Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek — Cengiz Aytmatov

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Cengiz AytmatovElips Kitap
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Cengiz Aytmatovimg src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ötüken Neşriyat
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikayesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikaye Aytmatov un diğer hikayelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikayede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Nora Kitap
Engin deniz gebedir kendisi gibi düşüncelere ucu bucağı olmayan nerede bitip nerede başladığı bilinmeksizin birbirine karışarak çoğalan düşüncelerdir bunlar Ölümse kimi zaman öğrenmenin bir yoludur İkisi de deneyimli birer avcı olan Emrayin ile Mılgun kürekleri çekedursunlar ilk kez ava çıkan küçük Kirisk ve ahir ömründe düş kurmaktan vazgeçmemiş olan Orhan Dede nin hayalleri korkuları umutları bir olur sanki Ve küçük Kirisk ilk avından eli boş dönse de yeryüzüyle bağı kopmuş olan sandalda bekleyen üç kahramanın ölümü sonsuz beyazlığın ortasında yapayalnız kalan Kirisk in yol göstericisi olacaktır Ne kürekleri çekip çevirecek gücü vardı ne de kayığı götüreceği bir yer Babasının Mılgun Amcasının sudan çıkarıp düzgünce yerleştirdikleri küreklere üzgün üzgün baktı Sisler arasında kendi kendine sürüklenen sandal bilinmeyen bir yöne doğru yol almaktaydı Çevresini aynı sessizlik insanın tüylerini ürperten iliklerini kurutan aynı korku sarmıştı

Nora Kitap
çev. Mehmet Özgül
Engin deniz gebedir kendisi gibi düşüncelere ucu bucağı olmayan nerede bitip nerede başladığı bilinmeksizin birbirine karışarak çoğalan düşüncelerdir bunlar Ölümse kimi zaman öğrenmenin bir yoludur İkisi de deneyimli birer avcı olan Emrayin ile Mılgun kürekleri çekedursunlar ilk kez ava çıkan küçük Kirisk ve ahir ömründe düş kurmaktan vazgeçmemiş olan Orhan Dede nin hayalleri korkuları umutları bir olur sanki Ve küçük Kirisk ilk avından eli boş dönse de yeryüzüyle bağı kopmuş olan sandalda bekleyen üç kahramanın ölümü sonsuz beyazlığın ortasında yapayalnız kalan Kirisk in yol göstericisi olacaktır Ne kürekleri çekip çevirecek gücü vardı ne de kayığı götüreceği bir yer Babasının Mılgun Amcasının sudan çıkarıp düzgünce yerleştirdikleri küreklere üzgün üzgün baktı Sisler arasında kendi kendine sürüklenen sandal bilinmeyen bir yöne doğru yol almaktaydı Çevresini aynı sessizlik insanın tüylerini ürperten iliklerini kurutan aynı korku sarmıştı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ötüken Neşriyat
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek mitoloji ile günlük hayatı bir araya getiren ve metanet ile fedakarlığın önemini vurgulayan etkileyici bir hikayedir Aytmatov un eşsiz üslubu okuyucuyu hikayenin içine çeker ve bir baba ile evladının trajik hikayesini anlatır

Ketebe Yayınları
Ketebe Yayınları Deniz Kıyısında Koşan Ala KöpekUfuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

Ketebe Yayınları
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

Ketebe Yayınları
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

Ketebe Yayınları
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

Ötüken Neşriyat
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakârlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikâyesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikâye Aytmatov un diğer hikâyelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikâyede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Ketebe
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir Tanıtım Bülteninden

Ketebe
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

Ötüken Neşriyat
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikayesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikaye Aytmatov un diğer hikayelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikayede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

çev. Refik Özdek
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikayesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikaye Aytmatov un diğer hikayelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikayede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü Yazar Cengiz Aytmatov Sayfa Sayısı 110 Çeviri Refik Özdek Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Kasım 2022 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ketebe Yayıncılık
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

Ketebe
çev. Özgül, Mehmet
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

Ketebe Yayınları
çev. Mehmet Özgül
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

çev. Mehmet Özgül
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir Yazar Cengiz Aytmatov Sayfa Sayısı 124 Çeviri Mehmet Özgül Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Haziran 2021 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ötüken Neşriyat
çev. Refik Özdek
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikayesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikaye Aytmatov un diğer hikayelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikayede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Ötüken Neşriyat
çev. Refik Özdek
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakârlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikâyesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikâye Aytmatov un diğer hikâyelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikâyede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakârlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikâyesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikâye Aytmatov un diğer hikâyelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikâyede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakârlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikâyesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikâye Aytmatov un diğer hikâyelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikâyede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Ketebe Yayınları
Ufuksuz denizler bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen Tıpkı kendisi gibi uçsuz bucaksız başlangıcı ve sonu olmayan birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede nin umutları korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir

ÖTÜKEN
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakârlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikâyesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikâye Aytmatov un diğer hikâyelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikâyede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü Yayınevi ÖTÜKEN Yazar CENGİZ AYTMATOV Baskı 18 BASKI Çevirmen REFİK ÖZDEK Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 110 SAYFA Yıl 2018

Ötüken Neşriyat
çev. Refik Özdek
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakârlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikâyesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikâye Aytmatov un diğer hikâyelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikâyede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Ötüken Neşriyat
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikayesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikaye Aytmatov un diğer hikayelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikayede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Ötüken
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakârlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikâyesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikâye Aytmatov un diğer hikâyelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikâyede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

Ötüken Neşriyat
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Cengiz Aytmatov un mitoloji ile gündelik hayatı bir araya getirdiği ve insanlığın en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarlığın trajik hayatlarımızda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu eşsiz bir üslupla anlattığı hikayesidir Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altına alan bu hikaye Aytmatov un diğer hikayelerinden farklı olarak bir bozkırda değil denizin tam ortasında geçer Bir yaratılış efsanesi ile başlayan hikayede bir babanın evladı için hayatından vazgeçişinden bahsedilir Hatta yalnızca bir babanın değil küçük bir çocuk olan Kirisk in yaşaması için üç adamın ölüme gidişi âdeta yüreğinize işlenerek anlatılır Koca bir denizin ortasında susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir şeydi Eskiden övündüğü nesi varsa hepsi yok olup gitmişti ve ölüm hiç de uzak değildi artık Ama göğsündeki yüreği yine gençlik yıllarındaki arzularla tutkuyla çarpıyor gönlü kocamıyordu Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması Çünkü gönül yaşlanmayınca düşleri düşünceleri de değişmiyordu Ve insan ancak rüyada düşüncelerde hür ve ölümsüzdü

NORA KİTAP
çev. Mehmet Özgül
Engin deniz gebedir kendisi gibi düşüncelere ucu bucağı olmayan nerede bitip nerede başladığı bilinmeksizin birbirine karışarak çoğalan düşüncelerdir bunlar Ölümse kimi zaman öğrenmenin bir yoludur İkisi de deneyimli birer avcı olan Emrayin ile Mılgun kürekleri çekedursunlar ilk kez ava çıkan küçük Kirisk ve ahir ömründe düş kurmaktan vazgeçmemiş olan Orhan Dede nin hayalleri korkuları umutları bir olur sanki Ve küçük Kirisk ilk avından eli boş dönse de yeryüzüyle bağı kopmuş olan sandalda bekleyen üç kahramanın ölümü sonsuz beyazlığın ortasında yapayalnız kalan Kirisk in yol göstericisi olacaktır Ne kürekleri çekip çevirecek gücü vardı ne de kayığı götüreceği bir yer Babasının Mılgun Amcasının sudan çıkarıp düzgünce yerleştirdikleri küreklere üzgün üzgün baktı Sisler arasında kendi kendine sürüklenen sandal bilinmeyen bir yöne doğru yol almaktaydı Çevresini aynı sessizlik insanın tüylerini ürperten iliklerini kurutan aynı korku sarmıştı

ELİPS KİTAP
çev. Semnal Gökmen
Es rüzgâr dayan rüzgâr sakın durma Adını bilmiyorum Orhan Ata olsaydı söylerdi Gel benim kardeşim ol Sakın durma ey rüzgâr sakın yönünü değiştirme İstersen bu yönde uzun süre esebilirsin Yardım et bana ey rüzgâr Sakın gitme Adını da öğrenir ve seni adınla çağırırım İster misin sana Orhan adını Orhan Ata nın adını vereyim Seni hep Orhan rüzgârı diye çağırırım sen de beni tanırsın Kirisk uyuyakaldığı için kendini suçluyor ve sonsuz kederler içinde ağlıyordu Uyumamış olsa babasının ayaklarına elleriyle dişleriyle sarılır onu asla bırakmazdı Bu korkunç boşlukta yapayalnız kalmaktansa onunla birlikte açlıktan susuzluktan ölmesi daha iyiydi Geceleyin kayığın birdenbire sarsıldığını ani bir itişle kaydığını hissettiği zaman niçin gözlerini açamamış niçin fırlayıp kalkmamış ve bağırmamıştı Kendine kızıyor sövüp sayıyordu Ah uyanık olsaydı Babasının denize atlamasına engel olamaz mıydı Ya da o karanlık uçuruma onunla birlikle kendisi de atlayamaz mıydı İnsanın temel meselelerini aşkını hasretini düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov Kökü Manas tı Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle Yepyeni ufuklara açılıyordu Çocukluğunda dinlediği masallar gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle Dünyanın dört bir tarafında okundu O yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor