Değirmen — Sabahattin Ali

Değirmen
Sabahattin AliPalet Yayınları
Değirmen
Sabahattin AliSabahattin Ali nin hikâyecilik manasında kat ettiği merhaleleri eserlerine baktığımızda açıkça görürüz Yazarın 1930 lu yıllara kadar geldiği dönemde yazdığı hikâyeler romantik ve bireysel bir karakter taşırlar Sabahattin Ali de gerçekçilik esasen Anadolu ya yönelişle başlar Yazar 1930 larda gözlerini Anadulu ya ve Anadolu insanına iyice çevirir Bu ilk hikâyelerinden sonra hayata muhite dönük realist hikâyelerinin ilk örneklerinden bazılarında da zaman zaman romantizm izleri görülür

Değirmen E Kitap

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Yade Kitap
Şiir ve hikâyelerim arasında yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum Bunların bir kısmının çocuk denecek bir yaşta yazılmış olmaları bence bir mazeret değildir çünkü bu çeşit bir yazıyı bugün herhangi bir imzanın üstünde görsem sahibini ıslah olmaz bir zevksizlik ve tam istidatsızlıkla suçlandırmakta tereddüt etmem Bunların benim sanat hayatımın gelişmesini göstermesi bakımından sadece kendim için bir ehemmiyeti vardır ki bu da onları başkalarına okutmak için bir sebep olamaz Buna rağmen bu yeni baskıdan onları çıkaramadım Çünkü bir kere okuyucu önüne sermiş olduğum taraflarımı sonradan örtbas etmeye hakkım olmadığı kanaatindeyim ama böylece belki de eski bir hatayı devam ettirmekten başka bir şey yapmıyorum İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali

İlksatır Yayınevi
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykülerini bir araya getiren Değirmen modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Anadolu nun taşra hayatının yoksulluğun kimsesizliğin çaresizliğin mahkûmların suçluların haksızlığa uğrayanların sıradan insanların ötekilerin acımasızlığın merhametin doğanın efsanelerin masalların hüzünlerin aşkların unutulmaz öyküleri İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikâyesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar

İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Tanıtım Bülteninden

çev. Ruken Kızıler
Değirmen Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 164 Çeviri Ruken Kızıler Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2020 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar

İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtları

İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimi zde yer vermeyi sürdüreceğiz

Anonim Yayıncılık
Şehrin kıyısında ufacık bir derenin kenarında dalları suya sarkan ihtiyar bir söğüt ağacı vardır İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı Başını hafif hafif sallıyordu Derin düşüncelere daldığı belliydi Söğüdün dalları hışırdadı Bir erkek kırlangıç geldi dişinin karşısındaki dala kondu Kırlangıçlar arasında pek teklif yoktur Uzun uzadıya takdim filan edilmeden konuşmaya başladılar ve pek az sonra da ahbap oldular Evvela havadan sudan bahsedildi İki kişi birbirlerini yeni tanıdıkları zaman havadan sudan bahsetmek âdettir Fakat biraz sonra erkek bir iki dal ileri geldi dişi daha az çekingen bir hal aldı Muhabbeti kaynattılar

İlksatır Yayınevi
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykülerini bir araya getiren Değirmen modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Anadolu nun taşra hayatının yoksulluğun kimsesizliğin çaresizliğin mahkûmların suçluların haksızlığa uğrayanların sıradan insanların ötekilerin acımasızlığın merhametin doğanın efsanelerin masalların hüzünlerin aşkların unutulmaz öyküleri İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikâyesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Yade Kitap
Şiir ve hikâyelerim arasında yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum Bunların bir kısmının çocuk denecek bir yaşta yazılmış olmaları bence bir mazeret değildir çünkü bu çeşit bir yazıyı bugün herhangi bir imzanın üstünde görsem sahibini ıslah olmaz bir zevksizlik ve tam istidatsızlıkla suçlandırmakta tereddüt etmem Bunların benim sanat hayatımın gelişmesini göstermesi bakımından sadece kendim için bir ehemmiyeti vardır ki bu da onları başkalarına okutmak için bir sebep olamaz Buna rağmen bu yeni baskıdan onları çıkaramadım Çünkü bir kere okuyucu önüne sermiş olduğum taraflarımı sonradan örtbas etmeye hakkım olmadığı kanaatindeyim ama böylece belki de eski bir hatayı devam ettirmekten başka bir şey yapmıyorum İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali

Yade Kitap
Şiir ve hikâyelerim arasında yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum Bunların bir kısmının çocuk denecek bir yaşta yazılmış olmaları bence bir mazeret değildir çünkü bu çeşit bir yazıyı bugün herhangi bir imzanın üstünde görsem sahibini ıslah olmaz bir zevksizlik ve tam istidatsızlıkla suçlandırmakta tereddüt etmem Bunların benim sanat hayatımın gelişmesini göstermesi bakımından sadece kendim için bir ehemmiyeti vardır ki bu da onları başkalarına okutmak için bir sebep olamaz Buna rağmen bu yeni baskıdan onları çıkaramadım Çünkü bir kere okuyucu önüne sermiş olduğum taraflarımı sonradan örtbas etmeye hakkım olmadığı kanaatindeyim ama böylece belki de eski bir hatayı devam ettirmekten başka bir şey yapmıyorum İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali

Akçağ Yayınları
Kızcağız küçükken sağ kolunu değirmenin çarklarından birine kaptırmıştı Şimdi onun yerinde şalvarının beline iliştirilen boş bir gömlek kolu sallanıyordu Ve bu onu diğer insanlardan ayırıyordu Düşünebilir misin güzel bir kızın bir kolu olmazsa bu ne demektir Acı acı güldü Ağam dedi Ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim Bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmenin öbür başına çarkların ve kayışların kudurmuşçasına döndükleri köşeye doğru atıldı Sağ kolu yerinde değildi ve oradan oluk gibi kan fışkırıyordu Birkaç adımdan sonra sendeledi ayaklarımızın dibine yıkıldı İşte adaşım sana seven bir Roman ın hikâyesi Sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir Tanıtım Bülteninden

The Roman
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem

Anonim Yayıncılık
Şehrin kıyısında ufacık bir derenin kenarında dalları suya sarkan ihtiyar bir söğüt ağacı vardır İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı Başını hafif hafif sallıyordu Derin düşüncelere daldığı belliydi Söğüdün dalları hışırdadı Bir erkek kırlangıç geldi dişinin karşısındaki dala kondu Kırlangıçlar arasında pek teklif yoktur Uzun uzadıya takdim filan edilmeden konuşmaya başladılar ve pek az sonra da ahbap oldular Evvela havadan sudan bahsedildi İki kişi birbirlerini yeni tanıdıkları zaman havadan sudan bahsetmek âdettir Fakat biraz sonra erkek bir iki dal ileri geldi dişi daha az çekingen bir hal aldı Muhabbeti kaynattılar

Can Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

İş Bankası Kültür Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası
Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Olimpos Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin yirmi bir ile yirmi yedi yaşları arasında yazdığı on altı öyküden ve üç bölümden oluşan kitabının adıdır Kitabının ana teması sevgidir Kitabının bir yerinde aşkı şöyle tarif etmektedir Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere serer Sabahattin Ali ilk bölümde her ne kadar sevgi ve aşkı işlese de aynı zamanda ikinci ve üçüncü bölümlerinde Bir Orman Hikâyesi yle orman köylüsünü ve Kazlar öyküsüyle yoksul köylülerini anlatırken Bir Firar ve Candarma Bekir le mapusa düşmüş ya da düşürülmüş Anadolu insanının yoksulluğu ile birlikte duygu dünyalarına da değinir

Olimpos Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin yirmi bir ile yirmi yedi yaşları arasında yazdığı on altı öyküden ve üç bölümden oluşan kitabının adıdır Kitabının ana teması sevgidir Kitabının bir yerinde aşkı şöyle tarif etmektedir Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere serer Sabahattin Ali ilk bölümde her ne kadar sevgi ve aşkı işlese de aynı zamanda ikinci ve üçüncü bölümlerinde Bir Orman Hikâyesi yle orman köylüsünü ve Kazlar öyküsüyle yoksul köylülerini anlatırken Bir Firar ve Candarma Bekir le mapusa düşmüş ya da düşürülmüş Anadolu insanının yoksulluğu ile birlikte duygu dünyalarına da değinir

Can Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Yade Kitap
Şiir ve hikâyelerim arasında yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum Bunların bir kısmının çocuk denecek bir yaşta yazılmış olmaları bence bir mazeret değildir çünkü bu çeşit bir yazıyı bugün herhangi bir imzanın üstünde görsem sahibini ıslah olmaz bir zevksizlik ve tam istidatsızlıkla suçlandırmakta tereddüt etmem Bunların benim sanat hayatımın gelişmesini göstermesi bakımından sadece kendim için bir ehemmiyeti vardır ki bu da onları başkalarına okutmak için bir sebep olamaz Buna rağmen bu yeni baskıdan onları çıkaramadım Çünkü bir kere okuyucu önüne sermiş olduğum taraflarımı sonradan örtbas etmeye hakkım olmadığı kanaatindeyim ama böylece belki de eski bir hatayı devam ettirmekten başka bir şey yapmıyorum İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali

İlksatır
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykülerini bir araya getiren Değirmen modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Anadolu nun taşra hayatının yoksulluğun kimsesizliğin çaresizliğin mahkûmların suçluların haksızlığa uğrayanların sıradan insanların ötekilerin acımasızlığın merhametin doğanın efsanelerin masalların hüzünlerin aşkların unutulmaz öyküleri İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikâyesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Değirmen Şehrin kıyısında ufacık bir derenin kenarında dalları suya sarkan ihtiyar bir söğüt ağacı vardır İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı Başını hafif hafif sallıyordu Derin düşüncelere daldığı belliydi Söğüdün dalları hışırdadı Bir erkek kırlangıç geldi dişinin karşısındaki dala kondu Kırlangıçlar arasında pek teklif yoktur Uzun uzadıya takdim filan edilmeden konuşmaya başladılar ve pek az sonra da ahbap oldular Evvela havadan sudan bahsedildi İki kişi birbirlerini yeni tanıdıkları zaman havadan sudan bahsetmek âdettir Fakat biraz sonra erkek bir iki dal ileri geldi dişi daha az çekingen bir hal aldı Muhabbeti kaynattılar Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 168 Çeviri Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2019 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Can Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Tanıtım Bülteninden

Akçağ Yayınları
Kızcağız küçükken sağ kolunu değirmenin çarklarından birine kaptırmıştı Şimdi onun yerinde şalvarının beline iliştirilen boş bir gömlek kolu sallanıyordu Ve bu onu diğer insanlardan ayırıyordu Düşünebilir misin güzel bir kızın bir kolu olmazsa bu ne demektir Acı acı güldü Ağam dedi Ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim Bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmenin öbür başına çarkların ve kayışların kudurmuşçasına döndükleri köşeye doğru atıldı Sağ kolu yerinde değildi ve oradan oluk gibi kan fışkırıyordu Birkaç adımdan sonra sendeledi ayaklarımızın dibine yıkıldı İşte adaşım sana seven bir Roman ın hikâyesi Sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Değirmen İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Değirmen Sabahattin Ali Kitap Özeti Değirmen Sabahattin Ali nin ilk hikâye kitabıdır Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder Aynı zamanda gerçekçi toplumcu bir tavır da sezilir İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen de belirmeye başlar Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 164 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Eylül 2025 Barkod 9786257070027 Kategori Roman

The Roman
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem Tanıtım Bülteninden

Akçağ
Kızcağız küçükken sağ kolunu değirmenin çarklarından birine kaptırmıştı Şimdi onun yerinde şalvarının beline iliştirilen boş bir gömlek kolu sallanıyordu Ve bu onu diğer insanlardan ayırıyordu Düşünebilir misin güzel bir kızın bir kolu olmazsa bu ne demektir Acı acı güldü Ağam dedi Ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim Bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmenin öbür başına çarkların ve kayışların kudurmuşçasına döndükleri köşeye doğru atıldı Sağ kolu yerinde değildi ve oradan oluk gibi kan fışkırıyordu Birkaç adımdan sonra sendeledi ayaklarımızın dibine yıkıldı İşte adaşım sana seven bir Roman ın hikâyesi Sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

İstek Yayınları
Ayrı her şeyden herkesten ayrı ve uzak kalmak yalnız kendisini dinlemek yalnız kendi düşünebileceği gibi düşünmek istiyordu Sakız gibi çiğnenmiş güzelliklerden bir dua kadar çok tekrar edilmiş yeni fikirlerden eser bulunmayan bu çölde hiçlik ve güzellik hüküm sürüyordu Ne canlı kumları güneşin ve ayın bakışlarından saklayan münasebetsiz bir ağaç ne durmadan sızan bir yara gibi etrafını kirleten bir su ne de üzerinde şairlerin zevzeklik edebilecekleri bir çiçek görülüyordu Ve işte burası güzeldi Çünkü burada yalnız güneş ay ve kum vardı Bir de rüzgâr Ve bunlar büyük güzel ve sarihtiler Kurtarılamayan Şaheser adlı öyküden

İstek Yayınları
Ayrı her şeyden herkesten ayrı ve uzak kalmak yalnız kendisini dinlemek yalnız kendi düşünebileceği gibi düşünmek istiyordu Sakız gibi çiğnenmiş güzelliklerden bir dua kadar çok tekrar edilmiş yeni fikirlerden eser bulunmayan bu çölde hiçlik ve güzellik hüküm sürüyordu Ne canlı kumları güneşin ve ayın bakışlarından saklayan münasebetsiz bir ağaç ne durmadan sızan bir yara gibi etrafını kirleten bir su ne de üzerinde şairlerin zevzeklik edebilecekleri bir çiçek görülüyordu Ve işte burası güzeldi Çünkü burada yalnız güneş ay ve kum vardı Bir de rüzgâr Ve bunlar büyük güzel ve sarihtiler Kurtarılamayan Şaheser adlı öyküden

Parodi Yayınları
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekâlâ ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Anlatılacak hikayelere dönüşmek isteyen şeyler hiçbir engel tanımaz Ve anlatacak hikayeleri olan insanlar sözcükleri asla bırakmaz Engel tanımayan yanlarımızı dinlemekle eskimeyecek birer senfoni bakılmaya doyulmayacak birer tablo anlatmakla tükenmeyecek birer hikâye haline getiren Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden çıkan öykülerinden bir seçki

Palet Yayınları
Sabahattin Ali nin hikâyecilik manasında kat ettiği merhaleleri eserlerine baktığımızda açıkça görürüz Yazarın 1930 lu yıllara kadar geldiği dönemde yazdığı hikâyeler romantik ve bireysel bir karakter taşırlar Sabahattin Ali de gerçekçilik esasen Anadolu ya yönelişle başlar Yazar 1930 larda gözlerini Anadulu ya ve Anadolu insanına iyice çevirir Bu ilk hikâyelerinden sonra hayata muhite dönük realist hikâyelerinin ilk örneklerinden bazılarında da zaman zaman romantizm izleri görülür

Can Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Değirmen Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 168 Çeviri Ebat 19X27 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Şubat 2023 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekâlâ ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Anlatılacak hikayelere dönüşmek isteyen şeyler hiçbir engel tanımaz Ve anlatacak hikayeleri olan insanlar sözcükleri asla bırakmaz Engel tanımayan yanlarımızı dinlemekle eskimeyecek birer senfoni bakılmaya doyulmayacak birer tablo anlatmakla tükenmeyecek birer hikâye haline getiren Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden çıkan öykülerinden bir seçki Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 112 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2020 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Çınar Yayınları
İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikayesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Yade Yayınları
Şiir ve hikâyelerim arasında yazmış olmaktan utanacağımkadar kötüleri olduğunu biliyorum Bunların bir kısmının çocuk denecek bir yaşta yazılmış olmaları bence bir mazeretdeğildir çünkü bu çeşit bir yazıyı bugün herhangi bir imzanın üstünde görsem sahibini ıslah olmaz bir zevksizlikve tam istidatsızlıkla suçlandırmakta tereddüt etmem Bunların benim sanat hayatımın gelişmesini göstermesibakımından sadece kendim için bir ehemmiyeti vardır ki bu da onları başkalarına okutmak için bir sebep olamaz Buna rağmen bu yeni baskıdan onları çıkaramadım Çünkü bir kere okuyucu önüne sermiş olduğum taraflarımı sonradanörtbas etmeye hakkım olmadığı kanaatindeyim ama böylece belki de eski bir hatayı devam ettirmekten başkabir şey yapmıyorum İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım içinözür dilerim Sabahattin Ali img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İlkSatır Yayınları
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykülerini bir araya getiren Değirmen modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Anadolu nun taşra hayatının yoksulluğun kimsesizliğin çaresizliğin mahkûmların suçluların haksızlığa uğrayanların sıradan insanların ötekilerin acımasızlığın merhametin doğanın efsanelerin masalların hüzünlerin aşkların unutulmaz öyküleri İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikâyesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Can Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

