Devrim Sonrası Toplumlar — Paul Sweezy

Devrim Sonrası Toplumlar
Paul SweezyKalkedon
Devrim Sonrası Toplumlar
Paul SweezyYirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak alınabilir İlk olarak en geniş ülkeside boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyi yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Sayfa Sayısı 216 Baskı Yılı 2007 Dili Türkçe Yayınevi Kalkedon

Kalkedon Yayıncılık
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak anılabilir İlk olarak en geniş ülkesinde boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindİ nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda su ana dek dünya yüzeyinin yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Geçmiş hiçbir yüzyıl böyle büyük karmaşalarla ve dönüşümlerle uzaktan yakından kıyaslanabilecek bir deneyim geçirmemiştır Bu devrimler ne tür bir toplum yaratıyor Bunların çoğu Marksizm in sancağıyla zafer kazandılar geri kalanlarsa iktidarın ele geçirilmesinin hemen ardından Marksizm i ya da Marksizm Leninizm i benimsediler Marksizm daima kapitalizmin üstesinden gelecek olanın sosyalizm olduğunu öğrettiği içindir ki bu devrimci toplumların kendilerini sosyalist olarak adlandırması gayet doğaldır

Kalkedon Yayıncılık
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak anılabilir İlk olarak dünyanın toprak anlamında büyük farkla en geniş ülkesinde boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Napolyon un orduları sayesinde Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyinin yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Bu devrimler ne tür bir toplum yaratıyor Bunların çoğu Marksizm in sancağıyla zafer kazandılar burada İran Devrimi ni tamamıyla dışarıda tutmak gerekir geri kalanlarsa iktidarın ele geçirilmesinin hemen ardından Marksizm i ya da Marksizm Leninizm i benimsediler Marksizm daima kapitalizmin üstesinden gelecek olanın sosyalizm olduğunu öğrettiği içindir ki bu devrimci toplumların kendilerini sosyalist olarak adlandırması gayet doğaldır Bu devrimleri hiç ummayan ya da onlara diğer tarihsel rastlantılar gibi açıklama getirmeye çalışan burjuva sosyal bilimin de sosyalist yaftayı onu bizzat devrimci rejimler için bile kabul edilemez yollarla ele alsa da doğal olarak artık kabul etmesi gerekmektedir Derinlemesine inceleyecek olursak Marksizm in kurucularının Karl Marks ve yakın çalışma arkadaşı Friedrich Engels geleceğin sosyalist toplumu hakkında ipucu vermekten kaçındıklarını ve tipik özelliklerini tartıştıklarında onu kapitalizm ile komünizm onlara göre komünizm tarihin ulaşacak olduğu en son hedeftir arasındaki bir geçiş evresi olarak değerlendirdiklerini görürüz Bu temelden bakılınca Marksistler arasında hiçbir zaman bir görüş birliği olmaması elbette sürpriz olmaz bu noktada gerçek bir sosyalist toplumun neye benzeyeceği konusunda anti Marksistler ya da Marksist olmayanlar arasında dahi daha az görüş ayrılıkları vardır Sonuçta bu terim kendilerine onu yakıştıran tüm devrimci toplumlar için uygun bir yaftadır ve herkes onu kendilerine yarar ya da uygun bir biçimde yorumlamakta özgürdür Paul Sweezy

