Devletin Yasal Olmayan Faaliyetleri — Ayşegül Sabuktay

Devletin Yasal Olmayan Faaliyetleri
Ayşegül SabuktayMetis Yayıncılık
Devletin Yasal Olmayan Faaliyetleri
Ayşegül SabuktayDevletin hukuki sınırlar içinde faaliyet gösterip göstermediği tartışması ister istemez devlete ve hukuka ilişkin öncüllere yaslanır Dolayısıyla devlet ve hukuk kavramlarının içeriğine göre devlet faaliyetlerinin değerlendirilmesi de farklılaşacaktır Bu kitabın katkısı önceden sözü edilen bugün kısmen davalara konu olan bu tip olaylara nasıl bakılabileceği konusunda hukuk siyaset kuramından beslenerek farklı yaklaşımları ortaya koymasıdır Bu nedenle kitap Susurluk Olayı nda bahsedilen Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan raporda faaliyetleri örneklenmiş bugün kısmen dava konusu haline gelen JİTEM e ve devletin sorgulanan diğer faaliyetlerine kuramsal alandan bakmak belki de somut olarak karşımıza çıkan haliyle devlet hakkında düşünmek için bir yol arkadaşı olarak görülebilir

Metis Yayınları
Ayşegül Sabuktay tarafından kaleme alınan Devletin Yasal Olmayan Faaliyetleri Metis Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Devletin Yasal Olmayan Faaliyetleri Ayşegül Sabuktay Kitap Özeti Devletin hukuki sınırlar içinde faaliyet gösterip göstermediği tartışması ister istemez devlete ve hukuka ilişkin öncüllere yaslanır Dolayısıyla devlet ve hukuk kavramlarının içeriğine göre devlet faaliyetlerinin değerlendirilmesi de farklılaşacaktır Bu kitabın katkısı önceden sözü edilen bugün kısmen davalara konu olan bu tip olaylara nasıl bakılabileceği konusunda hukuk siyaset kuramından beslenerek farklı yaklaşımları ortaya koymasıdır Bu nedenle kitap Susurluk Olayında bahsedilen Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan raporda faaliyetleri örneklenmiş bugün kısmen dava konusu haline gelen JİTEMe ve devletin sorgulanan diğer faaliyetlerine kuramsal alandan bakmak belki de somut olarak karşımıza çıkan haliyle devlet hakkında düşünmek için bir yol arkadaşı olarak görülebilir Yayınevi Metis Yayınları Yazar Ayşegül Sabuktay Sayfa 161 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Mart 2010 Barkod 9789753427395 Kategori Siyaset Bilimi

Metis Yayınları
4 Kasım 1996 da Susurluk ta bir Mercedes ile bir kamyon çarpıştı Arabadan bir milletvekili bir emniyet müdür yardımcısı hüküm giymiş aranan bir suçlu silahlar ve susturucular çıktı Tek örnek olmamasına rağmen Susurluk Olayı toplumun vicdanında Türkiye de devletin tümüyle hukuk içinde olmadığını devletin yasal olmayan faaliyetlerinin bulunduğunu gösteren aşikâr bir kanıt haline geldi Giriş s 15 19 Bu kitabın serüveni bir trafik kazasının kısmen ortaya çıkardığı bir ilişkiler ağını incelemeye değer bulmamla başladı Bir trafik kazasından bir kitap yazmaya giden süreç konu hakkında bilgisi olmayan birine ilginç görünebilir Ancak bu kaza pek çok yazıya incelemeye tartışmaya kaynaklık etti ve etmeye devam ediyor Bu kaza ile birlikte farkında olduğumuz ancak boyutlarını kapsamını tam olarak bilemediğimiz bir ilişkiler ağı hakkında açıkça tartışma yürütebilecek kadar bilgi edindik Pek çok kişi için bilinmezlik alanında olan ve üstünde konuşulması bile sorun yaratan bu örüntü hakkında konuşabilir hale geldik Devletin Anayasada tanımlanmış hukuksal çerçeveye uygun çalışıp çalışmadığı tartışılır hale geldi Kazadan önce Devlet çete olmaktan çıkıp hukuka otursun dediği için Çetin Altan hakkında dava açılmıştı Kaza dan sonra devletin niteliği çete suçlamalarıyla aylarca tartışıldı Tartışmaların çoğu artık Susurluk Olayı olarak adlandırılmaya başlanan kaza ile ortaya çıkan faaliyetlere ve faillerin ilişkilerine odaklandı Bu bilgi toplama faaliyetini hazırlanan raporlar ve yargı süreci izledi Kaza ile ortaya çıkan faaliyetleri ve ilişkileri devlet Kutlu Savaş ın sansürlenerek yayımlanan araştırma raporundaki sınırlar içinde kabul etmiş oldu Ancak daha doğrudan bir kabulü zamanın başbakanı Tansu Çiller Abdullah Çatlı yı devlet için kurşun atan kişi olarak tanımlayıp sahip çıkarak yapmıştı Yargı süreci kırık dökük ile Birol Aktaş Hikmet i hükümetin hikmetinin suali Radikal Kitap Eki 9 Nisan 2010 3 Kasım 1996 tarihinde Susurluk ta meydana gelen bir trafik kazasıyla gündeme gelen ve adını buradan alan Susurluk Olayı Susurluk Skandalı Devlet polis mafya üçgeni devlet içinde devlet vs isimler altında çeşitli kesimler ve anlayışlar tarafından çeşitli yaklaşımlarla araştırılıp incelendi Çalışmaların çoğunda ana izleği olayın adli ve polisiye yanıyla kişiler ve kurumlar arasında var olduğu iddia edilen karanlık ilişkiler ağı oluşturdu Yargılama sürecindeki tutumlar bürokrasideki skandallar JİTEM in varlığı yokluğu tartışmaları mafya hesaplaşmalarının trajik tasvirleri yapılan çalışmaların oldukça önemli bir kısmını teşkil etmekteydi Kuşkusuz sayısız yararlar sağlayan bu çalışmaların en büyük eksikliği olup biten bütün bu olayların ne tür bir akıldan kaynaklandığı hangi siyasal kuramlardan beslendiği ya da hangi siyasal kuramların izdüşümleri ve yansımaları olduğuydu Ayşegül Sabuktay Derin devletin izini sürmek tr boell org Türkiye de derin devlet üzerine yazmak ve konuşmak hem çok bildik hem de bilinmez bir alan hakkında yazmak anlamına geliyor Derin devlet genellikle hemen hemen herkesin algı dünyasında bir yeri olan var olduğuna inanılan zaman zaman görünür hale geldiği düşünülen bir buzdağı metaforuyla tanımlanıyor Bazılarınca son yıllarda tasfiye edildiği ve yargılandığı düşünülüyor WikiLeaks belgelerinden yapılan bir alıntıya baktığımızda Adalet ve Kalkınma Partisi nin AKP 2002 yılında iktidara gelmesinden yalnızca 12 gün sonra dönemin ABD Ankara Büyükelçisi nin Washington a Türkiye nin Derin Devleti başlıklı bir rapor gönderdiğini ve derin devletin egemenliğinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ender rastlanan bir açıklıkla adım adım reddedildiğini söylediğini görüyoruz 1 Rapora göre Türklerin derin devletle kastetiği şey alabildiğine geniş bir ulusal güvenlik tanımıyla motive edilen gayriresmi ve yarı hukuki bir yönetişim di 2