Dil Tarih ve İnsan — Günay Karaağaç

Dil Tarih ve İnsan
Günay KaraağaçKitabevi Yayıncılık
Dil Tarih ve İnsan
Günay KaraağaçDil tarih ve insan sözleri aralarında mevcudiyet birliği var oluş birlikteliği olan kavramlar Bu üç kavram birlikte var veya yokturlar birinin yokluğu diğerlerinin varlığı demektir Hem ürünü hem üreticisi olduğumuz tek alan dil İnsan oluş serüvenimizin başlangıç noktası Dil Tarih ve İnsan ın bu genişletilmiş üçüncü baskısında bir yandan kavramları irdelerken bir yandan da Türkçenin başka dillere yaptığı derin etki gözler önüne serilmektedir

Kesit Yayınları
Sayfa Sayısı 415 Baskı Yılı 2009 Dili Türkçe Yayınevi Kesit Yayınları

Kesit Yayınları
Dil insan varlığımızın başlangıç noktasını oluşturmaktadır Tarih ise şimdi ve burada bulunmayanları şimdiye ve buraya başka bir değişle içinde yaşadığımız zaman ve mekan dilimine getirebilme imkanıdır Bu imkan yalnız insana tanınmıştır insana bu gücü veren ise dil dediğimiz saymacalar sistemidir İnsanın tabii varlığına tarihi katan kişi yi insan yapan odur Bizim kişi biyolojik kimliğimizle son sözü nasıl ki genetik ve coğrafya söylüyorsa insan tarih kimliğimizde de son sözü bu ilk öğrendiğimiz dil söylemektedir İşte ana dili veya ilk dil dediğimiz olgunun önemi de buradadır İnsanın ilk öğrendiği dil onun insan kimliğinin veya tarihi kimliğinin temelidir Sonradan öğrenilen hep bu temel üzerinde biçimlenir Kısacası diller insanların insanların tarihi ve milli kimliklerinin doğduğu yerlerdir Kişilerin insan tarafları yani tarihi ve milli kimlikleri bu ilk yurtlarda gerçekleşir Dil tarih ve insan sözleri aralarında mevcudiyet birliği var oluş birlikteliği olan kavramlar Bu üç kavram birlikte var veya yokturlar birinin yokluğu diğerinin yokluğu birinin varlığı diğerlerinin varlığı demektir Hem ürünü hem üreticisi olduğumuz tek alan dil insan oluş serüvenimizin başlangıç noktası Dil Tarih ve İnsan ın bu genişletilmiş dördüncü baskısında bir yandan bu kavramlar irdelenirken bir yandan da Türkçenin başka dillere yaptığı derin etki gözler önüne serilmektedir

Kesit Yayınları
Dil insan varlığımızın başlangıç noktasını oluşturmaktadır Tarih ise şimdi ve burada bulunmayanları şimdiye ve buraya başka bir değişle içinde yaşadığımız zaman ve mekan dilimine getirebilme imkanıdır Bu imkan yalnız insana tanınmıştır insana bu gücü veren ise dil dediğimiz saymacalar sistemidir İnsanın tabii varlığına tarihi katan kişiyi insan yapan odur Bizim kişi biyolojik kimliğimizle son sözü nasıl ki genetik ve coğrafya söylüyorsa insan tarih kimliğimizde de son sözü bu ilk öğrendiğimiz dil söylemektedir İşte ana dili veya ilk dil dediğimiz olgunun önemi de buradadır İnsanın ilk öğrendiği dil onun insan kimliğinin veya tarihi kimliğinin temelidir Sonradan öğrenilen hep bu temel üzerinde biçimlenir Kısacası diller insanların insanların tarihi ve milli kimliklerinin doğduğu yerlerdir Kişilerin insan tarafları yani tarihi ve milli kimlikleri bu ilk yurtlarda gerçekleşir Dil tarih ve insan sözleri aralarında mevcudiyet birliği var oluş birlikteliği olan kavramlar Bu üç kavram birlikte var veya yokturlar birinin yokluğu diğerinin yokluğu birinin varlığı diğerlerinin varlığı demektir Hem ürünü hem üreticisi olduğumuz tek alan dil insan oluş serüvenimizin başlangıç noktası Dil Tarih ve İnsanın bu genişletilmiş dördüncü baskısında bir yandan bu kavramlar irdelenirken bir yandan da Türkçenin başka dillere yaptığı derin etki gözler önüne serilmektedir

Kesit Yayınları
Dil insan varlığımızın başlangıç noktasını oluşturmaktadır Tarih ise şimdi ve burada bulunmayanları şimdiye ve buraya başka bir değişle içinde yaşadığımız zaman ve mekan dilimine getirebilme imkanıdır Bu imkan yalnız insana tanınmıştır insana bu gücü veren ise dil dediğimiz saymacalar sistemidir İnsanın tabii varlığına tarihi katan kişiyi insan yapan odur Bizim kişi biyolojik kimliğimizle son sözü nasıl ki genetik ve coğrafya söylüyorsa insan tarih kimliğimizde de son sözü bu ilk öğrendiğimiz dil söylemektedir İşte ana dili veya ilk dil dediğimiz olgunun önemi de buradadır İnsanın ilk öğrendiği dil onun insan kimliğinin veya tarihi kimliğinin temelidir Sonradan öğrenilen hep bu temel üzerinde biçimlenir Kısacası diller insanların insanların tarihi ve milli kimliklerinin doğduğu yerlerdir Kişilerin insan tarafları yani tarihi ve milli kimlikleri bu ilk yurtlarda gerçekleşir Dil tarih ve insan sözleri aralarında mevcudiyet birliği var oluş birlikteliği olan kavramlar Bu üç kavram birlikte var veya yokturlar birinin yokluğu diğerinin yokluğu birinin varlığı diğerlerinin varlığı demektir Hem ürünü hem üreticisi olduğumuz tek alan dil insan oluş serüvenimizin başlangıç noktası Dil Tarih ve İnsanın bu genişletilmiş dördüncü baskısında bir yandan bu kavramlar irdelenirken bir yandan da Türkçenin başka dillere yaptığı derin etki gözler önüne serilmektedir

Kesit Yayınları - Dil Eğitimi Dizisi
Sayfa Sayısı 415Baskı Yılı 2009Dili TürkçeYayınevi Kesit Yayınları

Kesit Yayınları
Dil insan varlığımızın başlangıç noktasını oluşturmaktadır Tarih ise şimdi ve burada bulunmayanları şimdiye ve buraya başka bir değişle içinde yaşadığımız zaman ve mekan dilimine getirebilme imkanıdır Bu imkan yalnız insana tanınmıştır insana bu gücü veren ise dil dediğimiz saymacalar sistemidir İnsanın tabii varlığına tarihi katan kişiyi insan yapan odur Bizim kişi biyolojik kimliğimizle son sözü nasıl ki genetik ve coğrafya söylüyorsa insan tarih kimliğimizde de son sözü bu ilk öğrendiğimiz dil söylemektedir İşte ana dili veya ilk dil dediğimiz olgunun önemi de buradadır İnsanın ilk öğrendiği dil onun insan kimliğinin veya tarihi kimliğinin temelidir Sonradan öğrenilen hep bu temel üzerinde biçimlenir Kısacası diller insanların insanların tarihi ve milli kimliklerinin doğduğu yerlerdir Kişilerin insan tarafları yani tarihi ve milli kimlikleri bu ilk yurtlarda gerçekleşir Dil tarih ve insan sözleri aralarında mevcudiyet birliği var oluş birlikteliği olan kavramlar Bu üç kavram birlikte var veya yokturlar birinin yokluğu diğerinin yokluğu birinin varlığı diğerlerinin varlığı demektir Hem ürünü hem üreticisi olduğumuz tek alan dil insan oluş serüvenimizin başlangıç noktası Dil Tarih ve İnsanın bu genişletilmiş dördüncü baskısında bir yandan bu kavramlar irdelenirken bir yandan da Türkçenin başka dillere yaptığı derin etki gözler önüne serilmektedir