MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Demokrasi ve Türk Tipi Başkanlık Sistemi — Kurtuluş Tayanç Çalışır

Demokrasi ve Türk Tipi Başkanlık Sistemi
127,50
Hukuk Üzerine

Demokrasi ve Türk Tipi Başkanlık Sistemi

Kurtuluş Tayanç Çalışır

Adalet Yayınevi

2019103 sf.
Ekin KitapEn ucuz

Demokrasi ve Türk Tipi Başkanlık Sistemi

Kurtuluş Tayanç Çalışır

Antik Yunan dan bu yana uygulanagelen ve uygulandığı yer ve zamana göre farklılıklar gösteren demokrasinin düzlemi görüntü ile gerçeklik arasında inanılmaz farkın olduğu bir düzlem haline gelmiştir Başka bir deyişle demokrasi hemen hemen hiç sorgulanmamış bir inanca dönüşmüştür O nedenle kitapta konu çerçevesini aşmayacak şekilde demokrasinin yer ve zamana göre özünden uzaklaştırılmış şekilde pratiğe döküldüğüne de değinilecektir Bu bakımdan kitap her şeyden önce uygulama alanına baktığımız neredeyse bütün coğrafyalarda anayasa hükümlerinin zaman zaman kağıt üstünde bırakılmak istendiği yönetenler dünyasında özellikle anayasal denetimin çoğu zaman fiilen işlemediği coğrafyalarda en anti demokratik uygulamaları bile demokrasi pratiği gibi göstermek kafamızda kendimize göre şekillendirdiğimiz kavramları olgulara zorla giydirmekten başka bir anlam ifade etmeyeceği bilinci içinde demokrasiyi kapitalizmin yedeğine çekmek yanılgısına düşmeden burjuvazinin çıkarına olacak şekilde anlayıp yorumlamadan bireyin kendisini güçsüz ve yetkisiz hissetmesini sağlayan bir bürokratik hegemonya olgusuna karşı demokrasinin dinamikleşmesine derinleşmesine katkı sunmak ve Bertolt Brecht in Tüm yetki halktan gelir Fakat nereye gider sorusuna bir nebzede olsa yanıt bulmak amacıyla yazılmıştır Bu amaca ulaşabilmek için de bu konuda klasik makale kitap çalışmalarından biraz uzaklaşarak yalnızca bilim dünyasının ortaya çıkarttığı tezleri incelemek ve mantıklı olana itibar etmekle yetinilmeyip detaylı görüşlerimizle eleştirel yaklaşım da sergilenecektir Bu durum keskin bir tarzda ifade edilecek olursa gerek siyaset bilimi ve gerekse de siyaset pratiği dünyasının o güzel pırıltılı Demokrasi kavramının arkasına bir mayın gibi yerleştirilen ikiyüzlü manipülatif ve acımasız perdeyi indirmekle meşgul olunacaktır Başka bir deyişle Post demokrasinin modernist demokrasiye bağlı olduğunu kabul etmekle beraber demokrasiyi modernist yaklaşımın mutlak doğru bilimsel bilgi kabul ettiği doğrulardan ibaret gören siyasal pozitivist anlayışı aşmaya çalışma denemesi olmasına gayret edilecektir Bunun yanında halk tarafından yönetimin bir ide olmaktan çıkarılıp pratiğe dökülmesinin yolunu aydınlatma gayreti içinde olunacaktır Bunun anlamı tam olarak şudur Ampirik olanın gölgesinde kalmayacak bir sosyal araştırma çerçevesinde demokrasiye bakış açısının nesnelliği ile ilgili şüphelerimi dile getirmek Fakat şu noktanın bilinciyle Demokratik olgulara belli metodolojik dayatmalarda bulunmak onun ilerlemesini engeller Bu amaçla kitapta her şeyden önce başkanlık hükümet sistemi ve türevleri üzerinde durulacaktır Zira başkanlık sistemi uzun yıllardır Güney Amerika ülkelerinin olumsuz uygulamaları başkancılık ve kendine mahsus siyasi tarihsel ve sosyolojik sebeplerle başarılı ABD uygulaması başkanlık üzerinden karşılıklı tartışmalara konu edilmiş ve hala da edilmektedir Bahsi geçen çerçevede olmak üzere bu çalışmada ABD deki başkanlık sistemi ve Türkiye deki Türk Tipi Başkanlık sistemlerinin özellikleri avantaj ve dezavantajları bakımından karşılaştırılması ve Türkiye deki pratiğin ne yönde başkanlık yönünde mi başkancılık yönünde mi ilerleyeceği üzerine eleştirel bir inceleme olarak ele alınması yanında başkanlık hükümet sisteminin kuvvetler ayrılığı ilkesiyle sorunu olmadığı ancak demokrasi ile sorunu olduğu ortaya konulmaya çalışılacaktır

Pelikan Kitabevi
169,10

Adalet Yayınevi

103 sf.
Karton Kapak14x20 cmTürkçe
Pelikan Kitabevi

Antik Yunan dan bu yana uygulanagelen ve uygulandığı yer ve zamana göre farklılıklar gösteren demokrasinin düzlemi görüntü ile gerçeklik arasında inanılmaz farkın olduğu bir düzlem haline gelmiştir Başka bir deyişle demokrasi hemen hemen hiç sorgulanmamış bir inanca dönüşmüştür O nedenle kitapta konu çerçevesini aşmayacak şekilde demokrasinin yer ve zamana göre özünden uzaklaştırılmış şekilde pratiğe döküldüğüne de değinilecektir Bu bakımdan kitap her şeyden önce uygulama alanına baktığımız neredeyse bütün coğrafyalarda anayasa hükümlerinin zaman zaman kâğıt üstünde bırakılmak istendiği yönetenler dünyasında özellikle anayasal denetimin çoğu zaman fiilen işlemediği coğrafyalarda en anti demokratik uygulamaları bile demokrasi pratiği gibi göstermek kafamızda kendimize göre şekillendirdiğimiz kavramları olgulara zorla giydirmekten başka bir anlam ifade etmeyeceği bilinci içinde demokrasiyi kapitalizmin yedeğine çekmek yanılgısına düşmeden burjuvazinin çıkarına olacak şekilde anlayıp yorumlamadan bireyin kendisini güçsüz ve yetkisiz hissetmesini sağlayan bir bürokratik hegemonya olgusuna karşı demokrasinin dinamikleşmesine derinleşmesine katkı sunmak ve Bertolt Brecht in Tüm yetki halktan gelir Fakat nereye gider sorusuna bir nebzede olsa yanıt bulmak amacıyla yazılmıştır Bu amaca ulaşabilmek için de bu konuda klasik makale kitap çalışmalarından biraz uzaklaşarak yalnızca bilim dünyasının ortaya çıkarttığı tezleri incelemek ve mantıklı olana itibar etmekle yetinilmeyip detaylı görüşlerimizle eleştirel yaklaşım da sergilenecektir Bu durum keskin bir tarzda ifade edilecek olursa gerek siyaset bilimi ve gerekse de siyaset pratiği dünyasının o güzel pırıltılı Demokrasi kavramının arkasına bir mayın gibi yerleştirilen ikiyüzlü manipülatif ve acımasız perdeyi indirmekle meşgul olunacaktır Başka bir deyişle Post demokrasinin modernist demokrasiye bağlı olduğunu kabul etmekle beraber demokrasiyi modernist yaklaşımın mutlak doğru bilimsel bilgi kabul ettiği doğrulardan ibaret gören siyasal pozitivist anlayışı aşmaya çalışma denemesi olmasına gayret edilecektir Bunun yanında halk tarafından yönetimin bir ide olmaktan çıkarılıp pratiğe dökülmesinin yolunu aydınlatma gayreti içinde olunacaktır Bunun anlamı tam olarak şudur Ampirik olanın gölgesinde kalmayacak bir sosyal araştırma çerçevesinde demokrasiye bakış açısının nesnelliği ile ilgili şüphelerimi dile getirmek Fakat şu noktanın bilinciyle Demokratik olgulara belli metodolojik dayatmalarda bulunmak onun ilerlemesini engeller Bu amaçla kitapta her şeyden önce başkanlık hükümet sistemi ve türevleri üzerinde durulacaktır Zira başkanlık sistemi uzun yıllardır Güney Amerika ülkelerinin olumsuz uygulamaları başkancılık ve kendine mahsus siyasi tarihsel ve sosyolojik sebeplerle başarılı ABD uygulaması başkanlık üzerinden karşılıklı tartışmalara konu edilmiş ve hala da edilmektedir Bahsi geçen çerçevede olmak üzere bu çalışmada ABD deki başkanlık sistemi ve Türkiye deki Türk Tipi Başkanlık sistemlerinin özellikleri avantaj ve dezavantajları bakımından karşılaştırılması ve Türkiye deki pratiğin ne yönde başkanlık yönünde mi başkancılık yönünde mi ilerleyeceği üzerine eleştirel bir inceleme olarak ele alınması yanında başkanlık hükümet sisteminin kuvvetler ayrılığı ilkesiyle sorunu olmadığı ancak demokrasi ile sorunu olduğu ortaya konulmaya çalışılacaktır