Kalkedon Yayıncılık
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak anılabilir İlk olarak dünyanın toprak anlamında büyük farkla en geniş ülkesinde boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Napolyon un orduları sayesinde Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyinin yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Bu devrimler ne tür bir toplum yaratıyor Bunların çoğu Marksizm in sancağıyla zafer kazandılar burada İran Devrimi ni tamamıyla dışarıda tutmak gerekir geri kalanlarsa iktidarın ele geçirilmesinin hemen ardından Marksizm i ya da Marksizm Leninizm i benimsediler Marksizm daima kapitalizmin üstesinden gelecek olanın sosyalizm olduğunu öğrettiği içindir ki bu devrimci toplumların kendilerini sosyalist olarak adlandırması gayet doğaldır Bu devrimleri hiç ummayan ya da onlara diğer tarihsel rastlantılar gibi açıklama getirmeye çalışan burjuva sosyal bilimin de sosyalist yaftayı onu bizzat devrimci rejimler için bile kabul edilemez yollarla ele alsa da doğal olarak artık kabul etmesi gerekmektedir Derinlemesine inceleyecek olursak Marksizm in kurucularının Karl Marks ve yakın çalışma arkadaşı Friedrich Engels geleceğin sosyalist toplumu hakkında ipucu vermekten kaçındıklarını ve tipik özelliklerini tartıştıklarında onu kapitalizm ile komünizm onlara göre komünizm tarihin ulaşacak olduğu en son hedeftir arasındaki bir geçiş evresi olarak değerlendirdiklerini görürüz Bu temelden bakılınca Marksistler arasında hiçbir zaman bir görüş birliği olmaması elbette sürpriz olmaz bu noktada gerçek bir sosyalist toplumun neye benzeyeceği konusunda anti Marksistler ya da Marksist olmayanlar arasında dahi daha az görüş ayrılıkları vardır Sonuçta bu terim kendilerine onu yakıştıran tüm devrimci toplumlar için uygun bir yaftadır ve herkes onu kendilerine yarar ya da uygun bir biçimde yorumlamakta özgürdür Paul Sweezy

Kalkedon Yayınları
çev. Barış Baysal
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak anılabilir İlk olarak dünyanın toprak anlamında büyük farkla en geniş ülkesinde boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Napolyon un orduları sayesinde Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyinin yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Bu devrimler ne tür bir toplum yaratıyor Bunların çoğu Marksizm in sancağıyla zafer kazandılar burada İran Devrimi ni tamamıyla dışarıda tutmak gerekir geri kalanlarsa iktidarın ele geçirilmesinin hemen ardından Marksizm i ya da Marksizm Leninizm i benimsediler Marksizm daima kapitalizmin üstesinden gelecek olanın sosyalizm olduğunu öğrettiği içindir ki bu devrimci toplumların kendilerini sosyalist olarak adlandırması gayet doğaldır Bu devrimleri hiç ummayan ya da onlara diğer tarihsel rastlantılar gibi açıklama getirmeye çalışan burjuva sosyal bilimin de sosyalist yaftayı onu bizzat devrimci rejimler için bile kabul edilemez yollarla ele alsa da doğal olarak artık kabul etmesi gerekmektedir Derinlemesine inceleyecek olursak Marksizm in kurucularının Karl Marks ve yakın çalışma arkadaşı Friedrich Engels geleceğin sosyalist toplumu hakkında ipucu vermekten kaçındıklarını ve tipik özelliklerini tartıştıklarında onu kapitalizm ile komünizm onlara göre komünizm tarihin ulaşacak olduğu en son hedeftir arasındaki bir geçiş evresi olarak değerlendirdiklerini görürüz Bu temelden bakılınca Marksistler arasında hiçbir zaman bir görüş birliği olmaması elbette sürpriz olmaz bu noktada gerçek bir sosyalist toplumun neye benzeyeceği konusunda anti Marksistler ya da Marksist olmayanlar arasında dahi daha az görüş ayrılıkları vardır Sonuçta bu terim kendilerine onu yakıştıran tüm devrimci toplumlar için uygun bir yaftadır ve herkes onu kendilerine yarar ya da uygun bir biçimde yorumlamakta özgürdür Paul Sweezy

Kalkedon Yayıncılık
Paul Sweezy tarafından kaleme alınan Devrim Sonrası Toplumlar Kalkedon Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Devrim Sonrası Toplumlar Paul Sweezy Kitap Özeti Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak anılabilir İlk olarak dünyanın toprak anlamında büyük farkla en geniş ülkesinde boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Napolyon un orduları sayesinde Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyinin yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Bu devrimler ne tür bir toplum yaratıyor Bunların çoğu Marksizm in sancağıyla zafer kazandılar burada İran Devrimi ni tamamıyla dışarıda tutmak gerekir geri kalanlarsa iktidarın ele geçirilmesinin hemen ardından Marksizm i ya da Marksizm Leninizm i benimsediler Marksizm daima kapitalizmin üstesinden gelecek olanın sosyalizm olduğunu öğrettiği içindir ki bu devrimci toplumların kendilerini sosyalist olarak adlandırması gayet doğaldır Bu devrimleri hiç ummayan ya da onlara diğer tarihsel rastlantılar gibi açıklama getirmeye çalışan burjuva sosyal bilimin de sosyalist yaftayı onu bizzat devrimci rejimler için bile kabul edilemez yollarla ele alsa da doğal olarak artık kabul etmesi gerekmektedir Derinlemesine inceleyecek olursak Marksizm in kurucularının Karl Marks ve yakın çalışma arkadaşı Friedrich Engels geleceğin sosyalist toplumu hakkında ipucu vermekten kaçındıklarını ve tipik özelliklerini tartıştıklarında onu kapitalizm ile komünizm onlara göre komünizm tarihin ulaşacak olduğu en son hedeftir arasındaki bir geçiş evresi olarak değerlendirdiklerini görürüz Bu temelden bakılınca Marksistler arasında hiçbir zaman bir görüş birliği olmaması elbette sürpriz olmaz bu noktada gerçek bir sosyalist toplumun neye benzeyeceği konusunda anti Marksistler ya da Marksist olmayanlar arasında dahi daha az görüş ayrılıkları vardır Sonuçta bu terim kendilerine onu yakıştıran tüm devrimci toplumlar için uygun bir yaftadır ve herkes onu kendilerine yarar ya da uygun bir biçimde yorumlamakta özgürdür Paul Sweezy Yayınevi Kalkedon Yayıncılık Yazar Paul Sweezy Sayfa 173 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2006 Barkod 9789944115018 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Felsefi Akımlar Kültür ve Bilim Politik Akımlar Hareketler Siyaset Felsefesi Siyaset Sosyolojisi Sol Hareketler

Kalkedon Yayıncılık
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak anılabilir İlk olarak dünyanın toprak anlamında büyük farkla en geniş ülkesinde boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Napolyon un orduları sayesinde Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyinin yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Bu devrimler ne tür bir toplum yaratıyor Bunların çoğu Marksizm in sancağıyla zafer kazandılar burada İran Devrimi ni tamamıyla dışarıda tutmak gerekir geri kalanlarsa iktidarın ele geçirilmesinin hemen ardından Marksizm i ya da Marksizm Leninizm i benimsediler Marksizm daima kapitalizmin üstesinden gelecek olanın sosyalizm olduğunu öğrettiği içindir ki bu devrimci toplumların kendilerini sosyalist olarak adlandırması gayet doğaldır Bu devrimleri hiç ummayan ya da onlara diğer tarihsel rastlantılar gibi açıklama getirmeye çalışan burjuva sosyal bilimin de sosyalist yaftayı onu bizzat devrimci rejimler için bile kabul edilemez yollarla ele alsa da doğal olarak artık kabul etmesi gerekmektedir Derinlemesine inceleyecek olursak Marksizm in kurucularının Karl Marks ve yakın çalışma arkadaşı Friedrich Engels geleceğin sosyalist toplumu hakkında ipucu vermekten kaçındıklarını ve tipik özelliklerini tartıştıklarında onu kapitalizm ile komünizm onlara göre komünizm tarihin ulaşacak olduğu en son hedeftir arasındaki bir geçiş evresi olarak değerlendirdiklerini görürüz Bu temelden bakılınca Marksistler arasında hiçbir zaman bir görüş

Kalkedon
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak alınabilir İlk olarak en geniş ülkeside boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyi yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Sayfa Sayısı 216Baskı Yılı 2007Dili TürkçeYayınevi Kalkedon

