Devlet ve Komün — Muzaffer Oruçoğlu

Devlet ve Komün
Muzaffer OruçoğluPatika Kitap
Devlet ve Komün
Muzaffer OruçoğluVarlığın ayak izlerine düşen kırıntılar ayak izlerinden çıktılar birleştiler ateşe dönüştüler Londra yı bir ucundan yakıp yağmaladılar Prensin şatafatlı düğününden sonra Londra ya Chartist lerin ve Oliver Twist lerin kentine bu yakıştı Sabit anlamlar ve değerler irkildi Daha önce Paris i aynı duruma düşürmüşlerdi Yıkıcıların işi budur Mülk ve devlet sahiplerini yıkmak Özgün ve berrak dolaysız ve yalın vuruşlarla yerleşik bilinci parçalamak Böyle bir çağda insanın en güzel eylemidir yıkmak Devlet insanı ve doğayı sürekli yıkıyor nesneleri ruhlarından koparıyor her şeyi kendine benzetiyor Yıkan yıkılmalıdır Sokağa çıkan yıkıcı sadece devleti değil kendini de o sokakta yıkıyor ileri bir insana doğru yıkıyor Tarihi yapanlar seyirciler değil yıkıcılardır Yıkıcılık insanla ortaya çıktı İnsan var olduğu sürece o da var olacak İnsan önüne çıkan engelleri yıkarak ilerler İnsanın karşısına kendisi bir engel olarak çıkar bazen İnsan kendisini yıkarak ilerler o zaman Yıkıcılık her saniyede her yerde durmaksızın işler Bilimsel bir keşifte bir diklenişte yeni yazılmış bir şiirde bir mayalanışta gülümser ateş gibidir kalıbı ilkesi tabusu yoktur Yıkıcılar devrimi yapar ve terk ederler bu terk ediş devrim olmaktan çıkan devrimi yıkacaklarının bir işareti olarak belirir ve eninde sonunda sahneye çıkar yıkarlar Onlara kim önderlik ederse etsin yıkarlar İşleri yıkmaktır Dağları tüneller halinde köhne binaları ise taş taş yıkarlar Uçurumları demir köprülerle birleştirirler Yeraltı karanlığını yıkar demiri ve kömürü çıkarırlar onları da yıkar yepyeni şeyler yaratırlar Yıkılmayacak hiçbir şey yoktur onların felsefesinde Her şey eninde sonunda yıkılmayı hak eder Yıkıcılar yıkılmaması gereken secde ettikleri en büyük değerleri bile yıkarlar Aileyi devleti mülkiyeti inancı vb yıkarlar Eriştikleri her amacı yıkarlar Dinsizim diyen inandığı kendi dinini yıkmıştır Hiçbir şeyin kalıcılığına inanmıyorum diyen inancı yıkmıştır Devlet melanetin kaynağıdır diyen devleti yıkmıştır Bir ölü gibi mülksüzüm ve her türlü mülkten nefret ediyorum diyen mülkü yıkmıştır Daha çok roman ve öyküleriyle tanınan Oruçoğlu okurlarının karşısına bu kez yakından bildiğimiz edebi üslubuyla kaleme alınmış politik metinleriyle çıkıyor

Patika Kitap
Muzaffer Oruçoğlu tarafından kaleme alınan Devlet ve Komün Patika Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Devlet ve Komün Muzaffer Oruçoğlu Kitap Özeti Varlığın ayak izlerine düşen kırıntılar ayak izlerinden çıktılar birleştiler ateşe dönüştüler Londrayı bir ucundan yakıp yağmaladılar Prensin şatafatlı düğününden sonra Londraya Chartistlerin ve Oliver Twistlerin kentine bu yakıştı Sabit anlamlar ve değerler irkildi Daha önce Parisi aynı duruma düşürmüşlerdi Yıkıcıların işi budur Mülk ve devlet sahiplerini yıkmak Özgün ve berrak dolaysız ve yalın vuruşlarla yerleşik bilinci parçalamak Böyle bir çağda insanın en güzel eylemidir yıkmak Devlet insanı ve doğayı sürekli yıkıyor nesneleri ruhlarından koparıyor her şeyi kendine benzetiyor Yıkan yıkılmalıdır Sokağa çıkan yıkıcı sadece devleti değil kendini de o sokakta yıkıyor ileri bir insana doğru yıkıyor Tarihi yapanlar seyirciler değil yıkıcılardır Yıkıcılık insanla ortaya çıktı İnsan var olduğu sürece o da var olacak İnsan önüne çıkan engelleri yıkarak ilerler İnsanın karşısına kendisi bir engel olarak çıkar bazen İnsan kendisini yıkarak ilerler o zaman Yıkıcılık her saniyede her yerde durmaksızın işler Bilimsel bir keşifte bir diklenişte yeni yazılmış bir şiirde bir mayalanışta gülümser ateş gibidir kalıbı ilkesi tabusu yoktur Yıkıcılar devrimi yapar ve terk ederler bu terk ediş devrim olmaktan çıkan devrimi yıkacaklarının bir işareti olarak