Din Felsefesi Açısından Kutsal Anlatı — Fatih Topaloğlu

Din Felsefesi Açısından Kutsal Anlatı
Fatih TopaloğluElis Yayınları
Din Felsefesi Açısından Kutsal Anlatı
Fatih Topaloğluİdealizm realizm çatışmasının modern ve çağdaş felsefede insanı süje ya da obje olmaya zorlayarak buharlaştırdığı bir vasatta varoluşsal boyutu ihmal edilmiş bir din anlayışı insanın dünya üzerindeki yaşam serüvenini ve anlam arayışını dile döken anlatıları gerçek kurgu polemiğine hapsetmiştir Halbuki insan tarih karşısında da zihinsel ve dilsel imkanlarla anlam üretici olma yetisine sahip bir varlıktır Bu durum insanın aynı zamanda değer üretme süreçlerinde de sanılandan çok daha aktif olduğu olabileceği anlamına gelmektedir Nitekim semavi dinlerin temelde ortak bir şekilde betimlediği insan anlayışı aslında kendi hikayesinin yapıcısı anlatıcısı ve anlamlandırıcısı olan bir varlığı öngörmektedir Dolayısıyla bu konuda modernitenin ürettiği ve dikte ettiği hakikat kriterlerinin sorgulanması anlatıların değerini ve anlamını tarihsel gerçeklik ya da olgusal doğruluğa indirgeyen yaklaşımlara karşı çıkılması açısından oldukça önemlidir Bunun başarılması aynı zamanda dinin ifade ettiği anlam ın çoğaltılmasını zenginleştirilmesini derinleştirilmesini ve çok boyutlu bir hale getirilmesini sağlayacaktır Bu çalışma bunun gerçekleştirmesi adına mütevazı bir denemeden ibarettir

Elis Yayınları

Elis Yayınları
İdealizm realizm çatışmasının modern ve çağdaş felsefede insanı süje ya da obje olmaya zorlayarak buharlaştırdığı bir vasatta varoluşsal boyutu ihmal edilmiş bir din anlayışı insanın dünya üzerindeki yaşam serüvenini ve anlam arayışını dile döken anlatıları gerçek kurgu polemiğine hapsetmiştir Halbuki insan tarih karşısında da zihinsel ve dilsel imkanlarla anlam üretici olma yetisine sahip bir varlıktır Bu durum insanın aynı zamanda değer üretme süreçlerinde de sanılandan çok daha aktif olduğu olabileceği anlamına gelmektedir Nitekim semavi dinlerin temelde ortak bir şekilde betimlediği insan anlayışı aslında kendi hikayesinin yapıcısı anlatıcısı ve anlamlandırıcısı olan bir varlığı öngörmektedir Dolayısıyla bu konuda modernitenin ürettiği ve dikte ettiği hakikat kriterlerinin sorgulanması anlatıların değerini ve anlamını tarihsel gerçeklik ya da olgusal doğruluğa indirgeyen yaklaşımlara karşı çıkılması açısından oldukça önemlidir Bunun başarılması aynı zamanda dinin ifade ettiği anlam ın çoğaltılmasını zenginleştirilmesini derinleştirilmesini ve çok boyutlu bir hale getirilmesini sağlayacaktır Bu çalışma bunun gerçekleştirmesi adına mütevazı bir denemeden ibarettir

Elis Yayınları
İdealizm realizm çatışmasının modern ve çağdaş felsefede insanı süje ya da obje olmaya zorlayarak buharlaştırdığı bir vasatta varoluşsal boyutu ihmal edilmiş bir din anlayışı insanın dünya üzerindeki yaşam serüvenini ve anlam arayışını dile döken anlatıları gerçek kurgu polemiğine hapsetmiştir Halbuki insan tarih karşısında da zihinsel ve dilsel imkanlarla anlam üretici olma yetisine sahip bir varlıktır Bu durum insanın aynı zamanda değer üretme süreçlerinde de sanılandan çok daha aktif olduğu olabileceği anlamına gelmektedir Nitekim semavi dinlerin temelde ortak bir şekilde betimlediği insan anlayışı aslında kendi hikayesinin yapıcısı anlatıcısı ve anlamlandırıcısı olan bir varlığı öngörmektedir Dolayısıyla bu konuda modernitenin ürettiği ve dikte ettiği hakikat kriterlerinin sorgulanması anlatıların değerini ve anlamını tarihsel gerçeklik ya da olgusal doğruluğa indirgeyen yaklaşımlara karşı çıkılması açısından oldukça önemlidir Bunun başarılması aynı zamanda dinin ifade ettiği anlam ın çoğaltılmasını zenginleştirilmesini derinleştirilmesini ve çok boyutlu bir hale getirilmesini sağlayacaktır Bu çalışma bunun gerçekleştirmesi adına mütevazı bir denemeden ibarettir

Elis Yayınları
İdealizm realizm çatışmasının modern ve çağdaş felsefede insanı süje ya da obje olmaya zorlayarak buharlaştırdığı bir vasatta varoluşsal boyutu ihmal edilmiş bir din anlayışı insanın dünya üzerindeki yaşam serüvenini ve anlam arayışını dile döken anlatıları gerçek kurgu polemiğine hapsetmiştir Halbuki insan tarih karşısında da zihinsel ve dilsel imkanlarla anlam üretici olma yetisine sahip bir varlıktır Bu durum insanın aynı zamanda değer üretme süreçlerinde de sanılandan çok daha aktif olduğu olabileceği anlamına gelmektedir Nitekim semavi dinlerin temelde ortak bir şekilde betimlediği insan anlayışı aslında kendi hikayesinin yapıcısı anlatıcısı ve anlamlandırıcısı olan bir varlığı öngörmektedir Dolayısıyla bu konuda modernitenin ürettiği ve dikte ettiği hakikat kriterlerinin sorgulanması anlatıların değerini ve anlamını tarihsel gerçeklik ya da olgusal doğruluğa indirgeyen yaklaşımlara karşı çıkılması açısından oldukça önemlidir Bunun başarılması aynı zamanda dinin ifade ettiği anlam ın çoğaltılmasını zenginleştirilmesini derinleştirilmesini ve çok boyutlu bir hale getirilmesini sağlayacaktır Bu çalışma bunun gerçekleştirmesi adına mütevazı bir denemeden ibarettir

