Din ve Medeniyet — Bekir Karlığa

Din ve Medeniyet
Bekir KarlığaMahya Yayıncılık
Din ve Medeniyet
Bekir KarlığaGüçlü ve uzun ömürlü medeniyetler akıl ile vahiy din ile bilim arasında kurulan sağlıklı ilişkiler üzerinde boy salıp gelişirler Dolayısıyla medeniyet algısı din ile aklın çatışması üzerine değil buluşması ve dengeli şekilde bir araya gelmesi üzerine inşa edilmelidir Yaklaşık 300 yıldır dünyamıza yön veren Batı medeniyeti akıl ile vahiy din ile bilim arasındaki bu hassas dengeyi göz ardı ettiği için insanlığı büyük krizlerle yüz yüze getirmiştir İnsanoğlu yeryüzünde var olduğu ilk günden beri çıplak duyu vasıtalarıyla kavrayamadığı dolayısıyla müspet ve müşahhas olarak ifade edemediği ama karşı konulmaz bir sevk i tabii ile bağlanmak zaruretini duyduğu kendi dışında yüce ve üstün bir güce yönelmiştir Dolayısıyla nerede bir insan var olmuşsa orada doğru veya yanlış bir din de bulunmuştur

Mahya Yayıncılık
Güçlü ve uzun ömürlü medeniyetler akıl ile vahiy din ile bilim arasında kurulan sağlıklı ilişkiler üzerinde boy salıp gelişirler Dolayısıyla medeniyet algısı din ile aklın çatışması üzerine değil buluşması ve dengeli şekilde bir araya gelmesi üzerine inşa edilmelidir Yaklaşık 300 yıldır dünyamıza yön veren Batı medeniyeti akıl ile vahiy din ile bilim arasındaki bu hassas dengeyi göz ardı ettiği için insanlığı büyük krizlerle yüz yüze getirmiştir İnsanoğlu yeryüzünde var olduğu ilk günden beri çıplak duyu vasıtalarıyla kavrayamadığı dolayısıyla müspet ve müşahhas olarak ifade edemediği ama karşı konulmaz bir sevk i tabii ile bağlanmak zaruretini duyduğu kendi dışında yüce ve üstün bir güce yönelmiştir Dolayısıyla nerede bir insan var olmuşsa orada doğru veya yanlış bir din de bulunmuştur

Mahya Yayıncılık
Güçlü ve uzun ömürlü medeniyetler akıl ile vahiy din ile bilim arasında kurulan sağlıklı ilişkiler üzerinde boy salıp gelişirler Dolayısıyla medeniyet algısı din ile aklın çatışması üzerine değil buluşması ve dengeli şekilde bir araya gelmesi üzerine inşa edilmelidir Yaklaşık 300 yıldır dünyamıza yön veren Batı medeniyeti akıl ile vahiy din ile bilim arasındaki bu hassas dengeyi göz ardı ettiği için insanlığı büyük krizlerle yüz yüze getirmiştir İnsanoğlu yeryüzünde var olduğu ilk günden beri çıplak duyu vasıtalarıyla kavrayamadığı dolayısıyla müspet ve müşahhas olarak ifade edemediği ama karşı konulmaz bir sevk i tabii ile bağlanmak zaruretini duyduğu kendi dışında yüce ve üstün bir güce yönelmiştir Dolayısıyla nerede bir insan var olmuşsa orada doğru veya yanlış bir din de bulunmuştur

Mahya Yayıncılık
Güçlü ve uzun ömürlü medeniyetler akıl ile vahiy din ile bilim arasında kurulan sağlıklı ilişkiler üzerinde boy salıp gelişirler Dolayısıyla medeniyet algısı din ile aklın çatışması üzerine değil buluşması ve dengeli şekilde bir araya gelmesi üzerine inşa edilmelidir Yaklaşık 300 yıldır dünyamıza yön veren Batı medeniyeti akıl ile vahiy din ile bilim arasındaki bu hassas dengeyi göz ardı ettiği için insanlığı büyük krizlerle yüz yüze getirmiştir İnsanoğlu yeryüzünde var olduğu ilk günden beri çıplak duyu vasıtalarıyla kavrayamadığı dolayısıyla müspet ve müşahhas olarak ifade edemediği ama karşı konulmaz bir sevk i tabii ile bağlanmak zaruretini duyduğu kendi dışında yüce ve üstün bir güce yönelmiştir Dolayısıyla nerede bir insan var olmuşsa orada doğru veya yanlış bir din de bulunmuştur

Mahya Yayınları
Kitap medeniyetin kökenlerine dair evrensel bir arayışın anlatımıdır Karlığa din ile medeniyetin ayrılmaz bağını bu ilişkinin insani boyutunu ve evrensel etkisini ele alıyor Medeniyet tek bir kültüre coğrafyaya ya da dine ait değildir aksine tüm insanlığın katkısıyla şekillenen bir bütündür İnsanlık tarihine bakıldığında medeniyet akıl ile vahyin din ile bilimin dengesinde filizlenmiştir Bu denge evrensel bir medeniyet inşası için gereklidir zira çatışma yerine uyum arayışı insani değerlerin özünü oluşturur Modern Batı medeniyetinin akla dayalı olarak din ile çatışmaya girmesi uzun vadede insani krizlere yol açmıştır Güçlü bir medeniyetin kalıcı olabilmesi için çatışmayı değil ahenk içinde bir aradalığı temel alması gerekir Kitap İslam medeniyetinin katkılarını ve medeniyetin Batı dillerindeki karşılığı olan civilisation kavramını Medine ve Medeni kelimelerinin tarihsel bağlamıyla karşılaştırarak ele alır İslam ın medeniyetin temellerinden biri olduğunu söyler Kitap medeniyetlerin şekillenmesinde coğrafya kültür iklim beslenme ve sosyoekonomik etkenler gibi unsurların etkisini de inceler Bu faktörlerin medeniyetlerin kimliğini oluşturma sürecinde nasıl rol oynadığını ve bu dinamiklerin din ile olan ilişkisini açıklar

Mahya Yayınları

Mahya Yayıncılık
Güçlü ve uzun ömürlü medeniyetler akıl ile vahiy din ile bilim arasında kurulan sağlıklı ilişkiler üzerinde boy salıp gelişirler Dolayısıyla medeniyet algısı din ile aklın çatışması üzerine değil buluşması ve dengeli şekilde bir araya gelmesi üzerine inşa edilmelidir Yaklaşık 300 yıldır dünyamıza yön veren Batı medeniyeti akıl ile vahiy din ile bilim arasındaki bu hassas dengeyi göz ardı ettiği için insanlığı büyük krizlerle yüz yüze getirmiştir İnsanoğlu yeryüzünde var olduğu ilk günden beri çıplak duyu vasıtalarıyla kavrayamadığı dolayısıyla müspet ve müşahhas olarak ifade edemediği ama karşı konulmaz bir sevk i tabii ile bağlanmak zaruretini duyduğu kendi dışında yüce ve üstün bir güce yönelmiştir Dolayısıyla nerede bir insan var olmuşsa orada doğru veya yanlış bir din de bulunmuştur

