Demokrasinin Ötesinde — Gilles Dauve

Demokrasinin Ötesinde
Gilles DauveSel Yayıncılık
Demokrasinin Ötesinde
Gilles DauveBugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor Demokratikleşme ya da totaliterleşme tek siyasal gündem olunca muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir demokrasi ilkesi ile açıklıyorlar Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise demokrasinin yöneten yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla özgürleşmeyle aynı şey olmadığını dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar Böylece toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve demokrat kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar

Sel Yayıncılık
Gilles Dauve tarafından kaleme alınan Demokrasinin Ötesinde Sel Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Demokrasinin Ötesinde Gilles Dauve Kitap Özeti Bugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor Demokratikleşme ya da totaliterleşme tek siyasal gündem olunca muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir demokrasi ilkesi ile açıklıyorlar Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise demokrasinin yöneten yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla özgürleşmeyle aynı şey olmadığını dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar Böylece toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve demokrat kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar Yayınevi Sel Yayıncılık Yazar Gilles Dauve Sayfa 167 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2012 Barkod 9789755705958 Kategori Diğer Politikat Siyaset Dünya Siyaseti ve Politikası

Sel Yayıncılık
Bugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor Demokratikleşme ya da totaliterleşme tek siyasal gündem olunca muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir demokrasi ilkesi ile açıklıyorlar Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise demokrasinin yöneten yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla özgürleşmeyle aynı şey olmadığını dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar Böylece toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve demokrat kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar Sayfa Sayısı 168 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Sel Yayıncılık

Sel Yayıncılık
Bugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor Demokratikleşme ya da totaliterleşme tek siyasal gündem olunca muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir demokrasi ilkesi ile açıklıyorlar Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise demokrasinin yöneten yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla özgürleşmeyle aynı şey olmadığını dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar Böylece toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve demokrat kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar

Sel Yayıncılık
çev. İhya Kahraman

Sel Yayıncılık
çev. İhya Kahraman
Bugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor Demokratikleşme ya da totaliterleşme tek siyasal gündem olunca muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir demokrasi ilkesi ile açıklıyorlar Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise demokrasinin yöneten yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla özgürleşmeyle aynı şey olmadığını dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar Böylece toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve demokrat kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar

Sel
Bugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor Demokratikleşme ya da totaliterleşme tek siyasal gündem olunca muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir demokrasi ilkesi ile açıklıyorlar Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise demokrasinin yöneten yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla özgürleşmeyle aynı şey olmadığını dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar Böylece toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve demokrat kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar

Sel Yayıncılık
Bugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor Demokratikleşme ya da totaliterleşme tek siyasal gündem olunca muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir demokrasi ilkesi ile açıklıyorlar Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise demokrasinin yöneten yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla özgürleşmeyle aynı şey olmadığını dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar Böylece toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve demokrat kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar

Sel Yayıncılık
çev. Bilge Sancı
Bugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Sel Yayıncılık - Düşünsel Dizisi
çev. İhya Kahraman
Bugün muhafazakârın cumhuriyetçinin milliyetçinin ve dahi sosyalistin demokrat olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu dünyada eylemek değil seçim yapmak kutsanıyor Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi kendini kusuruyla yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken demokrasilerin kusuru ise yeterince demokrat olmamasında bulunuyor Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken siyaset de totaliterlik demokratlık tartışmasına indirgeniyor Demokratikleşme ya da totaliterleşme tek siyasal gündem olunca muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir demokrasi ilkesi ile açıklıyorlar Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise demokrasinin yöneten yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla özgürleşmeyle aynı şey olmadığını dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar Böylece toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve demokrat kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar Sayfa Sayısı 168Baskı Yılı 2012Dili TürkçeYayınevi Sel Yayıncılık