The Roman
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem

THE ROMAN
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem

Akçağ Yayınları
Kızcağız küçükken sağ kolunu değirmenin çarklarından birine kaptırmıştı Şimdi onun yerinde şalvarının beline iliştirilen boş bir gömlek kolu sallanıyordu Ve bu onu diğer insanlardan ayırıyordu Düşünebilir misin güzel bir kızın bir kolu olmazsa bu ne demektir Acı acı güldü Ağam dedi Ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim Bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmenin öbür başına çarkların ve kayışların kudurmuşçasına döndükleri köşeye doğru atıldı Sağ kolu yerinde değildi ve oradan oluk gibi kan fışkırıyordu Birkaç adımdan sonra sendeledi ayaklarımızın dibine yıkıldı İşte adaşım sana seven bir Roman ın hikâyesi Sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Dokuz Yayınları
Doğru değil mi ama Şu dünyayı adamakıllı görmeden dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali nin bu nahif ön sözüyle başlayan Değirmen yazarın şiirden öyküye geçiş evresini yansıtan ilk öykülerini kapsıyor Her ne kadar yazar iyiyi kötüden ayırma külfetini okura bıraktığını söylese de sevgiyi en incelikli yerinden yakalayan ve akıcı üslubuyla her yaştan okura hitap eden 3 bölüm ve 16 öykülük bu kitap hem Sabahattin Ali nin yazarlık serüveni hem de Türk edebiyatı için oldukça değerlidir Yazıldığı dönemin şartlarını içtenlikle yansıtan içeriğiyle okurunu etkisi altına alan bu kitabı sizlerle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz

Palet Yayınları
Sabahattin Ali nin hikâyecilik manasında kat ettiği merhaleleri eserlerine baktığımızda açıkça görürüz Yazarın 1930 lu yıllara kadar geldiği dönemde yazdığı hikâyeler romantik ve bireysel bir karakter taşırlar Sabahattin Ali de gerçekçilik esasen Anadolu ya yönelişle başlar Yazar 1930 larda gözlerini Anadulu ya ve Anadolu insanına iyice çevirir Bu ilk hikâyelerinden sonra hayata muhite dönük realist hikâyelerinin ilk örneklerinden bazılarında da zaman zaman romantizm izleri görülür Tanıtım Bülteninden

Sabahattin Ali nin hikâyecilik manasında kat ettiği merhaleleri eserlerine baktığımızda açıkça görürüz Yazarın 1930 lu yıllara kadar geldiği dönemde yazdığı hikâyeler romantik ve bireysel bir karakter taşırlar Sabahattin Ali de gerçekçilik esasen Anadolu ya yönelişle başlar Yazar 1930 larda gözlerini Anadulu ya ve Anadolu insanına iyice çevirir Bu ilk hikâyelerinden sonra hayata muhite dönük realist hikâyelerinin ilk örneklerinden bazılarında da zaman zaman romantizm izleri görülür Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 136 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ağustos 2022 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 63 00

Can Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Değirmen Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Değirmen Sabahattin Ali Kitap Özeti Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yayınevi Can Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Ocak 2025 Barkod 9789750722073 Kategori Öykü

Parola Yayınları
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekala ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falan veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun

Everest Yayınları
Saltanat devrinin acılarını ancak sanatkârların kaleminden dinleye dinleye unutulmaz bir şekilde öğrenebiliriz Halkın alnındaki bu karayazıyı daha şefkatle ve daha çabuk silmek için geçen devrin hatıralarını ona unutturmak için onun çektiği bu binlerce çilenin birer birer katıksız anlatılması gerekir Sabahattin Ali Değirmen deki hikâyelerinde bu işi kusursuz yapmıştır Orhan Şaik Gökyay 1935 Bir kere şüphe yok ki S Ali muhite dönük bir hikâyeci Nabzını kitlenin nabzı ile aynı tempoda attırmak emelinde olan bir sanatçı Üstelik kuvvetli bir müşahit Sonra müşahedelerine kendinden fazla bir şeyler katmamak azmi de kuvvetli Hikâyelerinde hep kendini silmek yolunu tutuyor Vedat Günyol 1945 Hikâyecinin ilk yapıtlarından son yazdıklarına dek üzerinde durduğu en belirgin ana düşünü toplumun bozuk gidişi bu gidişin içinde yok olmak zorunda kalan insanların dramları Nitekim Değirmen Kurtarılamayan Şaheser Viyolonsel gibi zaman zaman bir magazin hikâyesinden öteye gidemeyen anlatıları bir yana bırakılırsa S Ali insanları eşit düzeyde yükseltmeyi öngörmüştür her şeyden önce Dolayısıyla döneminde Kenan Hulûsi Şükûfe Nihal gibi yazarların pek hoşlandıkları süslü betimli aşırı duygusal anlatımlara girişmemiş tersine söyleyişten çok söyleneceğe önem vermiştir Selim İleri 1969

Palet Yayınları
Sabahattin Ali nin hikâyecilik manasında kat ettiği merhaleleri eserlerine baktığımızda açıkça görürüz Yazarın 1930 lu yıllara kadar geldiği dönemde yazdığı hikâyeler romantik ve bireysel bir karakter taşırlar Sabahattin Ali de gerçekçilik esasen Anadolu ya yönelişle başlar Yazar 1930 larda gözlerini Anadulu ya ve Anadolu insanına iyice çevirir Bu ilk hikâyelerinden sonra hayata muhite dönük realist hikâyelerinin ilk örneklerinden bazılarında da zaman zaman romantizm izleri görülür

Everest Yayınları
Saltanat devrinin acılarını ancak sanatkârların kaleminden dinleye dinleye unutulmaz bir şekilde öğrenebiliriz Halkın alnındaki bu karayazıyı daha şefkatle ve daha çabuk silmek için geçen devrin hatıralarını ona unutturmak için onun çektiği bu binlerce çilenin birer birer katıksız anlatılması gerekir Sabahattin Ali Değirmen deki hikâyelerinde bu işi kusursuz yapmıştır Orhan Şaik Gökyay 1935 Bir kere şüphe yok ki S Ali muhite dönük bir hikâyeci Nabzını kitlenin nabzı ile aynı tempoda attırmak emelinde olan bir sanatçı Üstelik kuvvetli bir müşahit Sonra müşahedelerine kendinden fazla bir şeyler katmamak azmi de kuvvetli Hikâyelerinde hep kendini silmek yolunu tutuyor Vedat Günyol 1945 Hikâyecinin ilk yapıtlarından son yazdıklarına dek üzerinde durduğu en belirgin ana düşünü toplumun bozuk gidişi bu gidişin içinde yok olmak zorunda kalan insanların dramları Nitekim Değirmen Kurtarılamayan Şaheser Viyolonsel gibi zaman zaman bir magazin hikâyesinden öteye gidemeyen anlatıları bir yana bırakılırsa S Ali insanları eşit düzeyde yükseltmeyi öngörmüştür her şeyden önce Dolayısıyla döneminde Kenan Hulûsi Şükûfe Nihal gibi yazarların pek hoşlandıkları süslü betimli aşırı duygusal anlatımlara girişmemiş tersine söyleyişten çok söyleneceğe önem vermiştir Selim İleri 1969

Everest Yayınları
Saltanat devrinin acılarını ancak sanatkârların kaleminden dinleye dinleye unutulmaz bir şekilde öğrenebiliriz Halkın alnındaki bu karayazıyı daha şefkatle ve daha çabuk silmek için geçen devrin hatıralarını ona unutturmak için onun çektiği bu binlerce çilenin birer birer katıksız anlatılması gerekir Sabahattin Ali Değirmen deki hikâyelerinde bu işi kusursuz yapmıştır Orhan Şaik Gökyay 1935 Bir kere şüphe yok ki S Ali muhite dönük bir hikâyeci Nabzını kitlenin nabzı ile aynı tempoda attırmak emelinde olan bir sanatçı Üstelik kuvvetli bir müşahit Sonra müşahedelerine kendinden fazla bir şeyler katmamak azmi de kuvvetli Hikâyelerinde hep kendini silmek yolunu tutuyor Vedat Günyol 1945 Hikâyecinin ilk yapıtlarından son yazdıklarına dek üzerinde durduğu en belirgin ana düşünü toplumun bozuk gidişi bu gidişin içinde yok olmak zorunda kalan insanların dramları Nitekim Değirmen Kurtarılamayan Şaheser Viyolonsel gibi zaman zaman bir magazin hikâyesinden öteye gidemeyen anlatıları bir yana bırakılırsa S Ali insanları eşit düzeyde yükseltmeyi öngörmüştür her şeyden önce Dolayısıyla döneminde Kenan Hulûsi Şükûfe Nihal gibi yazarların pek hoşlandıkları süslü betimli aşırı duygusal anlatımlara girişmemiş tersine söyleyişten çok söyleneceğe önem vermiştir Selim İleri 1969

Romanoku yayınları
Düşünüyordum Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Yalnız kaldığım günlerde benim yegâne dostum olan aklımı Her şeyden fazla sevip beğendiğim akılcağızımı Sabahattin Ali nin kitaba da ismini veren hikâyesi Değirmen aynı zamanda yazarın ilk hikâye kitabı olma özelliğini de taşımaktadır Üç kısma ayrılan ve aşk temasının ön planda olduğu Değirmen de yazarın dilindeki zenginlik ve temiz Türkçe dikkat çekmektedir İnsana insanın ince yerlerine bozuk toplum yapısına doğaya aşka ve ölüme temas eden hikâyeler okuru düşünmeye anlamaya ve hissetmeye davet eder nitelikte Tanıtım Bülteninden

İlbilge Yayıncılık
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekala ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine boyun eğen ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan Çingeneler

Dokuz Yayınları
Doğru değil mi ama Şu dünyayı adamakıllı görmeden dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali nin bu nahif ön sözüyle başlayan Değirmen yazarın şiirden öyküye geçiş evresini yansıtan ilk öykülerini kapsıyor Her ne kadar yazar iyiyi kötüden ayırma külfetini okura bıraktığını söylese de sevgiyi en incelikli yerinden yakalayan ve akıcı üslubuyla her yaştan okura hitap eden 3 bölüm ve 16 öykülük bu kitap hem Sabahattin Ali nin yazarlık serüveni hem de Türk edebiyatı için oldukça değerlidir Yazıldığı dönemin şartlarını içtenlikle yansıtan içeriğiyle okurunu etkisi altına alan bu kitabı sizlerle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz

çev. Burçin Çelik
Doğru değil mi ama Şu dünyayı adamakıllı görmeden dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali nin bu nahif ön sözüyle başlayan Değirmen yazarın şiirden öyküye geçiş evresini yansıtan ilk öykülerini kapsıyor Her ne kadar yazar iyiyi kötüden ayırma külfetini okura bıraktığını söylese de sevgiyi en incelikli yerinden yakalayan ve akıcı üslubuyla her yaştan okura hitap eden 3 bölüm ve 16 öykülük bu kitap hem Sabahattin Ali nin yazarlık serüveni hem de Türk edebiyatı için oldukça değerlidir Yazıldığı dönemin şartlarını içtenlikle yansıtan içeriğiyle okurunu etkisi altına alan bu kitabı sizlerle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 176 Çeviri Burçin Çelik Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Şubat 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

İleri Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Dinle adaşım sana bir Çingene nin aşkını anlatayım

Parola Yayınları
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekala ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falan veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun

İstek Yayınları
Ayrı her şeyden herkesten ayrı ve uzak kalmak yalnız kendisini dinlemek yalnız kendi düşünebileceği gibi düşünmek istiyordu Sakız gibi çiğnenmiş güzelliklerden bir dua kadar çok tekrar edilmiş yeni fikirlerden eser bulunmayan bu çölde hiçlik ve güzellik hüküm sürüyordu Ne canlı kumları güneşin ve ayın bakışlarından saklayan münasebetsiz bir ağaç ne durmadan sızan bir yara gibi etrafını kirleten bir su ne de üzerinde şairlerin zevzeklik edebilecekleri bir çiçek görülüyordu Ve işte burası güzeldi Çünkü burada yalnız güneş ay ve kum vardı Bir de rüzgâr Ve bunlar büyük güzel ve sarihtiler Kurtarılamayan Şaheser adlı öyküden

Çınar Yayınları
İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikayesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir Tanıtım Bülteninden

İleri Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Dinle adaşım sana bir Çingene nin aşkını anlatayım

Romanoku Yayınları
Düşünüyordum Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Yalnız kaldığım günlerde benim yegâne dostum olan aklımı Her şeyden fazla sevip beğendiğim akılcağızımı Sabahattin Ali nin kitaba da ismini veren hikâyesi Değirmen aynı zamanda yazarın ilk hikâye kitabı olma özelliğini de taşımaktadır Üç kısma ayrılan ve aşk temasının ön planda olduğu Değirmen de yazarın dilindeki zenginlik ve temiz Türkçe dikkat çekmektedir İnsana insanın ince yerlerine bozuk toplum yapısına doğaya aşka ve ölüme temas eden hikâyeler okuru düşünmeye anlamaya ve hissetmeye davet eder nitelikte

Can
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Olimpos Yayınları
Değirmen Sabahattin Ali nin yirmi bir ile yirmi yedi yaşları arasında yazdığı on altı öyküden ve üç bölümden oluşan kitabının adıdır Kitabının ana teması sevgidir Kitabının bir yerinde aşkı şöyle tarif etmektedir Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere serer Sabahattin Ali ilk bölümde her ne kadar sevgi ve aşkı işlese de aynı zamanda ikinci ve üçüncü bölümlerinde Bir Orman Hikâyesi yle orman köylüsünü ve Kazlar öyküsüyle yoksul köylülerini anlatırken Bir Firar ve Candarma Bekir le mapusa düşmüş ya da düşürülmüş Anadolu insanının yoksulluğu ile birlikte duygu dünyalarına da değinir

The Roman
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem

İlbilge Yayıncılık
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekala ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine boyun eğen ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan Çingeneler

Everest Yayınları
Saltanat devrinin acılarını ancak sanatkârların kaleminden dinleye dinleye unutulmaz bir şekilde öğrenebiliriz Halkın alnındaki bu karayazıyı daha şefkatle ve daha çabuk silmek için geçen devrin hatıralarını ona unutturmak için onun çektiği bu binlerce çilenin birer birer katıksız anlatılması gerekir Sabahattin Ali Değirmen deki hikâyelerinde bu işi kusursuz yapmıştır Orhan Şaik Gökyay 1935 Bir kere şüphe yok ki S Ali muhite dönük bir hikâyeci Nabzını kitlenin nabzı ile aynı tempoda attırmak emelinde olan bir sanatçı Üstelik kuvvetli bir müşahit Sonra müşahedelerine kendinden fazla bir şeyler katmamak azmi de kuvvetli Hikâyelerinde hep kendini silmek yolunu tutuyor Vedat Günyol 1945 Hikâyecinin ilk yapıtlarından son yazdıklarına dek üzerinde durduğu en belirgin ana düşünü toplumun bozuk gidişi bu gidişin içinde yok olmak zorunda kalan insanların dramları Nitekim Değirmen Kurtarılamayan Şaheser Viyolonsel gibi zaman zaman bir magazin hikâyesinden öteye gidemeyen anlatıları bir yana bırakılırsa S Ali insanları eşit düzeyde yükseltmeyi öngörmüştür her şeyden önce Dolayısıyla döneminde Kenan Hulûsi Şükûfe Nihal gibi yazarların pek hoşlandıkları süslü betimli aşırı duygusal anlatımlara girişmemiş tersine söyleyişten çok söyleneceğe önem vermiştir Selim İleri 1969

Nilüfer Yayıncılık
Bu oda karanlık diyordum bu oda yalnız bugün değil her zaman böyle karanlık Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok Ben burada yalnızlığı bardak bardak içiyorum Ve ihtiyar kanepelerle konuşmak istediğim zaman onlar artık bana anlatacak yeni bir şey bulamıyorlar

Edebiyatist
Değirmen Sabahattin Ali nin 1935 tarihinde yayınlanan ilk öykü kitabıdır Kitabın ismi aynı ada sahip öyküden gelmektedir Üç kısımdan oluşan Değirmen de toplamda 16 adet öykü bulunur Değirmen Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında kaleme aldığı hikâyelerinden oluşmaktadır

İlbilge Yayıncılık
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekala ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine boyun eğen ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan Çingeneler

Mavi Nefes Yayınları
Yarın öldüğümüzde bize Dünyada neler gördünüz diye sorarsa herhalde verecek cevap bulamayız Koşturmaktan görmeye zamanımız olmuyor ki Sabahattin Ali nin ilk öyki kitabı Değirmen 1927 1934 yılları arasındaki hikayelerden oluşmaktadır Hikayeler toplumsal sorunları yozlaşmışlıkları adaletsizlikleri özgün bir üslupla okuyucuya aktarır Her zaman olduğu gibi hangi konuyu işlerse işlesin hangi zamanı ele alırsa alsın hikayelerinin odak noktasına sevgiyi koyar Türk edebiyatının usta ismi Sabahattin Ali den yıllara meydan okuyan hikayeler

