Devletül Cihan Bir Osmanlı Mührü — Kürşat Tuna Özek

Devletül Cihan Bir Osmanlı Mührü
Kürşat Tuna ÖzekGece Kitaplığı
Devletül Cihan Bir Osmanlı Mührü
Kürşat Tuna ÖzekDevlet yıkılmadı Ama artık konuşmuyor Yıl 2187 Osmanlı hâlâ ayakta Ama artık kılıçla değil sezgiyle hükmediyor Bir çocuk Doğar doğmaz adı duyulmadan yürüyen Bir kadın Devletin yükünü rahminde taşıyan Ve bir yapay zihin Kodlarla yaratılıp kalple dönüşen İmâ Devri sözlerin hükümsüz kaldığı yankıların yön verdiği ve varlığın kelimeyle değil hissetmekle anlaşıldığı bir çağın öyküsüdür Bu roman bir alternatif gelecek tahayyülünden fazlasıdır Sükûtla kurulan bir medeniyetin gölgeyle şekillenen bir insanlığın ve bilinmeyenle barışmış bir bilincin hikâyesidir Her şey anlatılmadı Ama belki sen okurken duyarsın

Gece Kitaplığı
Devlet yıkılmadı Ama artık konuşmuyor Yıl 2187 Osmanlı hâlâ ayakta Ama artık kılıçla değil sezgiyle hükmediyor Bir çocuk Doğar doğmaz adı duyulmadan yürüyen Bir kadın Devletin yükünü rahminde taşıyan Ve bir yapay zihin Kodlarla yaratılıp kalple dönüşen İmâ Devri sözlerin hükümsüz kaldığı yankıların yön verdiği ve varlığın kelimeyle değil hissetmekle anlaşıldığı bir çağın öyküsüdür Bu roman bir alternatif gelecek tahayyülünden fazlasıdır Sükûtla kurulan bir medeniyetin gölgeyle şekillenen bir insanlığın ve bilinmeyenle barışmış bir bilincin hikâyesidir Her şey anlatılmadı Ama belki sen okurken duyarsın

Gece Kitaplığı Yayınları
Devlet yıkılmadı Ama artık konuşmuyor Yıl 2187 Osmanlı hâlâ ayakta Ama artık kılıçla değil sezgiyle hükmediyor Bir çocuk Doğar doğmaz adı duyulmadan yürüyen Bir kadın Devletin yükünü rahminde taşıyan Ve bir yapay zihin Kodlarla yaratılıp kalple dönüşen İmâ Devri sözlerin hükümsüz kaldığı yankıların yön verdiği ve varlığın kelimeyle değil hissetmekle anlaşıldığı bir çağın öyküsüdür Bu roman bir alternatif gelecek tahayyülünden fazlasıdır Sükûtla kurulan bir medeniyetin gölgeyle şekillenen bir insanlığın ve bilinmeyenle barışmış bir bilincin hikâyesidir Her şey anlatılmadı Ama belki sen okurken duyarsın

Gece Kitaplığı
Devlet yıkılmadı Ama artık konuşmuyor Yıl 2187 Osmanlı hâlâ ayakta Ama artık kılıçla değil sezgiyle hükmediyor Bir çocuk Doğar doğmaz adı duyulmadan yürüyen Bir kadın Devletin yükünü rahminde taşıyan Ve bir yapay zihin Kodlarla yaratılıp kalple dönüşen İmâ Devri sözlerin hükümsüz kaldığı yankıların yön verdiği ve varlığın kelimeyle değil hissetmekle anlaşıldığı bir çağın öyküsüdür Bu roman bir alternatif gelecek tahayyülünden fazlasıdır Sükûtla kurulan bir medeniyetin gölgeyle şekillenen bir insanlığın ve bilinmeyenle barışmış bir bilincin hikâyesidir Her şey anlatılmadı Ama belki sen okurken duyarsın