Devlet ve Tabiat — Hürol Çankaya

Devlet ve Tabiat
Hürol ÇankayaSosyal Araştırmalar Vakfı
Devlet ve Tabiat
Hürol Çankaya1953 yılında DNA yapısının keşfinden bugüne kadarki süreçte radikal bir dönüşüm geçiren biyoloji araştırmaları bilgi birikimini biyoteknoloji kulvarına taşıyarak insan yaşamını da aşan bir şekilde doğayı değiştirme cüretini kendinde bulmuştur Ancak konu bu alanda hayal satmaya gelince elbette bu işin uzmanları herkesten önce devreye girmektedir Sermaye ve medya biyo teknolojinin gücünü gerçeğin ötesine taşıyarak kamuoyu beklentisini diri tutmayı başarmıştır Biyoteknolojinin hayaller kadar kabusları da beslemesi kuşkusuz temelsiz değildir Geçmişin ırkçı karanlığı bu konuda endişelenmek için yeterli bir nedendir Biyoteknolojik bir geleceğe dair tartışmaların arka planına bakan bu kitap canlı hücreleri üzerine yapılan teknolojik araştırmaların sonuçlarını insan hakları boyutuyla ele almaktadır Burada öne çıkan unsur insan hakları hukukunun gelecekteki muhtemel sonuçlara hazırlıklı olup olmadığıdır Biyo teknoloji konusunu cennet ya da cehennem tasvirlerine oturtan bazı yaklaşımlara mesafeli olan bu kitabın temel amacı insan hakları hattındaki genel manzarayı çizmektir İktidarın doğaya yüzyıllardır hükmetme çabasına piyasa rasyonalitesinin de dahil olması konuyu bulanıklaştırmaktadır Biyoteknolojinin getireceği asıl büyük sorun mevcut iktidar kurgusunu derinleştirmesidir Bu sayede devlet ve piyasa ilişkileri ideolojik olarak biyolojiyle harmanlanabilecektir Artık eşitsizlik bu yapının doğal harcıdır

Sosyal Araştırma Vakfı
1953 yılında DNA yapısının keşfinden bugüne kadarki süreçte radikal bir dönüşüm geçiren biyoloji araştırmaları bilgi birikimini biyoteknoloji kulvarına taşıyarak insan yaşamını da aşan bir şekilde doğayı değiştirme cüretini kendinde bulmuştur Ancak konu bu alanda hayal satmaya gelince elbette bu işin uzmanları herkesten önce devreye girmektedir Sermaye ve medya biyoteknolojinin gücünü gerçeğin ötesine taşıyarak kamuoyu beklentisini diri tutmayı başarmıştır Biyoteknolojinin hayaller kadar kâbusları da beslemesi kuşkusuz temelsiz değildir Geçmişin ırkçı karanlığı bu konuda endişelenmek için yeterli bir nedendir Biyoteknolojik bir geleceğe dair tartışmaların arka planına bakan bu kitap canlı hücreleri üzerine yapılan teknolojik araştırmaların sonuçlarını insan hakları boyutuyla ele almaktadır Burada öne çıkan unsur insan hakları hukukunun gelecekteki muhtemel sonuçlara hazırlıklı olup olmadığıdır Biyoteknoloji konusunu cennet ya da cehennem tasvirlerine oturtan bazı yaklaşımlara mesafeli olan bu kitabın temel amacı insan hakları hattındaki genel manzarayı çizmektir İktidarın doğaya yüzyıllardır hükmetme çabasına piyasa rasyonalitesinin de dâhil olması konuyu bulanıklaştırmaktadır Biyoteknolojinin getireceği asıl büyük sorun mevcut iktidar kurgusunu derinleştirmesidir Bu sayede devlet ve piyasa ilişkileri ideolojik olarak biyolojiyle harmanlanabilecektir Artık eşitsizlik bu yapının doğal harcıdır

Sosyal Araştırmalar Vakfı / SAV
1953 yılında DNA yapısının keşfinden bugüne kadarki süreçte radikal bir dönüşüm geçiren biyoloji araştırmaları bilgi birikimini biyoteknoloji kulvarına taşıyarak insan yaşamını da aşan bir şekilde doğayı değiştirme cüretini kendinde bulmuştur Ancak konu bu alanda hayal satmaya gelince elbette bu işin uzmanları herkesten önce devreye girmektedir Sermaye ve medya biyoteknolojinin gücünü gerçeğin ötesine taşıyarak kamuoyu beklentisini diri tutmayı başarmıştır Biyoteknolojinin hayaller kadar kâbusları da beslemesi kuşkusuz temelsiz değildir Geçmişin ırkçı karanlığı bu konuda endişelenmek için yeterli bir nedendir Biyoteknolojik bir geleceğe dair tartışmaların arka planına bakan bu kitap canlı hücreleri üzerine yapılan teknolojik araştırmaların sonuçlarını insan hakları boyutuyla ele almaktadır Burada öne çıkan unsur insan hakları hukukunun gelecekteki muhtemel sonuçlara hazırlıklı olup olmadığıdır Biyoteknoloji konusunu cennet ya da cehennem tasvirlerine oturtan bazı yaklaşımlara mesafeli olan bu kitabın temel amacı insan hakları hattındaki genel manzarayı çizmektir İktidarın doğaya yüzyıllardır hükmetme çabasına piyasa rasyonalitesinin de dâhil olması konuyu bulanıklaştırmaktadır Biyoteknolojinin getireceği asıl büyük sorun mevcut iktidar kurgusunu derinleştirmesidir Bu sayede devlet ve piyasa ilişkileri ideolojik olarak biyolojiyle harmanlanabilecektir Artık eşitsizlik bu yapının doğal harcıdır