Elis Yayınları
Fatih Topaloğlu tarafından kaleme alınan Din Felsefesi Açısından Kutsal Anlatı Elis Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Din Felsefesi Açısından Kutsal Anlatı Fatih Topaloğlu Kitap Özeti İdealizm realizm çatışmasının modern ve çağdaş felsefede insanı süje ya da obje olmaya zorlayarak buharlaştırdığı bir vasatta varoluşsal boyutu ihmal edilmiş bir din anlayışı insanın dünya üzerindeki yaşam serüvenini ve anlam arayışını dile döken anlatıları gerçek kurgu polemiğine hapsetmiştir Halbuki insan tarih karşısında da zihinsel ve dilsel imkanlarla anlam üretici olma yetisine sahip bir varlıktır Bu durum insanın aynı zamanda değer üretme süreçlerinde de sanılandan çok daha aktif olduğu olabileceği anlamına gelmektedir Nitekim semavi dinlerin temelde ortak bir şekilde betimlediği insan anlayışı aslında kendi hikayesinin yapıcısı anlatıcısı ve anlamlandırıcısı olan bir varlığı öngörmektedir Dolayısıyla bu konuda modernitenin ürettiği ve dikte ettiği hakikat kriterlerinin sorgulanması anlatıların değerini ve anlamını tarihsel gerçeklik ya da olgusal doğruluğa indirgeyen yaklaşımlara karşı çıkılması açısından oldukça önemlidir Bunun başarılması aynı zamanda dinin ifade ettiği anlamın çoğaltılmasını zenginleştirilmesini derinleştirilmesini ve çok boyutlu bir hale getirilmesini sağlayacaktır Bu çalışma bunun gerçekleştirmesi adına mütevazı bir denemeden ibarettir Yayınevi Elis Yayınları Yazar Fatih Topaloğlu Sayfa 254 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2018 Barkod 9786059513166 Kategori Din Felsefesi

Elis Yayınları
İdealizm realizm çatışmasının modern ve çağdaş felsefede insanı süje ya da obje olmaya zorlayarak buharlaştırdığı bir vasatta varoluşsal boyutu ihmal edilmiş bir din anlayışı insanın dünya üzerindeki yaşam serüvenini ve anlam arayışını dile döken anlatıları gerçek kurgu polemiğine hapsetmiştir Halbuki insan tarih karşısında da zihinsel ve dilsel imkanlarla anlam üretici olma yetisine sahip bir varlıktır Bu durum insanın aynı zamanda değer üretme süreçlerinde de sanılandan çok daha aktif olduğu olabileceği anlamına gelmektedir Nitekim semavi dinlerin temelde ortak bir şekilde betimlediği insan anlayışı aslında kendi hikayesinin yapıcısı anlatıcısı ve anlamlandırıcısı olan bir varlığı öngörmektedir Dolayısıyla bu konuda modernitenin ürettiği ve dikte ettiği hakikat kriterlerinin sorgulanması anlatıların değerini ve anlamını tarihsel gerçeklik ya da olgusal doğruluğa indirgeyen yaklaşımlara karşı çıkılması açısından oldukça önemlidir Bunun başarılması aynı zamanda dinin ifade ettiği anlam ın çoğaltılmasını zenginleştirilmesini derinleştirilmesini ve çok boyutlu bir hale getirilmesini sağlayacaktır Bu çalışma bunun gerçekleştirmesi adına mütevazı bir denemeden ibarettir

Elis
İdealizm realizm çatışmasının modern ve çağdaş felsefede insanı süje ya da obje olmaya zorlayarak buharlaştırdığı bir vasatta varoluşsal boyutu ihmal edilmiş bir din anlayışı insanın dünya üzerindeki yaşam serüvenini ve anlam arayışını dile döken anlatıları gerçek kurgu polemiğine hapsetmiştir Halbuki insan tarih karşısında da zihinsel ve dilsel imkanlarla anlam üretici olma yetisine sahip bir varlıktır Bu durum insanın aynı zamanda değer üretme süreçlerinde de sanılandan çok daha aktif olduğu olabileceği anlamına gelmektedir Nitekim semavi dinlerin temelde ortak bir şekilde betimlediği insan anlayışı aslında kendi hikayesinin yapıcısı anlatıcısı ve anlamlandırıcısı olan bir varlığı öngörmektedir Dolayısıyla bu konuda modernitenin ürettiği ve dikte ettiği hakikat kriterlerinin sorgulanması anlatıların değerini ve anlamını tarihsel gerçeklik ya da olgusal doğruluğa indirgeyen yaklaşımlara karşı çıkılması açısından oldukça önemlidir Bunun başarılması aynı zamanda dinin ifade ettiği anlam ın çoğaltılmasını zenginleştirilmesini derinleştirilmesini ve çok boyutlu bir hale getirilmesini sağlayacaktır Bu çalışma bunun gerçekleştirmesi adına mütevazı bir denemeden ibarettir