Dekalog Yayınları
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları

KİTAPPAZARI Yayınları
Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Dinle adaşım sana bir çingenenin aşkını anlatayım Bütün çergilerde onun cesareti onun güzelliği onun algısı söylenirdi Başka çingeneler gibi çalmazdı o bir kere nota bilirdi Şehir mektebini okumuş bitirmişti sonra içliydi Sanırdın ki klarneti çalarken havayı ciğerlerinden değil doğrudan doğruya yüreğinden veriyor Geceleri tek başına bir ağacın dibine çekilirdi Biz de çadırların önüne çıkıp yüzü koyun yatar çenemizi toprağa dayayarak onu dinlerdik Acaba birisini sevdiği için mi yoksa hiç kimseyi sevemediği için mi bu kadar yanık bu kadar derinden çalıyordu Hiçbir sevgilisi yoktu Ne geçtiğimiz Türkmen köylerindeki al yanaklı güzeller ne de ince dudaklı çingene kızları onun bakışlarını bir andan fazla üzerlerinde alıkoyabilirlerdi Bir gün Değirmenci nin kolsuz kızına aşık oldu ve ona olan aşkı için kendi kolunu feda etti

Anonim Yayıncılık
Şehrin kıyısında ufacık bir derenin kenarında dalları suya sarkan ihtiyar bir söğüt ağacı vardır İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı Başını hafif hafif sallıyordu Derin düşüncelere daldığı belliydi Söğüdün dalları hışırdadı Bir erkek kırlangıç geldi dişinin karşısındaki dala kondu Kırlangıçlar arasında pek teklif yoktur Uzun uzadıya takdim filan edilmeden konuşmaya başladılar ve pek az sonra da ahbap oldular Evvela havadan sudan bahsedildi İki kişi birbirlerini yeni tanıdıkları zaman havadan sudan bahsetmek âdettir Fakat biraz sonra erkek bir iki dal ileri geldi dişi daha az çekingen bir hal aldı Muhabbeti kaynattılar

Çınar Yayınları
İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikayesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Akçağ Basım Yayım Pazarlama
Kızcağız küçükken sağ kolunu değirmenin çarklarından birine kaptırmıştı Şimdi onun yerinde şalvarının beline iliştirilen boş bir gömlek kolu sallanıyordu Ve bu onu diğer insanlardan ayırıyordu Düşünebilir misin güzel bir kızın bir kolu olmazsa bu ne demektir Acı acı güldü Ağam dedi Ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim Bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmenin öbür başına çarkların ve kayışların kudurmuşçasına döndükleri köşeye doğru atıldı Sağ kolu yerinde değildi ve oradan oluk gibi kan fışkırıyordu Birkaç adımdan sonra sendeledi ayaklarımızın dibine yıkıldı İşte adaşım sana seven bir Roman ın hikâyesi Sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Çınar Yayınları
İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikayesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Anonim Yayıncılık
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Değirmen Anonim Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Değirmen Sabahattin Ali Kitap Özeti Şehrin kıyısında ufacık bir derenin kenarında dalları suya sarkan ihtiyar bir söğüt ağacı vardır İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı Başını hafif hafif sallıyordu Derin düşüncelere daldığı belliydi Söğüdün dalları hışırdadı Bir erkek kırlangıç geldi dişinin karşısındaki dala kondu Kırlangıçlar arasında pek teklif yoktur Uzun uzadıya takdim filan edilmeden konuşmaya başladılar ve pek az sonra da ahbap oldular Evvela havadan sudan bahsedildi İki kişi birbirlerini yeni tanıdıkları zaman havadan sudan bahsetmek âdettir Fakat biraz sonra erkek bir iki dal ileri geldi dişi daha az çekingen bir hal aldı Muhabbeti kaynattılar Yayınevi Anonim Yayıncılık Yazar Sabahattin Ali Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 0 Barkod 9786053033820 Kategori Klasikler

EVEREST YAYINLARI
Saltanat devrinin acılarını ancak sanatkârların kaleminden dinleye dinleye unutulmaz bir şekilde öğrenebiliriz Halkın alnındaki bu karayazıyı daha şefkatle ve daha çabuk silmek için geçen devrin hatıralarını ona unutturmak için onun çektiği bu binlerce çilenin birer birer katıksız anlatılması gerekir Sabahattin Ali Değirmen deki hikâyelerinde bu işi kusursuz yapmıştır Orhan Şaik Gökyay 1935 Bir kere şüphe yok ki S Ali muhite dönük bir hikâyeci Nabzını kitlenin nabzı ile aynı tempoda attırmak emelinde olan bir sanatçı Üstelik kuvvetli bir müşahit Sonra müşahedelerine kendinden fazla bir şeyler katmamak azmi de kuvvetli Hikâyelerinde hep kendini silmek yolunu tutuyor Vedat Günyol 1945 Hikâyecinin ilk yapıtlarından son yazdıklarına dek üzerinde durduğu en belirgin ana düşünü toplumun bozuk gidişi bu gidişin içinde yok olmak zorunda kalan insanların dramları Nitekim Değirmen Kurtarılamayan Şaheser Viyolonsel gibi zaman zaman bir magazin hikâyesinden öteye gidemeyen anlatıları bir yana bırakılırsa S Ali insanları eşit düzeyde yükseltmeyi öngörmüştür her şeyden önce Dolayısıyla döneminde Kenan Hulûsi Şükûfe Nihal gibi yazarların pek hoşlandıkları süslü betimli aşırı duygusal anlatımlara girişmemiş tersine söyleyişten çok söyleneceğe önem vermiştir Selim İleri 1969

Nilüfer Yayınları
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Bu oda karanlık diyordum bu oda yalnız bugün değil her zaman böyle karanlık Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok Ben burada yalnızlığı bardak bardak içiyorum Ve ihtiyar kanepelerle konuşmak istediğim zaman onlar artık bana anlatacak yeni bir şey bulamıyorlar

Mavi Nefes Yayınları
Yarın öldüğümüzde bize Dünyada neler gördünüz diye sorarsa herhalde verecek cevap bulamayız Koşturmaktan görmeye zamanımız olmuyor ki Sabahattin Ali nin ilk öyki kitabı Değirmen 1927 1934 yılları arasındaki hikayelerden oluşmaktadır Hikayeler toplumsal sorunları yozlaşmışlıkları adaletsizlikleri özgün bir üslupla okuyucuya aktarır Her zaman olduğu gibi hangi konuyu işlerse işlesin hangi zamanı ele alırsa alsın hikayelerinin odak noktasına sevgiyi koyar Türk edebiyatının usta ismi Sabahattin Ali den yıllara meydan okuyan hikayeler

Palet Yayınları
Sabahattin Ali nin hikâyecilik manasında kat ettiği merhaleleri eserlerine baktığımızda açıkça görürüz Yazarın 1930 lu yıllara kadar geldiği dönemde yazdığı hikâyeler romantik ve bireysel bir karakter taşırlar Sabahattin Ali de gerçekçilik esasen Anadolu ya yönelişle başlar Yazar 1930 larda gözlerini Anadulu ya ve Anadolu insanına iyice çevirir Bu ilk hikâyelerinden sonra hayata muhite dönük realist hikâyelerinin ilk örneklerinden bazılarında da zaman zaman romantizm izleri görülür

Mavi Nefes Yayınları
Yarın öldüğümüzde bize Dünyada neler gördünüz diye sorarsa herhalde verecek cevap bulamayız Koşturmaktan görmeye zamanımız olmuyor ki Sabahattin Ali nin ilk öyki kitabı Değirmen 1927 1934 yılları arasındaki hikayelerden oluşmaktadır Hikayeler toplumsal sorunları yozlaşmışlıkları adaletsizlikleri özgün bir üslupla okuyucuya aktarır Her zaman olduğu gibi hangi konuyu işlerse işlesin hangi zamanı ele alırsa alsın hikayelerinin odak noktasına sevgiyi koyar Türk edebiyatının usta ismi Sabahattin Ali den yıllara meydan okuyan hikayeler

Puslu Yayıncılık
KitapTanıtımYazısı Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir Kullanılan Reklam Mecraları Sosyal medya radyo gazete ve çeşitli dergiler

Ayrıntı Yayınları
Dışarıda fırtına gittikçe artıyor ve rüzgâr ıslak kamçısını kerpiç duvarlarda gezdiriyordu Yükselen sular tahta oluklardan taşıyor haykıra haykıra yerlere dökülüyordu İçeride taşlar nihayetsiz bir coşkunlukla homurdanıyor çılgın gibi dönen kayışlar şaklıyor birbirine geçen tahta çarkların dişleri ağlar gibi gıcırdıyordu Ve bunların hepsini bastıran deli bir ses kâh yalvarıyor kâh hiddetle kıvranıyor susacak gibi olduktan sonra tekrar yükseliyordu Alacakaranlıkta Atmaca nın siyah ve parlak gözleri hiç kıpırdamadan genç kıza bakıyorlardı genç kızın acınacak bir perişanlıkla çırpınan büyümüş gözlerine Değirmen Sabahattin Ali nin öykülerinde olaylar ön plandadır Toplumdaki eşitsizliğin mağduru yoksulların ezilmişlerin kimsesizlerin başına gelenler olay örgüsü içinde önemli bir yer tutar Öykü kişileri belirli bir toplumsal kesime ait olmakla birlikte kendi sorunları tutkuları olan gerçek insanlardır her birinin kendine özgü macerası insan olmaktan kaynaklı erdem ve zaafları iyicil ve kötücül yanları vardır Sabahattin Ali nin öykü kahramanlarıyla kurmuş olduğu duygudaşlık acısına tanık olduğu insanları anlatırken kullandığı dil ve bir anlatıcı olarak hikâyeye dahil oluş biçimi bir yerlerde gerçekten yaşanmış sahici hayatların anlatıldığını hissetmemizi sağlar Köylünün yoksulun ezilmiş insanların hayatlarını onların iç dünya larının karanlıkta kalmış ayrıntılarını ilk anlatan yazarımız Sabahattin Ali değildir ama Nâzım Hikmet in ifadesiyle bunu büyük bir ustalıkla devrimci halkçı gerçekçi bir görüşle yapan ilk hikâyecimiz romancımız o dur Değirmen de büyük hikayecimizin ilk öyküleri yer alıyor

Parola Yayınları
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekala ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falan veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Tanıtım Bülteninden

Puslu Yayıncılık

Parodi Yayınları
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekâlâ ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsano zaman kalbini vermiş olursun Anlatılacak hikayelere dönüşmek isteyen şeyler hiçbir engel tanımaz Ve anlatacak hikayeleri olan insanlar sözcükleri asla bırakmaz Engel tanımayan yanlarımızı dinlemekle eskimeyecek birer senfoni bakılmaya doyulmayacak birer tablo anlatmakla tükenmeyecek birer hikâye haline getirenSabahattin Ali nin güçlü kaleminden çıkan öykülerinden bir seçki

Edebiyatist
Değirmen Sabahattin Ali nin 1935 tarihinde yayınlanan ilk öykü kitabıdır Kitabın ismi aynı ada sahip öyküden gelmektedir Üç kısımdan oluşan Değirmen de toplamda 16 adet öykü bulunur Değirmen Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında kaleme aldığı hikâyelerinden oluşmaktadır

İleri Yayınları
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Dinle adaşım sana bir Çingene nin aşkını anlatayım

Çınar Yayınları
İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikâyesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Çınar
İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikâyesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Olimpos
Değirmen Sabahattin Ali nin yirmi bir ile yirmi yedi yaşları arasında yazdığı on altı öyküden ve üç bölümden oluşan kitabının adıdır Kitabının ana teması sevgidir Kitabının bir yerinde aşkı şöyle tarif etmektedir Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere serer Sabahattin Ali ilk bölümde her ne kadar sevgi ve aşkı işlese de aynı zamanda ikinci ve üçüncü bölümlerinde Bir Orman Hikâyesi yle orman köylüsünü ve Kazlar öyküsüyle yoksul köylülerini anlatırken Bir Firar ve Candarma Bekir le mapusa düşmüş ya da düşürülmüş Anadolu insanının yoksulluğu ile birlikte duygu dünyalarına da değinir

Ayrıntı Yayınları
Dışarıda fırtına gittikçe artıyor ve rüzgâr ıslak kamçısını kerpiç duvarlarda gezdiriyordu Yükselen sular tahta oluklardan taşıyor haykıra haykıra yerlere dökülüyordu İçeride taşlar nihayetsiz bir coşkunlukla homurdanıyor çılgın gibi dönen kayışlar şaklıyor birbirine geçen tahta çarkların dişleri ağlar gibi gıcırdıyordu Ve bunların hepsini bastıran deli bir ses kâh yalvarıyor kâh hiddetle kıvranıyor susacak gibi olduktan sonra tekrar yükseliyordu Alacakaranlıkta Atmaca nın siyah ve parlak gözleri hiç kıpırdamadan genç kıza bakıyorlardı genç kızın acınacak bir perişanlıkla çırpınan büyümüş gözlerine Değirmen Sabahattin Ali nin öykülerinde olaylar ön plandadır Toplumdaki eşitsizliğin mağduru yoksulların ezilmişlerin kimsesizlerin başına gelenler olay örgüsü içinde önemli bir yer tutar Öykü kişileri belirli bir toplumsal kesime ait olmakla birlikte kendi sorunları tutkuları olan gerçek insanlardır her birinin kendine özgü macerası insan olmaktan kaynaklı erdem ve zaafları iyicil ve kötücül yanları vardır Sabahattin Ali nin öykü kahramanlarıyla kurmuş olduğu duygudaşlık acısına tanık olduğu insanları anlatırken kullandığı dil ve bir anlatıcı olarak hikâyeye dahil oluş biçimi bir yerlerde gerçekten yaşanmış sahici hayatların anlatıldığını hissetmemizi sağlar Köylünün yoksulun ezilmiş insanların hayatlarını onların iç dünya larının karanlıkta kalmış ayrıntılarını ilk anlatan yazarımız Sabahattin Ali değildir ama Nâzım Hikmet in ifadesiyle bunu büyük bir ustalıkla devrimci halkçı gerçekçi bir görüşle yapan ilk hikâyecimiz romancımız o dur Değirmen de büyük hikayecimizin ilk öyküleri yer alıyor Tanıtım Bülteninden

Romanoku Yayınları
Düşünüyordum Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Yalnız kaldığım günlerde benim yegâne dostum olan aklımı Her şeyden fazla sevip beğendiğim akılcağızımı Sabahattin Ali nin kitaba da ismini veren hikâyesi Değirmen aynı zamanda yazarın ilk hikâye kitabı olma özelliğini de taşımaktadır Üç kısma ayrılan ve aşk temasının ön planda olduğu Değirmen de yazarın dilindeki zenginlik ve temiz Türkçe dikkat çekmektedir İnsana insanın ince yerlerine bozuk toplum yapısına doğaya aşka ve ölüme temas eden hikâyeler okuru düşünmeye anlamaya ve hissetmeye davet eder nitelikte

Dokuz Yayınları
Doğru değil mi ama Şu dünyayı adamakıllı görmeden dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali nin bu nahif ön sözüyle başlayan Değirmen yazarın şiirden öyküye geçiş evresini yansıtan ilk öykülerini kapsıyor Her ne kadar yazar iyiyi kötüden ayırma külfetini okura bıraktığını söylese de sevgiyi en incelikli yerinden yakalayan ve akıcı üslubuyla her yaştan okura hitap eden 3 bölüm ve 16 öykülük bu kitap hem Sabahattin Ali nin yazarlık serüveni hem de Türk edebiyatı için oldukça değerlidir Yazıldığı dönemin şartlarını içtenlikle yansıtan içeriğiyle okurunu etkisi altına alan bu kitabı sizlerle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz

Mühür Kitaplığı
Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa Dünyada neler gördünüz dese herhalde verecek cevap bulamayız Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki

Dokuz Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Değirmen Dokuz Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Değirmen Sabahattin Ali Kitap Özeti Doğru değil mi ama Şu dünyayı adamakıllı görmeden dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim Sabahattin Ali nin bu nahif ön sözüyle başlayan Değirmen yazarın şiirden öyküye geçiş evresini yansıtan ilk öykülerini kapsıyor Her ne kadar yazar iyiyi kötüden ayırma külfetini okura bıraktığını söylese de sevgiyi en incelikli yerinden yakalayan ve akıcı üslubuyla her yaştan okura hitap eden 3 bölüm ve 16 öykülük bu kitap hem Sabahattin Ali nin yazarlık serüveni hem de Türk edebiyatı için oldukça değerlidir Yazıldığı dönemin şartlarını içtenlikle yansıtan içeriğiyle okurunu etkisi altına alan bu kitabı sizlerle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz Yayınevi Dokuz Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Şubat 2022 Barkod 9786257050753 Kategori Öykü

Hayal Ağacı Yayınları
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları Karşıda beyaz torbalara doldurulmuş unlar Taşların yanında duman hâlinde sıcak ve ince zerreler uçuşur Hâlbuki döşemedeki küçük kapağı kaldırınca aşağıdan doğru sis hâlinde soğuk su damlaları insanın yüzüne yayılır

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Parola Yayınları
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekala ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falan veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun

Dekalog Yayınları
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları

KİTAPPAZARI Yayınları
Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Dinle adaşım sana bir çingenenin aşkını anlatayım Bütün çergilerde onun cesareti onun güzelliği onun algısı söylenirdi Başka çingeneler gibi çalmazdı o bir kere nota bilirdi Şehir mektebini okumuş bitirmişti sonra içliydi Sanırdın ki klarneti çalarken havayı ciğerlerinden değil doğrudan doğruya yüreğinden veriyor Geceleri tek başına bir ağacın dibine çekilirdi Biz de çadırların önüne çıkıp yüzü koyun yatar çenemizi toprağa dayayarak onu dinlerdik Acaba birisini sevdiği için mi yoksa hiç kimseyi sevemediği için mi bu kadar yanık bu kadar derinden çalıyordu Hiçbir sevgilisi yoktu Ne geçtiğimiz Türkmen köylerindeki al yanaklı güzeller ne de ince dudaklı çingene kızları onun bakışlarını bir andan fazla üzerlerinde alıkoyabilirlerdi Bir gün Değirmenci nin kolsuz kızına aşık oldu ve ona olan aşkı için kendi kolunu feda etti

Eftalya Kitap
Belli ki onun bütün çocukluğu bitmez tükenmez bir hasretle geçmiş belli ki zeytin dallarına sincap gibi tırmanan birbiriyle alt alta üst üste güreşen değirmenin önünde erkek çocuklarla su fışkırtmaca oynayan akranlarına bir duvara yaslanarak istek dolu gözlerle bakmıştı Sabahattin Ali bu kitabında kitapta yer alan öykülerin yazıldığı dönemdeki toplumsal yozlaşmaları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor Toplam on altı öyküyü barındıran Değirmen olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

Çınar Yayınları
İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikayesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Can Yayınları
Değirmen Kitap Açıklaması Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Everest
Saltanat devrinin acılarını ancak sanatkârların kaleminden dinleye dinleye unutulmaz bir şekilde öğrenebiliriz Halkın alnındaki bu karayazıyı daha şefkatle ve daha çabuk silmek için geçen devrin hatıralarını ona unutturmak için onun çektiği bu binlerce çilenin birer birer katıksız anlatılması gerekir Sabahattin Ali Değirmen deki hikâyelerinde bu işi kusursuz yapmıştır Orhan Şaik Gökyay 1935 Bir kere şüphe yok ki S Ali muhite dönük bir hikâyeci Nabzını kitlenin nabzı ile aynı tempoda attırmak emelinde olan bir sanatçı Üstelik kuvvetli bir müşahit Sonra müşahedelerine kendinden fazla bir şeyler katmamak azmi de kuvvetli Hikâyelerinde hep kendini silmek yolunu tutuyor Vedat Günyol 1945 Hikâyecinin ilk yapıtlarından son yazdıklarına dek üzerinde durduğu en belirgin ana düşünü toplumun bozuk gidişi bu gidişin içinde yok olmak zorunda kalan insanların dramları Nitekim Değirmen Kurtarılamayan Şaheser Viyolonsel gibi zaman zaman bir magazin hikâyesinden öteye gidemeyen anlatıları bir yana bırakılırsa S Ali insanları eşit düzeyde yükseltmeyi öngörmüştür her şeyden önce Dolayısıyla döneminde Kenan Hulûsi Şükûfe Nihal gibi yazarların pek hoşlandıkları süslü betimli aşırı duygusal anlatımlara girişmemiş tersine söyleyişten çok söyleneceğe önem vermiştir Selim İleri 1969

Çınar Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Değirmen Çınar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Değirmen Sabahattin Ali Kitap Özeti İşte adaşım sana seven bir Çingene nin hikayesi Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak söz aramızda gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir Yayınevi Çınar Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mart 2022 Barkod 9789753484534 Kategori Öykü

Mahzen Yayıncılık
Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelisi gün ağlayarak söyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Tekrar gözyaşları boşandı Olmaz dedi düşün ki her karşına çıktığımda senden utanacağım başım yerde olacak beni böyle zelil etmek ister misin Bırak beni ne olduğumu bilerek ihtiyar babamın yanında kalayım sen de bir daha buralara uğrama Bana sakatlığımı unutturarak deli deli rüyalar gördürdün seni ömrümün sonuna kadar unutamam ama olmayacak şeylere beni inandırmaya kalkma eğer sahiden beni seviyorsan hemen buralardan git

Romanoku Yayınları
Düşünüyordum Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Yalnız kaldığım günlerde benim yegâne dostum olan aklımı Her şeyden fazla sevip beğendiğim akılcağızımı Sabahattin Ali nin kitaba da ismini veren hikâyesi Değirmen aynı zamanda yazarın ilk hikâye kitabı olma özelliğini de taşımaktadır Üç kısma ayrılan ve aşk temasının ön planda olduğu Değirmen de yazarın dilindeki zenginlik ve temiz Türkçe dikkat çekmektedir İnsana insanın ince yerlerine bozuk toplum yapısına doğaya aşka ve ölüme temas eden hikâyeler okuru düşünmeye anlamaya ve hissetmeye davet eder nitelikte

Everest Yayınları
Saltanat devrinin acılarını ancak sanatkârların kaleminden dinleye dinleye unutulmaz bir şekilde öğrenebiliriz Halkın alnındaki bu karayazıyı daha şefkatle ve daha çabuk silmek için geçen devrin hatıralarını ona unutturmak için onun çektiği bu binlerce çilenin birer birer katıksız anlatılması gerekir Sabahattin Ali Değirmen deki hikâyelerinde bu işi kusursuz yapmıştır Orhan Şaik Gökyay 1935 Bir kere şüphe yok ki S Ali muhite dönük bir hikâyeci Nabzını kitlenin nabzı ile aynı tempoda attırmak emelinde olan bir sanatçı Üstelik kuvvetli bir müşahit Sonra müşahedelerine kendinden fazla bir şeyler katmamak azmi de kuvvetli Hikâyelerinde hep kendini silmek yolunu tutuyor Vedat Günyol 1945 Hikâyecinin ilk yapıtlarından son yazdıklarına dek üzerinde durduğu en belirgin ana düşünü toplumun bozuk gidişi bu gidişin içinde yok olmak zorunda kalan insanların dramları Nitekim Değirmen Kurtarılamayan Şaheser Viyolonsel gibi zaman zaman bir magazin hikâyesinden öteye gidemeyen anlatıları bir yana bırakılırsa S Ali insanları eşit düzeyde yükseltmeyi öngörmüştür her şeyden önce Dolayısıyla döneminde Kenan Hulûsi Şükûfe Nihal gibi yazarların pek hoşlandıkları süslü betimli aşırı duygusal anlatımlara girişmemiş tersine söyleyişten çok söyleneceğe önem vermiştir Selim İleri 1969

Dekalog Yayınları
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları

Kitap Pazarı Yayınları
Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Dinle adaşım sana bir çingenenin aşkını anlatayım Bütün çergilerde onun cesareti onun güzelliği onun algısı söylenirdi Başka çingeneler gibi çalmazdı o bir kere nota bilirdi Şehir mektebini okumuş bitirmişti sonra içliydi Sanırdın ki klarneti çalarken havayı ciğerlerinden değil doğrudan doğruya yüreğinden veriyor Geceleri tek başına bir ağacın dibine çekilirdi Biz de çadırların önüne çıkıp yüzü koyun yatar çenemizi toprağa dayayarak onu dinlerdik Acaba birisini sevdiği için mi yoksa hiç kimseyi sevemediği için mi bu kadar yanık bu kadar derinden çalıyordu Hiçbir sevgilisi yoktu Ne geçtiğimiz Türkmen köylerindeki al yanaklı güzeller ne de ince dudaklı çingene kızları onun bakışlarını bir andan fazla üzerlerinde alıkoyabilirlerdi Bir gün Değirmenci nin kolsuz kızına aşık oldu ve ona olan aşkı için kendi kolunu feda etti

Dekalog Yayınları
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları

Mahzen Yayıncılık
Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelisi gün ağlayarak söyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Tekrar gözyaşları boşandı Olmaz dedi düşün ki her karşına çıktığımda senden utanacağım başım yerde olacak beni böyle zelil etmek ister misin Bırak beni ne olduğumu bilerek ihtiyar babamın yanında kalayım sen de bir daha buralara uğrama Bana sakatlığımı unutturarak deli deli rüyalar gördürdün seni ömrümün sonuna kadar unutamam ama olmayacak şeylere beni inandırmaya kalkma eğer sahiden beni seviyorsan hemen buralardan git

The Roman
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Nilüfer Yayınları
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Bu oda karanlık diyordum bu oda yalnız bugün değil her zaman böyle karanlık Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok Ben burada yalnızlığı bardak bardak içiyorum Ve ihtiyar kanepelerle konuşmak istediğim zaman onlar artık bana anlatacak yeni bir şey bulamıyorlar

Ayrıntı Yayınları
Dışarıda fırtına gittikçe artıyor ve rüzgâr ıslak kamçısını kerpiç duvarlarda gezdiriyordu Yükselen sular tahta oluklardan taşıyor haykıra haykıra yerlere dökülüyordu İçeride taşlar nihayetsiz bir coşkunlukla homurdanıyor çılgın gibi dönen kayışlar şaklıyor birbirine geçen tahta çarkların dişleri ağlar gibi gıcırdıyordu Ve bunların hepsini bastıran deli bir ses kâh yalvarıyor kâh hiddetle kıvranıyor susacak gibi olduktan sonra tekrar yükseliyordu Alacakaranlıkta Atmaca nın siyah ve parlak gözleri hiç kıpırdamadan genç kıza bakıyorlardı genç kızın acınacak bir perişanlıkla çırpınan büyümüş gözlerine Değirmen Sabahattin Ali nin öykülerinde olaylar ön plandadır Toplumdaki eşitsizliğin mağduru yoksulların ezilmişlerin kimsesizlerin başına gelenler olay örgüsü içinde önemli bir yer tutar Öykü kişileri belirli bir toplumsal kesime ait olmakla birlikte kendi sorunları tutkuları olan gerçek insanlardır her birinin kendine özgü macerası insan olmaktan kaynaklı erdem ve zaafları iyicil ve kötücül yanları vardır Sabahattin Ali nin öykü kahramanlarıyla kurmuş olduğu duygudaşlık acısına tanık olduğu insanları anlatırken kullandığı dil ve bir anlatıcı olarak hikâyeye dahil oluş biçimi bir yerlerde gerçekten yaşanmış sahici hayatların anlatıldığını hissetmemizi sağlar Köylünün yoksulun ezilmiş insanların hayatlarını onların iç dünya larının karanlıkta kalmış ayrıntılarını ilk anlatan yazarımız Sabahattin Ali değildir ama Nâzım Hikmet in ifadesiyle bunu büyük bir ustalıkla devrimci halkçı gerçekçi bir görüşle yapan ilk hikâyecimiz romancımız o dur Değirmen de büyük hikayecimizin ilk öyküleri yer alıyor

İthaki Yayınları
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısı Atsız Mecmua Resimli Ay Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılan Değirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser

Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları Karşıda beyaz torbalara doldurulmuş unlar Taşların yanında duman hâlinde sıcak ve ince zerreler uçuşur Hâlbuki döşemedeki küçük kapağı kaldırınca aşağıdan doğru sis hâlinde soğuk su damlaları insanın yüzüne yayılır Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 136 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2023 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 90 00

Romanoku
Düşünüyordum Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Yalnız kaldığım günlerde benim yegâne dostum olan aklımı Her şeyden fazla sevip beğendiğim akılcağızımı Sabahattin Ali nin kitaba da ismini veren hikâyesi Değirmen aynı zamanda yazarın ilk hikâye kitabı olma özelliğini de taşımaktadır Üç kısma ayrılan ve aşk temasının ön planda olduğu Değirmen de yazarın dilindeki zenginlik ve temiz Türkçe dikkat çekmektedir İnsana insanın ince yerlerine bozuk toplum yapısına doğaya aşka ve ölüme temas eden hikâyeler okuru düşünmeye anlamaya ve hissetmeye davet eder nitelikte

Eftalya Kitap
Belli ki onun bütün çocukluğu bitmez tükenmez bir hasretle geçmiş belli ki zeytin dallarına sincap gibi tırmanan birbiriyle alt alta üst üste güreşen değirmenin önünde erkek çocuklarla su fışkırtmaca oynayan akranlarına bir duvara yaslanarak istek dolu gözlerle bakmıştı Sabahattin Ali bu kitabında kitapta yer alan öykülerin yazıldığı dönemdeki toplumsal yozlaşmaları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor Toplam on altı öyküyü barındıran Değirmen olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

Mühür Kitaplığı
Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa Dünyada neler gördünüz dese herhalde verecek cevap bulamayız Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki

Mavi Nefes Yayınları
Yarın öldüğümüzde bize Dünyada neler gördünüz diye sorarsa herhalde verecek cevap bulamayız Koşturmaktan görmeye zamanımız olmuyor ki Sabahattin Ali nin ilk öyki kitabı Değirmen 1927 1934 yılları arasındaki hikayelerden oluşmaktadır Hikayeler toplumsal sorunları yozlaşmışlıkları adaletsizlikleri özgün bir üslupla okuyucuya aktarır Her zaman olduğu gibi hangi konuyu işlerse işlesin hangi zamanı ele alırsa alsın hikayelerinin odak noktasına sevgiyi koyar Türk edebiyatının usta ismi Sabahattin Ali den yıllara meydan okuyan hikayeler

Hayal Ağacı Yayınları
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları Karşıda beyaz torbalara doldurulmuş unlar Taşların yanında duman hâlinde sıcak ve ince zerreler uçuşur Hâlbuki döşemedeki küçük kapağı kaldırınca aşağıdan doğru sis hâlinde soğuk su damlaları insanın yüzüne yayılır

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur Öyküleri Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk 1947 Romanları Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 Kürk Mantolu Madonna 1943 Şiirleri Dağlar ve Rüzgâr 1934 Oyunları Esirler Varlık tef 1936 bas 1966

İthaki Yayınları
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısı Atsız Mecmua Resimli Ay Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılan Değirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser

Hayal Ağacı Yayınları
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları Karşıda beyaz torbalara doldurulmuş unlar Taşların yanında duman hâlinde sıcak ve ince zerreler uçuşur Hâlbuki döşemedeki küçük kapağı kaldırınca aşağıdan doğru sis hâlinde soğuk su damlaları insanın yüzüne yayılır

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Ayrıntı Yayınları
Dışarıda fırtına gittikçe artıyor ve rüzgâr ıslak kamçısını kerpiç duvarlarda gezdiriyordu Yükselen sular tahta oluklardan taşıyor haykıra haykıra yerlere dökülüyordu İçeride taşlar nihayetsiz bir coşkunlukla homurdanıyor çılgın gibi dönen kayışlar şaklıyor birbirine geçen tahta çarkların dişleri ağlar gibi gıcırdıyordu Ve bunların hepsini bastıran deli bir ses kâh yalvarıyor kâh hiddetle kıvranıyor susacak gibi olduktan sonra tekrar yükseliyordu Alacakaranlıkta Atmaca nın siyah ve parlak gözleri hiç kıpırdamadan genç kıza bakıyorlardı genç kızın acınacak bir perişanlıkla çırpınan büyümüş gözlerine Değirmen Sabahattin Ali nin öykülerinde olaylar ön plandadır Toplumdaki eşitsizliğin mağduru yoksulların ezilmişlerin kimsesizlerin başına gelenler olay örgüsü içinde önemli bir yer tutar Öykü kişileri belirli bir toplumsal kesime ait olmakla birlikte kendi sorunları tutkuları olan gerçek insanlardır her birinin kendine özgü macerası insan olmaktan kaynaklı erdem ve zaafları iyicil ve kötücül yanları vardır Sabahattin Ali nin öykü kahramanlarıyla kurmuş olduğu duygudaşlık acısına tanık olduğu insanları anlatırken kullandığı dil ve bir anlatıcı olarak hikâyeye dahil oluş biçimi bir yerlerde gerçekten yaşanmış sahici hayatların anlatıldığını hissetmemizi sağlar Köylünün yoksulun ezilmiş insanların hayatlarını onların iç dünya larının karanlıkta kalmış ayrıntılarını ilk anlatan yazarımız Sabahattin Ali değildir ama Nâzım Hikmet in ifadesiyle bunu büyük bir ustalıkla devrimci halkçı gerçekçi bir görüşle yapan ilk hikâyecimiz romancımız o dur Değirmen de büyük hikayecimizin ilk öyküleri yer alıyor

Ayrıntı
Dışarıda fırtına gittikçe artıyor ve rüzgâr ıslak kamçısını kerpiç duvarlarda gezdiriyordu Yükselen sular tahta oluklardan taşıyor haykıra haykıra yerlere dökülüyordu İçeride taşlar nihayetsiz bir coşkunlukla homurdanıyor çılgın gibi dönen kayışlar şaklıyor birbirine geçen tahta çarkların dişleri ağlar gibi gıcırdıyordu Ve bunların hepsini bastıran deli bir ses kâh yalvarıyor kâh hiddetle kıvranıyor susacak gibi olduktan sonra tekrar yükseliyordu Alacakaranlıkta Atmaca nın siyah ve parlak gözleri hiç kıpırdamadan genç kıza bakıyorlardı genç kızın acınacak bir perişanlıkla çırpınan büyümüş gözlerine Değirmen Sabahattin Ali nin öykülerinde olaylar ön plandadır Toplumdaki eşitsizliğin mağduru yoksulların ezilmişlerin kimsesizlerin başına gelenler olay örgüsü içinde önemli bir yer tutar Öykü kişileri belirli bir toplumsal kesime ait olmakla birlikte kendi sorunları tutkuları olan gerçek insanlardır her birinin kendine özgü macerası insan olmaktan kaynaklı erdem ve zaafları iyicil ve kötücül yanları vardır Sabahattin Ali nin öykü kahramanlarıyla kurmuş olduğu duygudaşlık acısına tanık olduğu insanları anlatırken kullandığı dil ve bir anlatıcı olarak hikâyeye dahil oluş biçimi bir yerlerde gerçekten yaşanmış sahici hayatların anlatıldığını hissetmemizi sağlar Köylünün yoksulun ezilmiş insanların hayatlarını onların iç dünya larının karanlıkta kalmış ayrıntılarını ilk anlatan yazarımız Sabahattin Ali değildir ama Nâzım Hikmet in ifadesiyle bunu büyük bir ustalıkla devrimci halkçı gerçekçi bir görüşle yapan ilk hikâyecimiz romancımız o dur Değirmen de büyük hikayecimizin ilk öyküleri yer alıyor

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi Tanıtım Bülteninden

Kitappazarı Yayınları
Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Dinle adaşım sana bir çingenenin aşkını anlatayım Bütün çergilerde onun cesareti onun güzelliği onun algısı söylenirdi Başka çingeneler gibi çalmazdı o bir kere nota bilirdi Şehir mektebini okumuş bitirmişti sonra içliydi Sanırdın ki klarneti çalarken havayı ciğerlerinden değil doğrudan doğruya yüreğinden veriyor Geceleri tek başına bir ağacın dibine çekilirdi Biz de çadırların önüne çıkıp yüzü koyun yatar çenemizi toprağa dayayarak onu dinlerdik Acaba birisini sevdiği için mi yoksa hiç kimseyi sevemediği için mi bu kadar yanık bu kadar derinden çalıyordu Hiçbir sevgilisi yoktu Ne geçtiğimiz Türkmen köylerindeki al yanaklı güzeller ne de ince dudaklı çingene kızları onun bakışlarını bir andan fazla üzerlerinde alıkoyabilirlerdi Bir gün Değirmenci nin kolsuz kızına aşık oldu ve ona olan aşkı için kendi kolunu feda etti

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Parodi Yayınları
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekâlâ ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsano zaman kalbini vermiş olursun Anlatılacak hikayelere dönüşmek isteyen şeyler hiçbir engel tanımaz Ve anlatacak hikayeleri olan insanlar sözcükleri asla bırakmaz Engel tanımayan yanlarımızı dinlemekle eskimeyecek birer senfoni bakılmaya doyulmayacak birer tablo anlatmakla tükenmeyecek birer hikâye haline getirenSabahattin Ali nin güçlü kaleminden çıkan öykülerinden bir seçki

Everest Yayınları
Saltanat devrinin acılarını ancak sanatkârların kaleminden dinleye dinleye unutulmaz bir şekilde öğrenebiliriz Halkın alnındaki bu karayazıyı daha şefkatle ve daha çabuk silmek için geçen devrin hatıralarını ona unutturmak için onun çektiği bu binlerce çilenin birer birer katıksız anlatılması gerekir Sabahattin Ali Değirmen deki hikâyelerinde bu işi kusursuz yapmıştır Orhan Şaik Gökyay 1935 Bir kere şüphe yok ki S Ali muhite dönük bir hikâyeci Nabzını kitlenin nabzı ile aynı tempoda attırmak emelinde olan bir sanatçı Üstelik kuvvetli bir müşahit Sonra müşahedelerine kendinden fazla bir şeyler katmamak azmi de kuvvetli Hikâyelerinde hep kendini silmek yolunu tutuyor Vedat Günyol 1945 Hikâyecinin ilk yapıtlarından son yazdıklarına dek üzerinde durduğu en belirgin ana düşünü toplumun bozuk gidişi bu gidişin içinde yok olmak zorunda kalan insanların dramları Nitekim Değirmen Kurtarılamayan Şaheser Viyolonsel gibi zaman zaman bir magazin hikâyesinden öteye gidemeyen anlatıları bir yana bırakılırsa S Ali insanları eşit düzeyde yükseltmeyi öngörmüştür her şeyden önce Dolayısıyla döneminde Kenan Hulûsi Şükûfe Nihal gibi yazarların pek hoşlandıkları süslü betimli aşırı duygusal anlatımlara girişmemiş tersine söyleyişten çok söyleneceğe önem vermiştir Selim İleri 1969 img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Romanoku Yayınları
Düşünüyordum Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Yalnız kaldığım günlerde benim yegâne dostum olan aklımı Her şeyden fazla sevip beğendiğim akılcağızımı Sabahattin Ali nin kitaba da ismini veren hikâyesi Değirmen aynı zamanda yazarın ilk hikâye kitabı olma özelliğini de taşımaktadır Üç kısma ayrılan ve aşk temasının ön planda olduğu Değirmen de yazarın dilindeki zenginlik ve temiz Türkçe dikkat çekmektedir İnsana insanın ince yerlerine bozuk toplum yapısına doğaya aşka ve ölüme temas eden hikâyeler okuru düşünmeye anlamaya ve hissetmeye davet eder nitelikte
Değirmen
Sabahattin Ali
Anonim Yayıncılık
Şehrin kıyısında ufacık bir derenin kenarında dalları suya sarkan ihtiyar bir söğüt ağacı vardır İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı Başını hafif hafif sallıyordu Derin düşüncelere daldığı belliydi Söğüdün dalları hışırdadı Bir erkek kırlangıç geldi dişinin karşısındaki dala kondu Kırlangıçlar arasında pek teklif yoktur Uzun uzadıya takdim filan edilmeden konuşmaya başladılar ve pek az sonra da ahbap oldular Evvela havadan sudan bahsedildi İki kişi birbirlerini yeni tanıdıkları zaman havadan sudan bahsetmek âdettir Fakat biraz sonra erkek bir iki dal ileri geldi dişi daha az çekingen bir hal aldı Muhabbeti kaynattılar img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki Yayınları
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısıAtsız Mecmua Resimli Ay Varlıkgibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılanDeğirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali denDeğirmenedebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser Tanıtım Bülteninden

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Mühür Kitaplığı
Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa Dünyada neler gördünüz dese herhalde verecek cevap bulamayız Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki

Mahzen Yayıncılık
Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelisi gün ağlayarak söyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Tekrar gözyaşları boşandı Olmaz dedi düşün ki her karşına çıktığımda senden utanacağım başım yerde olacak beni böyle zelil etmek ister misin Bırak beni ne olduğumu bilerek ihtiyar babamın yanında kalayım sen de bir daha buralara uğrama Bana sakatlığımı unutturarak deli deli rüyalar gördürdün seni ömrümün sonuna kadar unutamam ama olmayacak şeylere beni inandırmaya kalkma eğer sahiden beni seviyorsan hemen buralardan git

Final Kültür Sanat Yayınları
Bu kitapla Sabahattin Ali nin öykücülüğüne derinlemesine bir yolculuğa çıkıyoruz Taşra hayatına adım atan bir mülkiyeli kusursuzluğu arayan bir şair aşkı için her şeyi göze alan bir Çingene Her öyküde bambaşka karakterlerin dönemlerin ve mekânların okura eşlik ettiği Değirmen Anadolu dan Afrika ya kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor ve bazen toplum eleştirisi bazen masalsı bir estetik bazen de gerçeküstü unsurlar taşıyan anlatım biçimleriyle benzersiz bir üslup zenginliği taşıyor Tanıtım Bülteninden

Eftalya Kitap
Belli ki onun bütün çocukluğu bitmez tükenmez bir hasretle geçmiş belli ki zeytin dallarına sincap gibi tırmanan birbiriyle alt alta üst üste güreşen değirmenin önünde erkek çocuklarla su fışkırtmaca oynayan akranlarına bir duvara yaslanarak istek dolu gözlerle bakmıştı Sabahattin Ali bu kitabında kitapta yer alan öykülerin yazıldığı dönemdeki toplumsal yozlaşmaları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor Toplam on altı öyküyü barındıran Değirmen olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

İthaki Yayınları
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısı Atsız Mecmua Resimli Ay Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılan Değirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser

İTHAKİ YAYINLARI
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısı Atsız Mecmua Resimli Ay Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılan Değirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser

Telgrafhane Yayınları
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa Yahut sevgilin seni sevmiyordu O zaman ne yaptın Geceleri ağladın mı Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın değil mi Fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak senin için o kadar güç olmamıştır İnsan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Değirmen i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Eftalya Kitap
Belli ki onun bütün çocukluğu bitmez tükenmez bir hasretle geçmiş belli ki zeytin dallarına sincap gibi tırmanan birbiriyle alt alta üst üste güreşen değirmenin önünde erkek çocuklarla su fışkırtmaca oynayan akranlarına bir duvara yaslanarak istek dolu gözlerle bakmıştı Sabahattin Ali bu kitabında kitapta yer alan öykülerin yazıldığı dönemdeki toplumsal yozlaşmaları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor Toplam on altı öyküyü barındıran Değirmen olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

KİTAPPAZARI Yayınları
Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Dinle adaşım sana bir çingenenin aşkını anlatayım Bütün çergilerde onun cesareti onun güzelliği onun algısı söylenirdi Başka çingeneler gibi çalmazdı o bir kere nota bilirdi Şehir mektebini okumuş bitirmişti sonra içliydi Sanırdın ki klarneti çalarken havayı ciğerlerinden değil doğrudan doğruya yüreğinden veriyor Geceleri tek başına bir ağacın dibine çekilirdi Biz de çadırların önüne çıkıp yüzü koyun yatar çenemizi toprağa dayayarak onu dinlerdik Acaba birisini sevdiği için mi yoksa hiç kimseyi sevemediği için mi bu kadar yanık bu kadar derinden çalıyordu Hiçbir sevgilisi yoktu Ne geçtiğimiz Türkmen köylerindeki al yanaklı güzeller ne de ince dudaklı çingene kızları onun bakışlarını bir andan fazla üzerlerinde alıkoyabilirlerdi Bir gün Değirmenci nin kolsuz kızına aşık oldu ve ona olan aşkı için kendi kolunu feda etti

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Kopernik
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Ren Kitap
Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Sabahattin Ali Türk edebiyatında gelişen toplumsal gerçekçi edebiyatın öncülerinden ve onu en iyi uygulayan isimlerindendir Hikâyeciliğine ve romanlarındaki gerçekçi yaklaşıma aşina olan okurun daha farklı bulacağı hikâyelerden oluşan Değirmen de aslında onun anlatımına zemin oluşturacak konularla karşılaşırız Diğer hikâyelerinde olduğu gibi yoksulluk köyde yaşayan çaresiz insanlar hapishane mahkûmları ve haksız yere ölen insanların hikâyelerini görürüz ancak henüz tam yerini bulmamış bir üslup farklılığı göze çarpar Yazarın basılan ilk hikâye kitabı olan Değirmen de toplumsal gerçekçiliğe henüz gerektiği kadar yer vermeyen daha romantik hikâyelerin yazarıyla karşılaşırız Sabahattin Ali nin yazarlığındaki merhaleleri daha rahat görebilmek için Değirmen önemli bir eser

İthaki Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Değirmen İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Değirmen Sabahattin Ali Kitap Özeti Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısı Atsız Mecmua Resimli Ay Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılan Değirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Şubat 2025 Barkod 9786258475050 Kategori Klasikler Türk Edebiyatı

Telgrafhane Yayınları
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa Yahut sevgilin seni sevmiyordu O zaman ne yaptın Geceleri ağladın mı Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın değil mi Fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak senin için o kadar güç olmamıştır İnsan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Değirmen i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Final Kültür Sanat Yayınları
Bu kitapla Sabahattin Ali nin öykücülüğüne derinlemesine bir yolculuğa çıkıyoruz Taşra hayatına adım atan bir mülkiyeli kusursuzluğu arayan bir şair aşkı için her şeyi göze alan bir Çingene Her öyküde bambaşka karakterlerin dönemlerin ve mekânların okura eşlik ettiği Değirmen Anadolu dan Afrika ya kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor ve bazen toplum eleştirisi bazen masalsı bir estetik bazen de gerçeküstü unsurlar taşıyan anlatım biçimleriyle benzersiz bir üslup zenginliği taşıyor

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur Öyküleri Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk 1947 Romanları Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 Kürk Mantolu Madonna 1943 Şiirleri Dağlar ve Rüzgâr 1934 Oyunları Esirler Varlık tef 1936 bas 1966

Final Kültür Sanat Yayınları
Bu kitapla Sabahattin Ali nin öykücülüğüne derinlemesine bir yolculuğa çıkıyoruz Taşra hayatına adım atan bir mülkiyeli kusursuzluğu arayan bir şair aşkı için her şeyi göze alan bir Çingene Her öyküde bambaşka karakterlerin dönemlerin ve mekânların okura eşlik ettiği Değirmen Anadolu dan Afrika ya kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor ve bazen toplum eleştirisi bazen masalsı bir estetik bazen de gerçeküstü unsurlar taşıyan anlatım biçimleriyle benzersiz bir üslup zenginliği taşıyor

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

Telgrafhane Yayınları
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa Yahut sevgilin seni sevmiyordu O zaman ne yaptın Geceleri ağladın mı Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın değil mi Fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak senin için o kadar güç olmamıştır İnsan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Değirmen i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

İthaki
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısı Atsız Mecmua Resimli Ay Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılan Değirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser

Telgrafhane Yayınları
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa Yahut sevgilin seni sevmiyordu O zaman ne yaptın Geceleri ağladın mı Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın değil mi Fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak senin için o kadar güç olmamıştır İnsan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Değirmen i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Ren Kitap
Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Sabahattin Ali Türk edebiyatında gelişen toplumsal gerçekçi edebiyatın öncülerinden ve onu en iyi uygulayan isimlerindendir Hikâyeciliğine ve romanlarındaki gerçekçi yaklaşıma aşina olan okurun daha farklı bulacağı hikâyelerden oluşan Değirmen de aslında onun anlatımına zemin oluşturacak konularla karşılaşırız Diğer hikâyelerinde olduğu gibi yoksulluk köyde yaşayan çaresiz insanlar hapishane mahkûmları ve haksız yere ölen insanların hikâyelerini görürüz ancak henüz tam yerini bulmamış bir üslup farklılığı göze çarpar Yazarın basılan ilk hikâye kitabı olan Değirmen de toplumsal gerçekçiliğe henüz gerektiği kadar yer vermeyen daha romantik hikâyelerin yazarıyla karşılaşırız Sabahattin Ali nin yazarlığındaki merhaleleri daha rahat görebilmek için Değirmen önemli bir eser

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Remzi Kitabevi
Toplumsal gerçekçi edebiyatımızın ilk örneklerinden bir yapıt Sabahattin Ali nin ilk hikâyeler kitabı olan Değirmen aşkla yoğrulmuş küçük yaşamların şiirsel anlatımıyla doludur Kitaba adını veren Değirmen adlı öykü 1930 lu yıllara uzanan bir dönemde yazılmış ve bir ölçüde ünlü yazar Maksim Gorki nin anlatılarıyla paralellik taşımaktadır Sabahattin Ali yazarlık yaşamında büyük kapıdan girmek olarak adlandırılan ustalığa bu yapıtla adım atmıştır

Puslu
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak gene hoş şeydir Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir

Final Kültür Sanat
Bu kitapla Sabahattin Ali nin öykücülüğüne derinlemesine bir yolculuğa çıkıyoruz Taşra hayatına adım atan bir mülkiyeli kusursuzluğu arayan bir şair aşkı için her şeyi göze alan bir Çingene Her öyküde bambaşka karakterlerin dönemlerin ve mekânların okura eşlik ettiği Değirmen Anadolu dan Afrika ya kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor ve bazen toplum eleştirisi bazen masalsı bir estetik bazen de gerçeküstü unsurlar taşıyan anlatım biçimleriyle benzersiz bir üslup zenginliği taşıyor

Remzi Kitabevi
Toplumsal gerçekçi edebiyatımızın ilk örneklerinden bir yapıt Sabahattin Ali nin ilk hikâyeler kitabı olan Değirmen aşkla yoğrulmuş küçük yaşamların şiirsel anlatımıyla doludur Kitaba adını veren Değirmen adlı öykü 1930 lu yıllara uzanan bir dönemde yazılmış ve bir ölçüde ünlü yazar Maksim Gorki nin anlatılarıyla paralellik taşımaktadır Sabahattin Ali yazarlık yaşamında büyük kapıdan girmek olarak adlandırılan ustalığa bu yapıtla adım atmıştır

Remzi Kitabevi
Toplumsal gerçekçi edebiyatımızın ilk örneklerinden bir yapıt Sabahattin Ali nin ilk hikâyeler kitabı olan Değirmen aşkla yoğrulmuş küçük yaşamların şiirsel anlatımıyla doludur Kitaba adını veren Değirmen adlı öykü 1930 lu yıllara uzanan bir dönemde yazılmış ve bir ölçüde ünlü yazar Maksim Gorki nin anlatılarıyla paralellik taşımaktadır Sabahattin Ali yazarlık yaşamında büyük kapıdan girmek olarak adlandırılan ustalığa bu yapıtla adım atmıştır

