MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Devrim Yarası — Ekrem Saltık

Devrim Yarası
378,00
Tarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıPolitik Akımlar HareketlerSosyoloji

Devrim Yarası

Ekrem Saltık

Liberte

2021464 sf.
İnce Kapak13 x 19
Kitap AmbarıEn ucuz

Devrim Yarası

Ekrem Saltık

Bir gün gelecek ben hayal zannettiğiniz bütün bu devrimleri başaracağım Bağlı olduğum millet bana inanacaktır Düşündüklerim hiçbir demagoji ürünü değildir Bu millet gerçeği görünce arkasından duraksamaksızın yürür Dava uğrunda ölmesini bilir Saltanat yıkılmalıdır Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı Doğu uygarlığından benliğimizi sıyırarak Batı uygarlığına aktarılmalıyız Kadın ve erkek arasındaki ayrımlar silinerek yeni bir sosyal düzen kurmalıyız Batı uygarlığına girebilmemize engel olan yazıyı atarak Latin kökünden bir alfabe seçmeli kılık kıyafetimize kadar her şeyimizde Batılılara uymalıyız Emin olunuz ki bunların hepsi bir gün olacaktır Mustafa Kemal 1906 Yerleşik sosyofiziğin alt üst olduğu bir dönemin seçilmiş travması olan Harf İnkılâbı ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan inkılâpların neden olduğu devrim yaraları bu yaralara sebep olan sembollerin sosyokültürel yaşamdaki gerçek hacminden bağımsız bir şekilde travmatize olmuştur Harf İnkılâbı nın ulusu aydınlığa çıkardığı yahut tam tersine milleti bir medeniyetin kültürel birikiminden mahrum bıraktığına dair değerlendirmeler hiçbir zaman sadece söz konusu inkılâbın kendisiyle ilgili olmamıştır Aslında yas süreçlerinde yaşanan travmaların tarafların şimdiki zaman kazanımlarına etkisinden bağımsız olmayan bu değerlendirmeler büyük yıkımlardan yara alan toplumların kolektif bilincinde çeşitli boyutlarda görülebilen marazlardan kaynaklanmaktadır Harf İnkılâbı na dair retorik geçmişinde büyük yıkımlar ve yeniden ayağa kalmak için gösterilmiş kolektif fedakârlıklar olan toplumların devrimci kriz dönemlerinin ardından farklı geçmiş zaman sembollerine yükleyerek taşıdığı devrim yaralarından beslenmektedir Bu zeminde Devrim Yarası adlı bu kitap müsebbibi bir asır önce gerçekleştirilen bir harf değişikliği olarak gösterilen karmaşık bir hafıza kaybı ve travmatik bir geçmiş zaman tutulması yaşayan Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş sürecini Travma Sosyolojisi bağlamında ele almaktadır Erken Cumhuriyet Dönemi sosyokültürel inkılâplarının hedef aldığı tüm kurum ve kavramlarla birlikte toplumsal bellek kaybı bağlamında yeniden ele alınmasıyla yitirilmiş cennet ya da terkedilmiş cehennem gibi birbirinden çok farklı hatırlamaların miladı olan bir döneme dair sosyopsikolojik açıdan yüzleştirerek iyileştiren kolektif bir katarsis zemini sağlanması umulmaktadır Tanıtım Bülteninden

Tamadres
405,00

Liberte Yayınları

Haziran 2021464 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Bir gün gelecek ben hayal zannettiğiniz bütün bu devrimleri başaracağım Bağlı olduğum millet bana inanacaktır Düşündüklerim hiçbir demagoji ürünü değildir Bu millet gerçeği görünce arkasından duraksamaksızın yürür Dava uğrunda ölmesini bilir Saltanat yıkılmalıdır Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı Doğu uygarlığından benliğimizi sıyırarak Batı uygarlığına aktarılmalıyız Kadın ve erkek arasındaki ayrımlar silinerek yeni bir sosyal düzen kurmalıyız Batı uygarlığına girebilmemize engel olan yazıyı atarak Latin kökünden bir alfabe seçmeli kılık kıyafetimize kadar her şeyimizde Batılılara uymalıyız Emin olunuz ki bunların hepsi bir gün olacaktır Mustafa Kemal 1906 Yerleşik sosyofiziğin alt üst olduğu bir dönemin seçilmiş travması olan Harf İnkılâbı ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan inkılâpların neden olduğu devrim yaraları bu yaralara sebep olan sembollerin sosyokültürel yaşamdaki gerçek hacminden bağımsız bir şekilde travmatize olmuştur Harf İnkılâbı nın ulusu aydınlığa çıkardığı yahut tam tersine milleti bir medeniyetin kültürel birikiminden mahrum bıraktığına dair değerlendirmeler hiçbir zaman sadece söz konusu inkılâbın kendisiyle ilgili olmamıştır Aslında yas süreçlerinde yaşanan travmaların tarafların şimdiki zaman kazanımlarına etkisinden bağımsız olmayan bu değerlendirmeler büyük yıkımlardan yara alan toplumların kolektif bilincinde çeşitli boyutlarda görülebilen marazlardan kaynaklanmaktadır Harf İnkılâbı na dair retorik geçmişinde büyük yıkımlar ve yeniden ayağa kalmak için gösterilmiş kolektif fedakârlıklar olan toplumların devrimci kriz dönemlerinin ardından farklı geçmiş zaman sembollerine yükleyerek taşıdığı devrim yaralarından beslenmektedir Bu zeminde Devrim Yarası adlı bu kitap müsebbibi bir asır önce gerçekleştirilen bir harf değişikliği olarak gösterilen karmaşık bir hafıza kaybı ve travmatik bir geçmiş zaman tutulması yaşayan Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş sürecini Travma Sosyolojisi bağlamında ele almaktadır Erken Cumhuriyet Dönemi sosyokültürel inkılâplarının hedef aldığı tüm kurum ve kavramlarla birlikte toplumsal bellek kaybı bağlamında yeniden ele alınmasıyla yitirilmiş cennet ya da terkedilmiş cehennem gibi birbirinden çok farklı hatırlamaların miladı olan bir döneme dair sosyopsikolojik açıdan yüzleştirerek iyileştiren kolektif bir katarsis zemini sağlanması umulmaktadır

BKM Kitap
432,00

Liberte Yayınları

2021464 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Bir gün gelecek ben hayal zannettiğiniz bütün bu devrimleri başaracağım Bağlı olduğum millet bana inanacaktır Düşündüklerim hiçbir demagoji ürünü değildir Bu millet gerçeği görünce arkasından duraksamaksızın yürür Dava uğrunda ölmesini bilir Saltanat yıkılmalıdır Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı Doğu uygarlığından benliğimizi sıyırarak Batı uygarlığına aktarılmalıyız Kadın ve erkek arasındaki ayrımlar silinerek yeni bir sosyal düzen kurmalıyız Batı uygarlığına girebilmemize engel olan yazıyı atarak Latin kökünden bir alfabe seçmeli kılık kıyafetimize kadar her şeyimizde Batılılara uymalıyız Emin olunuz ki bunların hepsi bir gün olacaktır Mustafa Kemal 1906 Yerleşik sosyofiziğin alt üst olduğu bir dönemin seçilmiş travması olan Harf İnkılâbı ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan inkılâpların neden olduğu devrim yaraları bu yaralara sebep olan sembollerin sosyokültürel yaşamdaki gerçek hacminden bağımsız bir şekilde travmatize olmuştur Harf İnkılâbı nın ulusu aydınlığa çıkardığı yahut tam tersine milleti bir medeniyetin kültürel birikiminden mahrum bıraktığına dair değerlendirmeler hiçbir zaman sadece söz konusu inkılâbın kendisiyle ilgili olmamıştır Aslında yas süreçlerinde yaşanan travmaların tarafların şimdiki zaman kazanımlarına etkisinden bağımsız olmayan bu değerlendirmeler büyük yıkımlardan yara alan toplumların kolektif bilincinde çeşitli boyutlarda görülebilen marazlardan kaynaklanmaktadır Harf İnkılâbı na dair retorik geçmişinde büyük yıkımlar ve yeniden ayağa kalmak için gösterilmiş kolektif fedakârlıklar olan toplumların devrimci kriz dönemlerinin ardından farklı geçmiş zaman sembollerine yükleyerek taşıdığı devrim yaralarından beslenmektedir Bu zeminde Devrim Yarası adlı bu kitap müsebbibi bir asır önce gerçekleştirilen bir harf değişikliği olarak gösterilen karmaşık bir hafıza kaybı ve travmatik bir geçmiş zaman tutulması yaşayan Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş sürecini Travma Sosyolojisi bağlamında ele almaktadır Erken Cumhuriyet Dönemi sosyokültürel inkılâplarının hedef aldığı tüm kurum ve kavramlarla birlikte toplumsal bellek kaybı bağlamında yeniden ele alınmasıyla yitirilmiş cennet ya da terkedilmiş cehennem gibi birbirinden çok farklı hatırlamaların miladı olan bir döneme dair sosyopsikolojik açıdan yüzleştirerek iyileştiren kolektif bir katarsis zemini sağlanması umulmaktadır

