MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Dersim in Beyaz Donlu Çocukları — Hasan Şahin

Dersim in Beyaz Donlu Çocukları
138,00
DenemeDenemeler

Dersim in Beyaz Donlu Çocukları

Hasan Şahin

Gece Kitaplığı

2020117 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Dersim in Beyaz Donlu Çocukları

Hasan Şahin

1938 de Dersim olaylarını canlı olarak görmüştüm yaşım küçükte olsa bugün gibi hatırlıyorum Buna rağmen görüp bildiklerim yeterli gelmiyordu nedenini hep öğrenmek istiyordum O günkü şartlarda bir ilçenin diğeriyle iletişimi yoktu o yüzden 1956 yılında memur olduktan sonra Pülümür ve Elâzığ da görev yaparken bu feci olaylara maruz kalan yaşlı insanlarla konuşma şansına kavuştum Olaydan önce 2884 sayılı Tunceli vilayeti kanununu okuyunca bununla o elem olayların alt yapısının oluşturulduğunu anladım Sanki Tunceli Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde değil de savaşarak kazanılmış bir toprak parçasıydı Burada yaşayan insanların kültür ve soy bağlarından koparılarak ve asimile edilerek şiddet içeren bir kişiye yetki kanunu olduğunu anlıyorum Bu konu her zaman belleğimi kurcalamıştır Ben din dil ırk renk ayrımı yapmadan insanca yaşanabileceğine inananlardanım Tarihi değiştirmek ve çarpıtmakla inkâr etmekle ya da insanları asimile etmekle yaşananları değiştiremeyiz Gerçekleri bilmeli onlardan ders çıkarmalı ve geleceğimizi ona göre şekillendirmeliyiz Sizler o dönem için mecburdu devlet bunları yapmaya diyebilirsiniz Oysa ben devletin hepimizi kucaklaması gerektiğini olayların kan dökülmeden ve halkı yerinden yurdundan uzaklara sürgün etmeden de çözebileceğini düşünenlerdenim Çünkü güçlü devlet ne şekilde olursa olsun vatandaşını kucaklayandır sahip çıkandır O yüzden pek çok yakınımı kaybettiğim ve çok büyük acılara tanıklık ettiğim için o yaşananları kabul edemiyorum Kimin yaptığına nasıl ve neden yaptığına okuyarak araştırarak kendiniz karar verin Osmanlı döneminde kendisinden karşılayamayacağı vergiler istenen kendi kültürüne göre biryaşam şekli benimsemiş medeniyetten hep uzak kalmış bir bölgeden asi bir halktan bahsediyoruz Cumhuriyet dönemine batı şehirleri kadar çabuk ayak uydurması tabi ki beklenemez Şu anda bile Güneydoğu da ağalık ve aşiret sistemi hala devam etmektedir ve çözülememiştir Tabidir ki vatanına ihanet edenler o dönemde de olmuştur Bütün bir bölge halkını birkaç kişi için cezalandırmak hangi insanlığa sığar Cumhuriyetin ilk yıllarında bu acıların yaşanmasına rağmen ben ve çevrem Mustafa Kemal Atatürk ü hep sevmişizdir Hala çoğumuzun evinde Atatürk ün resmi asılıdır

BKM Kitap
138,00

Gece Kitaplığı

2020117 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

1938 de Dersim olaylarını canlı olarak görmüştüm yaşım küçükte olsa bugün gibi hatırlıyorum Buna rağmen görüp bildiklerim yeterli gelmiyordu nedenini hep öğrenmek istiyordum O günkü şartlarda bir ilçenin diğeriyle iletişimi yoktu o yüzden 1956 yılında memur olduktan sonra Pülümür ve Elâzığ da görev yaparken bu feci olaylara maruz kalan yaşlı insanlarla konuşma şansına kavuştum Olaydan önce 2884 sayılı Tunceli vilayeti kanununu okuyunca bununla o elem olayların alt yapısının oluşturulduğunu anladım Sanki Tunceli Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde değil de savaşarak kazanılmış bir toprak parçasıydı Burada yaşayan insanların kültür ve soy bağlarından koparılarak ve asimile edilerek şiddet içeren bir kişiye yetki kanunu olduğunu anlıyorum Bu konu her zaman belleğimi kurcalamıştır Ben din dil ırk renk ayrımı yapmadan insanca yaşanabileceğine inananlardanım Tarihi değiştirmek ve çarpıtmakla inkâr etmekle ya da insanları asimile etmekle yaşananları değiştiremeyiz Gerçekleri bilmeli onlardan ders çıkarmalı ve geleceğimizi ona göre şekillendirmeliyiz Sizler o dönem için mecburdu devlet bunları yapmaya diyebilirsiniz Oysa ben devletin hepimizi kucaklaması gerektiğini olayların kan dökülmeden ve halkı yerinden yurdundan uzaklara sürgün etmeden de çözebileceğini düşünenlerdenim Çünkü güçlü devlet ne şekilde olursa olsun vatandaşını kucaklayandır sahip çıkandır O yüzden pek çok yakınımı kaybettiğim ve çok büyük acılara tanıklık ettiğim için o yaşananları kabul edemiyorum Kimin yaptığına nasıl ve neden yaptığına okuyarak araştırarak kendiniz karar verin Osmanlı döneminde kendisinden karşılayamayacağı vergiler istenen kendi kültürüne göre bir yaşam şekli benimsemiş medeniyetten hep uzak kalmış bir bölgeden asi bir halktan bahsediyoruz Cumhuriyet dönemine batı şehirleri kadar çabuk ayak uydurması tabi ki beklenemez Şu anda bile Güneydoğu da ağalık ve aşiret sistemi hala devam etmektedir ve çözülememiştir Tabidir ki vatanına ihanet edenler o dönemde de olmuştur Bütün bir bölge halkını birkaç kişi için cezalandırmak hangi insanlığa sığar Cumhuriyetin ilk yıllarında bu acıların yaşanmasına rağmen ben ve çevrem Mustafa Kemal Atatürk ü hep sevmişizdir Hala çoğumuzun evinde Atatürk ün resmi asılıdır

Kitap Ambarı
151,80

Gece Kitaplığı

2020117 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

1938 de Dersim olaylarını canlı olarak görmüştüm yaşım küçükte olsa bugün gibi hatırlıyorum Buna rağmen görüp bildiklerim yeterli gelmiyordu nedenini hep öğrenmek istiyordum O günküşartlarda bir ilçenin diğeriyle iletişimi yoktu o yüzden 1956 yılında memur olduktan sonra Pülümürve Elâzığ da görev yaparken bu feci olaylara maruz kalan yaşlı insanlarla konuşma şansınakavuştum Olaydan önce 2884 sayılı Tunceli vilayeti kanununu okuyunca bununla o elemolayların alt yapısının oluşturulduğunu anladım Sanki Tunceli Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde değil de savaşarak kazanılmış bir toprakparçasıydı Burada yaşayan insanların kültür ve soy bağlarından koparılarak ve asimile edilerekşiddet içeren bir kişiye yetki kanunu olduğunu anlıyorum Bu konu her zaman belleğimikurcalamıştır Ben din dil ırk renk ayrımı yapmadan insanca yaşanabileceğine inananlardanım Tarihideğiştirmek ve çarpıtmakla inkâr etmekle ya da insanları asimile etmekle yaşananlarıdeğiştiremeyiz Gerçekleri bilmeli onlardan ders çıkarmalı ve geleceğimizi ona göreşekillendirmeliyiz Sizler o dönem için mecburdu devlet bunları yapmaya diyebilirsiniz Oysaben devletin hepimizi kucaklaması gerektiğini olayların kan dökülmeden ve halkı yerindenyurdundan uzaklara sürgün etmeden de çözebileceğini düşünenlerdenim Çünkü güçlü devlet neşekilde olursa olsun vatandaşını kucaklayandır sahip çıkandır O yüzden pek çok yakınımıkaybettiğim ve çok büyük acılara tanıklık ettiğim için o yaşananları kabul edemiyorum Kiminyaptığına nasıl ve neden yaptığına okuyarak araştırarak kendiniz karar verin Osmanlı döneminde kendisinden karşılayamayacağı vergiler istenen kendi kültürüne göre bir yaşam şekli benimsemiş medeniyetten hep uzak kalmış bir bölgeden asi bir halktanbahsediyoruz Cumhuriyet dönemine batı şehirleri kadar çabuk ayak uydurması tabi kibeklenemez Şu anda bile Güneydoğu da ağalık ve aşiret sistemi hala devam etmektedir veçözülememiştir Tabidir ki vatanına ihanet edenler o dönemde de olmuştur Bütün bir bölge halkınıbirkaç kişi için cezalandırmak hangi insanlığa sığar Cumhuriyetin ilk yıllarında bu acılarınyaşanmasına rağmen ben ve çevrem Mustafa Kemal Atatürk ü hep sevmişizdir Hala çoğumuzun evinde Atatürk ün resmi asılıdır Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
154,10

Gece Kitaplığı

2020117 sf.
Ekin Kitap

1938 de Dersim olaylarını canlı olarak görmüştüm yaşım küçükte olsa bugün gibi hatırlıyorum Buna rağmen görüp bildiklerim yeterli gelmiyordu nedenini hep öğrenmek istiyordum O günküşartlarda bir ilçenin diğeriyle iletişimi yoktu o yüzden 1956 yılında memur olduktan sonra Pülümürve Elâzığ da görev yaparken bu feci olaylara maruz kalan yaşlı insanlarla konuşma şansınakavuştum Olaydan önce 2884 sayılı Tunceli vilayeti kanununu okuyunca bununla o elemolayların alt yapısının oluşturulduğunu anladım Sanki Tunceli Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde değil de savaşarak kazanılmış bir toprakparçasıydı Burada yaşayan insanların kültür ve soy bağlarından koparılarak ve asimile edilerekşiddet içeren bir kişiye yetki kanunu olduğunu anlıyorum Bu konu her zaman belleğimikurcalamıştır Ben din dil ırk renk ayrımı yapmadan insanca yaşanabileceğine inananlardanım Tarihideğiştirmek ve çarpıtmakla inkâr etmekle ya da insanları asimile etmekle yaşananlarıdeğiştiremeyiz Gerçekleri bilmeli onlardan ders çıkarmalı ve geleceğimizi ona göreşekillendirmeliyiz Sizler o dönem için mecburdu devlet bunları yapmaya diyebilirsiniz Oysaben devletin hepimizi kucaklaması gerektiğini olayların kan dökülmeden ve halkı yerindenyurdundan uzaklara sürgün etmeden de çözebileceğini düşünenlerdenim Çünkü güçlü devlet neşekilde olursa olsun vatandaşını kucaklayandır sahip çıkandır O yüzden pek çok yakınımıkaybettiğim ve çok büyük acılara tanıklık ettiğim için o yaşananları kabul edemiyorum Kiminyaptığına nasıl ve neden yaptığına okuyarak araştırarak kendiniz karar verin Osmanlı döneminde kendisinden karşılayamayacağı vergiler istenen kendi kültürüne göre bir yaşam şekli benimsemiş medeniyetten hep uzak kalmış bir bölgeden asi bir halktanbahsediyoruz Cumhuriyet dönemine batı şehirleri kadar çabuk ayak uydurması tabi kibeklenemez Şu anda bile Güneydoğu da ağalık ve aşiret sistemi hala devam etmektedir veçözülememiştir Tabidir ki vatanına ihanet edenler o dönemde de olmuştur Bütün bir bölge halkınıbirkaç kişi için cezalandırmak hangi insanlığa sığar Cumhuriyetin ilk yıllarında bu acılarınyaşanmasına rağmen ben ve çevrem Mustafa Kemal Atatürk ü hep sevmişizdir Hala çoğumuzun evinde Atatürk ün resmi asılıdır

