Debreli Hasan — Akın Üner

Debreli Hasan
Akın ÜnerYakın Plan Yayınları
Debreli Hasan
Akın ÜnerGünlerden ihanet mevsimlerden intihar Güllerin kendi dikenleriyle kanatıldığı zamanlar Balkanlarda akşam gözleri yollarda kalmak demektir Güneş bin bir kollu şamdan misali ufukları yakarak çekilirken yüreklerin asılmasıdır biraz Karanlıklara teslim edilemeyecek kadar kıymetli ne varsa hepsinin derdini çekme vaktidir Sanma ki insanların kavgası güneşle Ne yapsın ademoğlu Can da gitmiş yongası da Çal Dağında benim köyüm demişti Kara Kedi Adı Çayleyik Ta en tepede Aşağı bakınca goca Sarışaban ovasını görürsün Meydanda ehtiyar bi çınar gaynar dibinden buz gibice bi pınar İki zurna bir davul Bir araya gelmişse Çal Dağı nda acıyla karışık bir şenlik var demektir Zurnanın sesi ağlatır davulun ki neşelendirir Güz girince Rumeli dağlarında sevenler sevdiklerine kavuşur Düğün horaları damat halayları gelin ağlatma türküleri yürekleri yangın yerine çevirir Yiğidin martini tüfeği elinde anadan geçmişti şimdi sıra yârinde Sevgi umutla arkadaşmış Cesaret ise yalnızlıkla Cesur olmak istemiyordu artık Hasan Sevmek istiyordu Hayatı evi aileyi Onun için de kalbinin gizli bir hücresinde umudu yaşatmaya çalışıyordu Tıpkı semerinin altına gizlediği altınlar gibi derin ve korunaklı bir yerdeydi son umutları Peşinden gitmeye de kararlıydı Bindikleri gemi onları Rumeli kıyılarından uzaklaştırırken Debreli Hasan da Balkan türkülerinin ezgilerine gizlenmeye başlamıştı bile Tanıtım Bülteninden

Yakın Plan Yayınları
Günlerden ihanet mevsimlerden intihar Güllerin kendi dikenleriyle kanatıldığı zamanlar Balkanlarda akşam gözleri yollarda kalmak demektir Güneş bin bir kollu şamdan misali ufukları yakarak çekilirken yüreklerin asılmasıdır biraz Karanlıklara teslim edilemeyecek kadar kıymetli ne varsa hepsinin derdini çekme vaktidir Sanma ki insanların kavgası güneşle Ne yapsın ademoğlu Can da gitmiş yongası da Çal Dağında benim köyüm demişti Kara Kedi Adı Çayleyik Ta en tepede Aşağı bakınca goca Sarışaban ovasını görürsün Meydanda ehtiyar bi çınar gaynar dibinden buz gibice bi pınar İki zurna bir davul Bir araya gelmişse Çal Dağı nda acıyla karışık bir şenlik var demektir Zurnanın sesi ağlatır davulun ki neşelendirir Güz girince Rumeli dağlarında sevenler sevdiklerine kavuşur Düğün horaları damat halayları gelin ağlatma türküleri yürekleri yangın yerine çevirir Yiğidin martini tüfeği elinde anadan geçmişti şimdi sıra yârinde Sevgi umutla arkadaşmış Cesaret ise yalnızlıkla Cesur olmak istemiyordu artık Hasan Sevmek istiyordu Hayatı evi aileyi Onun için de kalbinin gizli bir hücresinde umudu yaşatmaya çalışıyordu Tıpkı semerinin altına gizlediği altınlar gibi derin ve korunaklı bir yerdeydi son umutları Peşinden gitmeye de kararlıydı Bindikleri gemi onları Rumeli kıyılarından uzaklaştırırken Debreli Hasan da Balkan türkülerinin ezgilerine gizlenmeye başlamıştı bile