Final Kültür Sanat Yayınları
Bu kitapla Sabahattin Ali nin öykücülüğüne derinlemesine bir yolculuğa çıkıyoruz Taşra hayatına adım atan bir mülkiyeli kusursuzluğu arayan bir şair aşkı için her şeyi göze alan bir Çingene Her öyküde bambaşka karakterlerin dönemlerin ve mekânların okura eşlik ettiği Değirmen Anadolu dan Afrika ya kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor ve bazen toplum eleştirisi bazen masalsı bir estetik bazen de gerçeküstü unsurlar taşıyan anlatım biçimleriyle benzersiz bir üslup zenginliği taşıyor

İthaki Yayınları
Değirmen Kitap Açıklaması Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısı Atsız Mecmua Resimli Ay Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılan Değirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser Tanıtım Bülteninden

Halk Kitabevi
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa

Remzi Kitabevi
Toplumsal gerçekçi edebiyatımızın ilk örneklerinden bir yapıt Sabahattin Ali nin ilk hikâyeler kitabı olan Değirmen aşkla yoğrulmuş küçük yaşamların şiirsel anlatımıyla doludur Kitaba adını veren Değirmen adlı öykü 1930 lu yıllara uzanan bir dönemde yazılmış ve bir ölçüde ünlü yazar Maksim Gorki nin anlatılarıyla paralellik taşımaktadır Sabahattin Ali yazarlık yaşamında büyük kapıdan girmek olarak adlandırılan ustalığa bu yapıtla adım atmıştır

Eftalya Kitap
Belli ki onun bütün çocukluğu bitmez tükenmez bir hasretle geçmiş belli ki zeytin dallarına sincap gibi tırmanan birbiriyle alt alta üst üste güreşen değirmenin önünde erkek çocuklarla su fışkırtmaca oynayan akranlarına bir duvara yaslanarak istek dolu gözlerle bakmıştı Sabahattin Ali bu kitabında kitapta yer alan öykülerin yazıldığı dönemdeki toplumsal yozlaşmaları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor Toplam on altı öyküyü barındıran Değirmen olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Telgrafhane
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa Yahut sevgilin seni sevmiyordu O zaman ne yaptın Geceleri ağladın mı Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın değil mi Fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak senin için o kadar güç olmamıştır İnsan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Değirmen i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin Değirmen adlı öykü derlemesi Türk edebiyatının en zarif ve dokunaklı hikayelerini bir araya getiriyor Bu derleme Anadolu nun farklı köşelerinde geçen insanın içsel dünyasına dair derin gözlemler içeren on altı öyküden oluşuyor Sabahattin Ali nin keskin gözlem yeteneği ve zengin anlatım diliyle hayat bulan bu öyküler toplumun çeşitli katmanlarından insanları ve onların yaşadıkları duygusal toplumsal ve ekonomik sıkıntıları gözler önüne seriyor Değirmen öyküsü ile açılan bu seçki okuyucuyu büyülü bir edebi yolculuğa çıkarıyor Değirmen aşk yalnızlık umut ve hayal kırıklığı gibi evrensel temaları işleyen ve her biri ayrı bir hayat dersi niteliği taşıyan öyküleriyle edebiyatseverlerin kalbinde derin izler bırakıyor Sabahattin Ali nin insana dair derin anlayışı ve empatisi öykülerinde yalın ama etkileyici bir dille kendini gösteriyor Bu derleme Sabahattin Ali nin ustalığını ve Türk edebiyatının güzelliklerini keşfetmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eser olarak öne çıkıyor Tanıtım Bülteninden

Remzi
Sabahattin Ali nin ilk hikâyeler kitabı olan Değirmen aşkla yoğrulmuş küçük yaşamların şiirsel anlatımıyla doludur Kitaba adını veren Değirmen adlı öykü 1930 lu yıllara uzanan bir dönemde yazılmış ve bir ölçüde ünlü yazar Maksim Gorki nin anlatılarıyla paralellik taşımaktadır Sabahattin Ali yazarlık yaşamında büyük kapıdan girmek olarak adlandırılan ustalığa bu yapıtla adım atmıştır

İthaki Yayınları
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin Aşk sana bunları yaptırabilir mi İşte o zaman sana seviyorsun derim Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında bazısı Atsız Mecmua Resimli Ay Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935 te derlendiği üç ayrı kısma ayrılan Değirmen genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan Değirmen öyküsüyle başlayan bu eserinde şaheserine övgü bekleyen bir şairle tanışacak sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak Sabahattin Ali nin Aydın Hapishanesi ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız Sabahattin Ali den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Halk Kitabevi
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin Değirmen adlı öykü derlemesi Türk edebiyatının en zarif ve dokunaklı hikayelerini bir araya getiriyor Bu derleme Anadolu nun farklı köşelerinde geçen insanın içsel dünyasına dair derin gözlemler içeren on altı öyküden oluşuyor Sabahattin Ali nin keskin gözlem yeteneği ve zengin anlatım diliyle hayat bulan bu öyküler toplumun çeşitli katmanlarından insanları ve onların yaşadıkları duygusal toplumsal ve ekonomik sıkıntıları gözler önüne seriyor Değirmen öyküsü ile açılan bu seçki okuyucuyu büyülü bir edebi yolculuğa çıkarıyor Değirmen aşk yalnızlık umut ve hayal kırıklığı gibi evrensel temaları işleyen ve her biri ayrı bir hayat dersi niteliği taşıyan öyküleriyle edebiyatseverlerin kalbinde derin izler bırakıyor Sabahattin Ali nin insana dair derin anlayışı ve empatisi öykülerinde yalın ama etkileyici bir dille kendini gösteriyor Bu derleme Sabahattin Ali nin ustalığını ve Türk edebiyatının güzelliklerini keşfetmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eser olarak öne çıkıyor

Elips Kitapları
Kitabın birinci kısmında yer alan bu romantik hikayeler Değirmen 1929 Kurtarılamayan Şaheser 1929 Viyolonsel 1928 Birdenbire Sönen Kandilin Hikayesi 1929 ve de üçüncü kısımda yer alan Bir Cinayetin Sebebi 1927 Bir Siyah Fanila İçin 1927 1926 1929 yılları arasında yazılmışlardır Bu hikayeler çoğunlukla olağanüstü ve hayal ürünü birtakım olaylara dayanır Henüz toplumsal ve gerçekçi bir eğilimde olmayan bu hikayelerde dil nispeten sadedir anlatım ise şairane ve süslüdür Değirmen in ikinci kısmında bulunan Bir Delikanlının Hikayesi 1930 Bir Gemici Hikayesi 1930 Bir Orman Hikayesi 1930 Kazlar 1933 Bir Firar 1933 Kanal 1934 Candarma Bekir 1934 Sarhoş 1933 adlı hikayeler ile üçüncü kısımda yer alan Komik i Şehir 1928 adlı hikayede hayalden gerçeğe kişiselden toplumsala olağanüstünden olağana doğru bir kayış görülür Bu hikayeler yazarın ustalık dönemi diye adlandırabileceğimiz 1930 yılı sonrası hikayelerini kapsar İçlerinden sadece Komik i Şehir 1928 yılında kaleme alınmıştır Yazarın küçük insanların yaşamlarına ayna tutma eğilimi bu hikayelerde kendini göstermeye başlar Asım Bezirci Tanıtım Bülteninden

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Ren Kitap
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Değirmen Ren Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Değirmen Sabahattin Ali Kitap Özeti Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Sabahattin Ali Türk edebiyatında gelişen toplumsal gerçekçi edebiyatın öncülerinden ve onu en iyi uygulayan isimlerindendir Hikâyeciliğine ve romanlarındaki gerçekçi yaklaşıma aşina olan okurun daha farklı bulacağı hikâyelerden oluşan Değirmen de aslında onun anlatımına zemin oluşturacak konularla karşılaşırız Diğer hikâyelerinde olduğu gibi yoksulluk köyde yaşayan çaresiz insanlar hapishane mahkûmları ve haksız yere ölen insanların hikâyelerini görürüz ancak henüz tam yerini bulmamış bir üslup farklılığı göze çarpar Yazarın basılan ilk hikâye kitabı olan Değirmen de toplumsal gerçekçiliğe henüz gerektiği kadar yer vermeyen daha romantik hikâyelerin yazarıyla karşılaşırız Sabahattin Ali nin yazarlığındaki merhaleleri daha rahat görebilmek için Değirmen önemli bir eser Yayınevi Ren Kitap Yazar Sabahattin Ali Sayfa 78 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2019 Barkod 9786057944474 Kategori Roman

Elips Kitap
Kitabın birinci kısmında yer alan bu romantik hikayeler Değirmen 1929 Kurtarılamayan Şaheser 1929 Viyolonsel 1928 Birdenbire Sönen Kandilin Hikayesi 1929 ve de üçüncü kısımda yer alan Bir Cinayetin Sebebi 1927 Bir Siyah Fanila İçin 1927 1926 1929 yılları arasında yazılmışlardır Bu hikayeler çoğunlukla olağanüstü ve hayal ürünü birtakım olaylara dayanır Henüz toplumsal ve gerçekçi bir eğilimde olmayan bu hikayelerde dil nispeten sadedir anlatım ise şairane ve süslüdür Değirmen in ikinci kısmında bulunan Bir Delikanlının Hikayesi 1930 Bir Gemici Hikayesi 1930 Bir Orman Hikayesi 1930 Kazlar 1933 Bir Firar 1933 Kanal 1934 Candarma Bekir 1934 Sarhoş 1933 adlı hikayeler ile üçüncü kısımda yer alan Komik i Şehir 1928 adlı hikayede hayalden gerçeğe kişiselden toplumsala olağanüstünden olağana doğru bir kayış görülür Bu hikayeler yazarın ustalık dönemi diye adlandırabileceğimiz 1930 yılı sonrası hikayelerini kapsar İçlerinden sadece Komik i Şehir 1928 yılında kaleme alınmıştır Yazarın küçük insanların yaşamlarına ayna tutma eğilimi bu hikayelerde kendini göstermeye başlar Asım Bezirci

Dorlion Yayınevi
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Talep Yayıncılık
Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri yazarın farklı zamanlarda yazdığı on iki kısa öyküden oluşan bir hikâye kitabıdır İlk olarak 1935 yılında yayımlanan Değirmen Sabahattin Ali nin edebî kariyerindeki ilk hikâye kitabıdır Değirmen bireysel dramaları ve sosyal meseleleri gerçekçi bir bakış açısıyla ele alır Her bir öykü insan doğasının çeşitli yönlerini toplumsal adaletsizlikleri ve bireyin içsel çatışmalarını işler Kitapta yer alan öyküler genellikle yalnızlık anlaşılamama aşk ihanet ve umutsuzluk gibi temalar üzerine kuruludur Sabahattin Ali bu eserinde özellikle Anadolu insanının yaşamını sorunlarını ve duygusal derinliklerini merkeze alır Sabahattin Ali Değirmen de kırsal kesimde yaşayan insanların zorluklarına ve toplumsal sorunlara dikkat çekerken insan ruhunun derinliklerine dair ince gözlemler sunar Her bir öykü yazarın karakterler üzerinde yoğunlaşan detaylı betimlemeleri ve olay örgüsünün ustaca kurgulanması ile edebiyatseverler tarafından takdir edilmektedir

Ren Kitap
Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Sabahattin Ali Türk edebiyatında gelişen toplumsal gerçekçi edebiyatın öncülerinden ve onu en iyi uygulayan isimlerindendir Hikâyeciliğine ve romanlarındaki gerçekçi yaklaşıma aşina olan okurun daha farklı bulacağı hikâyelerden oluşan Değirmen de aslında onun anlatımına zemin oluşturacak konularla karşılaşırız Diğer hikâyelerinde olduğu gibi yoksulluk köyde yaşayan çaresiz insanlar hapishane mahkûmları ve haksız yere ölen insanların hikâyelerini görürüz ancak henüz tam yerini bulmamış bir üslup farklılığı göze çarpar Yazarın basılan ilk hikâye kitabı olan Değirmen de toplumsal gerçekçiliğe henüz gerektiği kadar yer vermeyen daha romantik hikâyelerin yazarıyla karşılaşırız Sabahattin Ali nin yazarlığındaki merhaleleri daha rahat görebilmek için Değirmen önemli bir eser Tanıtım Bülteninden

Elpida Yayıncılık
Ben ki arkamdan uşaklarını koşturan konak sahibi hanımlara başımı çevirmedim yedi köye hükmeden eşraf bana gelip Kızım senin için yataklara düştü Çingene olduğunu unutup seni evlat gibi sineme basacağım yalnız gel gel de kızımızı kurtar diye yalvardılar da gene cevap vermeden yoluma gittim işte şimdi bu bir kolu olmayan kızı seviyorum Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmen adlı öyküden Duygusal ve sevgi dolu öyküleriyle içimizi ısıtan yazar Sabahattin Ali den ölümsüz bir eser Değirmen İçimizi ısıtan aşklarıyla çaresizlikleri ve hüzün dolu yaşamlarıyla onlarca kahraman ve bu kahramanların unutulmaz öyküleri Tanıtım Bülteninden

Elips Kitap
Kitabın birinci kısmında yer alan bu romantik hikayeler Değirmen 1929 Kurtarılamayan Şaheser 1929 Viyolonsel 1928 Birdenbire Sönen Kandilin Hikayesi 1929 ve de üçüncü kısımda yer alan Bir Cinayetin Sebebi 1927 Bir Siyah Fanila İçin 1927 1926 1929 yılları arasında yazılmışlardır Bu hikayeler çoğunlukla olağanüstü ve hayal ürünü birtakım olaylara dayanır Henüz toplumsal ve gerçekçi bir eğilimde olmayan bu hikayelerde dil nispeten sadedir anlatım ise şairane ve süslüdür Değirmen in ikinci kısmında bulunan Bir Delikanlının Hikayesi 1930 Bir Gemici Hikayesi 1930 Bir Orman Hikayesi 1930 Kazlar 1933 Bir Firar 1933 Kanal 1934 Candarma Bekir 1934 Sarhoş 1933 adlı hikayeler ile üçüncü kısımda yer alan Komik i Şehir 1928 adlı hikayede hayalden gerçeğe kişiselden toplumsala olağanüstünden olağana doğru bir kayış görülür Bu hikayeler yazarın ustalık dönemi diye adlandırabileceğimiz 1930 yılı sonrası hikayelerini kapsar İçlerinden sadece Komik i Şehir 1928 yılında kaleme alınmıştır Yazarın küçük insanların yaşamlarına ayna tutma eğilimi bu hikayelerde kendini göstermeye başlar Asım Bezirci

Talep Yayıncılık
Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri yazarın farklı zamanlarda yazdığı on iki kısa öyküden oluşan bir hikâye kitabıdır İlk olarak 1935 yılında yayımlanan Değirmen Sabahattin Ali nin edebî kariyerindeki ilk hikâye kitabıdır Değirmen bireysel dramaları ve sosyal meseleleri gerçekçi bir bakış açısıyla ele alır Her bir öykü insan doğasının çeşitli yönlerini toplumsal adaletsizlikleri ve bireyin içsel çatışmalarını işler Kitapta yer alan öyküler genellikle yalnızlık anlaşılamama aşk ihanet ve umutsuzluk gibi temalar üzerine kuruludur Sabahattin Ali bu eserinde özellikle Anadolu insanının yaşamını sorunlarını ve duygusal derinliklerini merkeze alır Sabahattin Ali Değirmen de kırsal kesimde yaşayan insanların zorluklarına ve toplumsal sorunlara dikkat çekerken insan ruhunun derinliklerine dair ince gözlemler sunar Her bir öykü yazarın karakterler üzerinde yoğunlaşan detaylı betimlemeleri ve olay örgüsünün ustaca kurgulanması ile edebiyatseverler tarafından takdir edilmektedir

Halk Kitabevi
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa

Ren Kitap
Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Sabahattin Ali Türk edebiyatında gelişen toplumsal gerçekçi edebiyatın öncülerinden ve onu en iyi uygulayan isimlerindendir Hikâyeciliğine ve romanlarındaki gerçekçi yaklaşıma aşina olan okurun daha farklı bulacağı hikâyelerden oluşan Değirmen de aslında onun anlatımına zemin oluşturacak konularla karşılaşırız Diğer hikâyelerinde olduğu gibi yoksulluk köyde yaşayan çaresiz insanlar hapishane mahkûmları ve haksız yere ölen insanların hikâyelerini görürüz ancak henüz tam yerini bulmamış bir üslup farklılığı göze çarpar Yazarın basılan ilk hikâye kitabı olan Değirmen de toplumsal gerçekçiliğe henüz gerektiği kadar yer vermeyen daha romantik hikâyelerin yazarıyla karşılaşırız Sabahattin Ali nin yazarlığındaki merhaleleri daha rahat görebilmek için Değirmen önemli bir eser

Elpida Yayıncılık
Ben ki arkamdan uşaklarını koşturan konak sahibi hanımlara başımı çevirmedim yedi köye hükmeden eşraf bana gelip Kızım senin için yataklara düştü Çingene olduğunuunutup seni evlat gibi sineme basacağım yalnız gel gel de kızımızı kurtar diye yalvardılar da gene cevap vermeden yoluma gittim işte şimdi bu bir kolu olmayan kızı seviyorum Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelsi gün ağlayaraksöyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmen adlı öyküdenDuygusal ve sevgi dolu öyküleriyle içimizi ısıtan yazar Sabahattin Ali den ölümsüz bir eser Değirmen İçimizi ısıtan aşklarıyla çaresizlikleri ve hüzün dolu yaşamlarıyla onlarca kahraman ve bu kahramanların unutulmaz öyküleri

Kule Kitap
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekâlâ ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Değirmen adlı hikâyesinden Türk edebiyatının nadide kalemlerinden Sabahattin Ali kelimelerle ifade edilmesi zor duyguları şiirlerinde ve hikâyelerinde ustalıkla anlatıyor Kendine has üslubuyla ve politik duruşuyla insanların acılarını öfkelerini zaaf ve zayıflıklarını neşesini karamsarlığını benzersiz şekilde aktarıyor Sabahattin Ali nin zamanın eskitemediği hikâyelerinden oluşan Değirmen titiz baskısıyla okurlarıyla buluşuyor

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin Değirmen adlı öykü derlemesi Türk edebiyatının en zarif ve dokunaklı hikayelerini bir araya getiriyor Bu derleme Anadolu nun farklı köşelerinde geçen insanın içsel dünyasına dair derin gözlemler içeren on altı öyküden oluşuyor Sabahattin Ali nin keskin gözlem yeteneği ve zengin anlatım diliyle hayat bulan bu öyküler toplumun çeşitli katmanlarından insanları ve onların yaşadıkları duygusal toplumsal ve ekonomik sıkıntıları gözler önüne seriyor Değirmen öyküsü ile açılan bu seçki okuyucuyu büyülü bir edebi yolculuğa çıkarıyor Değirmen aşk yalnızlık umut ve hayal kırıklığı gibi evrensel temaları işleyen ve her biri ayrı bir hayat dersi niteliği taşıyan öyküleriyle edebiyatseverlerin kalbinde derin izler bırakıyor Sabahattin Ali nin insana dair derin anlayışı ve empatisi öykülerinde yalın ama etkileyici bir dille kendini gösteriyor Bu derleme Sabahattin Ali nin ustalığını ve Türk edebiyatının güzelliklerini keşfetmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eser olarak öne çıkıyor

Talep Yayıncılık
Sabahattin Alinin Değirmen adlı eseri yazarın farklı zamanlarda yazdığı on iki kısa öyküden oluşan bir hikâye kitabıdır İlk olarak 1935 yılında yayımlanan Değirmen Sabahattin Alinin edebî kariyerindeki ilk hikâye kitabıdır Değirmen bireysel dramaları ve sosyal meseleleri gerçekçi bir bakış açısıyla ele alır Her bir öykü insan doğasının çeşitli yönlerini toplumsal adaletsizlikleri ve bireyin içsel çatışmalarını işler Kitapta yer alan öyküler genellikle yalnızlık anlaşılamama aşk ihanet ve umutsuzluk gibi temalar üzerine kuruludur Sabahattin Ali bu eserinde özellikle Anadolu insanının yaşamını sorunlarını ve duygusal derinliklerini merkeze alır Sabahattin Ali Değirmende kırsal kesimde yaşayan insanların zorluklarına ve toplumsal sorunlara dikkat çekerken insan ruhunun derinliklerine dair ince gözlemler sunar Her bir öykü yazarın karakterler üzerinde yoğunlaşan detaylı betimlemeleri ve olay örgüsünün ustaca kurgulanması ile edebiyatseverler tarafından takdir edilmektedir

DORLİON YAYINLARI
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Remzi Kitabevi
Toplumsal gerçekçi edebiyatımızın ilk örneklerinden bir yapıt Sabahattin Ali nin ilk hikâyeler kitabı olan Değirmen aşkla yoğrulmuş küçük yaşamların şiirsel anlatımıyla doludur Kitaba adını veren Değirmen adlı öykü 1930 lu yıllara uzanan bir dönemde yazılmış ve bir ölçüde ünlü yazar Maksim Gorki nin anlatılarıyla paralellik taşımaktadır Sabahattin Ali yazarlık yaşamında büyük kapıdan girmek olarak adlandırılan ustalığa bu yapıtla adım atmıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Hece Yayınları
Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir Elinizde bulunan ve eleştirel basım anlayışıyla hazırlanan Değirmen in ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri ilk kez Hikâyeler alt başlığı ile 1935 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır Ardından Akba Kitabevi tarafından 1934 yılında yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir kitabını da içine alacak şekilde Değirmen Dağlar ve Rüzgâr adıyla 1943 yılında yayımlanır Sanatkâr hayattayken üçüncü bir baskısı yapılmamış olan bu eserde bulunan hikâyelerin bir kısmı ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır Günümüzde Sabahattin Ali nin hikâyeleri üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci baskıları esas aldığı görülmektedir Elinizde bulunan Değirmen ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır Bunun yanı sıra Sabahattin Ali nin kendi eliyle yayıma hazırladığı ikinci baskı ile dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir Edisyon Kritik adı da verilen bu basımda Sabahattin Ali nin Değirmen üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir Hikâyelerin dergilerde kalan nüshalarında karşılaşılan önemli bir diğer husus ise kimi metinlerin resimlendirilerek okuyucuya sunulmuş olmasıdır Söz konusu resimler de elinizdeki kitaba eklenerek günümüz okuruyla buluşturulmuştur

Dorlion
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Talep Yayıncılık
Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri yazarın farklı zamanlarda yazdığı on iki kısa öyküden oluşan bir hikâye kitabıdır İlk olarak 1935 yılında yayımlanan Değirmen Sabahattin Ali nin edebî kariyerindeki ilk hikâye kitabıdır Değirmen bireysel dramaları ve sosyal meseleleri gerçekçi bir bakış açısıyla ele alır Her bir öykü insan doğasının çeşitli yönlerini toplumsal adaletsizlikleri ve bireyin içsel çatışmalarını işler Kitapta yer alan öyküler genellikle yalnızlık anlaşılamama aşk ihanet ve umutsuzluk gibi temalar üzerine kuruludur Sabahattin Ali bu eserinde özellikle Anadolu insanının yaşamını sorunlarını ve duygusal derinliklerini merkeze alır Sabahattin Ali Değirmen de kırsal kesimde yaşayan insanların zorluklarına ve toplumsal sorunlara dikkat çekerken insan ruhunun derinliklerine dair ince gözlemler sunar Her bir öykü yazarın karakterler üzerinde yoğunlaşan detaylı betimlemeleri ve olay örgüsünün ustaca kurgulanması ile edebiyatseverler tarafından takdir edilmektedir

Ren Kitap
Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Sabahattin Ali Türk edebiyatında gelişen toplumsal gerçekçi edebiyatın öncülerinden ve onu en iyi uygulayan isimlerindendir Hikâyeciliğine ve romanlarındaki gerçekçi yaklaşıma aşina olan okurun daha farklı bulacağı hikâyelerden oluşan Değirmen de aslında onun anlatımına zemin oluşturacak konularla karşılaşırız Diğer hikâyelerinde olduğu gibi yoksulluk köyde yaşayan çaresiz insanlar hapishane mahkûmları ve haksız yere ölen insanların hikâyelerini görürüz ancak henüz tam yerini bulmamış bir üslup farklılığı göze çarpar Yazarın basılan ilk hikâye kitabı olan Değirmen de toplumsal gerçekçiliğe henüz gerektiği kadar yer vermeyen daha romantik hikâyelerin yazarıyla karşılaşırız Sabahattin Ali nin yazarlığındaki merhaleleri daha rahat görebilmek için Değirmen önemli bir eser

Elpida Yayıncılık
Ben ki arkamdan uşaklarını koşturan konak sahibi hanımlara başımı çevirmedim yedi köye hükmeden eşraf bana gelip Kızım senin için yataklara düştü Çingene olduğunuunutup seni evlat gibi sineme basacağım yalnız gel gel de kızımızı kurtar diye yalvardılar da gene cevap vermeden yoluma gittim işte şimdi bu bir kolu olmayan kızı seviyorum Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelsi gün ağlayaraksöyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmen adlı öyküdenDuygusal ve sevgi dolu öyküleriyle içimizi ısıtan yazar Sabahattin Ali den ölümsüz bir eser Değirmen İçimizi ısıtan aşklarıyla çaresizlikleri ve hüzün dolu yaşamlarıyla onlarca kahraman ve bu kahramanların unutulmaz öyküleri

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Kule Kitap
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekâlâ ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Değirmen adlı hikâyesindenTürk edebiyatının nadide kalemlerinden Sabahattin Ali kelimelerle ifade edilmesi zor duyguları şiirlerinde ve hikâyelerinde ustalıkla anlatıyor Kendine has üslubuyla ve politik duruşuyla insanların acılarını öfkelerini zaaf ve zayıflıklarını neşesini karamsarlığını benzersiz şekilde aktarıyor Sabahattin Ali nin zamanın eskitemediği hikâyelerinden oluşan Değirmen titiz baskısıyla okurlarıyla buluşuyor

Elips Kitap
Kitabın birinci kısmında yer alan bu romantik hikayeler Değirmen 1929 Kurtarılamayan Şaheser 1929 Viyolonsel 1928 Birdenbire Sönen Kandilin Hikayesi 1929 ve de üçüncü kısımda yer alan Bir Cinayetin Sebebi 1927 Bir Siyah Fanila İçin 1927 1926 1929 yılları arasında yazılmışlardır Bu hikayeler çoğunlukla olağanüstü ve hayal ürünü birtakım olaylara dayanır Henüz toplumsal ve gerçekçi bir eğilimde olmayan bu hikayelerde dil nispeten sadedir anlatım ise şairane ve süslüdür Değirmen in ikinci kısmında bulunan Bir Delikanlının Hikayesi 1930 Bir Gemici Hikayesi 1930 Bir Orman Hikayesi 1930 Kazlar 1933 Bir Firar 1933 Kanal 1934 Candarma Bekir 1934 Sarhoş 1933 adlı hikayeler ile üçüncü kısımda yer alan Komik i Şehir 1928 adlı hikayede hayalden gerçeğe kişiselden toplumsala olağanüstünden olağana doğru bir kayış görülür Bu hikayeler yazarın ustalık dönemi diye adlandırabileceğimiz 1930 yılı sonrası hikayelerini kapsar İçlerinden sadece Komik i Şehir 1928 yılında kaleme alınmıştır Yazarın küçük insanların yaşamlarına ayna tutma eğilimi bu hikayelerde kendini göstermeye başlar Asım Bezirci

Hece Yayınları
Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir Elinizde bulunan ve eleştirel basım anlayışıyla hazırlanan Değirmen in ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri ilk kez Hikâyeler alt başlığı ile 1935 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır Ardından Akba Kitabevi tarafından 1934 yılında yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir kitabını da içine alacak şekilde Değirmen Dağlar ve Rüzgâr adıyla 1943 yılında yayımlanır Sanatkâr hayattayken üçüncü bir baskısı yapılmamış olan bu eserde bulunan hikâyelerin bir kısmı ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır Günümüzde Sabahattin Ali nin hikâyeleri üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci baskıları esas aldığı görülmektedir Elinizde bulunan Değirmen ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır Bunun yanı sıra Sabahattin Ali nin kendi eliyle yayıma hazırladığı ikinci baskı ile dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir Edisyon Kritik adı da verilen bu basımda Sabahattin Ali nin Değirmen üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir Hikâyelerin dergilerde kalan nüshalarında karşılaşılan önemli bir diğer husus ise kimi metinlerin resimlendirilerek okuyucuya sunulmuş olmasıdır Söz konusu resimler de elinizdeki kitaba eklenerek günümüz okuruyla buluşturulmuştur

Halk Kitabevi
Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi Çoook desene Sevgilin güzel miydi bari Belki de seni seviyordu Ve onu herhalde çok kucakladın Geceleri buluşur ve öperdin değil mi Bir kadını öpmek hoş şeydir hele adam genç olursa

Hece Yayınları
Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir Elinizde bulunan ve eleştirel basım anlayışıyla hazırlanan Değirmen in ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri ilk kez Hikâyeler alt başlığı ile 1935 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır Ardından Akba Kitabevi tarafından 1934 yılında yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir kitabını da içine alacak şekilde Değirmen Dağlar ve Rüzgâr adıyla 1943 yılında yayımlanır Sanatkâr hayattayken üçüncü bir baskısı yapılmamış olan bu eserde bulunan hikâyelerin bir kısmı ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır Günümüzde Sabahattin Ali nin hikâyeleri üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci baskıları esas aldığı görülmektedir Elinizde bulunan Değirmen ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır Bunun yanı sıra Sabahattin Ali nin kendi eliyle yayıma hazırladığı ikinci baskı ile dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir Edisyon Kritik adı da verilen bu basımda Sabahattin Ali nin Değirmen üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir Hikâyelerin dergilerde kalan nüshalarında karşılaşılan önemli bir diğer husus ise kimi metinlerin resimlendirilerek okuyucuya sunulmuş olmasıdır Söz konusu resimler de elinizdeki kitaba eklenerek günümüz okuruyla buluşturulmuştur

Elpida Yayıncılık
Ben ki arkamdan uşaklarını koşturan konak sahibi hanımlara başımı çevirmedim yedi köye hükmeden eşraf bana gelip Kızım senin için yataklara düştü Çingene olduğunu unutup seni evlat gibi sineme basacağım yalnız gel gel de kızımızı kurtar diye yalvardılar da gene cevap vermeden yoluma gittim işte şimdi bu bir kolu olmayan kızı seviyorum Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmen adlı öyküden Duygusal ve sevgi dolu öyküleriyle içimizi ısıtan yazar Sabahattin Ali den ölümsüz bir eser Değirmen İçimizi ısıtan aşklarıyla çaresizlikleri ve hüzün dolu yaşamlarıyla onlarca kahraman ve bu kahramanların unutulmaz öyküleri

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin Değirmen adlı öykü derlemesi Türk edebiyatının en zarif ve dokunaklı hikayelerini bir araya getiriyor Bu derleme Anadolu nun farklı köşelerinde geçen insanın içsel dünyasına dair derin gözlemler içeren on altı öyküden oluşuyor Sabahattin Ali nin keskin gözlem yeteneği ve zengin anlatım diliyle hayat bulan bu öyküler toplumun çeşitli katmanlarından insanları ve onların yaşadıkları duygusal toplumsal ve ekonomik sıkıntıları gözler önüne seriyor Değirmen öyküsü ile açılan bu seçki okuyucuyu büyülü bir edebi yolculuğa çıkarıyor Değirmen aşk yalnızlık umut ve hayal kırıklığı gibi evrensel temaları işleyen ve her biri ayrı bir hayat dersi niteliği taşıyan öyküleriyle edebiyatseverlerin kalbinde derin izler bırakıyor Sabahattin Ali nin insana dair derin anlayışı ve empatisi öykülerinde yalın ama etkileyici bir dille kendini gösteriyor Bu derleme Sabahattin Ali nin ustalığını ve Türk edebiyatının güzelliklerini keşfetmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir eser olarak öne çıkıyor

Talep Yayıncılık
Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri yazarın farklı zamanlarda yazdığı on iki kısa öyküden oluşan bir hikâye kitabıdır İlk olarak 1935 yılında yayımlanan Değirmen Sabahattin Ali nin edebî kariyerindeki ilk hikâye kitabıdır Değirmen bireysel dramaları ve sosyal meseleleri gerçekçi bir bakış açısıyla ele alır Her bir öykü insan doğasının çeşitli yönlerini toplumsal adaletsizlikleri ve bireyin içsel çatışmalarını işler Kitapta yer alan öyküler genellikle yalnızlık anlaşılamama aşk ihanet ve umutsuzluk gibi temalar üzerine kuruludur Sabahattin Ali bu eserinde özellikle Anadolu insanının yaşamını sorunlarını ve duygusal derinliklerini merkeze alır Sabahattin Ali Değirmen de kırsal kesimde yaşayan insanların zorluklarına ve toplumsal sorunlara dikkat çekerken insan ruhunun derinliklerine dair ince gözlemler sunar Her bir öykü yazarın karakterler üzerinde yoğunlaşan detaylı betimlemeleri ve olay örgüsünün ustaca kurgulanması ile edebiyatseverler tarafından takdir edilmektedir