Kalkedon Yayıncılık
çev. Barış Baysal
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak anılabilir İlk olarak dünyanın toprak anlamında büyük farkla en geniş ülkesinde boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Napolyon un orduları sayesinde Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyinin yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Bu devrimler ne tür bir toplum yaratıyor Bunların çoğu Marksizm in sancağıyla zafer kazandılar burada İran Devrimi ni tamamıyla dışarıda tutmak gerekir geri kalanlarsa iktidarın ele geçirilmesinin hemen ardından Marksizm i ya da Marksizm Leninizm i benimsediler Marksizm daima kapitalizmin üstesinden gelecek olanın sosyalizm olduğunu öğrettiği içindir ki bu devrimci toplumların kendilerini sosyalist olarak adlandırması gayet doğaldır Bu devrimleri hiç ummayan ya da onlara diğer tarihsel rastlantılar gibi açıklama getirmeye çalışan burjuva sosyal bilimin de sosyalist yaftayı onu bizzat devrimci rejimler için bile kabul edilemez yollarla ele alsa da doğal olarak artık kabul etmesi gerekmektedir Derinlemesine inceleyecek olursak Marksizm in kurucularının Karl Marks ve yakın çalışma arkadaşı Friedrich Engels geleceğin sosyalist toplumu hakkında ipucu vermekten kaçındıklarını ve tipik özelliklerini tartıştıklarında onu kapitalizm ile komünizm onlara göre komünizm tarihin ulaşacak olduğu en son hedeftir arasındaki bir geçiş evresi olarak değerlendirdiklerini görürüz Bu temelden bakılınca Marksistler arasında hiçbir zaman bir görüş birliği olmaması elbette sürpriz olmaz bu noktada gerçek bir sosyalist toplumun neye benzeyeceği konusunda anti Marksistler ya da Marksist olmayanlar arasında dahi daha az görüş ayrılıkları vardır Sonuçta bu terim kendilerine onu yakıştıran tüm devrimci toplumlar için uygun bir yaftadır ve herkes onu kendilerine yarar ya da uygun bir biçimde yorumlamakta özgürdür Paul Sweezy img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kalkedon Yayınları
çev. Barış Baysal
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak anılabilir İlk olarak dünyanın toprak anlamında büyük farkla en geniş ülkesinde boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Napolyon un orduları sayesinde Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyinin yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi Bu devrimler ne tür bir toplum yaratıyor Bunların çoğu Marksizm in sancağıyla zafer kazandılar burada İran Devrimi ni tamamıyla dışarıda tutmak gerekir geri kalanlarsa iktidarın ele geçirilmesinin hemen ardından Marksizm i ya da Marksizm Leninizm i benimsediler Marksizm daima kapitalizmin üstesinden gelecek olanın sosyalizm olduğunu öğrettiği içindir ki bu devrimci toplumların kendilerini sosyalist olarak adlandırması gayet doğaldır Bu devrimleri hiç ummayan ya da onlara diğer tarihsel rastlantılar gibi açıklama getirmeye çalışan burjuva sosyal bilimin de sosyalist yaftayı onu bizzat devrimci rejimler için bile kabul edilemez yollarla ele alsa da doğal olarak artık kabul etmesi gerekmektedir Derinlemesine inceleyecek olursak Marksizm in kurucularının Karl Marks ve yakın çalışma arkadaşı Friedrich Engels geleceğin sosyalist toplumu hakkında ipucu vermekten kaçındıklarını ve tipik özelliklerini tartıştıklarında onu kapitalizm ile komünizm onlara göre komünizm tarihin ulaşacak olduğu en son hedeftir arasındaki bir geçiş evresi olarak değerlendirdiklerini görürüz Bu temelden bakılınca Marksistler arasında hiçbir zaman bir görüş birliği olmaması elbette sürpriz olmaz bu noktada gerçek bir sosyalist toplumun neye benzeyeceği konusunda anti Marksistler ya da Marksist olmayanlar arasında dahi daha az görüş ayrılıkları vardır Sonuçta bu terim kendilerine onu yakıştıran tüm devrimci toplumlar için uygun bir yaftadır ve herkes onu kendilerine yarar ya da uygun bir biçimde yorumlamakta özgürdür Paul Sweezy

Kalkedon
çev. Baysal, Barış
Yirminci yüzyıl tarihte devrimlerin yüzyılı olarak alınabilir İlk olarak en geniş ülkeside boy gösteren Rus Devrimi vardı Bu devrim önceki yüzyılda Fransız Devrimi nin Batı Avrupa nın belli bölgelerine uzanması gibi Kızıl Ordu nun öncülüğünde 2 Dünya Savaşı nın son evresinde Doğu Avrupa ya yayılmıştı Ardından dünyanın nüfus bakımından en yoğun ülkesinde bir asır süren mücadelenin sonucu olan Çin Devrimi geldi Diğer 2 Dünya Savaşı sonrası devrimlerse Çin Hindi nde Kore de Küba da Portekiz in eski Afrika kolonilerinde Afrika Boynuzu nda ve en yakın tarihlerde de Güney Yemen ve Nikaragua da meydana geldi Toplamda bu yüzyılda şu ana dek dünya yüzeyi yüzde 30 u ve nüfusunun yüzde 35 i köklü yapısal değişimler gerektiren devrimler sürecine girdi