Delirmeler Sarayı — Güray Süngü

Delirmeler Sarayı
Güray SüngüKetebe Yayınları
Delirmeler Sarayı
Güray SüngüBelki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin
Delirmeler Sarayı
Güray Süngü
Ketebe Yayınları
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin

Ketebe
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin Tanıtım Bülteninden

Ketebe
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin

Ketebe Yayınları
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin

Ketebe Yayınları
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin

Ketebe Yayıncılık
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin

Ketebe
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin

Ketebe Yayınları
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin

Ketebe Yayınları
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin

Ketebe Yayınları
Belki odanın içinde birtakım hareketlerin olduğunu hissettiği için açtı gözlerini Masanın başındaki arkadaşını gördü Başını eğmiş gömmüş bir şeylere Sonra masa lambasından yayılan ışığın arkadaşının gövdesine çarpınca duvarda oluşturduğu gölgeyi gördü Bir korkunç ve çirkin devin eğilip bir çiçeği koklamasına benziyordu gölge İçeride yaşayanlar ve dışarıda dolaşanlar Sahneye uyarlamak için bir edebiyat eseri arayan hayat dolu Selim hayale saklanan ve anlamı kelimeye zorlamak için uğraşan kırılgan Arif aklının açtığı kapıların ardında kaybolmuş öfkeli ve delişmen İsmail ve durgun bir su gibi Hakan bu karakterlerin kesişim noktası yürüyemeyen konuşamayan sadece dinleyen ve bakan bir ihtiyar yazar İhsan Zahir ve üç farklı zamanda yaşanan hayatların birleştiği yerde kurulan rüyalar sahnesi nden delirmeler sarayı na dönüşen bir konak Güray Süngü nün dili tıpkı zaman algısı gibi ironinin keskin kıvrımlarında eğilip bükülüyor Delirmeler Sarayı okuruna gerçeğin sınırlarını aşmaya çalışan bir kurmacanın kapılarını aralıyor Bu kapılar ağır gerçek ile hafif hayal arasındaki eşiğe açılırken kimi anlarda zaman kavramı bir ömre sığıyor kimi anlarda ise ömür denen o upuzun zaman dilimi tek bir âna sıkışıyor Tam o esnada bükülen algı her bir karakterin kendi gerçeğini arama serüvenine eşlik ediyor ve insanın ne kadar kusurlu bir varlık olduğunu ama yaratımın da insanın bu kusuruna iliştirilmiş bir hediye olduğunu gözler önüne seriyor Seni tanıyorum Sen bir şeyin kendisi olabilmesinden daha yüce bir şey var mıdır acaba diye düşünürken tam cevaba yaklaştığım anda içimde uyanan duygusun Senden kimseye bahsetmeyeceğim Senden kimseye bahsetmeyince ölecek misin img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img