belirir ve eninde sonunda sahneye çıkar yıkarlar Onlara kim önderlik ederse etsin yıkarlar İşleri yıkmaktır Dağları tüneller halinde köhne binaları ise taş taş yıkarlar Uçurumları demir köprülerle birleştirirler Yeraltı karanlığını yıkar demiri ve kömürü çıkarırlar onları da yıkar yepyeni şeyler yaratırlar Yıkılmayacak hiçbir şey yoktur onların felsefesinde Her şey eninde sonunda yıkılmayı hak eder Yıkıcılar yıkılmaması gereken secde ettikleri en büyük değerleri bile yıkarlar Aileyi devleti mülkiyeti inancı vb yıkarlar Eriştikleri her amacı yıkarlar Dinsizim diyen inandığı kendi dinini yıkmıştır Hiçbir şeyin kalıcılığına inanmıyorum diyen inancı yıkmıştır Devlet melanetin kaynağıdır diyen devleti yıkmıştır Bir ölü gibi mülksüzüm ve her türlü mülkten nefret ediyorum diyen mülkü yıkmıştır Daha çok roman ve öyküleriyle tanınan Oruçoğlu okurlarının karşısına bu kez yakından bildiğimiz edebi üslubuyla kaleme alınmış politik metinleriyle çıkıyor Yayınevi Patika Kitap Yazar Muzaffer Oruçoğlu Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Eylül 2015 Barkod 9786056477584 Kategori Politik Akımlar Hareketler

Patika Kitap
Varlığın ayak izlerine düşen kırıntılar ayak izlerinden çıktılar birleştiler ateşe dönüştüler Londra yı bir ucundan yakıp yağmaladılar Prensin şatafatlı düğününden sonra Londra ya Chartist lerin ve Oliver Twist lerin kentine bu yakıştı Sabit anlamlar ve değerler irkildi Daha önce Paris i aynı duruma düşürmüşlerdi Yıkıcıların işi budur Mülk ve devlet sahiplerini yıkmak Özgün ve berrak dolaysız ve yalın vuruşlarla yerleşik bilinci parçalamak Böyle bir çağda insanın en güzel eylemidir yıkmak Devlet insanı ve doğayı sürekli yıkıyor nesneleri ruhlarından koparıyor her şeyi kendine benzetiyor Yıkan yıkılmalıdır Sokağa çıkan yıkıcı sadece devleti değil kendini de o sokakta yıkıyor ileri bir insana doğru yıkıyor Tarihi yapanlar seyirciler değil yıkıcılardır Yıkıcılık insanla ortaya çıktı İnsan var olduğu sürece o da var olacak İnsan önüne çıkan engelleri yıkarak ilerler İnsanın karşısına kendisi bir engel olarak çıkar bazen İnsan kendisini yıkarak ilerler o zaman Yıkıcılık her saniyede her yerde durmaksızın işler Bilimsel bir keşifte bir diklenişte yeni yazılmış bir şiirde bir mayalanışta gülümser ateş gibidir kalıbı ilkesi tabusu yoktur Yıkıcılar devrimi yapar ve terk ederler bu terk ediş devrim olmaktan çıkan devrimi yıkacaklarının bir işareti olarak belirir ve eninde sonunda sahneye çıkar yıkarlar Onlara kim önderlik ederse etsin yıkarlar İşleri yıkmaktır Dağları tüneller halinde köhne binaları ise taş taş yıkarlar Uçurumları demir köprülerle birleştirirler Yeraltı karanlığını yıkar demiri ve kömürü çıkarırlar onları da yıkar yepyeni şeyler yaratırlar Yıkılmayacak hiçbir şey yoktur onların felsefesinde Her şey eninde sonunda yıkılmayı hak eder Yıkıcılar yıkılmaması gereken secde ettikleri en büyük değerleri bile yıkarlar Aileyi devleti mülkiyeti inancı vb yıkarlar Eriştikleri her amacı yıkarlar Dinsizim diyen inandığı kendi dinini yıkmıştır Hiçbir şeyin kalıcılığına inanmıyorum diyen ina

Patikakitap
Varlığın ayak izlerine düşen kırıntılar ayak izlerinden çıktılar birleştiler ateşe dönüştüler Londra yı bir ucundan yakıp yağmaladılar Prensin şatafatlı düğününden sonra Londra ya Chartist lerin ve Oliver Twist lerin kentine bu yakıştı Sabit anlamlar ve değerler irkildi Daha önce Paris i aynı duruma düşürmüşlerdi Yıkıcıların işi budur Mülk ve devlet sahiplerini yıkmak Özgün ve berrak dolaysız ve yalın vuruşlarla yerleşik bilinci parçalamak Böyle bir çağda insanın en güzel eylemidir yıkmak Devlet insanı ve doğayı sürekli yıkıyor nesneleri ruhlarından koparıyor her şeyi kendine benzetiyor Yıkan yıkılmalıdır Sokağa çıkan yıkıcı sadece devleti değil kendini de o sokakta yıkıyor ileri bir insana doğru yıkıyor Tarihi yapanlar seyirciler değil yıkıcılardır Yıkıcılık insanla ortaya çıktı İnsan var olduğu sürece o da var olacak İnsan önüne çıkan engelleri yıkarak ilerler İnsanın karşısına kendisi bir engel olarak çıkar bazen İnsan kendisini yıkarak ilerler o zaman Yıkıcılık her saniyede her yerde durmaksızın işler Bilimsel bir keşifte bir diklenişte yeni yazılmış bir şiirde bir mayalanışta gülümser ateş gibidir kalıbı ilkesi tabusu yoktur Yıkıcılar devrimi yapar ve terk ederler bu terk ediş devrim olmaktan çıkan devrimi yıkacaklarının bir işareti olarak belirir ve eninde sonunda sahneye çıkar yıkarlar Onlara kim önderlik ederse etsin yıkarlar İşleri yıkmaktır Dağları tüneller halinde köhne binaları ise taş taş yıkarlar Uçurumları demir köprülerle birleştirirler Yeraltı karanlığını yıkar demiri ve kömürü çıkarırlar onları da yıkar yepyeni şeyler yaratırlar Yıkılmayacak hiçbir şey yoktur onların felsefesinde Her şey eninde sonunda yıkılmayı hak eder Yıkıcılar yıkılmaması gereken secde ettikleri en büyük değerleri bile yıkarlar Aileyi devleti mülkiyeti inancı vb yıkarlar Eriştikleri her amacı yıkarlar Dinsizim diyen inandığı kendi dinini yıkmıştır Hiçbir şeyin kalıcılığına inanmıyorum diyen inancı yıkmıştır Devlet melanetin kaynağıdır diyen devleti yıkmıştır Bir ölü gibi mülksüzüm ve her türlü mülkten nefret ediyorum diyen mülkü yıkmıştır Daha çok roman ve öyküleriyle tanınan Oruçoğlu okurlarının karşısına bu kez yakından bildiğimiz edebi üslubuyla kaleme alınmış politik metinleriyle çıkıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Patika
Varlığın ayak izlerine düşen kırıntılar ayak izlerinden çıktılar birleştiler ateşe dönüştüler Londra yı bir ucundan yakıp yağmaladılar Prensin şatafatlı düğününden sonra Londra ya Chartist lerin ve Oliver Twist lerin kentine bu yakıştı Sabit anlamlar ve değerler irkildi Daha önce Paris i aynı duruma düşürmüşlerdi Yıkıcıların işi budur Mülk ve devlet sahiplerini yıkmak Özgün ve berrak dolaysız ve yalın vuruşlarla yerleşik bilinci parçalamak Böyle bir çağda insanın en güzel eylemidir yıkmak Devlet insanı ve doğayı sürekli yıkıyor nesneleri ruhlarından koparıyor her şeyi kendine benzetiyor Yıkan yıkılmalıdır Sokağa çıkan yıkıcı sadece devleti değil kendini de o sokakta yıkıyor ileri bir insana doğru yıkıyor Tarihi yapanlar seyirciler değil yıkıcılardır Yıkıcılık insanla ortaya çıktı İnsan var olduğu sürece o da var olacak İnsan önüne çıkan engelleri yıkarak ilerler İnsanın karşısına kendisi bir engel olarak çıkar bazen İnsan kendisini yıkarak ilerler o zaman Yıkıcılık her saniyede her yerde durmaksızın işler Bilimsel bir keşifte bir diklenişte yeni yazılmış bir şiirde bir mayalanışta gülümser ateş gibidir kalıbı ilkesi tabusu yoktur Yıkıcılar devrimi yapar ve terk ederler bu terk ediş devrim olmaktan çıkan devrimi yıkacaklarının bir işareti olarak belirir ve eninde sonunda sahneye çıkar yıkarlar Onlara kim önderlik ederse etsin yıkarlar İşleri yıkmaktır Dağları tüneller halinde köhne binaları ise taş taş yıkarlar Uçurumları demir köprülerle birleştirirler Yeraltı karanlığını yıkar demiri ve kömürü çıkarırlar onları da yıkar yepyeni şeyler yaratırlar Yıkılmayacak hiçbir şey yoktur onların felsefesinde Her şey eninde sonunda yıkılmayı hak eder Yıkıcılar yıkılmaması gereken secde ettikleri en büyük değerleri bile yıkarlar Aileyi devleti mülkiyeti inancı vb yıkarlar Eriştikleri her amacı yıkarlar Dinsizim diyen inandığı kendi dinini yıkmıştır Hiçbir şeyin kalıcılığına inanmıyorum diyen inancı yıkmıştır Devlet melanetin kaynağıdır diyen devleti yıkmıştır Bir ölü gibi mülksüzüm ve her türlü mülkten nefret ediyorum diyen mülkü yıkmıştır Daha çok roman ve öyküleriyle tanınan Oruçoğlu okurlarının karşısına bu kez yakından bildiğimiz edebi üslubuyla kaleme alınmış politik metinleriyle çıkıyor