MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Dillendiremediğim Elveda — Murat Yıldız

Dillendiremediğim Elveda
382,80
RomanRoman Günümüz

Dillendiremediğim Elveda

Murat Yıldız

Gece Kitaplığı

2023381 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Dillendiremediğim Elveda

Murat Yıldız

Yağmurun altında varmaya çalıştığım yere vakur adımlarla ilerliyordum Yaşlı bir söğüt ağacının altından geçmek gerekti Söğüt ağacı yağmurda ıslanmak istemeyen bir kadına ev sahipliği yapıyordu Bodur çalıları soğuğun sertliğine direnircesine hâlâ yerindeydi geniş gövdesinden uzanan ve dökülmeye direnen yaprakları kadını koruyordu Sanki ağaç yıllardır kadını beklemiş gibiydi ve o kadın bu güzel yağmurlu günde bana seslendi O günden bu yana nice yapraklar döküldü yavaş yavaş nice yıllar geçti Mevsimler eskisi kadar güzel gelmiyordu artık Yapraklar uçmayı kesmiş sonbahar ağaçlara çoktan küsmüştü Rüzgârlara ne olduğu konusundaysa en ufak bir anımsama bile yokiçimde Bir zamanlar canım ve kanım olan o kadına gelirsek Söğüt ağacının altında bir daha asla göremedim onu Şimdiyse her gün o yağmurlu günü anımsıyorum Hüznüme sebep olan o güzel hatıralar Ve özlediğim yegâne an bir daha asla geri gelmeyecek Fakat hâlâ adımlarım o ormandadır Ağaçların da ardında yıldızların semasında Göğsümün boşlukla dolduğuna şahit olur Ve bembeyaz anıların kalbimi üzmesine eşlik ederim Ve sevgisine mahzar olduğum o söğüt ağacının dibinde Dillendiremediğim elvedamın kavuşmasını beklerim Beyaz boyalı teknesiyle uzaktaki bir adaya kargo taşıyan Yavuz aynı adada büyük bir yarışma için yaşadığı yerden ilk defa ayrılacak olan Aiden adında bir gençle karşılaşır İki adamın da vedalara yüklediği anlamlar farklıdır

Ekin Kitap
427,46

Gece Kitaplığı

2023381 sf.
Ekin Kitap

Yağmurun altında varmaya çalıştığım yere vakur adımlarla ilerliyordum Yaşlı bir söğüt ağacının altından geçmek gerekti Söğüt ağacı yağmurda ıslanmak istemeyen bir kadına ev sahipliği yapıyordu Bodur çalıları soğuğun sertliğine direnircesine hâlâ yerindeydi geniş gövdesinden uzanan ve dökülmeye direnen yaprakları kadını koruyordu Sanki ağaç yıllardır kadını beklemiş gibiydi ve o kadın bu güzel yağmurlu günde bana seslendi O günden bu yana nice yapraklar döküldü yavaş yavaş nice yıllar geçti Mevsimler eskisi kadar güzel gelmiyordu artık Yapraklar uçmayı kesmiş sonbahar ağaçlara çoktan küsmüştü Rüzgârlara ne olduğu konusundaysa en ufak bir anımsama bile yok içimde Bir zamanlar canım ve kanım olan o kadına gelirsek Söğüt ağacının altında bir daha asla göremedim onu Şimdiyse her gün o yağmurlu günü anımsıyorum Hüznüme sebep olan o güzel hatıralar Ve özlediğim yegâne an bir daha asla geri gelmeyecek Fakat hâlâ adımlarım o ormandadır Ağaçların da ardında yıldızların semasında Göğsümün boşlukla dolduğuna şahit olur Ve bembeyaz anıların kalbimi üzmesine eşlik ederim Ve sevgisine mahzar olduğum o söğüt ağacının dibinde Dillendiremediğim elvedamın kavuşmasını beklerim Beyaz boyalı teknesiyle uzaktaki bir adaya kargo taşıyan Yavuz aynı adada büyük bir yarışma için yaşadığı yerden ilk defa ayrılacak olan Aiden adında bir gençle karşılaşır İki adamın da vedalara yüklediği anlamlar farklıdır

Nobel Kitap
497,64

Gece Kitaplığı

2023381 sf.
Nobel Kitap

Yağmurun altında varmaya çalıştığım yere vakur adımlarla ilerliyordum Yaşlı bir söğüt ağacının altından geçmek gerekti Söğüt ağacı yağmurda ıslanmak istemeyen bir kadına ev sahipliği yapıyordu Bodur çalıları soğuğun sertliğine direnircesine hâlâ yerindeydi geniş gövdesinden uzanan ve dökülmeye direnen yaprakları kadını koruyordu Sanki ağaç yıllardır kadını beklemiş gibiydi ve o kadın bu güzel yağmurlu günde bana seslendi O günden bu yana nice yapraklar döküldü yavaş yavaş nice yıllar geçti Mevsimler eskisi kadar güzel gelmiyordu artık Yapraklar uçmayı kesmiş sonbahar ağaçlara çoktan küsmüştü Rüzgârlara ne olduğu konusundaysa en ufak bir anımsama bile yokiçimde Bir zamanlar canım ve kanım olan o kadına gelirsek Söğüt ağacının altında bir daha asla göremedim onu Şimdiyse her gün o yağmurlu günü anımsıyorum Hüznüme sebep olan o güzel hatıralar Ve özlediğim yegâne an bir daha asla geri gelmeyecek Fakat hâlâ adımlarım o ormandadır Ağaçların da ardında yıldızların semasında Göğsümün boşlukla dolduğuna şahit olur Ve bembeyaz anıların kalbimi üzmesine eşlik ederim Ve sevgisine mahzar olduğum o söğüt ağacının dibinde Dillendiremediğim elvedamın kavuşmasını beklerim Beyaz boyalı teknesiyle uzaktaki bir adaya kargo taşıyan Yavuz aynı adada büyük bir yarışma için yaşadığı yerden ilk defa ayrılacak olan Aiden adında bir gençle karşılaşır İki adamın da vedalara yüklediği anlamlar farklıdır

Şehadet Kitap
638,00

Gece Kitaplığı Yayınları

2023381 sf.
Şehadet Kitap

Yağmurun altında varmaya çalıştığım yere vakur adımlarla ilerliyordum Yaşlı bir söğüt ağacının altından geçmek gerekti Söğüt ağacı yağmurda ıslanmak istemeyen bir kadına ev sahipliği yapıyordu Bodur çalıları soğuğun sertliğine direnircesine hâlâ yerindeydi geniş gövdesinden uzanan ve dökülmeye direnen yaprakları kadını koruyordu Sanki ağaç yıllardır kadını beklemiş gibiydi ve o kadın bu güzel yağmurlu günde bana seslendi O günden bu yana nice yapraklar döküldü yavaş yavaş nice yıllar geçti Mevsimler eskisi kadar güzel gelmiyordu artık Yapraklar uçmayı kesmiş sonbahar ağaçlara çoktan küsmüştü Rüzgârlara ne olduğu konusundaysa en ufak bir anımsama bile yok içimde Bir zamanlar canım ve kanım olan o kadına gelirsek Söğüt ağacının altında bir daha asla göremedim onu Şimdiyse her gün o yağmurlu günü anımsıyorum Hüznüme sebep olan o güzel hatıralar Ve özlediğim yegâne an bir daha asla geri gelmeyecek Fakat hâlâ adımlarım o ormandadır Ağaçların da ardında yıldızların semasında Göğsümün boşlukla dolduğuna şahit olur Ve bembeyaz anıların kalbimi üzmesine eşlik ederim Ve sevgisine mahzar olduğum o söğüt ağacının dibinde Dillendiremediğim elvedamın kavuşmasını beklerim Beyaz boyalı teknesiyle uzaktaki bir adaya kargo taşıyan Yavuz aynı adada büyük bir yarışma için yaşadığı yerden ilk defa ayrılacak olan Aiden adında bir gençle karşılaşır İki adamın da vedalara yüklediği anlamlar farklıdır