Demokrasi Mücadelesi — Arno Gruen

Demokrasi Mücadelesi
Arno GruenTotem
Demokrasi Mücadelesi
Arno GruenŞu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır Tanıtım Bülteninden

Totem Yayıncılık
Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır

Totem Yayıncılık
Arno Gruen tarafından kaleme alınan Demokrasi Mücadelesi Totem Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Demokrasi Mücadelesi Arno Gruen Kitap Özeti Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır Yayınevi Totem Yayıncılık Yazar Arno Gruen Sayfa 130 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2025 Barkod 9786259767000 Kategori Araştırma İnceleme

Totem Yayınları
çev. İlknur İgan
Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır

TOTEM
Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır RYAZAR IN DİĞER ÜRÜNLERİ Yayınevi TOTEM Yazar ARNO GRUEN Sayfa Sayısı 130 SAYFA Yıl 2025

Totem Yayıncılık
Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır

Totem Yayınları
Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır

Totem Yayıncılık
Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaş

Totem
Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır Tanıtım Bülteninden

Totem
çev. İgan, İlknur
Şu kesin ki şiddet yeni bir olgu değil Şiddet tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm büyük uygarlıkların besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz Terör ve şiddeti engellemek ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle gerçek yoksulluğa gerçek sefalete bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır çocuklarımızın bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler İnsanlık için kurtuluş budur Zaman zorluyor Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz Yaşama yatırım yapmak silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok Demokrasi Mücadelesi nde Gruen radikalizmi şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla empati nefret kendine acıma itaat duygudaşlık kimlik vb kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır