Din Dilinin Anlamı — Frederick Ferre

Din Dilinin Anlamı
Frederick FerreAlfa Yayınları
Din Dilinin Anlamı
Frederick FerreMantıkçı pozitivizmin elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddiasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkâr etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dilin imkânsızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrı nın gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla lengüistiğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallığı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın mantıkçı pozitivistler ile teistler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden lengüistik felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyoruz

Alfa Yayınları
çev. Zeki Özcan
Mantıkçı pozitivizm elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkar etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dil 39 in imkansızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrı 39 nın gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla lengüistiğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallğı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın mantıkçı pozitivistler ile teistler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden lengüistik felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyoruz

Alfa Yayıncılık
Mantıkçı Pozitivizm elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkar etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dil in imkansızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrı nın gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla Lengüist liğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallğı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın Mantıkçı Pozitivist ler ile Teist ler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden Lengüistik Felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyoruz Sayfa Sayısı 236 Baskı Yılı 1999 Dili Türkçe Yayınevi Alfa Yayıncılık

Alfa Basım Yayım Dağıtım
Mantıkçı pozitivizm elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkar etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dil in imkansızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrı nın gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla lengüistiğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallğı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın mantıkçı pozitivistler ile teistler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden lengüistik felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyourz Arka Kapak

ALFA YAYINLARI
çev. Prof. Dr. Zeki Özcan
Mantıkçı pozitivizm elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkar etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dil in imkansızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrı nın gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla lengüistiğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallğı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın mantıkçı pozitivistler ile teistler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden lengüistik felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyourz

Alfa Yayınları
Mantıkçı pozitivizmin elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddiasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkâr etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dilin imkânsızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrı nın gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla lengüistiğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallığı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın mantıkçı pozitivistler ile teistler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden lengüistik felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyoruz

Alfa Yayınları
Frederick Ferre tarafından kaleme alınan Din Dilinin Anlamı Alfa Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Din Dilinin Anlamı Frederick Ferre Kitap Özeti Mantıkçı pozitivizmin elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddiasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkâr etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dilin imkânsızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrının gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla lengüistiğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallığı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın mantıkçı pozitivistler ile teistler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden lengüistik felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyoruz Yayınevi Alfa Yayınları Yazar Frederick Ferre Sayfa 236 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Ağustos 1999 Barkod 9789753162210 Kategori Diğer Felsefe Kitapları
Din Dilinin Anlamı
Frederick Ferre
Alfa
Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkar etti

Alfa Basım Yayım Dağıtım
çev. Zeki Özcan
Mantıkçı pozitivizm elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkar etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dil in imkansızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrı nın gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla lengüistiğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallğı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın mantıkçı pozitivistler ile teistler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden lengüistik felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyourz Arka Kapak

Alfa Yayıncılık
çev. Doç. Dr. Zeki Özcan
Mantıkçı Pozitivizm elinde Occam usturası gibi olan tablo dil anlayışı geleneksel teolojik düşüncede yıkıcı etkiye neden oldu Çünkü o önce kişinin kutsalla kurduğu canlı ve içten bir ilişki olan dini bilgisel önermeler statüsünde ele almakla dinin özünü büyük ölçüde zedeledi Ardından Tanrı kavramının olgusallık ölçütüne uymadığı metafizik bir kalıntı olduğu iddasıyla Tanrı hakkında konuşmanın imkanını inkar etti Felsefenin görevinin bir dil teolojisi ortaya koymak değil de teolojik dil in imkansızlığını göstermek olduğunu ileri sürdü Teistlerin bu durumu kabul etmesi mümkün değildi Onlar kendini kutsal kitaplarda bir kültürün diliyle somut biçimde tanıtan Tanrı nın gizli ve bilinmez olmadığını gösterme yükümlülüğüyle karşı karşıya olduklarını düşündüler Tanrı hakkında konuşmamızın totolojik olmadığını göstermeye çalıştılar Bu amaçla Lengüist liğin verilerinden ve modern mantığın temel ilkelerinden yararlandılar ve bir din dilinden sözedilebileceğini bu dilin kendine özgü nesnelliği ve olgusallğı olduğunu kanıtlamaya giriştiler Bu kitabın Mantıkçı Pozitivist ler ile Teist ler arasındaki gerilimin bütün aşamaları ve görünüşleriyle iyi anlatılmış bir hikayesi olduğunu kendini bir iç eleştiri yapmak zorunda hisseden Lengüistik Felsefe karşısında yeni bir tutum belirlemeye çalışan geleneksel teizmin varlığını sürdürme çabalarının bir tasviri gibi olduğunu düşünüyoruz Sayfa Sayısı 236Baskı Yılı 1999Dili TürkçeYayınevi Alfa Yayıncılık