Deniz Kokusunun Ulaşamadığı İzmir — Hüseyin Bul

Deniz Kokusunun Ulaşamadığı İzmir
Hüseyin BulKlaros Yayınları
Deniz Kokusunun Ulaşamadığı İzmir
Hüseyin BulYusuf Alper genelde hissedebileceğiniz bir volumenin üzerine çıkmadan der diyeceğini Şiirden şiire geçiş yaparken o sınırı hissedersiniz Benim gibi borderline tarzı olan birinin okurken gıcıklanabileceği inatçı bir sınırdır bu Bütün değişkenlikler bu sınırın altında aktarılır Samimi olmak gerekirse buna tekdüzelik deyip geçmek isterdim Değil Okuyucuyla bağ kurma gibi bir kaygısı var mı yok mu bilmiyorum Varsa da bunu hissettirmiyor Bu da anlatan şiir kişisi ile dinleyen arasında birinin nesneleşmesine neden olabiliyor Duvardım ağaç oldum yazı mı tura mı Yusuf Lokman Kurucu Tanıtım Bülteninden

Klaros Yayınları
Şehir bütün yorgunluğunu kadife tenli bir akşama emanet ederken ay ışığıyla şenlenen körfez üzerindeki tertemiz bir yaz akşamıyla sessizce serenat yapıyor Havra Sokağı için dansın zamanı değil Gece kabuğuna çekilip de uzanınca şehrin üstüne eski yaraları sarmak için ideal bir zaman Tüyleri dökülmüş yaşlı bir kediyle dertleşmek az da olsa serinletiyor Havra Sokağı nın yüreğini Gece gündüz yalnız yorgun sahipsiz ve dilsiz olan Havra Sokağı dilini yutmuş bülbüller sokağı olmak üzere Deniz kokusunun ulaşmadığı İzmir bir kentin devinimini sancılarını beklenti ve düşlerini anlatan panoramik bir anlatı İzmir turuna çıkarıyor yazar bizi Sokaklarını mahallelerini toprağın rengini insanın yorgunluğunu ve bir kentin uzak diyarlara nasıl göz kırptığını edebiyatın lezzetiyle acele etmeden anlatıyor Bazen bir işçinin bazen bir balığın bazen de bir vapurun gözüyle bakmamızı sağlıyor İzmir in bu halini gördükçe anılarınızı tazeleyeceksiniz

KLAROS YAYINLARI
Şehir bütün yorgunluğunu kadife tenli bir akşama emanet ederken ay ışığıyla şenlenen körfez üzerindeki tertemiz bir yaz akşamıyla sessizce serenat yapıyor Havra Sokağı için dansın zamanı değil Gece kabuğuna çekilip de uzanınca şehrin üstüne eski yaraları sarmak için ideal bir zaman Tüyleri dökülmüş yaşlı bir kediyle dertleşmek az da olsa serinletiyor Havra Sokağı nın yüreğini Gece gündüz yalnız yorgun sahipsiz ve dilsiz olan Havra Sokağı dilini yutmuş bülbüller sokağı olmak üzere Deniz kokusunun ulaşmadığı İzmir bir kentin devinimini sancılarını beklenti ve düşlerini anlatan panoramik bir anlatı İzmir turuna çıkarıyor yazar bizi Sokaklarını mahallelerini toprağın rengini insanın yorgunluğunu ve bir kentin uzak diyarlara nasıl göz kırptığını edebiyatın lezzetiyle acele etmeden anlatıyor Bazen bir işçinin bazen bir balığın bazen de bir vapurun gözüyle bakmamızı sağlıyor İzmir in bu halini gördükçe anılarınızı tazeleyeceksiniz

Klaros Yayınları
Hüseyin Bul tarafından kaleme alınan Deniz Kokusunun Ulaşamadığı İzmir Klaros Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Deniz Kokusunun Ulaşamadığı İzmir Hüseyin Bul Kitap Özeti Şehir bütün yorgunluğunu kadife tenli bir akşama emanet ederken ay ışığıyla şenlenen körfez üzerindeki tertemiz bir yaz akşamıyla sessizce serenat yapıyor Havra Sokağı için dansın zamanı değil Gece kabuğuna çekilip de uzanınca şehrin üstüne eski yaraları sarmak için ideal bir zaman Tüyleri dökülmüş yaşlı bir kediyle dertleşmek az da olsa serinletiyor Havra Sokağı nın yüreğini Gece gündüz yalnız yorgun sahipsiz ve dilsiz olan Havra Sokağı dilini yutmuş bülbüller sokağı olmak üzere Deniz kokusunun ulaşmadığı İzmir bir kentin devinimini sancılarını beklenti ve düşlerini anlatan panoramik bir anlatı İzmir turuna çıkarıyor yazar bizi Sokaklarını mahallelerini toprağın rengini insanın yorgunluğunu ve bir kentin uzak diyarlara nasıl göz kırptığını edebiyatın lezzetiyle acele etmeden anlatıyor Bazen bir işçinin bazen bir balığın bazen de bir vapurun gözüyle bakmamızı sağlıyor İzmir in bu halini gördükçe anılarınızı tazeleyeceksiniz Yayınevi Klaros Yayınları Yazar Hüseyin Bul Sayfa 135 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786254155161 Kategori Gezi Rehberi Kent Rehberleri

Klaros Yayınları
Şehir bütün yorgunluğunu kadife tenli bir akşama emanet ederken ay ışığıyla şenlenen körfez üzerindeki tertemiz bir yaz akşamıyla sessizce serenat yapıyor Havra Sokağı için dansın zamanı değil Gece kabuğuna çekilip de uzanınca şehrin üstüne eski yaraları sarmak için ideal bir zaman Tüyleri dökülmüş yaşlı bir kediyle dertleşmek az da olsa serinletiyor Havra Sokağı nın yüreğini Gece gündüz yalnız yorgun sahipsiz ve dilsiz olan Havra Sokağı dilini yutmuş bülbüller sokağı olmak üzere Deniz kokusunun ulaşmadığı İzmir bir kentin devinimini sancılarını beklenti ve düşlerini anlatan panoramik bir anlatı İzmir turuna çıkarıyor yazar bizi Sokaklarını mahallelerini toprağın rengini insanın yorgunluğunu ve bir kentin uzak diyarlara nasıl göz kırptığını edebiyatın lezzetiyle acele etmeden anlatıyor Bazen bir işçinin bazen bir balığın bazen de bir vapurun gözüyle bakmamızı sağlıyor İzmir in bu halini gördükçe anılarınızı tazeleyeceksiniz

Klaros Yayınları
Şehir bütün yorgunluğunu kadife tenli bir akşama emanet ederken ay ışığıyla şenlenen körfez üzerindeki tertemiz bir yaz akşamıyla sessizce serenat yapıyor Havra Sokağı için dansın zamanı değil Gece kabuğuna çekilip de uzanınca şehrin üstüne eski yaraları sarmak için ideal bir zaman Tüyleri dökülmüş yaşlı bir kediyle dertleşmek az da olsa serinletiyor Havra Sokağı nın yüreğini Gece gündüz yalnız yorgun sahipsiz ve dilsiz olan Havra Sokağı dilini yutmuş bülbüller sokağı olmak üzere Deniz kokusunun ulaşmadığı İzmir bir kentin devinimini sancılarını beklenti ve düşlerini anlatan panoramik bir anlatı İzmir turuna çıkarıyor yazar bizi Sokaklarını mahallelerini toprağın rengini insanın yorgunluğunu ve bir kentin uzak diyarlara nasıl göz kırptığını edebiyatın lezzetiyle acele etmeden anlatıyor Bazen bir işçinin bazen bir balığın bazen de bir vapurun gözüyle bakmamızı sağlıyor İzmir in bu halini gördükçe anılarınızı tazeleyeceksiniz

Klaros Yayınları
Yusuf Alper genelde hissedebileceğiniz bir volumenin üzerine çıkmadan der diyeceğini Şiirden şiire geçiş yaparken o sınırı hissedersiniz Benim gibi borderline tarzı olan birinin okurken gıcıklanabileceği inatçı bir sınırdır bu Bütün değişkenlikler bu sınırın altında aktarılır Samimi olmak gerekirse buna tekdüzelik deyip geçmek isterdim Değil Okuyucuyla bağ kurma gibi bir kaygısı var mı yok mu bilmiyorum Varsa da bunu hissettirmiyor Bu da anlatan şiir kişisi ile dinleyen arasında birinin nesneleşmesine neden olabiliyor Duvardım ağaç oldum yazı mı tura mı Yusuf Lokman Kurucu Tanıtım Bülteninden