Nobel Kitap
179,40

Gece Kitaplığı

2020117 sf.
14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

1938 de Dersim olaylarını canlı olarak görmüştüm yaşım küçükte olsa bugün gibi hatırlıyorum Buna rağmen görüp bildiklerim yeterli gelmiyordu nedenini hep öğrenmek istiyordum O günkü şartlarda bir ilçenin diğeriyle iletişimi yoktu o yüzden 1956 yılında memur olduktan sonra Pülümür ve Elâzığ da görev yaparken bu feci olaylara maruz kalan yaşlı insanlarla konuşma şansına kavuştum Olaydan önce 2884 sayılı Tunceli vilayeti kanununu okuyunca bununla o elem olayların alt yapısının oluşturulduğunu anladım Sanki Tunceli Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde değil de savaşarak kazanılmış bir toprak parçasıydı Burada yaşayan insanların kültür ve soy bağlarından koparılarak ve asimile edilerek şiddet içeren bir kişiye yetki kanunu olduğunu anlıyorum Bu konu her zaman belleğimi kurcalamıştır Ben din dil ırk renk ayrımı yapmadan insanca yaşanabileceğine inananlardanım Tarihi değiştirmek ve çarpıtmakla inkâr etmekle ya da insanları asimile etmekle yaşananları değiştiremeyiz Gerçekleri bilmeli onlardan ders çıkarmalı ve geleceğimizi ona göre şekillendirmeliyiz Sizler o dönem için mecburdu devlet bunları yapmaya diyebilirsiniz Oysa ben devletin hepimizi kucaklaması gerektiğini olayların kan dökülmeden ve halkı yerinden yurdundan uzaklara sürgün etmeden de çözebileceğini düşünenlerdenim Çünkü güçlü devlet ne şekilde olursa olsun vatandaşını kucaklayandır sahip çıkandır O yüzden pek çok yakınımı kaybettiğim ve çok büyük acılara tanıklık ettiğim için o yaşananları kabul edemiyorum Kimin yaptığına nasıl ve neden yaptığına okuyarak araştırarak kendiniz karar verin Osmanlı döneminde kendisinden karşılayamayacağı vergiler istenen kendi kültürüne göre bir yaşam şekli benimsemiş medeniyetten hep uzak kalmış bir bölgeden asi bir halktan bahsediyoruz Cumhuriyet dönemine batı şehirleri kadar çabuk ayak uydurması tabi ki beklenemez Şu anda bile Güneydoğu da ağalık ve aşiret sistemi hala devam etmektedir ve çözülememiştir Tabidir ki vatanına ihanet edenler o dönemde de olmuştur Bütün bir bölge halkını birkaç kişi için cezalandırmak hangi insanlığa sığar Cumhuriyetin ilk yıllarında bu acıların yaşanmasına rağmen ben ve çevrem Mustafa Kemal Atatürk ü hep sevmişizdir Hala çoğumuzun evinde Atatürk ün resmi asılıdır

Şehadet Kitap
230,00

Gece Kitaplığı Yayınları

2020117 sf.
Şehadet Kitap

1938 de Dersim olaylarını canlı olarak görmüştüm yaşım küçükte olsa bugün gibi hatırlıyorum Buna rağmen görüp bildiklerim yeterli gelmiyordu nedenini hep öğrenmek istiyordum O günkü şartlarda bir ilçenin diğeriyle iletişimi yoktu o yüzden 1956 yılında memur olduktan sonra Pülümür ve Elâzığ da görev yaparken bu feci olaylara maruz kalan yaşlı insanlarla konuşma şansına kavuştum Olaydan önce 2884 sayılı Tunceli vilayeti kanununu okuyunca bununla o elem olayların alt yapısının oluşturulduğunu anladım Sanki Tunceli Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde değil de savaşarak kazanılmış bir toprak parçasıydı Burada yaşayan insanların kültür ve soy bağlarından koparılarak ve asimile edilerek şiddet içeren bir kişiye yetki kanunu olduğunu anlıyorum Bu konu her zaman belleğimi kurcalamıştır Ben din dil ırk renk ayrımı yapmadan insanca yaşanabileceğine inananlardanım Tarihi değiştirmek ve çarpıtmakla inkâr etmekle ya da insanları asimile etmekle yaşananları değiştiremeyiz Gerçekleri bilmeli onlardan ders çıkarmalı ve geleceğimizi ona göre şekillendirmeliyiz Sizler o dönem için mecburdu devlet bunları yapmaya diyebilirsiniz Oysa ben devletin hepimizi kucaklaması gerektiğini olayların kan dökülmeden ve halkı yerinden yurdundan uzaklara sürgün etmeden de çözebileceğini düşünenlerdenim Çünkü güçlü devlet ne şekilde olursa olsun vatandaşını kucaklayandır sahip çıkandır O yüzden pek çok yakınımı kaybettiğim ve çok büyük acılara tanıklık ettiğim için o yaşananları kabul edemiyorum Kimin yaptığına nasıl ve neden yaptığına okuyarak araştırarak kendiniz karar verin Osmanlı döneminde kendisinden karşılayamayacağı vergiler istenen kendi kültürüne göre bir yaşam şekli benimsemiş medeniyetten hep uzak kalmış bir bölgeden asi bir halktan bahsediyoruz Cumhuriyet dönemine batı şehirleri kadar çabuk ayak uydurması tabi ki beklenemez Şu anda bile Güneydoğu da ağalık ve aşiret sistemi hala devam etmektedir ve çözülememiştir Tabidir ki vatanına ihanet edenler o dönemde de olmuştur Bütün bir bölge halkını birkaç kişi için cezalandırmak hangi insanlığa sığar Cumhuriyetin ilk yıllarında bu acıların yaşanmasına rağmen ben ve çevrem Mustafa Kemal Atatürk ü hep sevmişizdir Hala çoğumuzun evinde Atatürk ün resmi asılıdır

Pandora

Gece Kitaplığı

2020117 sf.
Pandora

1938 de Dersim olaylarını canlı olarak görmüştüm yaşım küçükte olsa bugün gibi hatırlıyorum Buna rağmen görüp bildiklerim yeterli gelmiyordu nedenini hep öğrenmek istiyordum O günkü şartlarda bir ilçenin diğeriyle iletişimi yoktu o yüzden 1956 yılında memur olduktan sonra Pülümür ve Elâzığ da görev yaparken bu feci olaylara maruz kalan yaşlı insanlarla konuşma şansına kavuştum Olaydan önce 2884 sayılı Tunceli vilayeti kanununu okuyunca bununla o elem olayların alt yapısının oluşturulduğunu anladım Sanki Tunceli Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde değil de savaşarak kazanılmış bir toprak parçasıydı Burada yaşayan insanların kültür ve soy bağlarından koparılarak ve asimile edilerek şiddet içeren bir kişiye yetki kanunu olduğunu anlıyorum Bu konu her zaman belleğimi kurcalamıştır Ben din dil ırk renk ayrımı yapmadan insanca yaşanabileceğine inananlardanım Tarihi değiştirmek ve çarpıtmakla inkâr etmekle ya da insanları asimile etmekle yaşananları değiştiremeyiz Gerçekleri bilmeli onlardan ders çıkarmalı ve geleceğimizi ona göre şekillendirmeliyiz Sizler o dönem için mecburdu devlet bunları yapmaya diyebilirsiniz Oysa ben devletin hepimizi kucaklaması gerektiğini olayların kan dökülmeden ve halkı yerinden yurdundan uzaklara sürgün etmeden de çözebileceğini düşünenlerdenim Çünkü güçlü devlet ne şekilde olursa olsun vatandaşını kucaklayandır sahip çıkandır O yüzden pek çok yakınımı kaybettiğim ve çok büyük acılara tanıklık ettiğim için o yaşananları kabul edemiyorum Kimin yaptığına nasıl ve neden yaptığına okuyarak araştırarak kendiniz karar verin Osmanlı döneminde kendisinden karşılayamayacağı vergiler istenen kendi kültürüne göre bir yaşam şekli benimsemiş medeniyetten hep uzak kalmış bir bölgeden asi bir halktan bahsediyoruz Cumhuriyet dönemine batı şehirleri kadar çabuk ayak uydurması tabi ki beklenemez Şu anda bile Güneydoğu da ağalık ve aşiret sistemi hala devam etmektedir ve çözülememiştir Tabidir ki vatanına ihanet edenler o dönemde de olmuştur Bütün bir bölge halkını birkaç kişi için cezalandırmak hangi insanlığa sığar Cumhuriyetin ilk yıllarında bu acıların yaşanmasına rağmen ben ve çevrem Mustafa Kemal Atatürk ü hep sevmişizdir Hala çoğumuzun evinde Atatürk ün resmi asılıdır