Nobel Kitap
171,00

Adalet Yayınevi

2019103 sf.
Nobel Kitap

Antik Yunan dan bu yana uygulanagelen ve uygulandığı yer ve zamana göre farklılıklar gösteren demokrasinin düzlemi görüntü ile gerçeklik arasında inanılmaz farkın olduğu bir düzlem haline gelmiştir Başka bir deyişle demokrasi hemen hemen hiç sorgulanmamış bir inanca dönüşmüştür O nedenle kitapta konu çerçevesini aşmayacak şekilde demokrasinin yer ve zamana göre özünden uzaklaştırılmış şekilde pratiğe döküldüğüne de değinilecektir Bu bakımdan kitap her şeyden önce uygulama alanına baktığımız neredeyse bütün coğrafyalarda anayasa hükümlerinin zaman zaman kağıt üstünde bırakılmak istendiği yönetenler dünyasında özellikle anayasal denetimin çoğu zaman fiilen işlemediği coğrafyalarda en anti demokratik uygulamaları bile demokrasi pratiği gibi göstermek kafamızda kendimize göre şekillendirdiğimiz kavramları olgulara zorla giydirmekten başka bir anlam ifade etmeyeceği bilinci içinde demokrasiyi kapitalizmin yedeğine çekmek yanılgısına düşmeden burjuvazinin çıkarına olacak şekilde anlayıp yorumlamadan bireyin kendisini güçsüz ve yetkisiz hissetmesini sağlayan bir bürokratik hegemonya olgusuna karşı demokrasinin dinamikleşmesine derinleşmesine katkı sunmak ve Bertolt Brecht in Tüm yetki halktan gelir Fakat nereye gider sorusuna bir nebzede olsa yanıt bulmak amacıyla yazılmıştır Bu amaca ulaşabilmek için de bu konuda klasik makale kitap çalışmalarından biraz uzaklaşarak yalnızca bilim dünyasının ortaya çıkarttığı tezleri incelemek ve mantıklı olana itibar etmekle yetinilmeyip detaylı görüşlerimizle eleştirel yaklaşım da sergilenecektir Bu durum keskin bir tarzda ifade edilecek olursa gerek siyaset bilimi ve gerekse de siyaset pratiği dünyasının o güzel pırıltılı Demokrasi kavramının arkasına bir mayın gibi yerleştirilen ikiyüzlü manipülatif ve acımasız perdeyi indirmekle meşgul olunacaktır Başka bir deyişle Post demokrasinin modernist demokrasiye bağlı olduğunu kabul etmekle beraber demokrasiyi modernist yaklaşımın mutlak doğru bilimsel bilgi k