Yakın Plan Yayınları
Günlerden ihanet mevsimlerden intihar Güllerin kendi dikenleriyle kanatıldığı zamanlar Balkanlarda akşam gözleri yollarda kalmak demektir Güneş bin bir kollu şamdan misali ufukları yakarak çekilirken yüreklerin asılmasıdır biraz Karanlıklara teslim edilemeyecek kadar kıymetli ne varsa hepsinin derdini çekme vaktidir Sanma ki insanların kavgası güneşle Ne yapsın ademoğlu Can da gitmiş yongası da Çal Dağında benim köyüm demişti Kara Kedi Adı Çayleyik Ta en tepede Aşağı bakınca goca Sarışaban ovasını görürsün Meydanda ehtiyar bi çınar gaynar dibinden buz gibice bi pınar İki zurna bir davul Bir araya gelmişse Çal Dağı nda acıyla karışık bir şenlik var demektir Zurnanın sesi ağlatır davulun ki neşelendirir Güz girince Rumeli dağlarında sevenler sevdiklerine kavuşur Düğün horaları damat halayları gelin ağlatma türküleri yürekleri yangın yerine çevirir Yiğidin martini tüfeği elinde anadan geçmişti şimdi sıra yârinde Sevgi umutla arkadaşmış Cesaret ise yalnızlıkla Cesur olmak istemiyordu artık Hasan Sevmek istiyordu Hayatı evi aileyi Onun için de kalbinin gizli bir hücresinde umudu yaşatmaya çalışıyordu Tıpkı semerinin altına gizlediği altınlar gibi derin ve korunaklı bir yerdeydi son umutları Peşinden gitmeye de kararlıydı Bindikleri gemi onları Rumeli kıyılarından uzaklaştırırken Debreli Hasan da Balkan türkülerinin ezgilerine gizlenmeye başlamıştı bile

Yakın Plan Yayınları
Günlerden ihanet mevsimlerden intihar Güllerin kendi dikenleriyle kanatıldığı zamanlar Balkanlarda akşam gözleri yollarda kalmak demektir Güneş bin bir kollu şamdan misali ufukları yakarak çekilirken yüreklerin asılmasıdır biraz Karanlıklara teslim edilemeyecek kadar kıymetli ne varsa hepsinin derdini çekme vaktidir Sanma ki insanların kavgası güneşle Ne yapsın ademoğlu Can da gitmiş yongası da Çal Dağında benim köyüm demişti Kara Kedi Adı Çayleyik Ta en tepede Aşağı bakınca goca Sarışaban ovasını görürsün Meydanda ehtiyar bi çınar gaynar dibinden buz gibice bi pınar İki zurna bir davul Bir araya gelmişse Çal Dağı nda acıyla karışık bir şenlik var demektir Zurnanın sesi ağlatır davulun ki neşelendirir Güz girince Rumeli dağlarında sevenler sevdiklerine kavuşur Düğün horaları damat halayları gelin ağlatma türküleri yürekleri yangın yerine çevirir Yiğidin martini tüfeği elinde anadan geçmişti şimdi sıra yârinde Sevgi umutla arkadaşmış Cesaret ise yalnızlıkla Cesur olmak istemiyordu artık Hasan Sevmek istiyordu Hayatı evi aileyi Onun için de kalbinin gizli bir hücresinde umudu yaşatmaya çalışıyordu Tıpkı semerinin altına gizlediği altınlar gibi derin ve korunaklı bir yerdeydi son umutları Peşinden gitmeye de kararlıydı Bindikleri gemi onları Rumeli kıyılarından uzaklaştırırken Debreli Hasan da Balkan türkülerinin ezgilerine gizlenmeye başlamıştı bile

Yakın Plan Yayınları
Akın Üner tarafından kaleme alınan Debreli Hasan Yakın Plan Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Debreli Hasan Akın Üner Kitap Özeti Günlerden ihanet mevsimlerden intihar Güllerin kendi dikenleriyle kanatıldığı zamanlar Balkanlarda akşam gözleri yollarda kalmak demektir Güneş bin bir kollu şamdan misali ufukları yakarak çekilirken yüreklerin asılmasıdır biraz Karanlıklara teslim edilemeyecek kadar kıymetli ne varsa hepsinin derdini çekme vaktidir Sanma ki insanların kavgası güneşle Ne yapsın ademoğlu Can da gitmiş yongası da Çal Dağında benim köyüm demişti Kara Kedi Adı Çayleyik Ta en tepede Aşağı bakınca goca Sarışaban ovasını görürsün Meydanda ehtiyar bi çınar gaynar dibinden buz gibice bi pınar İki zurna bir davul Bir araya gelmişse Çal Dağında acıyla karışık bir şenlik var demektir Zurnanın sesi ağlatır davulun ki neşelendirir Güz girince Rumeli dağlarında sevenler sevdiklerine kavuşur Düğün horaları damat halayları gelin ağlatma türküleri yürekleri yangın yerine çevirir Yiğidin martini tüfeği elinde anadan geçmişti şimdi sıra yârinde Sevgi umutla arkadaşmış Cesaret ise yalnızlıkla Cesur olmak istemiyordu artık Hasan Sevmek istiyordu Hayatı evi aileyi Onun için de kalbinin gizli bir hücresinde umudu yaşatmaya çalışıyordu Tıpkı semerinin altına gizlediği altınlar gibi derin ve korunaklı bir yerdeydi son umutları Peşinden gitmeye de kararlıydı Bindikleri gemi onları Rumeli kıyılarından uzaklaştırırken Debreli Hasan da Balkan türkülerinin ezgilerine gizlenmeye başlamıştı bile Yayınevi Yakın Plan Yayınları Yazar Akın Üner Sayfa 368 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2021 Barkod 9789752487406 Kategori Tarihsel Romanlar