Teklif Kitap
432,00

Liberte Yayınları

2021-06-211. baskı464 sf.
Karton130-190-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Bir gün gelecek ben hayal zannettiğiniz bütün bu devrimleri başaracağım Bağlı olduğum millet bana inanacaktır Düşündüklerim hiçbir demagoji ürünü değildir Bu millet gerçeği görünce arkasından duraksamaksızın yürür Dava uğrunda ölmesini bilir Saltanat yıkılmalıdır Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı Doğu uygarlığından benliğimizi sıyırarak Batı uygarlığına aktarılmalıyız Kadın ve erkek arasındaki ayrımlar silinerek yeni bir sosyal düzen kurmalıyız Batı uygarlığına girebilmemize engel olan yazıyı atarak Latin kökünden bir alfabe seçmeli kılık kıyafetimize kadar her şeyimizde Batılılara uymalıyız Emin olunuz ki bunların hepsi bir gün olacaktır Mustafa Kemal 1906Yerleşik sosyofiziğin alt üst olduğu bir dönemin seçilmiş travması olan Harf İnkılâbı ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan inkılâpların neden olduğu devrim yaraları bu yaralara sebep olan sembollerin sosyokültürel yaşamdaki gerçek hacminden bağımsız bir şekilde travmatize olmuştur Harf İnkılâbı nın ulusu aydınlığa çıkardığı yahut tam tersine milleti bir medeniyetin kültürel birikiminden mahrum bıraktığına dair değerlendirmeler hiçbir zaman sadece söz konusu inkılâbın kendisiyle ilgili olmamıştır Aslında yas süreçlerinde yaşanan travmaların tarafların şimdiki zaman kazanımlarına etkisinden bağımsız olmayan bu değerlendirmeler büyük yıkımlardan yara alan toplumların kolektif bilincinde çeşitli boyutlarda görülebilen marazlardan kaynaklanmaktadır Harf İnkılâbı na dair retorik geçmişinde büyük yıkımlar ve yeniden ayağa kalmak için gösterilmiş kolektif fedakârlıklar olan toplumların devrimci kriz dönemlerinin ardından farklı geçmiş zaman sembollerine yükleyerek taşıdığı devrim yaralarından beslenmektedir Bu zeminde Devrim Yarası adlı bu kitap müsebbibi bir asır önce gerçekleştirilen bir harf değişikliği olarak gösterilen karmaşık bir hafıza kaybı ve travmatik bir geçmiş zaman tutulması yaşayan Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş sürecini Travma Sosyolojisi bağlamında ele almaktadır Erken Cumhuriyet Dönemi sosyokültürel inkılâplarının hedef aldığı tüm kurum ve kavramlarla birlikte toplumsal bellek kaybı bağlamında yeniden ele alınmasıyla yitirilmiş cennet ya da terkedilmiş cehennem gibi birbirinden çok farklı hatırlamaların miladı olan bir döneme dair sosyopsikolojik açıdan yüzleştirerek iyileştiren kolektif bir katarsis zemini sağlanması umulmaktadır

Pelikan Kitabevi
432,00

Liberte Yayınları

464 sf.
14x20
Pelikan Kitabevi

Bir gün gelecek ben hayal zannettiğiniz bütün bu devrimleri başaracağım Bağlı olduğum millet bana inanacaktır Düşündüklerim hiçbir demagoji ürünü değildir Bu millet gerçeği görünce arkasından duraksamaksızın yürür Dava uğrunda ölmesini bilir Saltanat yıkılmalıdır Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı Doğu uygarlığından benliğimizi sıyırarak Batı uygarlığına aktarılmalıyız Kadın ve erkek arasındaki ayrımlar silinerek yeni bir sosyal düzen kurmalıyız Batı uygarlığına girebilmemize engel olan yazıyı atarak Latin kökünden bir alfabe seçmeli kılık kıyafetimize kadar her şeyimizde Batılılara uymalıyız Emin olunuz ki bunların hepsi bir gün olacaktır Mustafa Kemal 1906 Yerleşik sosyofiziğin alt üst olduğu bir dönemin seçilmiş travması olan Harf İnkılâbı ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan inkılâpların neden olduğu devrim yaraları bu yaralara sebep olan sembollerin sosyokültürel yaşamdaki gerçek hacminden bağımsız bir şekilde travmatize olmuştur Harf İnkılâbı nın ulusu aydınlığa çıkardığı yahut tam tersine milleti bir medeniyetin kültürel birikiminden mahrum bıraktığına dair değerlendirmeler hiçbir zaman sadece söz konusu inkılâbın kendisiyle ilgili olmamıştır Aslında yas süreçlerinde yaşanan travmaların tarafların şimdiki zaman kazanımlarına etkisinden bağımsız olmayan bu değerlendirmeler büyük yıkımlardan yara alan toplumların kolektif bilincinde çeşitli boyutlarda görülebilen marazlardan kaynaklanmaktadır Harf İnkılâbı na dair retorik geçmişinde büyük yıkımlar ve yeniden ayağa kalmak için gösterilmiş kolektif fedakârlıklar olan toplumların devrimci kriz dönemlerinin ardından farklı geçmiş zaman sembollerine yükleyerek taşıdığı devrim yaralarından beslenmektedir Bu zeminde Devrim Yarası adlı bu kitap müsebbibi bir asır önce gerçekleştirilen bir harf değişikliği olarak gösterilen karmaşık bir hafıza kaybı ve travmatik bir geçmiş zaman tutulması yaşayan Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş sürecini Travma Sosyolojisi bağlamında ele almaktadır Erken Cumhuriyet Dönemi sosyokültürel inkılâplarının hedef aldığı tüm kurum ve kavramlarla birlikte toplumsal bellek kaybı bağlamında yeniden ele alınmasıyla yitirilmiş cennet ya da terkedilmiş cehennem gibi birbirinden çok farklı hatırlamaların miladı olan bir döneme dair sosyopsikolojik açıdan yüzleştirerek iyileştiren kolektif bir katarsis zemini sağlanması umulmaktadır

D&R
486,00

Liberte

20211. baskı464 sf.
13 x 192. HamurTürkçe
D&R

Bir gün gelecek ben hayal zannettiğiniz bütün bu devrimleri başaracağım Bağlı olduğum millet bana inanacaktır Düşündüklerim hiçbir demagoji ürünü değildir Bu millet gerçeği görünce arkasından duraksamaksızın yürür Dava uğrunda ölmesini bilir Saltanat yıkılmalıdır Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı Doğu uygarlığından benliğimizi sıyırarak Batı uygarlığına aktarılmalıyız Kadın ve erkek arasındaki ayrımlar silinerek yeni bir sosyal düzen kurmalıyız Batı uygarlığına girebilmemize engel olan yazıyı atarak Latin kökünden bir alfabe seçmeli kılık kıyafetimize kadar her şeyimizde Batılılara uymalıyız Emin olunuz ki bunların hepsi bir gün olacaktır Mustafa Kemal 1906 Yerleşik sosyofiziğin alt üst olduğu bir dönemin seçilmiş travması olan Harf İnkılâbı ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan inkılâpların neden olduğu devrim yaraları bu yaralara sebep olan sembollerin sosyokültürel yaşamdaki gerçek hacminden bağımsız bir şekilde travmatize olmuştur Harf İnkılâbı nın ulusu aydınlığa çıkardığı yahut tam tersine milleti bir medeniyetin kültürel birikiminden mahrum bıraktığına dair değerlendirmeler hiçbir zaman sadece söz konusu inkılâbın kendisiyle ilgili olmamıştır Aslında yas süreçlerinde yaşanan travmaların tarafların şimdiki zaman kazanımlarına etkisinden bağımsız olmayan bu değerlendirmeler büyük yıkımlardan yara alan toplumların kolektif bilincinde çeşitli boyutlarda görülebilen marazlardan kaynaklanmaktadır Harf İnkılâbı na dair retorik geçmişinde büyük yıkımlar ve yeniden ayağa kalmak için gösterilmiş kolektif fedakârlıklar olan toplumların devrimci kriz dönemlerinin ardından farklı geçmiş zaman sembollerine yükleyerek taşıdığı devrim yaralarından beslenmektedir Bu zeminde Devrim Yarası adlı bu kitap müsebbibi bir asır önce gerçekleştirilen bir harf değişikliği olarak gösterilen karmaşık bir hafıza kaybı ve travmatik bir geçmiş zaman tutulması yaşayan Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş sürecini Travma Sosyolojisi bağlamında ele almaktadır Erken Cumhuriyet Dönemi sosyokültürel inkılâplarının hedef aldığı tüm kurum ve kavramlarla birlikte toplumsal bellek kaybı bağlamında yeniden ele alınmasıyla yitirilmiş cennet ya da terkedilmiş cehennem gibi birbirinden çok farklı hatırlamaların miladı olan bir döneme dair sosyopsikolojik açıdan yüzleştirerek iyileştiren kolektif bir katarsis zemini sağlanması umulmaktadır Tanıtım Bülteninden