Hece Yayınları
Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir Elinizde bulunan ve eleştirel basım anlayışıyla hazırlanan Değirmen in ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri ilk kez Hikâyeler alt başlığı ile 1935 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır Ardından Akba Kitabevi tarafından 1934 yılında yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir kitabını da içine alacak şekilde Değirmen Dağlar ve Rüzgâr adıyla 1943 yılında yayımlanır Sanatkâr hayattayken üçüncü bir baskısı yapılmamış olan bu eserde bulunan hikâyelerin bir kısmı ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır Günümüzde Sabahattin Ali nin hikâyeleri üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci baskıları esas aldığı görülmektedir Elinizde bulunan Değirmen ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır Bunun yanı sıra Sabahattin Ali nin kendi eliyle yayıma hazırladığı ikinci baskı ile dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir Edisyon Kritik adı da verilen bu basımda Sabahattin Ali nin Değirmen üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir Hikâyelerin dergilerde kalan nüshalarında karşılaşılan önemli bir diğer husus ise kimi metinlerin resimlendirilerek okuyucuya sunulmuş olmasıdır Söz konusu resimler de elinizdeki kitaba eklenerek günümüz okuruyla buluşturulmuştur

Hece Yayınları
Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir Elinizde bulunan ve eleştirel basım anlayışıyla hazırlanan Değirmen in ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri ilk kez Hikâyeler alt başlığı ile 1935 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır Ardından Akba Kitabevi tarafından 1934 yılında yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir kitabını da içine alacak şekilde Değirmen Dağlar ve Rüzgâr adıyla 1943 yılında yayımlanır Sanatkâr hayattayken üçüncü bir baskısı yapılmamış olan bu eserde bulunan hikâyelerin bir kısmı ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır Günümüzde Sabahattin Ali nin hikâyeleri üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci baskıları esas aldığı görülmektedir Elinizde bulunan Değirmen ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır Bunun yanı sıra Sabahattin Ali nin kendi eliyle yayıma hazırladığı ikinci baskı ile dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir Edisyon Kritik adı da verilen bu basımda Sabahattin Ali nin Değirmen üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir Hikâyelerin dergilerde kalan nüshalarında karşılaşılan önemli bir diğer husus ise kimi metinlerin resimlendirilerek okuyucuya sunulmuş olmasıdır Söz konusu resimler de elinizdeki kitaba eklenerek günümüz okuruyla buluşturulmuştur

Ren
Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı Sabahattin Ali Türk edebiyatında gelişen toplumsal gerçekçi edebiyatın öncülerinden ve onu en iyi uygulayan isimlerindendir Hikâyeciliğine ve romanlarındaki gerçekçi yaklaşıma aşina olan okurun daha farklı bulacağı hikâyelerden oluşan Değirmen de aslında onun anlatımına zemin oluşturacak konularla karşılaşırız Diğer hikâyelerinde olduğu gibi yoksulluk köyde yaşayan çaresiz insanlar hapishane mahkûmları ve haksız yere ölen insanların hikâyelerini görürüz ancak henüz tam yerini bulmamış bir üslup farklılığı göze çarpar Yazarın basılan ilk hikâye kitabı olan Değirmen de toplumsal gerçekçiliğe henüz gerektiği kadar yer vermeyen daha romantik hikâyelerin yazarıyla karşılaşırız Sabahattin Ali nin yazarlığındaki merhaleleri daha rahat görebilmek için Değirmen önemli bir eser

Elpida Yayıncılık
Ben ki arkamdan uşaklarını koşturan konak sahibi hanımlara başımı çevirmedim yedi köye hükmeden eşraf bana gelip Kızım senin için yataklara düştü Çingene olduğunu unutup seni evlat gibi sineme basacağım yalnız gel gel de kızımızı kurtar diye yalvardılar da gene cevap vermeden yoluma gittim işte şimdi bu bir kolu olmayan kızı seviyorum Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelsi gün ağlayarak söyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun dedim bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Değirmen adlı öyküden Duygusal ve sevgi dolu öyküleriyle içimizi ısıtan yazar Sabahattin Ali den ölümsüz bir eser Değirmen İçimizi ısıtan aşklarıyla çaresizlikleri ve hüzün dolu yaşamlarıyla onlarca kahraman ve bu kahramanların unutulmaz öyküleri

Kule Kitap
Değirmen gerçek sevgiyi tanımlayan final cümlesi ile hepimizi teslim alıyor Kurtarılamayan Şaheser de bir eserin kendisinin mevzusundan daha ehemmiyetli hâle gelişi yine çarpıcı bir finalle resmediliyor Viyolonsel de müziğin insanlık ailesinin ortak acılarına tercüman olan ortak dili olabileceğine tanıklık ediyoruz Birdenbire Sönen Kandilin Hikâyesi alegorik bir dil kullanarak bizi ölüm hakikatiyle yüzleştiriyor Bir Gemici Hikâyesi sınıfsal mücadelede bilinçlenme çabasına dair Bir Orman Hikâyesi vahşi kapitalizme karşı ormancıların umutsuz mücadelesini anlatıyor Dedemköylü Mehmet le Zağar Mehmet in su kavgası nı ele alan Kanal toplumsal gerçekliği yakıcı bir dille avuçlarımıza bırakıyor Halil Efe nin Candarma Bekir le olan meselesi de toplumsal problemlerin ipuçlarını barındırıyor Bir Cinayetin Sebebi üçüncü sayfa haberlerine yahut reality programlarına daha çok ilgi duyan asıl meseleleriyle yüzleşmekten kaçınan toplumsal ruh hâlimize sert bir eleştiri niteliğinde Bir gezici tiyatro kumpanyasının Anadolu turnesinde yerel odakların güç ve şehvet ilişkilerine kurban gidişini hikâye eden Komik i Şehir yüreğimizdeki insanlığı isyan noktasına getiriyor

Kule
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekâlâ ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Değirmen adlı hikâyesinden Türk edebiyatının nadide kalemlerinden Sabahattin Ali kelimelerle ifade edilmesi zor duyguları şiirlerinde ve hikâyelerinde ustalıkla anlatıyor Kendine has üslubuyla ve politik duruşuyla insanların acılarını öfkelerini zaaf ve zayıflıklarını neşesini karamsarlığını benzersiz şekilde aktarıyor Sabahattin Ali nin zamanın eskitemediği hikâyelerinden oluşan Değirmen titiz baskısıyla okurlarıyla buluşuyor

Kule Kitap
Değirmen gerçek sevgiyi tanımlayan final cümlesi ile hepimizi teslim alıyor Kurtarılamayan Şaheser de bir eserin kendisinin mevzusundan daha ehemmiyetli hâle gelişi yine çarpıcı bir finalle resmediliyor Viyolonsel de müziğin insanlık ailesinin ortak acılarına tercüman olan ortak dili olabileceğine tanıklık ediyoruz Birdenbire Sönen Kandilin Hikâyesi alegorik bir dil kullanarak bizi ölüm hakikatiyle yüzleştiriyor Bir Gemici Hikâyesi sınıfsal mücadelede bilinçlenme çabasına dair Bir Orman Hikâyesi vahşi kapitalizme karşı ormancıların umutsuz mücadelesini anlatıyor Dedemköylü Mehmet le Zağar Mehmet in su kavgası nı ele alan Kanal toplumsal gerçekliği yakıcı bir dille avuçlarımıza bırakıyor Halil Efe nin Candarma Bekir le olan meselesi de toplumsal problemlerin ipuçlarını barındırıyor Bir Cinayetin Sebebi üçüncü sayfa haberlerine yahut reality programlarına daha çok ilgi duyan asıl meseleleriyle yüzleşmekten kaçınan toplumsal ruh hâlimize sert bir eleştiri niteliğinde Bir gezici tiyatro kumpanyasının Anadolu turnesinde yerel odakların güç ve şehvet ilişkilerine kurban gidişini hikâye eden Komik i Şehir yüreğimizdeki insanlığı isyan noktasına getiriyor

E-Kitap Yayıncılık

Hece
Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir Elinizde bulunan ve eleştirel basım anlayışıyla hazırlanan Değirmen in ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz Sabahattin Ali nin Değirmen adlı eseri ilk kez Hikâyeler alt başlığı ile 1935 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır Ardından Akba Kitabevi tarafından 1934 yılında yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir kitabını da içine alacak şekilde Değirmen Dağlar ve Rüzgâr adıyla 1943 yılında yayımlanır Sanatkâr hayattayken üçüncü bir baskısı yapılmamış olan bu eserde bulunan hikâyelerin bir kısmı ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır Günümüzde Sabahattin Ali nin hikâyeleri üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci baskıları esas aldığı görülmektedir Elinizde bulunan Değirmen ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır Bunun yanı sıra Sabahattin Ali nin kendi eliyle yayıma hazırladığı ikinci baskı ile dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir Edisyon Kritik adı da verilen bu basımda Sabahattin Ali nin Değirmen üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir Hikâyelerin dergilerde kalan nüshalarında karşılaşılan önemli bir diğer husus ise kimi metinlerin resimlendirilerek okuyucuya sunulmuş olmasıdır Söz konusu resimler de elinizdeki kitaba eklenerek günümüz okuruyla buluşturulmuştur

E-Kitap Yayıncılık
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları Karşıda beyaz torbalara doldurulmuş unlar Taşların yanında duman halinde sıcak ve ince zerreler uçuşur Halbuki döşemedeki küçük kapağı kaldırınca aşağıdan doğru sis halinde soğuk su damlaları insanın yüzüne yayılır Ya o seslere ne dersin adaşım her köşeden ayrı ayrı makamlarda çıkıp da kulağa hep birlikte kocaman bir dalga halinde dolan seslere Yukarıdaki tahta oluktan inen sular kavak ağaçlarında esen kış rüzgarı gibi uğuldar taşların kah yükselen kah alçalan ağlamaklı sesleri kayışların tokat gibi şaklayışına karışır Ve mütemadiyen dönen tahtadan çarklar gıcırdar gıcırdar Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi

Kule Kitap
Değirmen gerçek sevgiyi tanımlayan final cümlesi ile hepimizi teslim alıyor Kurtarılamayan Şaheser de bir eserin kendisinin mevzusundan daha ehemmiyetli hâle gelişi yine çarpıcı bir finalle resmediliyor Viyolonsel de müziğin insanlık ailesinin ortak acılarına tercüman olan ortak dili olabileceğine tanıklık ediyoruz Birdenbire Sönen Kandilin Hikâyesi alegorik bir dil kullanarak bizi ölüm hakikatiyle yüzleştiriyor Bir Gemici Hikâyesi sınıfsal mücadelede bilinçlenme çabasına dair Bir Orman Hikâyesi vahşi kapitalizme karşı ormancıların umutsuz mücadelesini anlatıyor Dedemköylü Mehmet le Zağar Mehmet in su kavgası nı ele alan Kanal toplumsal gerçekliği yakıcı bir dille avuçlarımıza bırakıyor Halil Efe nin Candarma Bekir le olan meselesi de toplumsal problemlerin ipuçlarını barındırıyor Bir Cinayetin Sebebi üçüncü sayfa haberlerine yahut reality programlarına daha çok ilgi duyan asıl meseleleriyle yüzleşmekten kaçınan toplumsal ruh hâlimize sert bir eleştiri niteliğinde Bir gezici tiyatro kumpanyasının Anadolu turnesinde yerel odakların güç ve şehvet ilişkilerine kurban gidişini hikâye eden Komik i Şehir yüreğimizdeki insanlığı isyan noktasına getiriyor

E-Kitap Yayıncılık
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları Karşıda beyaz torbalara doldurulmuş unlar Taşların yanında duman halinde sıcak ve ince zerreler uçuşur Halbuki döşemedeki küçük kapağı kaldırınca aşağıdan doğru sis halinde soğuk su damlaları insanın yüzüne yayılır Ya o seslere ne dersin adaşım her köşeden ayrı ayrı makamlarda çıkıp da kulağa hep birlikte kocaman bir dalga halinde dolan seslere Yukarıdaki tahta oluktan inen sular kavak ağaçlarında esen kış rüzgarı gibi uğuldar taşların kah yükselen kah alçalan ağlamaklı sesleri kayışların tokat gibi şaklayışına karışır Ve mütemadiyen dönen tahtadan çarklar gıcırdar gıcırdar Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi

Nilüfer
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Bu oda karanlık diyordum bu oda yalnız bugün değil her zaman böyle karanlık Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok Ben burada yalnızlığı bardak bardak içiyorum Ve ihtiyar kanepelerle konuşmak istediğim zaman onlar artık bana anlatacak yeni bir şey bulamıyorlar

Eftalya Kitap
Belli ki onun bütün çocukluğu bitmez tükenmez bir hasretle geçmiş belli ki zeytin dallarına sincap gibi tırmanan birbiriyle alt alta üst üste güreşen değirmenin önünde erkek çocuklarla su fışkırtmaca oynayan akranlarına bir duvara yaslanarak istek dolu gözlerle bakmıştı Sabahattin Ali bu kitabında kitapta yer alan öykülerin yazıldığı dönemdeki toplumsal yozlaşmaları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor Toplam on altı öyküyü barındıran Değirmen olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

İstek Yayınları
Ayrı her şeyden herkesten ayrı ve uzak kalmak yalnız kendisini dinlemek yalnız kendi düşünebileceği gibi düşünmek istiyordu Sakız gibi çiğnenmiş güzelliklerden bir dua kadar çok tekrar edilmiş yeni fikirlerden eser bulunmayan bu çölde hiçlik ve güzellik hüküm sürüyordu Ne canlı kumları güneşin ve ayın bakışlarından saklayan münasebetsiz bir ağaç ne durmadan sızan bir yara gibi etrafını kirleten bir su ne de üzerinde şairlerin zevzeklik edebilecekleri bir çiçek görülüyordu Ve işte burası güzeldi Çünkü burada yalnız güneş ay ve kum vardı Bir de rüzgâr Ve bunlar büyük güzel ve sarihtiler Kurtarılamayan Şaheser adlı öyküden

Mühür Kitaplığı
Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa Dünyada neler gördünüz dese herhalde verecek cevap bulamayız Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki

İleri
Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine itaat eden ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler Dinle adaşım sana bir Çingene nin aşkını anlatayım

İlbilge
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki Kalbini mi Pekala ikincisine Gene mi o Üçüncü ve dördüncüye de mi o Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun Siz sevemezsiniz adaşım siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar siz birisine boyun eğen ve birisine emredenler siz birisinden korkan ve birisini tehdit edenler Siz sevemezsiniz Sevmeyi yalnız bizler biliriz Bizler Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan Çingeneler

The Roman
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem

E-Kitap Yayıncılık
Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım Görülecek şeydir o Yamulmuş duvarlar tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı Sonra bir sürü çarklar kocaman taşlar miller sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday mısır çavdar her çeşitten ekin çuvalları Karşıda beyaz torbalara doldurulmuş unlar Taşların yanında duman halinde sıcak ve ince zerreler uçuşur Halbuki döşemedeki küçük kapağı kaldırınca aşağıdan doğru sis halinde soğuk su damlaları insanın yüzüne yayılır Ya o seslere ne dersin adaşım her köşeden ayrı ayrı makamlarda çıkıp da kulağa hep birlikte kocaman bir dalga halinde dolan seslere Yukarıdaki tahta oluktan inen sular kavak ağaçlarında esen kış rüzgarı gibi uğuldar taşların kah yükselen kah alçalan ağlamaklı sesleri kayışların tokat gibi şaklayışına karışır Ve mütemadiyen dönen tahtadan çarklar gıcırdar gıcırdar Ben çok eskiden böyle bir değirmen görmüştüm adaşım ama bir daha görmek istemem Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım sen hiç sevdin mi

Anonim
Şehrin kıyısında ufacık bir derenin kenarında dalları suya sarkan ihtiyar bir söğüt ağacı vardır İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı Başını hafif hafif sallıyordu Derin düşüncelere daldığı belliydi Söğüdün dalları hışırdadı Bir erkek kırlangıç geldi dişinin karşısındaki dala kondu Kırlangıçlar arasında pek teklif yoktur Uzun uzadıya takdim filan edilmeden konuşmaya başladılar ve pek az sonra da ahbap oldular Evvela havadan sudan bahsedildi İki kişi birbirlerini yeni tanıdıkları zaman havadan sudan bahsetmek âdettir Fakat biraz sonra erkek bir iki dal ileri geldi dişi daha az çekingen bir hal aldı Muhabbeti kaynattılar

Edebiyatist
Değirmen Sabahattin Ali nin 1935 tarihinde yayınlanan ilk öykü kitabıdır Kitabın ismi aynı ada sahip öyküden gelmektedir Üç kısımdan oluşan Değirmen de toplamda 16 adet öykü bulunur Değirmen Sabahattin Ali nin 1927 ile 1934 yılları arasında kaleme aldığı hikâyelerinden oluşmaktadır

Türkmen
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

MAHZEN
Onu alamam onu kaçıramam Hâlbuki o da beni seviyor Bunu bana evvelisi gün ağlayarak söyledi Gel dedim beraber kaçalım Acı acı güldü Ağam dedi ben senden noksanım bana sadaka mı veriyorsun Onu nasıl sevdiğimi anlattım Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir Tekrar gözyaşları boşandı Olmaz dedi düşün ki her karşına çıktığımda senden utanacağım başım yerde olacak beni böyle zelil etmek ister misin Bırak beni ne olduğumu bilerek ihtiyar babamın yanında kalayım sen de bir daha buralara uğrama Bana sakatlığımı unutturarak deli deli rüyalar gördürdün seni ömrümün sonuna kadar unutamam ama olmayacak şeylere beni inandırmaya kalkma eğer sahiden beni seviyorsan hemen buralardan git