Demokrasi Üzerine

Demokrasi Üzerine
Nobel Akademik Yayıncılık
Demokrasi Üzerine
Devlet özel önemli ve karmaşık bir terminolojik alandır İçinde yaşadığımız kara parçası üzerindeki politik örgütlenmeden çok daha ötesidir İnsan üzerindeki belirleyiciliği konuyu her daim dinamik bir alan olarak tutmaktadır Binyıllardır hayatımızı hayallerimizi planlarımızı ve davranışlarımızı doğrudan şekillendirdiği gibi sosyal bilimlerin neredeyse tüm spesifik alanlarına da dolaylı olarak dokunmuştur Bu beşerî örgütlenme hakkında çok sayıda eser yazılıp çizilmiş belgeseller diziler ve filmler çekilmiş görsel işitsel ve sosyal medyadaki tartışmalara konu olmuştur İnsan var olduğu sürece adı ve biçimi ne olursa olsun sistemli örgütlenmeler de varlığını sürdüreceğinden binlerce yıldır süren devlet tartışmalarının gelecekte de süreceğinden şüphe edilmemektedir Bu eserde devlet terminolojisi genel ve öz bir biçimde açıklanmaya çalışılmıştır Devlete ilişkin temel tanımlamalar sunulmuş devletin tarihsel gelişimi ortaya konmuştur Kavrama yönelik felsefi ve ideolojik bakış açılarına yer verilmiştir Devletin kökeni rolü işlevleri organları kurumları ve yapılanması analitik ve kategorik bir yöntemle sunulmuştur Devlete ilişkin temel belli başlı kavram kuram ve yaklaşımlar derlenerek kavramın makro düzeyde daha anlaşılabilir kılınmasını sağlamak amaçlanmıştır Politika sosyoloji felsefe ekonomi ve tarih alanlarına temas eden bu kitap ilgilenenlere genel bir terminolojik perspektif sunma potansiyeline sahiptir

Kronik Kitap
çev. Rana Gülcan Kahramanyol
Roma nın tanınmış devlet adamı hatibi ve hukukçusu Cicero Devlet Üzerine de De Re Publica devletin özü ve işleyişi devlet yapısının devamlılığı halkın bu yapı içerisindeki konumu ve belirleyiciliği üzerine yüzyıllar geçmesine rağmen güncelliğini koruyan fikirlerini sunuyor Cicero devleti yurttaşların içinde seyrettiği ve kaderini de kaptanının belirlediği bir gemiye benzetir Hava güneşliyken seyir almak kolay olabilir ama asıl maharet devlet gemisini fırtınalı havada alabora olmaktan kurtarmaktır Halk devletin iyi yönetilmesini istiyorsa iyi nitelikli adamları seçmelidir Cicero ya göre idarenin başına geçecek kişinin taşıması gereken başlıca özellikse erdemli olmaktır Ne var ki içinde birçok niteliği barındıran erdeme öyle herkeste rastlamak mümkün değildir Servet ve şöhret beraberinde bilgece yaşamanın sırrını ve devleti iyi idare edilebilmenin bilgisini getirmez Üstelik şöhret ve güç insanı kibirle doldurur Oysa insanoğlunun elindeki iktidara yarın da sahip olacağının güvencesi yoktur Halbuki erdemli idareci gelip geçici nimetlerin gözüne bir hırs perdesi indirmesine izin vermez ve kibre kapılmaz Zaten Cicero nun da sorduğu üzere devleti erdemin yönetmesinden daha muhteşem ne olabilir Devlet Üzerine Rana Gülcan Kahramanyol un Latince aslından yapmış olduğu tam ve nitelikli çevirisinin yanı sıra açıklayıcı notlarıyla Kronik Klasikler serisinin yeni kitabı Iulius Caesar gibi güçlü bir liderin bile karşısında durmayı göze alabilmiş bu siyaset adamının devlet idaresine ve devlet idarecisinin özelliklerine ilişkin fikirleri bugün dahi niteliğinden bir şey kaybetmiş değil

Dorlion Yayınları
Marx tarihsel materyalizim perspektifinden bakarak toplumdaki radikal değişimlerin ekonomi temelli olduğunu belirterek insanlık tarihini sınıf savaşımları tarihi olarak görmüştür Bu şekilde görmesinin en önemli nedenlerinden biri geçmişten günümüze kadar gelen süreçte ezilen ve ezen sınıf kavramlarının mevcudiyetir Gerçektende Marx ın bu görüşüne göre özgür insan köle patrisyen ile pleb lonca ustası ile kalfa ve günümüzde ise proletarya ve burjuva sınıfı olmak üzere tarih boyunca bu iki sınıf yani ezilen ile ezen sınıfın sürekli bir şekilde birbirlerine üstünlük kurmaya çalıştıklarını görmekteyiz Marx a göre üretim araçlarının mülkiyeti hangi sınıfa ait ise temel yapıyı belirleyeceğini ve iktidara sahip olacağını belirtmiştir Marx ve Engels in çalışmalarında bir hukuk felsefesi inşa etme çabası olmadığı gibi hukukun sistemli ve bütünsel bir çözümlemesi bulunmamaktadır Ayrıca kapitalizmi aşma sürecinde veya aşmış olan bir toplumsal yapıda nasıl bir hukuk oluşacağına veya oluşup oluşmayacağına ilişkin de yeterli açıklık yoktur Hukuk söz konusu olduğunda Marksizmin temel uğraşı hukuksal dünya anlayışının eleştirisidir

Phoenix
çev. Betül Kadıoğlu
Dahl karmaşık bir konunun açık özlü ve sağduyulu bir sunumunu genel okurun kolaylıkla kavrayabileceği bir üslupla yapıyor