Dilhar F — İhsan Arı

Dilhar F
İhsan ArıGece Kitaplığı
Dilhar F
İhsan ArıHayatın Kenar Süsü Hayatları masal olanları düşündü Masaldan olma hayatları da Mor mürekkeplerle boyanmış morlu dağlara baktı gözlerini kısarak O dağların ücrasında ıssız kaldığı hayatın kenar süsüydü Bir yırtık tuval bir kırık şövaleydi elde kalan Kendinden artan defterlerde sakladığı bastıramadığı yüzlerce şiir onlarca öyküydü Hayat belki de var sayılan aslında yaşanmayan bir öykünün kenar süsüydü Kim bilir Yazmalıydı Yazmak yaşamı inceltmenin yaşamda incelmenin hayattan damıtılan büyüsüydü Kim bilir

Gece Kitaplığı
Hayatın Kenar SüsüHayatları masal olanları düşündü Masaldan olma hayatları da Mor mürekkeplerle boyanmış morlu dağlara baktı gözlerini kısarak O dağların ücrasında ıssız kaldığı hayatın kenar süsüydü Bir yırtık tuval bir kırık şövaleydi elde kalan Kendinden artan defterlerde sakladığı bastıramadığı yüzlerce şiir onlarca öyküydü Hayat belki de var sayılan aslında yaşanmayan bir öykünün kenar süsüydü Kim bilir Yazmalıydı Yazmak yaşamı inceltmenin yaşamda incelmenin hayattan damıtılan büyüsüydü Kim bilir

Gece Kitaplığı
Ah Ecemeran ah Teninin Ve gözlerinin dışında Hiç kitabı yok İçimdeki uygarlıkların Resmimin kuzey kutbu Mar Zehr i mar soğuk Güney kutbu ece Çiçek çocuk ve sıcak Güneyden gelir aşk Kuzeye gider Ressamım Kuzey mekânım Haydi gel Gözleri yedi iklim Ecemeran ım

Gece Kitaplığı
Kör kadının içine gömdüğü şiir tohumları kendini yardıkça içini de yarıyordu yarım adamın İçinde şiir yeşermeyen insan yarım sayılır diyordu görünmez Çünkü diyordu bir hasreti göstererek tohumdan çiçeğe tamamlanmaktır insanlaşmak Tamlık çiçeği yaşayıp tekrar tohum olmaktır oğul Düşünme El atına benzer düşüncenin çiçekleri Düşünme sevmeyi sevgiyi sevilmeyi Sev Sevmek çiçeği düşünmek değil çiçeklenmektir Şarabın hayali sarhoş etmez insanı Üzümü anlamak mıdır şarabı tanımak Üzümden şaraba harften şiire acılanmaktır insan olmak İnsan olmak sevgi olmaktır oğul Görünmez görünmezliğe karışırken harfler çiçek açıyordu

Gece Kitaplığı
aşık olduğumuz kişiyisevmeyi hak etti mi etmedi mi diyehiç düşünmediğimiz haldesevginin sevilmeninhak edilmesi gerektiği gibibir yanlış ve yanlı dayatıylahani oannesinin daha çok sevmesini isterkenbunu hak etmeliyim diye düşünerekkristal vazoyu kıran çocuğun durumunakaç kez düştük hayatımızdakaç vazo kırdıkiştebanasevmenin ve sevilmeninhak edilen bir şey olmadığınıyaniiçimdeki vazoları kaldırıp atmamıyerlerineherkese ve her şeye yetecek kadarsevgi tohumları ekipsevgi çiçekleri yetiştirmemisağladığın içinteşekkür ederim

Gece Kitaplığı
Hayatın Kenar SüsüHayatları masal olanları düşündü Masaldan olma hayatları da Mor mürekkeplerle boyanmış morlu dağlara baktı gözlerini kısarak O dağların ücrasında ıssız kaldığı hayatın kenar süsüydü Bir yırtık tuval bir kırık şövaleydi elde kalan Kendinden artan defterlerde sakladığı bastıramadığı yüzlerce şiir onlarca öyküydü Hayat belki de var sayılan aslında yaşanmayan bir öykünün kenar süsüydü Kim bilir Yazmalıydı Yazmak yaşamı inceltmenin yaşamda incelmenin hayattan damıtılan büyüsüydü Kim bilir

Gece Kitaplığı
Kendini kâğıt gemi yapmış onca martı uykusuz Ben de Düş yorgunuyum Bir rüzgâr uzun atladı Fırtına kadar Kısa düştü Renk döktü Suyun içinden önce üstüne Nerde görülmüş lacivertin yeşile dönüştüğü Dönüştü Maviden soğuktu boğuk yeşil Ben seni çağırdım Yedinaaaa Koooooş Bu fır dolayı rüzgâr fırtına için geldi Ya sıkı tut eteğini ya pantolon giy Yeniden ve çok uzunca bakacağım yüzüne Sana baktıklarıma rastlarım diye Sendeki gözlerimi toplarım diye Gözlerimle yüzüne yeni cennetler boyarım diye

Gece Kitaplığı
Kendini kâğıt gemi yapmış onca martı uykusuz Ben de Düş yorgunuyum Bir rüzgâr uzun atladı Fırtına kadar Kısa düştü Renk döktü Suyun içinden önce üstüne Nerde görülmüş lacivertin yeşile dönüştüğü Dönüştü Maviden soğuktu boğuk yeşil Ben seni çağırdım Yedinaaaa Koooooş Bu fır dolayı rüzgâr fırtına için geldi Ya sıkı tut eteğini ya pantolon giy Yeniden ve çok uzunca bakacağım yüzüne Sana baktıklarıma rastlarım diye Sendeki gözlerimi toplarım diye Gözlerimle yüzüne yeni cennetler boyarım diye

Gece Kitaplığı
Ah Ecemeran ah Teninin Ve gözlerinin dışında Hiç kitabı yok İçimdeki uygarlıkların Resmimin kuzey kutbu Mar Zehr i mar soğuk Güney kutbu ece Çiçek çocuk ve sıcak Güneyden gelir aşk Kuzeye gider Ressamım Kuzey mekânım Haydi gel Gözleri yedi iklim Ecemeran ım

Gece Kitaplığı
Ereğli Genelevi nde bir gözü çanak kör ve göğüsleri süt dolu bir tuhaf durumdu gördüğü ilk kadın çıplaklığı Kadın azarlamadı şefkatliydi Unutamadı Sigaraya alıştı göçmen Necip le Bir samsuna aşk mektupları yazdı şiirli ve resimli Mandolin çaldı Şiir yazdı Büyük ağabeylerin resim ödevlerini yaptı Son sınavlarda hep başkalarının adlarını yazdı kendi sınav kâğıtlarına Harçlıksızlık arkadaşsızlıktı Gözlük taşıdı sağ sol kavgalarında Solunda bulundu pek de anlamadığı bu kavgaların Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını gördü de anlamadı aylarca onlar olduğunu Onlar öldürüldü Oysa ne de sıcak gülüşleri vardı Çok üzüldü ağladı ve unutamadı

Gece Kitaplığı
Ereğli Genelevi nde bir gözü çanak kör ve göğüsleri süt dolu bir tuhaf durumdu gördüğü ilk kadın çıplaklığı Kadın azarlamadı şefkatliydi Unutamadı Sigaraya alıştı göçmen Necip le Bir samsuna aşk mektupları yazdı şiirli ve resimli Mandolin çaldı Şiir yazdı Büyük ağabeylerin resim ödevlerini yaptı Son sınavlarda hep başkalarının adlarını yazdı kendi sınav kâğıtlarına Harçlıksızlık arkadaşsızlıktı Gözlük taşıdı sağ sol kavgalarında Solunda bulundu pek de anlamadığı bu kavgaların Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını gördü de anlamadı aylarca onlar olduğunu Onlar öldürüldü Oysa ne de sıcak gülüşleri vardı Çok üzüldü ağladı ve unutamadı

Gece Kitaplığı
Kör kadının içine gömdüğü şiir tohumları kendini yardıkça içini de yarıyordu yarım adamın İçinde şiir yeşermeyen insan yarım sayılır diyordu görünmez Çünkü diyordu bir hasreti göstererek tohumdan çiçeğe tamamlanmaktır insanlaşmak Tamlık çiçeği yaşayıp tekrar tohum olmaktır oğul Düşünme El atına benzer düşüncenin çiçekleri Düşünme sevmeyi sevgiyi sevilmeyi Sev Sevmek çiçeği düşünmek değil çiçeklenmektir Şarabın hayali sarhoş etmez insanı Üzümü anlamak mıdır şarabı tanımak Üzümden şaraba harften şiire acılanmaktır insan olmak İnsan olmak sevgi olmaktır oğul Görünmez görünmezliğe karışırken harfler çiçek açıyordu

Gece Kitaplığı
aşık olduğumuz kişiyi sevmeyi hak etti mi etmedi mi diye hiç düşünmediğimiz halde sevginin sevilmenin hak edilmesi gerektiği gibi bir yanlış ve yanlı dayatıyla hani o annesinin daha çok sevmesini isterken bunu hak etmeliyim diye düşünerek kristal vazoyu kıran çocuğun durumuna kaç kez düştük hayatımızda kaç vazo kırdık işte bana sevmenin ve sevilmenin hak edilen bir şey olmadığını yani içimdeki vazoları kaldırıp atmamı yerlerine herkese ve her şeye yetecek kadar sevgi tohumları ekip sevgi çiçekleri yetiştirmemi sağladığın için teşekkür ederim

Gece Kitaplığı Yayınları
HAYATIN KENAR SÜSÜ Hayatları masal olanları düşündü Masaldan olma hayatları da Mor mürekkeplerle boyanmış morlu dağlara baktı gözlerini kısarak O dağların ücrasında ıssız kaldığı hayatın kenar süsüydü Bir yırtık tuval bir kırık şövaleydi elde kalan Kendinden artan defterlerde sakladığı bastıramadığı yüzlerce şiir onlarca öyküydü Hayat belki de var sayılan aslında yaşanmayan bir öykünün kenar süsüydü Kim bilir Yazmalıydı Yazmak yaşamı inceltmenin yaşamda incelmenin hayattan damıtılan büyüsüydü Kim bilir

Gece Kitaplığı
Kendini kâğıt gemi yapmış onca martı uykusuz Ben de Düş yorgunuyum Bir rüzgâr uzun atladı Fırtına kadar Kısa düştü Renk döktü Suyun içinden önce üstüne Nerde görülmüş lacivertin yeşile dönüştüğü Dönüştü Maviden soğuktu boğuk yeşil Ben seni çağırdım Yedinaaaa Koooooş Bu fır dolayı rüzgâr fırtına için geldi Ya sıkı tut eteğini ya pantolon giy Yeniden ve çok uzunca bakacağım yüzüne Sana baktıklarıma rastlarım diye Sendeki gözlerimi toplarım diye Gözlerimle yüzüne yeni cennetler boyarım diye

Gece Kitaplığı Yayınları
Ah Ecemeran ah Teninin Ve gözlerinin dışında Hiç kitabı yok İçimdeki uygarlıkların Resmimin kuzey kutbu Mar Zehr i mar soğuk Güney kutbu ece Çiçek çocuk ve sıcak Güneyden gelir aşk Kuzeye gider Ressamım Kuzey mekânım Haydi gel Gözleri yedi iklim Ecemeran ım

Gece Kitaplığı
Ereğli Genelevi nde bir gözü çanak kör ve göğüsleri süt dolu bir tuhaf durumdu gördüğü ilk kadın çıplaklığı Kadın azarlamadı şefkatliydi Unutamadı Sigaraya alıştı göçmen Necip le Bir samsuna aşk mektupları yazdı şiirli ve resimli Mandolin çaldı Şiir yazdı Büyük ağabeylerin resim ödevlerini yaptı Son sınavlarda hep başkalarının adlarını yazdı kendi sınav kâğıtlarına Harçlıksızlık arkadaşsızlıktı Gözlük taşıdı sağ sol kavgalarında Solunda bulundu pek de anlamadığı bu kavgaların Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını gördü de anlamadı aylarca onlar olduğunu Onlar öldürüldü Oysa ne de sıcak gülüşleri vardı Çok üzüldü ağladı ve unutamadı

Gece Kitaplığı Yayınları
Kör kadının içine gömdüğü şiir tohumları kendini yardıkça içini de yarıyordu yarım adamın İçinde şiir yeşermeyen insan yarım sayılır diyordu görünmez Çünkü diyordu bir hasreti göstererek tohumdan çiçeğe tamamlanmaktır insanlaşmak Tamlık çiçeği yaşayıp tekrar tohum olmaktır oğul Düşünme El atına benzer düşüncenin çiçekleri Düşünme sevmeyi sevgiyi sevilmeyi Sev Sevmek çiçeği düşünmek değil çiçeklenmektir Şarabın hayali sarhoş etmez insanı Üzümü anlamak mıdır şarabı tanımak Üzümden şaraba harften şiire acılanmaktır insan olmak İnsan olmak sevgi olmaktır oğul Görünmez görünmezliğe karışırken harfler çiçek açıyordu

Gece Kitaplığı Yayınları
aşık olduğumuz kişiyi sevmeyi hak etti mi etmedi mi diye hiç düşünmediğimiz halde sevginin sevilmenin hak edilmesi gerektiği gibi bir yanlış ve yanlı dayatıyla hani o annesinin daha çok sevmesini isterken bunu hak etmeliyim diye düşünerek kristal vazoyu kıran çocuğun durumuna kaç kez düştük hayatımızda kaç vazo kırdık işte bana sevmenin ve sevilmenin hak edilen bir şey olmadığını yani

Gece Kitaplığı Yayınları
Kendini kâğıt gemi yapmış onca martı uykusuz Ben de Düş yorgunuyum Bir rüzgâr uzun atladı Fırtına kadar Kısa düştü Renk döktü Suyun içinden önce üstüne Nerde görülmüş lacivertin yeşile dönüştüğü Dönüştü Maviden soğuktu boğuk yeşil Ben seni çağırdım Yedinaaaa Koooooş Bu fır dolayı rüzgâr fırtına için geldi Ya sıkı tut eteğini ya pantolon giy Yeniden ve çok uzunca bakacağım yüzüne Sana baktıklarıma rastlarım diye Sendeki gözlerimi toplarım diye Gözlerimle yüzüne yeni cennetler boyarım diye

Gece Kitaplığı
Ereğli Genelevi nde bir gözü çanak kör ve göğüsleri süt dolu bir tuhaf durumdu gördüğü ilk kadın çıplaklığı Kadın azarlamadı şefkatliydi Unutamadı Sigaraya alıştı göçmen Necip le Bir samsuna aşk mektupları yazdı şiirli ve resimli Mandolin çaldı Şiir yazdı Büyük ağabeylerin resim ödevlerini yaptı Son sınavlarda hep başkalarının adlarını yazdı kendi sınav kâğıtlarına Harçlıksızlık arkadaşsızlıktı Gözlük taşıdı sağ sol kavgalarında Solunda bulundu pek de anlamadığı bu kavgaların Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını gördü de anlamadı aylarca onlar olduğunu Onlar öldürüldü Oysa ne de sıcak gülüşleri vardı Çok üzüldü ağladı ve unutamadı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı Yayınları
Ereğli Genelevi nde bir gözü çanak kör ve göğüsleri süt dolu bir tuhaf durumdu gördüğü ilk kadın çıplaklığı Kadın azarlamadı şefkatliydi Unutamadı Sigaraya alıştı göçmen Necip le Bir samsuna aşk mektupları yazdı şiirli ve resimli Mandolin çaldı Şiir yazdı Büyük ağabeylerin resim ödevlerini yaptı Son sınavlarda hep başkalarının adlarını yazdı kendi sınav kâğıtlarına Harçlıksızlık arkadaşsızlıktı Gözlük taşıdı sağ sol kavgalarında Solunda bulundu pek de anlamadığı bu kavgaların Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını gördü de anlamadı aylarca onlar olduğunu Onlar öldürüldü Oysa ne de sıcak gülüşleri vardı Çok üzüldü ağladı ve unutamadı

Gece Kitaplığı
aşık olduğumuz kişiyi sevmeyi hak etti mi etmedi mi diye hiç düşünmediğimiz halde sevginin sevilmenin hak edilmesi gerektiği gibi bir yanlış ve yanlı dayatıyla hani o annesinin daha çok sevmesini isterken bunu hak etmeliyim diye düşünerek kristal vazoyu kıran çocuğun durumuna kaç kez düştük hayatımızda kaç vazo kırdık işte bana sevmenin ve sevilmenin hak edilen bir şey olmadığını yani içimdeki vazoları kaldırıp atmamı yerlerine herkese ve her şeye yetecek kadar sevgi tohumları ekip sevgi çiçekleri yetiştirmemi sağladığın için teşekkür ederim

Gece Kitaplığı
Ah Ecemeran ah Teninin Ve gözlerinin dışında Hiç kitabı yok İçimdeki uygarlıkların Resmimin kuzey kutbu Mar Zehr i mar soğuk Güney kutbu ece Çiçek çocuk ve sıcak Güneyden gelir aşk Kuzeye gider Ressamım Kuzey mekânım Haydi gel Gözleri yedi iklim Ecemeran ım

Gece Kitaplığı
Kör kadının içine gömdüğü şiir tohumları kendini yardıkça içini de yarıyordu yarım adamın İçinde şiir yeşermeyen insan yarım sayılır diyordu görünmez Çünkü diyordu bir hasreti göstererek tohumdan çiçeğe tamamlanmaktır insanlaşmak Tamlık çiçeği yaşayıp tekrar tohum olmaktır oğul Düşünme El atına benzer düşüncenin çiçekleri Düşünme sevmeyi sevgiyi sevilmeyi Sev Sevmek çiçeği düşünmek değil çiçeklenmektir Şarabın hayali sarhoş etmez insanı Üzümü anlamak mıdır şarabı tanımak Üzümden şaraba harften şiire acılanmaktır insan olmak İnsan olmak sevgi olmaktır oğul Görünmez görünmezliğe karışırken harfler çiçek açıyordu

Gece Kitaplığı
Hayatın Kenar Süsü Hayatları masal olanları düşündü Masaldan olma hayatları da Mor mürekkeplerle boyanmış morlu dağlara baktı gözlerini kısarak O dağların ücrasında ıssız kaldığı hayatın kenar süsüydü Bir yırtık tuval bir kırık şövaleydi elde kalan Kendinden artan defterlerde sakladığı bastıramadığı yüzlerce şiir onlarca öyküydü Hayat belki de var sayılan aslında yaşanmayan bir öykünün kenar süsüydü Kim bilir Yazmalıydı Yazmak yaşamı inceltmenin yaşamda incelmenin hayattan damıtılan büyüsüydü Kim bilir

Gece Kitaplığı
Kendini kâğıt gemi yapmış onca martı uykusuz Ben de Düş yorgunuyum Bir rüzgâr uzun atladı Fırtına kadar Kısa düştü Renk döktü Suyun içinden önce üstüne Nerde görülmüş lacivertin yeşile dönüştüğü Dönüştü Maviden soğuktu boğuk yeşil Ben seni çağırdım Yedinaaaa Koooooş Bu fır dolayı rüzgâr fırtına için geldi Ya sıkı tut eteğini ya pantolon giy Yeniden ve çok uzunca bakacağım yüzüne Sana baktıklarıma rastlarım diye Sendeki gözlerimi toplarım diye Gözlerimle yüzüne yeni cennetler boyarım diye

Gece Kitaplığı
Ereğli Genelevi nde bir gözü çanak kör ve göğüsleri süt dolu bir tuhaf durumdu gördüğü ilk kadın çıplaklığı Kadın azarlamadı şefkatliydi Unutamadı Sigaraya alıştı göçmen Necip le Bir samsuna aşk mektupları yazdı şiirli ve resimli Mandolin çaldı Şiir yazdı Büyük ağabeylerin resim ödevlerini yaptı Son sınavlarda hep başkalarının adlarını yazdı kendi sınav kâğıtlarına Harçlıksızlık arkadaşsızlıktı Gözlük taşıdı sağ sol kavgalarında Solunda bulundu pek de anlamadığı bu kavgaların Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını gördü de anlamadı aylarca onlar olduğunu Onlar öldürüldü Oysa ne de sıcak gülüşleri vardı Çok üzüldü ağladı ve unutamadı