Kita Kitap
540,00

Liberte Yayınları

Haziran 20211. baskı464 sf.
Ciltsiz13,00 x 19,00 cm2.HamurTürkçe
Kita Kitap

Bir gün gelecek ben hayal zannettiğiniz bütün bu devrimleri başaracağım Bağlı olduğum millet bana inanacaktır Düşündüklerim hiçbir demagoji ürünü değildir Bu millet gerçeği görünce arkasından duraksamaksızın yürür Dava uğrunda ölmesini bilir Saltanat yıkılmalıdır Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmalı Doğu uygarlığından benliğimizi sıyırarak Batı uygarlığına aktarılmalıyız Kadın ve erkek arasındaki ayrımlar silinerek yeni bir sosyal düzen kurmalıyız Batı uygarlığına girebilmemize engel olan yazıyı atarak Latin kökünden bir alfabe seçmeli kılık kıyafetimize kadar her şeyimizde Batılılara uymalıyız Emin olunuz ki bunların hepsi bir gün olacaktır Mustafa Kemal 1906 Yerleşik sosyofiziğin alt üst olduğu bir dönemin seçilmiş travması olan Harf İnkılâbı ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan inkılâpların neden olduğu devrim yaraları bu yaralara sebep olan sembollerin sosyokültürel yaşamdaki gerçek hacminden bağımsız bir şekilde travmatize olmuştur Harf İnkılâbı nın ulusu aydınlığa çıkardığı yahut tam tersine milleti bir medeniyetin kültürel birikiminden mahrum bıraktığına dair değerlendirmeler hiçbir zaman sadece söz konusu inkılâbın kendisiyle ilgili olmamıştır Aslında yas süreçlerinde yaşanan travmaların tarafların şimdiki zaman kazanımlarına etkisinden bağımsız olmayan bu değerlendirmeler büyük yıkımlardan yara alan toplumların kolektif bilincinde çeşitli boyutlarda görülebilen marazlardan kaynaklanmaktadır Harf İnkılâbı na dair retorik geçmişinde büyük yıkımlar ve yeniden ayağa kalmak için gösterilmiş kolektif fedakârlıklar olan toplumların devrimci kriz dönemlerinin ardından farklı geçmiş zaman sembollerine yükleyerek taşıdığı devrim yaralarından beslenmektedir Bu zeminde Devrim Yarası adlı bu kitap müsebbibi bir asır önce gerçekleştirilen bir harf değişikliği olarak gösterilen karmaşık bir hafıza kaybı ve travmatik bir geçmiş zaman tutulması yaşayan Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş sürecini Travma Sosyolojisi bağlamında ele almaktadır Erken Cumhuriyet Dönemi sosyokültürel inkılâplarının hedef aldığı tüm kurum ve kavramlarla birlikte toplumsal bellek kaybı bağlamında yeniden ele alınmasıyla yitirilmiş cennet ya da terkedilmiş cehennem gibi birbirinden çok farklı hatırlamaların miladı olan bir döneme dair sosyopsikolojik açıdan yüzleştirerek iyileştiren kolektif bir katarsis zemini sağlanması umulmaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img