Dindarlık Ruh Sağlığı ve Modernite — Fatma Gül Cirhinlioğlu

Dindarlık Ruh Sağlığı ve Modernite
Fatma Gül CirhinlioğluNobel Akademik Yayıncılık
Dindarlık Ruh Sağlığı ve Modernite
Fatma Gül CirhinlioğluBu kitapta dindarlık ruh sağlığı ve moderniteye ilişkin hem kuramsal bilgiler hem de Türkiye örnekleminde yapılmış bir araştırmanın kısaca değinilen sonuçlarını bulabileceksiniz Bu üç olgu hakkında tek tek bilgi oluşturmakla birlikte bunlar arasındaki ilişkiye de yönelinmektedir Batı literatüründe modernite ve dindarlık genel olarak birbirlerini dışlayan iki olgu olarak ele alınmaktadırlar Türkiye örnekleminde bu anlayış test edilmiştir 1990 lı yıllardan sonra Avrupa da gelişen literatür söz konusu üç olgu açısından incelenmiştir Türkiye deki durumun açıklanmasına katkı yapabilecek yaklaşımlar ayıklanarak sunulmuştur Özellikle Türkiye de modernitenin anlaşılmasında tarihsel açıklamalara başvurulmuştur Bulgulara göre Türkiye halkı modernleşme isteğini muhafaza etmektedir Aynı zamanda dindarlık eğilimleri de oldukça yüksektir Modern insanlar diğerlerine göre daha az ruhsal sorun yaşamaktadırlar ve yaşam doyumları daha fazladır Dindar olanlar ancak bazı durumlarda daha az ruhsal sorun yaşamaktadırlar Dindarlıkla ruh sağlığı arasında bir ilişki yoktur Bireyler modern hayat tarzında daha az ruhsal sorunlar yaşadıklarından Türkiye de modernitenin kolayca terk edilemeyeceği ancak yeni yorumlarla ilerleyeceği düşünülebilir Cumhuriyetin ilk yıllarında ortaya çıkan modernleşme anlayışı modernleşmenin birinci boyutudur maddi teknolojik Bu dönemde bireysel rollerde belirsizlikler ortaya çıkmıştır Bu belirsizlikler eksik ya da ihmal edilen özelikler modernleşmenin ikinci boyutu manevi kültürel ile aşılmaya çalışılmaktadır Bu bakımdan yetersiz modernite kavramı bu sürecin açıklanmasında işlevsel olabilmektedir

Nobel Akademik Yayıncılık
Sayfa Sayısı 312 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık

Nobel Akademik Yayıncılık

Nobel Akademik Yayıncılık

Nobel Akademik Yayıncılık

Nobel Akademik Yayıncılık
Sayfa Sayısı 312Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Nobel Akademik Yayıncılık

Nobel Akademik Yayıncılık
Bu kitapta dindarlık ruh sağlığı ve moderniteye ilişkin hem kuramsal bilgiler hem de Türkiye örnekleminde yapılmış bir araştırmanın kısaca değinilen sonuçlarını bulabileceksiniz Bu üç olgu hakkında tek tek bilgi oluşturmakla birlikte bunlar arasındaki ilişkiye de yönelinmektedir Batı literatüründe modernite ve dindarlık genel olarak birbirlerini dışlayan iki olgu olarak ele alınmaktadırlar Türkiye örnekleminde bu anlayış test edilmiştir 1990 lı yıllardan sonra Avrupa da gelişen literatür söz konusu üç olgu açısından incelenmiştir Türkiye deki durumun açıklanmasına katkı yapabilecek yaklaşımlar ayıklanarak sunulmuştur Özellikle Türkiye de modernitenin anlaşılmasında tarihsel açıklamalara başvurulmuştur Bulgulara göre Türkiye halkı modernleşme isteğini muhafaza etmektedir Aynı zamanda dindarlık eğilimleri de oldukça yüksektir Modern insanlar diğerlerine göre daha az ruhsal sorun yaşamaktadırlar ve yaşam doyumları daha fazladır Dindar olanlar ancak bazı durumlarda daha az ruhsal sorun yaşamaktadırlar Dindarlıkla ruh sağlığı arasında bir ilişki yoktur Bireyler modern hayat tarzında daha az ruhsal sorunlar yaşadıklarından Türkiye de modernitenin kolayca terk edilemeyeceği ancak yeni yorumlarla ilerleyeceği düşünülebilir Cumhuriyetin ilk yıllarında ortaya çıkan modernleşme anlayışı modernleşmenin birinci boyutudur maddi teknolojik Bu dönemde bireysel rollerde belirsizlikler ortaya çıkmıştır Bu belirsizlikler eksik ya da ihmal edilen özelikler modernleşmenin ikinci boyutu manevi kültürel ile aşılmaya çalışılmaktadır Bu bakımdan yetersiz modernite kavramı bu sürecin açıklanmasında işlevsel olabilmektedir

Nobel
Bu kitapta dindarlık ruh sağlığı ve moderniteye ilişkin hem kuramsal bilgiler hem de Türkiye örnekleminde yapılmış bir araştırmanın kısaca değinilen sonuçlarını bulabileceksiniz Bu üç olgu hakkında tek tek bilgi oluşturmakla birlikte bunlar arasındaki ilişkiye de yönelinmektedir Batı literatüründe modernite ve dindarlık genel olarak birbirlerini dışlayan iki olgu olarak ele alınmaktadırlar Türkiye örnekleminde bu anlayış test edilmiştir 1990 lı yıllardan sonra Avrupa da gelişen literatür söz konusu üç olgu açısından incelenmiştir Türkiye deki durumun açıklanmasına katkı yapabilecek yaklaşımlar ayıklanarak sunulmuştur Özellikle Türkiye de modernitenin anlaşılmasında tarihsel açıklamalara başvurulmuştur Bulgulara göre Türkiye halkı modernleşme isteğini muhafaza etmektedir Aynı zamanda dindarlık eğilimleri de oldukça yüksektir Modern insanlar diğerlerine göre daha az ruhsal sorun yaşamaktadırlar ve yaşam doyumları daha fazladır Dindar olanlar ancak bazı durumlarda daha az ruhsal sorun yaşamaktadırlar Dindarlıkla ruh sağlığı arasında bir ilişki yoktur Bireyler modern hayat tarzında daha az ruhsal sorunlar yaşadıklarından Türkiye de modernitenin kolayca terk edilemeyeceği ancak yeni yorumlarla ilerleyeceği düşünülebilir Cumhuriyetin ilk yıllarında ortaya çıkan modernleşme anlayışı modernleşmenin birinci boyutudur maddi teknolojik Bu dönemde bireysel rollerde belirsizlikler ortaya çıkmıştır Bu belirsizlikler eksik ya da ihmal edilen özelikler modernleşmenin ikinci boyutu manevi kültürel ile aşılmaya çalışılmaktadır Bu bakımdan yetersiz modernite kavramı bu sürecin açıklanmasında işlevsel olabilmektedir