Dilek Ağacı Değilsin — Ömür Kardaş

Dilek Ağacı Değilsin
Ömür KardaşSARMAL KİTABEVİ
Dilek Ağacı Değilsin
Ömür KardaşBazı insanlar hayatları boyunca seslerini yükseltmez Bağırmazlar Talep etmezler Sadece dayanırlar Dilek Ağacı Değilsin dört duvar arasında kalan hayatları yarım sanılan ama çoktan tamamlanmış ilişkileri şehirden adaya kaçan yorgun erkekleri saçları hiç okşanmamış kadınları ve insanın en çok kendisine borçlandığı anları anlatan öykülerden oluşuyor Bu kitapta kahramanlar büyük cümleler kurmaz Onlar daha çok susar Çünkü bazı suskunluklar bütün açıklamalardan daha ağırdır Kapadokya da bir taşın üzerine uzanıp hayata yeniden tutunan bir kadın Beşiktaş ta dört duvar arasında kendi çöküşünü yaşayan bir adam kapı zillerine bile yabancılaşmış eski bir dostluk ve adalara doğru giden vapurlarda kendinden kaçarken kendini bulan insanlar Her öyküde ortak bir his dolaşır İnsan başkalarının dileklerini taşımak zorunda değildir Senin üzerine dilek adayıp çaput bağlamalarına izin verme diyen bu metinler okuru yargılamaz Yol göstermez Teselli etmez Sadece aynayı tutar Ömür Kardaş gündelik hayatın içinden çekip aldığı karakterlerle okuru yüksek sesle değil fısıltıyla sarsan bir anlatı kuruyor Bu öyküler bittiğinde insan şunu fark ediyor Bazı kitaplar okunmaz insanın içine yerleşir

Sarmal Kitabevi
Bazı insanlar hayatları boyunca seslerini yükseltmez Bağırmazlar Talep etmezler Sadece dayanırlar DilekAğacı Değilsin dört duvar arasında kalan hayatları yarım sanılan ama çoktan tamamlanmış ilişkileri şehirden adaya kaçan yorgun erkekleri saçları hiç okşanmamış kadınları ve insanın en çok kendisine borçlandığı anları anlatan öykülerden oluşuyor Bu kitapta kahramanlar büyük cümleler kurmaz Onlar daha çok susar Çünkü bazı suskunluklar bütün açıklamalardan daha ağırdır Kapadokya da bir taşın üzerine uzanıp hayata yeniden tutunan bir kadın Beşiktaş ta dört duvar arasında kendi çöküşünü yaşayan bir adam kapı zillerine bile yabancılaşmış eski bir dostluk ve adalara doğru giden vapurlarda kendinden kaçarken kendini bulan insanlar Her öyküde ortak bir his dolaşır İnsan başkalarının dileklerini taşımak zorunda değildir Senin üzerine dilek adayıp çaput bağlamalarına izin verme diyen bu metinler okuru yargılamaz Yol göstermez Teselli etmez Sadece aynayı tutar Ömür Kardaş gündelik hayatın içinden çekip aldığı karakterlerle okuru yüksek sesle değil fısıltıyla sarsan bir anlatı kuruyor Bu öyküler bittiğinde insan şunu fark ediyor Bazı kitaplar okunmaz insanın içine yerleşir

Sarmal
Bazı insanlar hayatları boyunca seslerini yükseltmez Bağırmazlar Talep etmezler Sadece dayanırlar Dilek Ağacı Değilsin dört duvar arasında kalan hayatları yarım sanılan ama çoktan tamamlanmış ilişkileri şehirden adaya kaçan yorgun erkekleri saçları hiç okşanmamış kadınları ve insanın en çok kendisine borçlandığı anları anlatan öykülerden oluşuyor Bu kitapta kahramanlar büyük cümleler kurmaz Onlar daha çok susar Çünkü bazı suskunluklar bütün açıklamalardan daha ağırdır Kapadokya da bir taşın üzerine uzanıp hayata yeniden tutunan bir kadın Beşiktaş ta dört duvar arasında kendi çöküşünü yaşayan bir adam kapı zillerine bile yabancılaşmış eski bir dostluk ve adalara doğru giden vapurlarda kendinden kaçarken kendini bulan insanlar Her öyküde ortak bir his dolaşır İnsan başkalarının dileklerini taşımak zorunda değildir Senin üzerine dilek adayıp çaput bağlamalarına izin verme diyen bu metinler okuru yargılamaz Yol göstermez Teselli etmez Sadece aynayı tutar Ömür Kardaş gündelik hayatın içinden çekip aldığı karakterlerle okuru yüksek sesle değil fısıltıyla sarsan bir anlatı kuruyor Bu öyküler bittiğinde insan şunu fark ediyor Bazı kitaplar okunmaz insanın içine yerleşir

Sarmal Kitabevi
Bazı insanlar hayatları boyunca seslerini yükseltmez Bağırmazlar Talep etmezler Sadece dayanırlar Dilek Ağacı Değilsin dört duvar arasında kalan hayatları yarım sanılan ama çoktan tamamlanmış ilişkileri şehirden adaya kaçan yorgun erkekleri saçları hiç okşanmamış kadınları ve insanın en çok kendisine borçlandığı anları anlatan öykülerden oluşuyor Bu kitapta kahramanlar büyük cümleler kurmaz Onlar daha çok susar Çünkü bazı suskunluklar bütün açıklamalardan daha ağırdır Kapadokya da bir taşın üzerine uzanıp hayata yeniden tutunan bir kadın Beşiktaş ta dört duvar arasında kendi çöküşünü yaşayan bir adam kapı zillerine bile yabancılaşmış eski bir dostluk ve adalara doğru giden vapurlarda kendinden kaçarken kendini bulan insanlar Her öyküde ortak bir his dolaşır İnsan başkalarının dileklerini taşımak zorunda değildir Senin üzerine dilek adayıp çaput bağlamalarına izin verme diyen bu metinler okuru yargılamaz Yol göstermez Teselli etmez Sadece aynayı tutar Ömür Kardaş gündelik hayatın içinden çekip aldığı karakterlerle okuru yüksek sesle değil fısıltıyla sarsan bir anlatı kuruyor Bu öyküler bittiğinde insan şunu fark ediyor Bazı kitaplar okunmaz insanın içine yerleşir