Kitap Sepeti
176,70

Adalet Yayınevi

2019103 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Antik Yunan dan bu yana uygulanagelen ve uygulandığı yer ve zamana göre farklılıklar gösteren demokrasinin düzlemi görüntü ile gerçeklik arasında inanılmaz farkın olduğu bir düzlem haline gelmiştir Başka bir deyişle demokrasi hemen hemen hiç sorgulanmamış bir inanca dönüşmüştür O nedenle kitapta konu çerçevesini aşmayacak şekilde demokrasinin yer ve zamana göre özünden uzaklaştırılmış şekilde pratiğe döküldüğüne de değinilecektir Bu bakımdan kitap her şeyden önce uygulama alanına baktığımız neredeyse bütün coğrafyalarda anayasa hükümlerinin zaman zaman kağıt üstünde bırakılmak istendiği yönetenler dünyasında özellikle anayasal denetimin çoğu zaman fiilen işlemediği coğrafyalarda en anti demokratik uygulamaları bile demokrasi pratiği gibi göstermek kafamızda kendimize göre şekillendirdiğimiz kavramları olgulara zorla giydirmekten başka bir anlam ifade etmeyeceği bilinci içinde demokrasiyi kapitalizmin yedeğine çekmek yanılgısına düşmeden burjuvazinin çıkarına olacak şekilde anlayıp yorumlamadan bireyin kendisini güçsüz ve yetkisiz hissetmesini sağlayan bir bürokratik hegemonya olgusuna karşı demokrasinin dinamikleşmesine derinleşmesine katkı sunmak ve Bertolt Brecht in Tüm yetki halktan gelir Fakat nereye gider sorusuna bir nebzede olsa yanıt bulmak amacıyla yazılmıştır Bu amaca ulaşabilmek için de bu konuda klasik makale kitap çalışmalarından biraz uzaklaşarak yalnızca bilim dünyasının ortaya çıkarttığı tezleri incelemek ve mantıklı olana itibar etmekle yetinilmeyip detaylı görüşlerimizle eleştirel yaklaşım da sergilenecektir Bu durum keskin bir tarzda ifade edilecek olursa gerek siyaset bilimi ve gerekse de siyaset pratiği dünyasının o güzel pırıltılı Demokrasi kavramının arkasına bir mayın gibi yerleştirilen ikiyüzlü manipülatif ve acımasız perdeyi indirmekle meşgul olunacaktır Başka bir deyişle Post demokrasinin modernist demokrasiye bağlı olduğunu kabul etmekle beraber demokrasiyi modernist yaklaşımın mutlak doğru bilimsel bilgi kabul ettiği doğrulardan ibaret gören siyasal pozitivist anlayışı aşmaya çalışma denemesi olmasına gayret edilecektir Bunun yanında halk tarafından yönetimin bir ide olmaktan çıkarılıp pratiğe dökülmesinin yolunu aydınlatma gayreti içinde olunacaktır Bunun anlamı tam olarak şudur Ampirik olanın gölgesinde kalmayacak bir sosyal araştırma çerçevesinde demokrasiye bakış açısının nesnelliği ile ilgili şüphelerimi dile getirmek Fakat şu noktanın bilinciyle Demokratik olgulara belli metodolojik dayatmalarda bulunmak onun ilerlemesini engeller Bu amaçla kitapta her şeyden önce başkanlık hükümet sistemi ve türevleri üzerinde durulacaktır Zira başkanlık sistemi uzun yıllardır Güney Amerika ülkelerinin olumsuz uygulamaları başkancılık ve kendine mahsus siyasi tarihsel ve sosyolojik sebeplerle başarılı ABD uygulaması başkanlık üzerinden karşılıklı tartışmalara konu edilmiş ve hala da edilmektedir Bahsi geçen çerçevede olmak üzere bu çalışmada ABD deki başkanlık sistemi ve Türkiye deki Türk Tipi Başkanlık sistemlerinin özellikleri avantaj ve dezavantajları bakımından karşılaştırılması ve Türkiye deki pratiğin ne yönde başkanlık yönünde mi başkancılık yönünde mi ilerleyeceği üzerine eleştirel bir inceleme olarak ele alınması yanında başkanlık hükümet sisteminin kuvvetler ayrılığı ilkesiyle sorunu olmadığı ancak demokrasi ile sorunu olduğu ortaya konulmaya çalışılacaktır