Değişim Zamanı — Tufan Altıntaş

Değişim Zamanı
Tufan AltıntaşMeriç Yayınları
Değişim Zamanı
Tufan Altıntaşyola çıktık Köyün aşağısına rampa yollara doğru gidiyorduk Arkadaşlarım arabanın ardında koşuyorlardı En hızlıları Kenan dı Mihriban gerilerde kalmıştı Ama hala koşuyordu O koşuyordu biz hızla gidiyorduk Başını önüne eğdiğinden zorda olsa topuzunu görebiliyordum Giderken arkada bırakılanların hüznüdür yüreğe oturan Ayakların geri geri gidişinin durup durup iç çekişlerin nedeni bu histir Kalanlar uğurlamak zorundadır hep gidenler ağlamamak İsmail bu yüzden ağlamayacaktır Dik duracak öyle gidecektir kaderinin peşinden En azından gözden yitene dek güçlü görünecektir Sonra Sonra yıllarca ağlayacaktır zaten üzülecektir Çünkü bazen vedalar ağlatır insanı bazen üzer Belki başka bir şehirde başka bir gönülde yeniden buluşurlar Kim bilir

Meriç Yayınları
yola çıktık Köyün aşağısına rampa yollara doğru gidiyorduk Arkadaşlarım arabanın ardında koşuyorlardı En hızlıları Kenan dı Mihriban gerilerde kalmıştı Ama hala koşuyordu O koşuyordu biz hızla gidiyorduk Başını önüne eğdiğinden zorda olsa topuzunu görebiliyordum Giderken arkada bırakılanların hüznüdür yüreğe oturan Ayakların geri geri gidişinin durup durup iç çekişlerin nedeni bu histir Kalanlar uğurlamak zorundadır hep gidenler ağlamamak İsmail bu yüzden ağlamayacaktır Dik duracak öyle gidecektir kaderinin peşinden En azından gözden yitene dek güçlü görünecektir Sonra Sonra yıllarca ağlayacaktır zaten üzülecektir Çünkü bazen vedalar ağlatır insanı bazen üzer Belki başka bir şehirde başka bir gönülde yeniden buluşurlar Kim bilir

Meriç Yayınları
yola çıktık Köyün aşağısına rampa yollara doğru gidiyorduk Arkadaşlarım arabanın ardında koşuyorlardı En hızlıları Kenan dı Mihriban gerilerde kalmıştı Ama hala koşuyordu O koşuyordu biz hızla gidiyorduk Başını önüne eğdiğinden zorda olsa topuzunu görebiliyordum Giderken arkada bırakılanların hüznüdür yüreğe oturan Ayakların geri geri gidişinin durup durup iç çekişlerin nedeni bu histir Kalanlar uğurlamak zorundadır hep gidenler ağlamamak İsmail bu yüzden ağlamayacaktır Dik duracak öyle gidecektir kaderinin peşinden En azından gözden yitene dek güçlü görünecektir Sonra Sonra yıllarca ağlayacaktır zaten üzülecektir Çünkü bazen vedalar ağlatır insanı bazen üzer Belki başka bir şehirde başka bir gönülde yeniden buluşurlar Kim bilir

Meriç
yola çıktık Köyün aşağısına rampa yollara doğru gidiyorduk Arkadaşlarım arabanın ardında koşuyorlardı En hızlıları Kenan dı Mihriban gerilerde kalmıştı Ama hala koşuyordu O koşuyordu biz hızla gidiyorduk Başını önüne eğdiğinden zorda olsa topuzunu görebiliyordum Giderken arkada bırakılanların hüznüdür yüreğe oturan Ayakların geri geri gidişinin durup durup iç çekişlerin nedeni bu histir Kalanlar uğurlamak zorundadır hep gidenler ağlamamak İsmail bu yüzden ağlamayacaktır Dik duracak öyle gidecektir kaderinin peşinden En azından gözden yitene dek güçlü görünecektir Sonra Sonra yıllarca ağlayacaktır zaten üzülecektir Çünkü bazen vedalar ağlatır insanı bazen üzer Belki başka bir şehirde başka bir gönülde yeniden buluşurlar Kim bilir