MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Davulun Kıyısındaki Köy — Tayfun Çelik

Davulun Kıyısındaki Köy
54,00
Roman Çağdaş Türk EdebiyatıRoman Yerli

Davulun Kıyısındaki Köy

Tayfun Çelik

Tün

2018
İnce Kapak13 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Davulun Kıyısındaki Köy

Tayfun Çelik

İlkin karanlık masalların karanlık köşelerinden gelir gibi davulcu çıkagelmiş Almış eline dut ağacından oyma tokmağı az gitmiş uz gitmiş Dere tepe düz gitmiş Sonunda varmış düzlük bir köye Sonra başlamış meşin kayışla boynuna astığı anaç davulu dövmeye Dövmüş ha dövmüş Birden her yeri davul tozu kaplamış da körpe kuzular analarını dahi seçemez olmuş Büyücü diyen de olmuş ona hokkabaz diyen de Durur mu inadına vurmuş davulcu Vurdukça da kerpiç evlerden toprak koparan güm güm sesleriyle köydeki her şeyi bağlamış birbirine Önce yol kenarında zabit gibi duran ve küflü yapraklarından çıkan hışırtıların ardına saklanan kalın kavak gövdelerine dolamış davulun tok sesini Ardından yeşil kubbesine semayı hapseden taş camiyi bağlamış sıkıca Peşine mihrapta eski bir kitap sayfası sarılığında hışırdayan imamın ağır uykusunu eklemiş Derken yeryüzüne gelişigüzel çaputlar gibi serilmiş damlardan ve tarlalardan aşırmış sesi İçindeki çığlıklarla beraber boz bulanık ırmağı dolamış bir güzel Tahta köprünün ayaklarını inletmiş gümbürtüler Onları da bağlamış birbirine çapraz mı çapraz Köprünün gölgesinden geçen yeşilbaşlı göğ ördekleri ala ala kazları dolamış kuyruklarından Avlunun küllüğünde bulduğu birkaç darı tanesine tutunan pas kanatlı tavukları bağlamış simsiyah ağızlı köpekleri yürüyen taşları andıran tozlu koyunları bağlamış Kısacası davul sesinin hoş geldiği her şeyi sarmış sarmalamış bir güzel Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
63,90

Tün Kitap

2018144 sf.
Şehadet Kitap

İlkin karanlık masalların karanlık köşelerinden gelir gibi davulcu çıkagelmiş Almış eline dut ağacından oyma tokmağı az gitmiş uz gitmiş Dere tepe düz gitmiş Sonunda varmış düzlük bir köye Sonra başlamış meşin kayışla boynuna astığı anaç davulu dövmeye Dövmüş ha dövmüş Birden her yeri davul tozu kaplamış da körpe kuzular analarını dahi seçemez olmuş Büyücü diyen de olmuş ona hokkabaz diyen de Durur mu inadına vurmuş davulcu Vurdukça da kerpiç evlerden toprak koparan güm güm sesleriyle köydeki her şeyi bağlamış birbirine Önce yol kenarında zabit gibi duran ve küflü yapraklarından çıkan hışırtıların ardına saklanan kalın kavak gövdelerine dolamış davulun tok sesini Ardından yeşil kubbesine semayı hapseden taş camiyi bağlamış sıkıca Peşine mihrapta eski bir kitap sayfası sarılığında hışırdayan imamın ağır uykusunu eklemiş Derken yeryüzüne gelişigüzel çaputlar gibi serilmiş damlardan ve tarlalardan aşırmış sesi İçindeki çığlıklarla beraber boz bulanık ırmağı dolamış bir güzel Tahta köprünün ayaklarını inletmiş gümbürtüler Onları da bağlamış birbirine çapraz mı çapraz Köprünün gölgesinden geçen yeşilbaşlı göğ ördekleri ala ala kazları dolamış kuyruklarından Avlunun küllüğünde bulduğu birkaç darı tanesine tutunan pas kanatlı tavukları bağlamış simsiyah ağızlı köpekleri yürüyen taşları andıran tozlu koyunları bağlamış Kısacası davul sesinin hoş geldiği her şeyi sarmış sarmalamış bir güzel Bir varmış Hatta bir bile yokmuş kimi zaman Allah ın kulu çokmuş çok olmasına ama kul olduğunu bilen de varmış bilmeyen de Üstelik konuşmak maharetmiş gibi başa gelen her ne varsa suskunlardan bilinir olmuş Eski oda içindeki cinlerin dahi haberi yokmuş da her ne olduysa muhtar babamın bütün köyü kafasının içinde tıngır mıngır sallamasından olmuş

Kitap Yurdu
64,35

TÜN KİTAP

23.10.2018144 sf.
Karton Kapak13 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

İlkin karanlık masalların karanlık köşelerinden gelir gibi davulcu çıkagelmiş Almış eline dut ağacından oyma tokmağı az gitmiş uz gitmiş Dere tepe düz gitmiş Sonunda varmış düzlük bir köye Sonra başlamış meşin kayışla boynuna astığı anaç davulu dövmeye Dövmüş ha dövmüş Birden her yeri davul tozu kaplamış da körpe kuzular analarını dahi seçemez olmuş Büyücü diyen de olmuş ona hokkabaz diyen de Durur mu inadına vurmuş davulcu Vurdukça da kerpiç evlerden toprak koparan güm güm sesleriyle köydeki her şeyi bağlamış birbirine Önce yol kenarında zabit gibi duran ve küflü yapraklarından çıkan hışırtıların ardına saklanan kalın kavak gövdelerine dolamış davulun tok sesini Ardından yeşil kubbesine semayı hapseden taş camiyi bağlamış sıkıca Peşine mihrapta eski bir kitap sayfası sarılığında hışırdayan imamın ağır uykusunu eklemiş Derken yeryüzüne gelişigüzel çaputlar gibi serilmiş damlardan ve tarlalardan aşırmış sesi İçindeki çığlıklarla beraber boz bulanık ırmağı dolamış bir güzel Tahta köprünün ayaklarını inletmiş gümbürtüler Onları da bağlamış birbirine çapraz mı çapraz Köprünün gölgesinden geçen yeşilbaşlı göğ ördekleri ala ala kazları dolamış kuyruklarından Avlunun küllüğünde bulduğu birkaç darı tanesine tutunan pas kanatlı tavukları bağlamış simsiyah ağızlı köpekleri yürüyen taşları andıran tozlu koyunları bağlamış Kısacası davul sesinin hoş geldiği her şeyi sarmış sarmalamış bir güzel