal vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden hal ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği adına hal fetvası denilen dinî siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde şer î siyasî akıl devreye sokularak ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele suhuletle neticelendirilmektedir Böylece muhtevasındaki şer î sebeplere istinaden itham edilerek vazifesinden el çektirilen padişahın hal bazen de katledilmesi bir fetva suretiyle şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır Osmanlı da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi merkezî bir konumda bulunduğundan hal vakalarında gerekçeler farklı olmakla beraber sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek meşruiyet aranması dikkat çekicidir Dolayısıyla çalışmamız hal fetvaları üzerinden tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak Osmanlı daki hal vakalarını ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal fetvalarını bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer î olup olmadıklarını hal in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır Bu çalışmada hangi saikalar sebebiyle hal vakaları meydana gelmektedir hal süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların saltanatlarının da hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal fetvalarındaki gerekçeler şer î bir temele sahip midir hal vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir Osmanlı da mukaddes sayılan padişah algısının hal i ve hatta katli de dâhil dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur

Kitabevi Yayınları
Ahmet Akkuş tarafından kaleme alınan Darbeye Gerekçe Üretmek Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Darbeye Gerekçe Üretmek Ahmet Akkuş Kitap Özeti Bu çalışma Osmanlı Devleti nde XVII yüzyıldan sonra meydana gelen hal vakalarını ve bu hadiselere şer î hukukî meşruiyet kazandıran hal fetvalarını ele almaktadır Konumuz özelinde hal etmek Osmanlı padişahını ihtilal yoluyla saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken normal olmayan bu hal süreci ise şer î hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır Osmanlı Devleti nde 17 yy dan sonra pek çok hal vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden hal ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği adına hal fetvası denilen dinî siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde şer î siyasî akıl devreye sokularak ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele suhuletle neticelendirilmektedir Böylece muhtevasındaki şer î sebeplere istinaden itham edilerek vazifesinden el çektirilen padişahın hal bazen de katledilmesi bir fetva suretiyle şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır Osmanlı da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi merkezî bir konumda bulunduğundan hal vakalarında gerekçeler farklı olmakla beraber sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek meşruiyet aranması dikkat çekicidir Dolayısıyla çalışmamız hal fetvaları üzerinden tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak Osmanlı daki hal vakalarını ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal fetvalarını bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer î olup olmadıklarını hal in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır Bu çalışmada hangi saikalar sebebiyle hal vakaları meydana gelmektedir hal süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların saltanatlarının da hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal fetvalarındaki gerekçeler şer î bir temele sahip midir hal vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir Osmanlı da mukaddes sayılan padişah algısının hal i ve hatta katli de dâhil dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur Yayınevi Kitabevi Yayınları Yazar Ahmet Akkuş Sayfa 580 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x23 50 cm Basım Yılı 2025 Barkod 9786258055894 Kategori Osmanlı Tarihi

Kitabevi Yayınları
Bu çalışma Osmanlı Devleti nde XVII yüzyıldan sonra meydana gelen hal vakalarını ve bu hadiselere şer î hukukî meşruiyet kazandıran hal fetvalarını ele almaktadır Konumuz özelinde hal etmek Osmanlı padişahını ihtilal yoluyla saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken normal olmayan bu hal süreci ise şer î hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır Osmanlı Devleti nde 17 yy dan sonra pek çok hal vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden hal ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği adına hal fetvası denilen dinî siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde şer î siyasî akıl devreye sokularak ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele suhuletle neticelendirilmektedir Böylece muhtevasındaki şer î sebeplere istinaden itham edilerek vazifesinden el çektirilen padişahın hal bazen de katledilmesi bir fetva suretiyle şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır Osmanlı da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi merkezî bir konumda bulunduğundan hal vakalarında gerekçeler farklı olmakla beraber sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek meşruiyet aranması dikkat çekicidir Dolayısıyla çalışmamız hal fetvaları üzerinden tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak Osmanlı daki hal vakalarını ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal fetvalarını bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer î olup olmadıklarını hal in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır Bu çalışmada hangi saikalar sebebiyle hal vakaları meydana gelmektedir hal süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların saltanatlarının da hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal fetvalarındaki gerekçeler şer î bir temele sahip midir hal vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir Osmanlı da mukaddes sayılan padişah algısının hal i ve hatta katli de dâhil dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur

Kitabevi Yayınları
Bu çalışma Osmanlı Devleti nde XVII yüzyıldan sonra meydana gelen hal vakalarını ve bu hadiselere şer î hukukî meşruiyet kazandıran hal fetvalarını ele almaktadır Konumuz özelinde hal etmek Osmanlı padişahını ihtilal yoluyla saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken normal olmayan bu hal süreci ise şer î hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır Osmanlı Devleti nde 17 yy dan sonra pek çok hal vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden hal ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği adına hal fetvası denilen dinî siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde şer î siyasî akıl devreye sokularak ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele suhuletle neticelendirilmektedir Böylece muhtevasındaki şer î sebeplere istinaden itham edilerek vazifesinden el çektirilen padişahın hal bazen de katledilmesi bir fetva suretiyle şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır Osmanlı da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi merkezî bir konumda bulunduğundan hal vakalarında gerekçeler farklı olmakla beraber sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek meşruiyet aranması dikkat çekicidir Dolayısıyla çalışmamız hal fetvaları üzerinden tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak Osmanlı daki hal vakalarını ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal fetvalarını bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer î olup olmadıklarını hal in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır Bu çalışmada hangi saikalar sebebiyle hal vakaları meydana gelmektedir hal süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların saltanatlarının da hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal fetvalarındaki gerekçeler şer î bir temele sahip midir

Kitabevi
Bu çalışma Osmanlı Devleti nde XVII yüzyıldan sonra meydana gelen hal vakalarını ve bu hadiselere şer î hukukî meşruiyet kazandıran hal fetvalarını ele almaktadır Konumuz özelinde hal etmek Osmanlı padişahını ihtilal yoluyla saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken normal olmayan bu hal süreci ise şer î hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır Osmanlı Devleti nde 17 yy dan sonra pek çok hal vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden hal ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır Siyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği adına hal fetvası denilen dinî siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde şer î siyasî akıl devreye sokularak ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele suhuletle neticelendirilmektedir Böylece muhtevasındaki şer î sebeplere istinaden itham edilerek vazifesinden el çektirilen padişahın hal bazen de katledilmesi bir fetva suretiyle şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır Osmanlı da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi merkezî bir konumda bulunduğundan hal vakalarında gerekçeler farklı olmakla beraber sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek meşruiyet aranması dikkat çekicidir Dolayısıyla çalışmamız hal fetvaları üzerinden tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak Osmanlı daki hal vakalarını ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal fetvalarını bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer î olup olmadıklarını hal in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır Bu çalışmada hangi saikalar sebebiyle hal vakaları meydana gelmektedir hal süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların saltanatlarının da hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal fetvalarındaki gerekçeler şer î bir temele sahip midir hal vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir Osmanlı da mukaddes sayılan padişah algısının hal i ve hatta katli de dâhil dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur