Din Eğitimini Yeniden Düşünmek — Bayramali Nazıroğlu

Din Eğitimini Yeniden Düşünmek
Bayramali NazıroğluEski Yeni Yayınları
Din Eğitimini Yeniden Düşünmek
Bayramali Nazıroğluİslam dünyasının son birkaç asırdır Batı eksenindeki devlet ve toplumlara kıyasla politik ekonomik diplomatik askerî ve toplumsal alanlarda görece zayıf kaldığı bir gerçektir Elbette bunun birbiriyle ilişkili pek çok nedeni zikredilebilir Ancak bu iki farklı dünyanın akla ve bilime yüklediği anlam ile bu anlamın insan yetiştirme yaklaşımlarına etkisine odaklanmak temel sorunların tespiti için iyi bir başlangıç olacaktır Bu kitabın temel amacı da bu imkânı sorgulamaktır Kitapta İslam dünyasının genel olarak eğitim özelde ise din eğitimi bağlamında bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyduğu varsayımından hareketle Müslümanların terakkisine engel teşkil eden bir dizi sorun deneme mahiyetinde tartışılmaktadır Bu çerçevede çoğunlukla Türkiye de yaşananlardan ilhamla kökleşmiş bazı düşünce kabul ve uygulamaların yetersizlikleri ele alınmakta buna bağlı olarak belirli alanlarda yeni bir din eğitimi yaklaşımının mümkün olduğu ileri sürülmektedir Kitap ön söz ve son söz dışında 12 bölümden oluşmaktadır Eserin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel motivasyon Sorunla Yüzleşme başlığı altında ele alınmakta Düşünme bölümünde farklı akıl yürütme biçimlerinin din eğitiminin gündemine gerçekçi bir şekilde dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır İtaat başlıklı bölümde din eğitiminin itaat kültürünü besleyen yönleri eleştirilmekte Ahlak bölümünde ise özellikle Müslümanların pratik ahlak sorunları irdelenmektedir Özerklik bölümünde Müslüman bireyin hem günlük yaşamında hem de inanç dünyasında kısmen özerk ve güçlü olması gerektiği vurgulanmakta Bilimsellik bölümünde akla ve bilimsel olana yönelik mesafeli tutum sorgulanmaktadır Birey başlıklı bölümde toplumu önceleyen anlayışların yerine bireyin ve onun biricikliğinin önemi öne çıkarılmakta Sosyal Adalet bölümünde ise adalet hak ve eşitlik kavramlarının din eğitimi anlayışlarındaki karşılığı ele alınmaktadır İnsan başlığını taşıyan bölümde insan onurunun korunmasının önemi tartışılmakta Nefret bölümünde Müslümanlar arasında kolayca yayılabilen ve kötülüğü genelleştirme eğilimindeki nefret söyleminin sakıncalarına dikkat çekilmektedir Liyakat başlığında işlerin ehline verilmesinin ve kayırmacılığın önlenmesinin hem din hem de toplumsal kalkınma açısından önemi vurgulanmakta Savaş bölümünde ise barış odaklı bir toplumun inşası için din eğitiminin üstlenmesi gereken entelektüel sorumluluklar ele alınmaktadır

Eski Yeni Yayınları
İslam dünyasının son birkaç asırdır Batı eksenindeki devlet ve toplumlara kıyasla politik ekonomik diplomatik askerî ve toplumsal alanlarda görece zayıf kaldığı bir gerçektir Elbette bunun birbiriyle ilişkili pek çok nedeni zikredilebilir Ancak bu iki farklı dünyanın akla ve bilime yüklediği anlam ile bu anlamın insan yetiştirme yaklaşımlarına etkisine odaklanmak temel sorunların tespiti için iyi bir başlangıç olacaktır Bu kitabın temel amacı da bu imkânı sorgulamaktır Kitapta İslam dünyasının genel olarak eğitim özelde ise din eğitimi bağlamında bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyduğu varsayımından hareketle Müslümanların terakkisine engel teşkil eden bir dizi sorun deneme mahiyetinde tartışılmaktadır Bu çerçevede çoğunlukla Türkiye de yaşananlardan ilhamla kökleşmiş bazı düşünce kabul ve uygulamaların yetersizlikleri ele alınmakta buna bağlı olarak belirli alanlarda yeni bir din eğitimi yaklaşımının mümkün olduğu ileri sürülmektedir Kitap ön söz ve son söz dışında 12 bölümden oluşmaktadır Eserin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel motivasyon Sorunla Yüzleşme başlığı altında ele alınmakta Düşünme bölümünde farklı akıl yürütme biçimlerinin din eğitiminin gündemine gerçekçi bir şekilde dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır İtaat başlıklı bölümde din eğitiminin itaat kültürünü besleyen yönleri eleştirilmekte Ahlak bölümünde ise özellikle Müslümanların pratik ahlak sorunları irdelenmektedir Özerklik bölümünde Müslüman bireyin hem günlük yaşamında hem de inanç dünyasında kısmen özerk ve güçlü olması gerektiği vurgulanmakta Bilimsellik bölümünde akla ve bilimsel olana yönelik mesafeli tutum sorgulanmaktadır Birey başlıklı bölümde toplumu önceleyen anlayışların yerine bireyin ve onun biricikliğinin önemi öne çıkarılmakta Sosyal Adalet bölümünde ise adalet hak ve eşitlik kavramlarının din eğitimi anlayışlarındaki karşılığı ele alınmaktadır İnsan başlığını taşıyan bölümde insan onurunun korunmasının önemi tartışılmakta Nefret bölümünde Müslümanlar arasında kolayca yayılabilen ve kötülüğü genelleştirme eğilimindeki nefret söyleminin sakıncalarına dikkat çekilmektedir Liyakat başlığında işlerin ehline verilmesinin ve kayırmacılığın önlenmesinin hem din hem de toplumsal kalkınma açısından önemi vurgulanmakta Savaş bölümünde ise barış odaklı bir toplumun inşası için din eğitiminin üstlenmesi gereken entelektüel sorumluluklar ele alınmaktadır

Eskiyeni Yayınları
İslam dünyasının son birkaç asırdır Batı eksenindeki devlet ve toplumlara kıyasla politik ekonomik diplomatik askerî ve toplumsal alanlarda görece zayıf kaldığı bir gerçektir Elbette bunun birbiriyle ilişkili pek çok nedeni zikredilebilir Ancak bu iki farklı dünyanın akla ve bilime yüklediği anlam ile bu anlamın insan yetiştirme yaklaşımlarına etkisine odaklanmak temel sorunların tespiti için iyi bir başlangıç olacaktır Bu kitabın temel amacı da bu imkânı sorgulamaktır Kitapta İslam dünyasının genel olarak eğitim özelde ise din eğitimi bağlamında bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyduğu varsayımından hareketle Müslümanların terakkisine engel teşkil eden bir dizi sorun deneme mahiyetinde tartışılmaktadır Bu çerçevede çoğunlukla Türkiye de yaşananlardan ilhamla kökleşmiş bazı düşünce kabul ve uygulamaların yetersizlikleri ele alınmakta buna bağlı olarak belirli alanlarda yeni bir din eğitimi yaklaşımının mümkün olduğu ileri sürülmektedir Kitap ön söz ve son söz dışında 12 bölümden oluşmaktadır Eserin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel motivasyon Sorunla Yüzleşme başlığı altında ele alınmakta Düşünme bölümünde farklı akıl yürütme biçimlerinin din eğitiminin gündemine gerçekçi bir şekilde dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır İtaat başlıklı bölümde din eğitiminin itaat kültürünü besleyen yönleri eleştirilmekte Ahlak bölümünde ise özellikle Müslümanların pratik ahlak sorunları irdelenmektedir Özerklik bölümünde Müslüman bireyin hem günlük yaşamında hem de inanç dünyasında kısmen özerk ve güçlü olması gerektiği vurgulanmakta Bilimsellik bölümünde akla ve bilimsel olana yönelik mesafeli tutum sorgulanmaktadır Birey başlıklı bölümde toplumu önceleyen anlayışların yerine bireyin ve onun biricikliğinin önemi öne çıkarılmakta Sosyal Adalet bölümünde ise adalet hak ve eşitlik kavramlarının din eğitimi anlayışlarındaki karşılığı ele alınmaktadır İnsan başlığını taşıyan bölümde insan onurunun korunmasının önemi tartışılmakta Nefret bölümünde Müslümanlar arasında kolayca yayılabilen ve kötülüğü genelleştirme eğilimindeki nefret söyleminin sakıncalarına dikkat çekilmektedir Liyakat başlığında işlerin ehline verilmesinin ve kayırmacılığın önlenmesinin hem din hem de toplumsal kalkınma açısından önemi vurgulanmakta Savaş bölümünde ise barış odaklı bir toplumun inşası için din eğitiminin üstlenmesi gereken entelektüel sorumluluklar ele alınmaktadır Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