YAKIN PLAN YAYINLARI
Günlerden ihanet mevsimlerden intihar Güllerin kendi dikenleriyle kanatıldığı zamanlar Balkanlarda akşam gözleri yollarda kalmak demektir Güneş bin bir kollu şamdan misali ufukları yakarak çekilirken yüreklerin asılmasıdır biraz Karanlıklara teslim edilemeyecek kadar kıymetli ne varsa hepsinin derdini çekme vaktidir Sanma ki insanların kavgası güneşle Ne yapsın ademoğlu Can da gitmiş yongası da Çal Dağında benim köyüm demişti Kara Kedi Adı Çayleyik Ta en tepede Aşağı bakınca goca Sarışaban ovasını görürsün Meydanda ehtiyar bi çınar gaynar dibinden buz gibice bi pınar İki zurna bir davul Bir araya gelmişse Çal Dağı nda acıyla karışık bir şenlik var demektir Zurnanın sesi ağlatır davulun ki neşelendirir Güz girince Rumeli dağlarında sevenler sevdiklerine kavuşur Düğün horaları damat halayları gelin ağlatma türküleri yürekleri yangın yerine çevirir Yiğidin martini tüfeği elinde anadan geçmişti şimdi sıra yârinde Sevgi umutla arkadaşmış Cesaret ise yalnızlıkla Cesur olmak istemiyordu artık Hasan Sevmek istiyordu Hayatı evi aileyi Onun için de kalbinin gizli bir hücresinde umudu yaşatmaya çalışıyordu Tıpkı semerinin altına gizlediği altınlar gibi derin ve korunaklı bir yerdeydi son umutları Peşinden gitmeye de kararlıydı Bindikleri gemi onları Rumeli kıyılarından uzaklaştırırken Debreli Hasan da Balkan türkülerinin ezgilerine gizlenmeye başlamıştı bile

Yakın Plan Yayınları
Günlerden ihanet mevsimlerden intihar Güllerin kendi dikenleriyle kanatıldığı zamanlar Balkanlarda akşam gözleri yollarda kalmak demektir Güneş bin bir kollu şamdan misali ufukları yakarak çekilirken yüreklerin asılmasıdır biraz Karanlıklara teslim edilemeyecek kadar kıymetli ne varsa hepsinin derdini çekme vaktidir Sanma ki insanların kavgası güneşle Ne yapsın ademoğlu Can da gitmiş yongası da Çal Dağında benim köyüm demişti Kara Kedi Adı Çayleyik Ta en tepede Aşağı bakınca goca Sarışaban ovasını görürsün Meydanda ehtiyar bi çınar gaynar dibinden buz gibice bi pınar İki zurna bir davul Bir araya gelmişse Çal Dağı nda acıyla karışık bir şenlik var demektir Zurnanın sesi ağlatır davulun ki neşelendirir Güz girince Rumeli dağlarında sevenler sevdiklerine kavuşur Düğün horaları damat halayları gelin ağlatma türküleri yürekleri yangın yerine çevirir Yiğidin martini tüfeği elinde anadan geçmişti şimdi sıra yârinde Sevgi umutla arkadaşmış Cesaret ise yalnızlıkla Cesur olmak istemiyordu artık Hasan Sevmek istiyordu Hayatı evi aileyi Onun için de kalbinin gizli bir hücresinde umudu yaşatmaya çalışıyordu Tıpkı semerinin altına gizlediği altınlar gibi derin ve korunaklı bir yerdeydi son umutları Peşinden gitmeye de kararlıydı Bindikleri gemi onları Rumeli kıyılarından uzaklaştırırken Debreli Hasan da Balkan türkülerinin ezgilerine gizlenmeye başlamıştı bile