Dil Tarihimizden Portreler 1 Yunus Emre — Mustafa Özkan

Dil Tarihimizden Portreler 1 Yunus Emre
Mustafa ÖzkanBabıali Kültür - BKY
Dil Tarihimizden Portreler 1 Yunus Emre
Mustafa ÖzkanTürk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre XIII yüzyılın ikinci yarısı ve XIV yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır Mevlâna Sultan Veled Ahmed Fakih Şeyyad Hamza Dehhâni gibi şairlerle çağdaştır Daha sonra gelen Gülşehrî Hoca Mesud Âşık Paşa Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır Türkçeye kıvrak renkli bir ifade gücü kazandıran dilimizin millî sesini milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre dir Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır Yani halkın ağzındaki lisanı almış onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir Ayrıca o sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır Bu yapıları da Yunus o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği rastgele kelimeler gibi kullanmıştır Bu kelime ve terkipler Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir Yunus şiirlerinde sade lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır Dil alanında sağladığı bu başarı ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir Tanıtım Bülteninden

Babıali Kültür Yayıncılığı
Türk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre XIII yüzyılın ikinci yarısı ve XIV yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır Mevlâna Sultan Veled Ahmed Fakih Şeyyad Hamza Dehhâni gibi şairlerle çağdaştır Daha sonra gelen Gülşehrî Hoca Mesud Âşık Paşa Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır Türkçeye kıvrak renkli bir ifade gücü kazandıran dilimizin millî sesini milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre dir Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır Yani halkın ağzındaki lisanı almış onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir Ayrıca o sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır Bu yapıları da Yunus o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği rastgele kelimeler gibi kullanmıştır Bu kelime ve terkipler Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir Yunus şiirlerinde sade lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır Dil alanında sağladığı bu başarı ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir

Babıali Kültür Yayıncılığı
Türk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre XIII yüzyılın ikinci yarısı ve XIV yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır Mevlâna Sultan Veled Ahmed Fakih Şeyyad Hamza Dehhâni gibi şairlerle çağdaştır Daha sonra gelen Gülşehrî Hoca Mesud Âşık Paşa Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır Türkçeye kıvrak renkli bir ifade gücü kazandıran dilimizin millî sesini milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre dir Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır Yani halkın ağzındaki lisanı almış onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir Ayrıca o sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır Bu yapıları da Yunus o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği rastgele kelimeler gibi kullanmıştır Bu kelime ve terkipler Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir Yunus şiirlerinde sade lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır Dil alanında sağladığı bu başarı ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir

Babıali Kültür Yayıncılığı
Türk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre XIII yüzyılın ikinci yarısı ve XIV yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır Mevlâna Sultan Veled Ahmed Fakih Şeyyad Hamza Dehhâni gibi şairlerle çağdaştır Daha sonra gelen Gülşehrî Hoca Mesud Âşık Paşa Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır Türkçeye kıvrak renkli bir ifade gücü kazandıran dilimizin millî sesini milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre dir Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır Yani halkın ağzındaki lisanı almış onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir Ayrıca o sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır Bu yapıları da Yunus o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği rastgele kelimeler gibi kullanmıştır Bu kelime ve terkipler Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir Yunus şiirlerinde sade lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır Dil alanında sağladığı bu başarı ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir

Babıali Kültür Yayıncılığı
Türk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre XIII yüzyılın ikinci yarısı ve XIV yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır Mevlâna Sultan Veled Ahmed Fakih Şeyyad Hamza Dehhâni gibi şairlerle çağdaştır Daha sonra gelen Gülşehrî Hoca Mesud Âşık Paşa Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır Türkçeye kıvrak renkli bir ifade gücü kazandıran dilimizin millî sesini milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre dir Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır Yani halkın ağzındaki lisanı almış onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir Ayrıca o sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır Bu yapıları da Yunus o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği rastgele kelimeler gibi kullanmıştır Bu kelime ve terkipler Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir Yunus şiirlerinde sade lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır Dil alanında sağladığı bu başarı ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir

Babıali Kültür
Türk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre XIII yüzyılın ikinci yarısı ve XIV yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır Mevlâna Sultan Veled Ahmed Fakih Şeyyad Hamza Dehhâni gibi şairlerle çağdaştır Daha sonra gelen Gülşehrî Hoca Mesud Âşık Paşa Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır Türkçeye kıvrak renkli bir ifade gücü kazandıran dilimizin millî sesini milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre dir Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır Yani halkın ağzındaki lisanı almış onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir Ayrıca o sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır Bu yapıları da Yunus o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği rastgele kelimeler gibi kullanmıştır Bu kelime ve terkipler Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir Yunus şiirlerinde sade lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır Dil alanında sağladığı bu başarı ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir

Babıali Kültür Yayıncılığı
Türk edebiyatının eşsiz ve ölümsüz siması olan Yunus Emre XIII yüzyılın ikinci yarısı ve XIV yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır Mevlâna Sultan Veled Ahmed Fakih Şeyyad Hamza Dehhâni gibi şairlerle çağdaştır Daha sonra gelen Gülşehrî Hoca Mesud Âşık Paşa Dursun Fakih gibi şahsiyetlerin de Anadolu da gelişmeye başlayana yazı dilinin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur Sanat yönü ve kullandığı dil bakımından Yunus Emre çağdaşlarından daha üstün bir seviyede olup öncü durumundadır Türkçeye kıvrak renkli bir ifade gücü kazandıran dilimizin millî sesini milli dehasını kendi döneminde en iyi aksettiren sanatçı Yunus Emre dir Bu bakımdan Türkçenin bir yazı dili halinde teşekkül etmesinde en büyük rolü oynamıştır Yunus Emre sürekli halk içinde dolaşarak halkın sesine kulak vermiş halkın kullandıkları kelime ve tabirleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine almıştır Yani halkın ağzındaki lisanı almış onu Türkçenin bütün kaynaklarından yararlanmak suretiyle daha da zenginleştirip geliştirerek büyük değer taşıyan bir edebî dil meydana getirmiştir Ayrıca o sesini geniş kitlelere duyurabilmenin yegâne yolunun Türkçe söyleyişlerden kurulu bir şiir dilini kullanmak olduğunun da şuurunda idi Bu bakımdan dilinin sentaksı tamamen konuşulan Türkçenin sentaksıdır Şiirlerinde yabancı dil kurallarına pek rastlanmaz rastlanan yabacı asıllı ibareler ise yalnızca Arapça ve Farsça tamlamalardır Bu yapılardan da yine ölçülü bir şekilde yararlanmış uzun yapılı tamlamalar kullanmaya hiç yanaşmamıştır Bu yapıları da Yunus o devirde konuşulan Türkçeye iyice yerleşmiş halkın büyük ekseriyetinin anlamakta hiç zorluk çekmeyeceği rastgele kelimeler gibi kullanmıştır Bu kelime ve terkipler Müslüman Türk halkı tarafından kullanıla kullanıla ses ve anlam bakımından iyice özümsenmiş Türkçenin rengini almış ve dilin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş şekillerdir Yunus şiirlerinde sade lezzetli ve her zevke hitap eden bir Türkçe kullanmıştır Dil alanında sağladığı bu başarı ona büyük bir şöhret kazandırmış ve şiirlerinin yüzyıllar boyunca büyük rağbet görmesini sağlamıştır Türk insanı onu severek okumuş ve hâlâ da okumaya devam etmektedir