İslam dünyasının son birkaç asırdır Batı eksenindeki devlet ve toplumlara kıyasla politik ekonomik diplomatik askerî ve toplumsal alanlarda görece zayıf kaldığı bir gerçektir Elbette bunun birbiriyle ilişkili pek çok nedeni zikredilebilir Ancak bu iki farklı dünyanın akla ve bilime yüklediği anlam ile bu anlamın insan yetiştirme yaklaşımlarına etkisine odaklanmak temel sorunların tespiti için iyi bir başlangıç olacaktır Bu kitabın temel amacı da bu imkânı sorgulamaktır Kitapta İslam dünyasının genel olarak eğitim özelde ise din eğitimi bağlamında bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyduğu varsayımından hareketle Müslümanların terakkisine engel teşkil eden bir dizi sorun deneme mahiyetinde tartışılmaktadır Bu çerçevede çoğunlukla Türkiye de yaşananlardan ilhamla kökleşmiş bazı düşünce kabul ve uygulamaların yetersizlikleri ele alınmakta buna bağlı olarak belirli alanlarda yeni bir din eğitimi yaklaşımının mümkün olduğu ileri sürülmektedir Kitap ön söz ve son söz dışında 12 bölümden oluşmaktadır Eserin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel motivasyon Sorunla Yüzleşme başlığı altında ele alınmakta Düşünme bölümünde farklı akıl yürütme biçimlerinin din eğitiminin gündemine gerçekçi bir şekilde dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır İtaat başlıklı bölümde din eğitiminin itaat kültürünü besleyen yönleri eleştirilmekte Ahlak bölümünde ise özellikle Müslümanların pratik ahlak sorunları irdelenmektedir Özerklik bölümünde Müslüman bireyin hem günlük yaşamında hem de inanç dünyasında kısmen özerk ve güçlü olması gerektiği vurgulanmakta Bilimsellik bölümünde akla ve bilimsel olana yönelik mesafeli tutum sorgulanmaktadır Birey başlıklı bölümde toplumu önceleyen anlayışların yerine bireyin ve onun biricikliğinin önemi öne çıkarılmakta Sosyal Adalet bölümünde ise adalet hak ve eşitlik kavramlarının din eğitimi anlayışlarındaki karşılığı ele alınmaktadır İnsan başlığını taşıyan bölümde insan onurunun korunmasının önemi tartışılmakta Nefret bölümünde Müslümanlar arasında kolayca yayılabilen ve kötülüğü genelleştirme eğilimindeki nefret söyleminin sakıncalarına dikkat çekilmektedir Liyakat başlığında işlerin ehline verilmesinin ve kayırmacılığın önlenmesinin hem din hem de toplumsal kalkınma açısından önemi vurgulanmakta Savaş bölümünde ise barış odaklı bir toplumun inşası için din eğitiminin üstlenmesi gereken entelektüel sorumluluklar ele alınmaktadır

Eski Yeni Yayınları
İslam dünyasının son birkaç asırdır Batı eksenindeki devlet ve toplumlara kıyasla politik ekonomik diplomatik askerî ve toplumsal alanlarda görece zayıf kaldığı bir gerçektir Elbette bunun birbiriyle ilişkili pek çok nedeni zikredilebilir Ancak bu iki farklı dünyanın akla ve bilime yüklediği anlam ile bu anlamın insan yetiştirme yaklaşımlarına etkisine odaklanmak temel sorunların tespiti için iyi bir başlangıç olacaktır Bu kitabın temel amacı da bu imkânı sorgulamaktır Kitapta İslam dünyasının genel olarak eğitim özelde ise din eğitimi bağlamında bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyduğu varsayımından hareketle Müslümanların terakkisine engel teşkil eden bir dizi sorun deneme mahiyetinde tartışılmaktadır Bu çerçevede çoğunlukla Türkiye de yaşananlardan ilhamla kökleşmiş bazı düşünce kabul ve uygulamaların yetersizlikleri ele alınmakta buna bağlı olarak belirli alanlarda yeni bir din eğitimi yaklaşımının mümkün olduğu ileri sürülmektedir Kitap ön söz ve son söz dışında 12 bölümden oluşmaktadır Eserin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel motivasyon Sorunla Yüzleşme başlığı altında ele alınmakta Düşünme bölümünde farklı akıl yürütme biçimlerinin din eğitiminin gündemine gerçekçi bir şekilde dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır İtaat başlıklı bölümde din eğitiminin itaat kültürünü besleyen yönleri eleştirilmekte Ahlak bölümünde ise özellikle Müslümanların pratik ahlak sorunları irdelenmektedir Özerklik bölümünde Müslüman bireyin hem günlük yaşamında hem de inanç dünyasında kısmen özerk ve güçlü olması gerektiği vurgulanmakta Bilimsellik bölümünde akla ve bilimsel olana yönelik mesafeli tutum sorgulanmaktadır Birey başlıklı bölümde toplumu önceleyen anlayışların yerine bireyin ve onun biricikliğinin önemi öne çıkarılmakta Sosyal Adalet bölümünde ise adalet hak ve eşitlik kavramlarının din eğitimi anlayışlarındaki karşılığı ele alınmaktadır İnsan başlığını taşıyan bölümde insan onurunun korunmasının önemi tartışılmakta Nefret bölümünde Müslümanlar arasında kolayca yayılabilen ve kötülüğü genelleştirme eğilimindeki nefret söyleminin sakıncalarına dikkat çekilmektedir Liyakat başlığında işlerin ehline verilmesinin ve kayırmacılığın önlenmesinin hem din hem de toplumsal kalkınma açısından önemi vurgulanmakta Savaş bölümünde ise barış odaklı bir toplumun inşası için din eğitiminin üstlenmesi gereken entelektüel sorumluluklar ele alınmaktadır

Eski Yeni Yayınları
İslam dünyasının son birkaç asırdır Batı eksenindeki devlet ve toplumlara kıyasla politik ekonomik diplomatik askerî ve toplumsal alanlarda görece zayıf kaldığı bir gerçektir Elbette bunun birbiriyle ilişkili pek çok nedeni zikredilebilir Ancak bu iki farklı dünyanın akla ve bilime yüklediği anlam ile bu anlamın insan yetiştirme yaklaşımlarına etkisine odaklanmak temel sorunların tespiti için iyi bir başlangıç olacaktır Bu kitabın temel amacı da bu imkânı sorgulamaktır Kitapta İslam dünyasının genel olarak eğitim özelde ise din eğitimi bağlamında bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyduğu varsayımından hareketle Müslümanların terakkisine engel teşkil eden bir dizi sorun deneme mahiyetinde tartışılmaktadır Bu çerçevede çoğunlukla Türkiye de yaşananlardan ilhamla kökleşmiş bazı düşünce kabul ve uygulamaların yetersizlikleri ele alınmakta buna bağlı olarak belirli alanlarda yeni bir din eğitimi yaklaşımının mümkün olduğu ileri sürülmektedir Kitap ön söz ve son söz dışında 12 bölümden oluşmaktadır Eserin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel motivasyon Sorunla Yüzleşme başlığı altında ele alınmakta Düşünme bölümünde farklı akıl yürütme biçimlerinin din eğitiminin gündemine gerçekçi bir şekilde dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır İtaat başlıklı bölümde din eğitiminin itaat kültürünü besleyen yönleri eleştirilmekte Ahlak bölümünde ise özellikle Müslümanların pratik ahlak sorunları irdelenmektedir Özerklik bölümünde Müslüman bireyin hem günlük yaşamında hem de inanç dünyasında kısmen özerk ve güçlü olması gerektiği vurgulanmakta Bilimsellik bölümünde akla ve bilimsel olana yönelik mesafeli tutum sorgulanmaktadır Birey başlıklı bölümde toplumu önceleyen anlayışların yerine bireyin ve onun biricikliğinin önemi öne çıkarılmakta Sosyal Adalet bölümünde ise adalet hak ve eşitlik kavramlarının din eğitimi anlayışlarındaki karşılığı ele alınmaktadır İnsan başlığını taşıyan bölümde insan onurunun korunmasının önemi tartışılmakta Nefret bölümünde Müslümanlar arasında kolayca yayılabilen ve kötülüğü genelleştirme eğilimindeki nefret söyleminin sakıncalarına dikkat çekilmektedir Liyakat başlığında işlerin ehline verilmesinin ve kayırmacılığın önlenmesinin hem din hem de toplumsal kalkınma açısından önemi vurgulanmakta Savaş bölümünde ise barış odaklı bir toplumun inşası için din eğitiminin üstlenmesi gereken entelektüel sorumluluklar ele alınmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Bu kitapta İslam medeniyetinin hüküm sürdüğü coğrafyada yaklaşık bin yıllık bir süreçte İslam dininin inkâr edilemez katkısıyla geliştirilen şekillendirilen ve İslamın gövdesine ayrılmaz bir parça olarak eklemlenen İslama has öğretmen anlayışı ele alınmaktadır İslam dininin herkesi dindar olma potansiyeline sahip bireyler olarak kabul ettiği fakat bunu onun fıtrata uygun yetiştirilmesi kaydına bağladığı bilinmektedir Bunu akılda tuttuğumuz zaman öğretmenlerin sorumluluk alanlarının dini de kapsayan daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi icap etmektedir Nitekim kitapta konuya bu açıdan yaklaşılmıştır Bu bağlamda kitabı okuyan bir kişinin ilk planda İslam eğitim geleneğinde eğitimle ilgili olarak kullanılan temel kavramları tanıması bu gelenek içinde kimlere öğretmen payesi verildiğini bilmesi ve öğretmenlerle ilgili temel meseleleri görmesi amaçlanmıştır Bunun yanı sıra kitapta öğretmenlerde aranan kişisel nitelikler ve mesleki yeterlikler hakkında da okurun belli bir kanaat sahibi olabileceği ümit edilmektedir

Nobel Akademik Yayıncılık
Bu kitapta İslam medeniyetinin hüküm sürdüğü coğrafyada yaklaşık bin yıllık bir süreçte İslam dininin inkâr edilemez katkısıyla geliştirilen şekillendirilen ve İslamın gövdesine ayrılmaz bir parça olarak eklemlenen İslama has öğretmen anlayışı ele alınmaktadır İslam dininin herkesi dindar olma potansiyeline sahip bireyler olarak kabul ettiği fakat bunu onun fıtrata uygun yetiştirilmesi kaydına bağladığı bilinmektedir Bunu akılda tuttuğumuz zaman öğretmenlerin sorumluluk alanlarının dini de kapsayan daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi icap etmektedir Nitekim kitapta konuya bu açıdan yaklaşılmıştır Bu bağlamda kitabı okuyan bir kişinin ilk planda İslam eğitim geleneğinde eğitimle ilgili olarak kullanılan temel kavramları tanıması bu gelenek içinde kimlere öğretmen payesi verildiğini bilmesi ve öğretmenlerle ilgili temel meseleleri görmesi amaçlanmıştır Bunun yanı sıra kitapta öğretmenlerde aranan kişisel nitelikler ve mesleki yeterlikler hakkında da okurun belli bir kanaat sahibi olabileceği ümit edilmektedir Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
2010 yılından sonra popülerlik kazanmaya başlayan ve duygusal dayanıklılık umut iyimserlik öz etkinlik kapasitelerinin sinerjik bütününü ifade eden pozitif psikolojik sermaye literatürde olduğu gibi iş dünyasında da ilgi çekmeye başlayan bir kavram hâline gelmiştir Ekonomik beşeri ve sosyal sermayeden sonra sermaye kavramını bir adım daha öteye taşıyan psikolojik sermaye bireysel ve örgütsel kazanımlarda ampirik olarak ispatlanmış olumlu etkiye sahiptir Bunu yanısıra zekâ kişilik gibi bireysel özelliklerden farklı olarak eğitim geliştirme çalışmaları ile daha üst seviyelere taşınması mümkün olması bu kavramı özellikle insan kaynakları alanında önemli bir değişken hâline getirmiştir Popüler kişisel gelişim çalışmalarından farklı olarak Luthans ve çalışma arkadaşlarının tasarladığı ortalama 2 saatlik eğitimlerle bile geliştirilebilir olduğu bilimsel olarak kabul görmüştür Bu çalışma kapsamında verilen eğitimler metodolojik açıdan güçlü ve kontrollü deneysel tasarımlarla test edilmiş bulgular açısından uluslararası çalışmalar ile paralel sonuçlara ulaşılmıştır Bu kitabın amacı size bu akademik yolculuğu anlatmanın yanı sıra ampirik olarak pozitif psikolojik sermayenin etkileşim içinde olduğu önemli değişkenler hakkında da öneriler sunmaktır Kitap içerik ve anlatım itibariyle lisans ve üstü düzeyde öğrencileri hedef almakla beraber iş hayatından da ilgili kişilerin faydalanabileceği şekilde tasarlanmıştır

Nobel Akademik Yayıncılık
Bu kitapta İslam medeniyetinin hüküm sürdüğü coğrafyada yaklaşık bin yıllık bir süreçte İslam dininin inkâr edilemez katkısıyla geliştirilen şekillendirilen ve İslamın gövdesine ayrılmaz bir parça olarak eklemlenen İslama has öğretmen anlayışı ele alınmaktadır İslam dininin herkesi dindar olma potansiyeline sahip bireyler olarak kabul ettiği fakat bunu onun fıtrata uygun yetiştirilmesi kaydına bağladığı bilinmektedir Bunu akılda tuttuğumuz zaman öğretmenlerin sorumluluk alanlarının dini de kapsayan daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi icap etmektedir Nitekim kitapta konuya bu açıdan yaklaşılmıştır Bu bağlamda kitabı okuyan bir kişinin ilk planda İslam eğitim geleneğinde eğitimle ilgili olarak kullanılan temel kavramları tanıması bu gelenek içinde kimlere öğretmen payesi verildiğini bilmesi ve öğretmenlerle ilgili temel meseleleri görmesi amaçlanmıştır Bunun yanı sıra kitapta öğretmenlerde aranan kişisel nitelikler ve mesleki yeterlikler hakkında da okurun belli bir kanaat sahibi olabileceği ümit edilmektedir Tanıtım Bülteninden

SARKAÇ YAYINLARI
İslam Eğitim Geleneğinde Öğretmenlik adlı bu çalışma tarihsel sürecin İslam medeniyetinin hüküm sürdüğü coğrafyada İslam dininin inkâr edilemez katkısıyla tam 10 asır boyunca yarattığı geliştirdiği şekillendirdiği ve İslamın gövdesine ayrılmaz bir parça olarak bitiştirdiği İslama has özgün öğretmen anlayışını ele almaktadır İslam dininin herkesi dindar olma fıtratına sahip bireyler olarak kabul ettiğini ve fakat bunu onun fıtrata uygun yetiştirilmesi kaydıyla sınırlandırdığını akılda tuttuğumuz zaman öğretmenlerin sorumluluk alanlarının dini alanı da içine alan daha geniş bir çerçeve içerisinde değerlendirilmesi zaruridir Nitekim bu zaruretten doğan beklentiler öğretmenlerin yeterlik alanlarının zenginliğine yol açmıştır Eserde İslam eğitim geleneğinde öğretmenliğin ortaya çıkışından mes lekleşmesine öğretmenlerin ücretlerinden giyim kuşamlarına toplumsal statülerinden devlet adamlarıyla münasebetlerine ve dayak sorunu karşısındaki tutumlarına kadar geniş bir yelpazede okurun fikir sahibi olmasını kolaylaştıracak bulgulara yer verilmiştir Yine öğretmenlerin kişisel ve mesleki nitelikleri ayrı ayrı incelenmiştir

Nobel Akademik Yayıncılık
Bu kitapta İslam medeniyetinin hüküm sürdüğü coğrafyada yaklaşık bin yıllık bir süreçte İslam dininin inkâr edilemez katkısıyla geliştirilen şekillendirilen ve İslamın gövdesine ayrılmaz bir parça olarak eklemlenen İslama has öğretmen anlayışı ele alınmaktadır İslam dininin herkesi dindar olma potansiyeline sahip bireyler olarak kabul ettiği fakat bunu onun fıtrata uygun yetiştirilmesi kaydına bağladığı bilinmektedir Bunu akılda tuttuğumuz zaman öğretmenlerin sorumluluk alanlarının dini de kapsayan daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi icap etmektedir Nitekim kitapta konuya bu açıdan yaklaşılmıştır Bu bağlamda kitabı okuyan bir kişinin ilk planda İslam eğitim geleneğinde eğitimle ilgili olarak kullanılan temel kavramları tanıması bu gelenek içinde kimlere öğretmen payesi verildiğini bilmesi ve öğretmenlerle ilgili temel meseleleri görmesi amaçlanmıştır Bunun yanı sıra kitapta öğretmenlerde aranan kişisel nitelikler ve mesleki yeterlikler hakkında da okurun belli bir kanaat sahibi olabileceği ümit edilmektedir
Din Eğitimini Yeniden Düşünmek
Bayramali Nazıroğlu
Nobel Akademik Yayıncılık
Bu kitapta İslam medeniyetinin hüküm sürdüğü coğrafyada yaklaşık bin yıllık bir süreçte İslam dininin inkâr edilemez katkısıyla geliştirilen şekillendirilen ve İslamın gövdesine ayrılmaz bir parça olarak eklemlenen İslama has öğretmen anlayışı ele alınmaktadır İslam dininin herkesi dindar olma potansiyeline sahip bireyler olarak kabul ettiği fakat bunu onun fıtrata uygun yetiştirilmesi kaydına bağladığı bilinmektedir Bunu akılda tuttuğumuz zaman öğretmenlerin sorumluluk alanlarının dini de kapsayan daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi icap etmektedir Nitekim kitapta konuya bu açıdan yaklaşılmıştır Bu bağlamda kitabı okuyan bir kişinin ilk planda İslam eğitim geleneğinde eğitimle ilgili olarak kullanılan temel kavramları tanıması bu gelenek içinde kimlere öğretmen payesi verildiğini bilmesi ve öğretmenlerle ilgili temel meseleleri görmesi amaçlanmıştır Bunun yanı sıra kitapta öğretmenlerde aranan kişisel nitelikler ve mesleki yeterlikler hakkında da okurun belli bir kanaat sahibi olabileceği ümit edilmektedir

Eski Yeni Yayınları
İslam dünyasının son birkaç asırdır Batı eksenindeki devlet ve toplumlara kıyasla politik ekonomik diplomatik askerî ve toplumsal alanlarda görece zayıf kaldığı bir gerçektir Elbette bunun birbiriyle ilişkili pek çok nedeni zikredilebilir Ancak bu iki farklı dünyanın akla ve bilime yüklediği anlam ile bu anlamın insan yetiştirme yaklaşımlarına etkisine odaklanmak temel sorunların tespiti için iyi bir başlangıç olacaktır Bu kitabın temel amacı da bu imkânı sorgulamaktır Kitapta İslam dünyasının genel olarak eğitim özelde ise din eğitimi bağlamında bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyduğu varsayımından hareketle Müslümanların terakkisine engel teşkil eden bir dizi sorun deneme mahiyetinde tartışılmaktadır Bu çerçevede çoğunlukla Türkiye de yaşananlardan ilhamla kökleşmiş bazı düşünce kabul ve uygulamaların yetersizlikleri ele alınmakta buna bağlı olarak belirli alanlarda yeni bir din eğitimi yaklaşımının mümkün olduğu ileri sürülmektedir Kitap ön söz ve son söz dışında 12 bölümden oluşmaktadır Eserin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel motivasyon Sorunla Yüzleşme başlığı altında ele alınmakta Düşünme bölümünde farklı akıl yürütme biçimlerinin din eğitiminin gündemine gerçekçi bir şekilde dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır İtaat başlıklı bölümde din eğitiminin itaat kültürünü besleyen yönleri eleştirilmekte Ahlak bölümünde ise özellikle Müslümanların pratik ahlak sorunları irdelenmektedir Özerklik bölümünde Müslüman bireyin hem günlük yaşamında hem de inanç dünyasında kısmen özerk ve güçlü olması gerektiği vurgulanmakta Bilimsellik bölümünde akla ve bilimsel olana yönelik mesafeli tutum sorgulanmaktadır Birey başlıklı bölümde toplumu önceleyen anlayışların yerine bireyin ve onun biricikliğinin önemi öne çıkarılmakta Sosyal Adalet bölümünde ise adalet hak ve eşitlik kavramlarının din eğitimi anlayışlarındaki karşılığı ele alınmaktadır İnsan başlığını taşıyan bölümde insan onurunun korunmasının önemi tartışılmakta Nefret bölümünde Müslümanlar arasında kolayca yayılabilen ve kötülüğü genelleştirme eğilimindeki nefret söyleminin sakıncalarına dikkat çekilmektedir Liyakat başlığında işlerin ehline verilmesinin ve kayırmacılığın önlenmesinin hem din hem de toplumsal kalkınma açısından önemi vurgulanmakta Savaş bölümünde ise barış odaklı bir toplumun inşası için din eğitiminin üstlenmesi gereken entelektüel sorumluluklar ele alınmaktadır