Mahya Yayınları
Bekir Karlığa tarafından kaleme alınan Din ve Medeniyet Mahya Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Din ve Medeniyet Bekir Karlığa Kitap Özeti Kitap medeniyetin kökenlerine dair evrensel bir arayışın anlatımıdır Karlığa din ile medeniyetin ayrılmaz bağını bu ilişkinin insani boyutunu ve evrensel etkisini ele alıyor Medeniyet tek bir kültüre coğrafyaya ya da dine ait değildir aksine tüm insanlığın katkısıyla şekillenen bir bütündür İnsanlık tarihine bakıldığında medeniyet akıl ile vahyin din ile bilimin dengesinde filizlenmiştir Bu denge evrensel bir medeniyet inşası için gereklidir zira çatışma yerine uyum arayışı insani değerlerin özünü oluşturur Modern Batı medeniyetinin akla dayalı olarak din ile çatışmaya girmesi uzun vadede insani krizlere yol açmıştır Güçlü bir medeniyetin kalıcı olabilmesi için çatışmayı değil ahenk içinde bir aradalığı temel alması gerekir Kitap İslam medeniyetinin katkılarını ve medeniyetin Batı dillerindeki karşılığı olan civilisation kavramını Medine ve Medeni kelimelerinin tarihsel bağlamıyla karşılaştırarak ele alır İslam ın medeniyetin temellerinden biri olduğunu söyler Kitap medeniyetlerin şekillenmesinde coğrafya kültür iklim beslenme ve sosyoekonomik etkenler gibi unsurların etkisini de inceler Bu faktörlerin medeniyetlerin kimliğini oluşturma sürecinde nasıl rol oynadığını ve bu dinamiklerin din ile olan ilişkisini açıklar Yayınevi Mahya Yayınları Yazar Bekir Karlığa Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x23 00 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9786259526034 Kategori Diğer İslam Kitapları

Mahya
Güçlü ve uzun ömürlü medeniyetler akıl ile vahiy din ile bilim arasında kurulan sağlıklı ilişkiler üzerinde boy salıp gelişirler Dolayısıyla medeniyet algısı din ile aklın çatışması üzerine değil buluşması ve dengeli şekilde bir araya gelmesi üzerine inşa edilmelidir Yaklaşık 300 yıldır dünyamıza yön veren Batı medeniyeti akıl ile vahiy din ile bilim arasındaki bu hassas dengeyi göz ardı ettiği için insanlığı büyük krizlerle yüz yüze getirmiştir İnsanoğlu yeryüzünde var olduğu ilk günden beri çıplak duyu vasıtalarıyla kavrayamadığı dolayısıyla müspet ve müşahhas olarak ifade edemediği ama karşı konulmaz bir sevk i tabii ile bağlanmak zaruretini duyduğu kendi dışında yüce ve üstün bir güce yönelmiştir Dolayısıyla nerede bir insan var olmuşsa orada doğru veya yanlış bir din de bulunmuştur

Mahya Yayınları
Kitap medeniyetin kökenlerine dair evrensel bir arayışın anlatımıdır Karlığa din ile medeniyetin ayrılmaz bağını bu ilişkinin insani boyutunu ve evrensel etkisini ele alıyor Medeniyet tek bir kültüre coğrafyaya ya da dine ait değildir aksine tüm insanlığın katkısıyla şekillenen bir bütündür İnsanlık tarihine bakıldığında medeniyet akıl ile vahyin din ile bilimin dengesinde filizlenmiştir Bu denge evrensel bir medeniyet inşası için gereklidir zira çatışma yerine uyum arayışı insani değerlerin özünü oluşturur Modern Batı medeniyetinin akla dayalı olarak din ile çatışmaya girmesi uzun vadede insani krizlere yol açmıştır Güçlü bir medeniyetin kalıcı olabilmesi için çatışmayı değil ahenk içinde bir aradalığı temel alması gerekir Kitap İslam medeniyetinin katkılarını ve medeniyetin Batı dillerindeki karşılığı olan civilisation kavramını Medine ve Medeni kelimelerinin tarihsel bağlamıyla karşılaştırarak ele alır İslam ın medeniyetin temellerinden biri olduğunu söyler Kitap medeniyetlerin şekillenmesinde coğrafya kültür iklim beslenme ve sosyoekonomik etkenler gibi unsurların etkisini de inceler Bu faktörlerin medeniyetlerin kimliğini oluşturma sürecinde nasıl rol oynadığını ve bu dinamiklerin din ile olan ilişkisini açıklar