Din ve Siyasal Söylem Abbasi Devleti nin Meşruiyet Kavgası — Derleme

Din ve Siyasal Söylem Abbasi Devleti nin Meşruiyet Kavgası
Derleme
İnsan Yayınları
Din ve Siyasal Söylem Abbasi Devleti nin Meşruiyet Kavgası
Derleme
Şiarımız bir hizbe karşı sorumlu olmak değil Ümmete karşı sorumlu olmak olmalıdır Hizip bencilliğine saplanıp kalanlar hiç bir gelişmeyi doğru anlayamazlar Hiç bir hizipçi adam gibi adam olamaz Başkalarının aleyhine ölçüsüz bir şekilde büyüyen ve kontrol edilemeyen bir imparatorluk insanlığa daha büyük kötülükler yapabilir Bugün hepimizin gördüğü üzere gerçek anlamda ilerleme katliam ve soykırım teknolojilerinde uygulamalarında yaşanıyor Irkçılık sınır tanımıyor Seçilmiş halk efsanesine inanan İsrail kendisini bu efsane sebebiyle bütün bir insanlığın üzerinde görebiliyor Dünyaya kapalı olmak olaylara ve gelişmelere kapalı olmak dini bir hassasiyet biçimi olarak savunulamaz kabul edilemez Önemli olan dünyaya kapalı olmak değil dünyanın şehevi ve nefsani hazlarına kapalı olmaktır Her haksızlığa her zulme karşı koymak en doğal insanî görevimizdir Sahici bir direniş iradesi gösterdiğimizde gelecek bizim için ışımaya başlayacaktır Bireysel ve toplumsal anlamda ilahî iradeye teslim olduğumuzda göklerin ve yerin ruhu olan şanı çok yüce Rabbimiz imdadımıza koşacaktır

İnsan Yayınları
Abbasî Devletinin kuruluş öyküsü bazı dinî ve iti

İnsan Yayınları
Abbasî Devletinin kuruluş öyküsü bazı dinî ve itikadî umdelerin siyasal söylemin konusu hâline getirilmesinin bir öyküsünü de içermektedir Abbasîler siyasal faaliyetlerine ve propagandalarına kendilerine meşruiyet kazandıracak bir temel bulma gayreti içine girmişler sonuçta ehl i beyt kavramının kapsamı ve içeriğine dair tartışmaların başlamasına neden olmuşlardır Abbasîlere göre ehl i beyt nitelemesi asıl kendilerini kapsamaktadır Çünkü dedeleri olan Hz Abbas Hz Peygamberin amcasıdır ve Hz Peygamberin soyuna ve liderliğine vâris olmaya Hz Ali Fatıma oğullarından daha lâyıktır bu bakımdan hilafetin gerçek sahipleri de kendileridir O dönemde bu iddiayı destekleyen hadisler üretilmiş bazı şairler ve bilginler bu iddiayı besleyen eserler kaleme almışlardır Bu eser Abbasî Devleti ölçeğinde din ile siyasal söylemin oluşturduğu sarmalı ele alan yetkin makalelerden bir derlemeyi içermektedir

İnsan Yayınları
Abbasi Devletinin kuruluş öyküsü bazı dini ve itikadi umdelerin siyasal söylemin konusu haline getirilmesinin bir öyküsünü de içermektedir Abbasiler siyasal faaliyetlerine ve propagandalarına kendilerine meşruiyet kazandıracak bir temel bulma gayreti içine girmişler sonuçta ehl i beyt kavramının kapsamı ve içeriğine dair tartışmaların başlamasına neden olmuşlardı Abbasilere göre ehl i beyt nitelemesi asıl kendilerini kapsamaktadır Çünkü dedeleri olan Hz Abbas Hz Peygamberin amcasıdır ve Hz Peygamberin soyuna ve liderliğine varis olmaya Hz Ali Fatıma oğullarından daha layıktır bu bakımdan hilafetin gerçek sahipleri de kendileridir O dönemde bu iddiayı destekleyen hadisler üretilmiş bazı şairler ve bilginler bu iddiayı besleyen eserler kaleme almışlardır Elinizdeki eser Abbasi Devleti ölçeğinde din ile siyasal söylemin oluşturduğu sarmalı ele alan yetkin makalelerden bir derlemiyi içermektedir

İnsan Yayınları
Şiarımız bir hizbe karşı sorumlu olmak değil Ümmete karşı sorumlu olmak olmalıdır Hizip bencilliğine saplanıp kalanlar hiç bir gelişmeyi doğru anlayamazlar Hiç bir hizipçi adam gibi adam olamaz Başkalarının aleyhine ölçüsüz bir şekilde büyüyen ve kontrol edilemeyen bir imparatorluk insanlığa daha büyük kötülükler yapabilir Bugün hepimizin gördüğü üzere gerçek anlamda ilerleme katliam ve soykırım teknolojilerinde uygulamalarında yaşanıyor Irkçılık sınır tanımıyor Seçilmiş halk efsanesine inanan İsrail kendisini bu efsane sebebiyle bütün bir insanlığın üzerinde görebiliyor Dünyaya kapalı olmak olaylara ve gelişmelere kapalı olmak dini bir hassasiyet biçimi olarak savunulamaz kabul edilemez Önemli olan dünyaya kapalı olmak değil dünyanın şehevi ve nefsani hazlarına kapalı olmaktır Her haksızlığa her zulme karşı koymak en doğal insanî görevimizdir Sahici bir direniş iradesi gösterdiğimizde gelecek bizim için ışımaya başlayacaktır Bireysel ve toplumsal anlamda ilahî iradeye teslim olduğumuzda göklerin ve yerin ruhu olan şanı çok yüce Rabbimiz imdadımıza koşacaktır

İnsan Yayınları
Derleme tarafından kaleme alınan Din ve Siyasal Söylem Abbasi Devleti nin Meşruiyet Kavgası İnsan Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Din ve Siyasal Söylem Abbasi Devleti nin Meşruiyet Kavgası Derleme Kitap Özeti Abbasî Devletinin kuruluş öyküsü bazı dinî ve itikadî umdelerin siyasal söylemin konusu hâline getirilmesinin bir öyküsünü de içermektedir Abbasîler siyasal faaliyetlerine ve propagandalarına kendilerine meşruiyet kazandıracak bir temel bulma gayreti içine girmişler sonuçta ehl i beyt kavramının kapsamı ve içeriğine dair tartışmaların başlamasına neden olmuşlardır Abbasîlere göre ehl i beyt nitelemesi asıl kendilerini kapsamaktadır Çünkü dedeleri olan Hz Abbas Hz Peygamberin amcasıdır ve Hz Peygamberin soyuna ve liderliğine vâris olmaya Hz Ali Fatıma oğullarından daha lâyıktır bu bakımdan hilafetin gerçek sahipleri de kendileridir O dönemde bu iddiayı destekleyen hadisler üretilmiş bazı şairler ve bilginler bu iddiayı besleyen eserler kaleme almışlardır Bu eser Abbasî Devleti ölçeğinde din ile siyasal söylemin oluşturduğu sarmalı ele alan yetkin makalelerden bir derlemeyi içermektedir Yayınevi İnsan Yayınları Yazar Derleme Sayfa 152 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 50 cm Basım Yılı Mayıs 2006 Barkod 9789755744452 Kategori İslam Tarihi Müslümanlık Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

İnsan Yayınları
Abbasî Devletinin kuruluş öyküsü bazı dinî ve itikadî umdelerin siyasal söylemin konusu hâline getirilmesinin bir öyküsünü de içermektedir Abbasîler siyasal faaliyetlerine ve propagandalarına kendilerine meşruiyet kazandıracak bir temel bulma gayreti içine girmişler sonuçta ehl i beyt kavramının kapsamı ve içeriğine dair tartışmaların başlamasına neden olmuşlardır Abbasîlere göre ehl i beyt nitelemesi asıl kendilerini kapsamaktadır Çünkü dedeleri olan Hz Abbas Hz Peygamberin amcasıdır ve Hz Peygamberin soyuna ve liderliğine vâris olmaya Hz Ali Fatıma oğullarından daha lâyıktır bu bakımdan hilafetin gerçek sahipleri de kendileridir O dönemde bu iddiayı destekleyen hadisler üretilmiş bazı şairler ve bilginler bu iddiayı besleyen eserler kaleme almışlardır Bu eser Abbasî Devleti ölçeğinde din ile siyasal söylemin oluşturduğu sarmalı ele alan yetkin makalelerden bir derlemeyi içermektedir