Dineyri Papazı — Safiye Erol

Dineyri Papazı
Safiye ErolKubbealtı Neşriyat
Dineyri Papazı
Safiye ErolDineyri Papazı ilk defa 1950 li yıllarda Tercüman gazetesinde tefrika edilerek yayımlanmış bir romandır Burada işlenen konular yine günlük hayat içinde insanın kendi kendisini sorgulaması mâhiyetindedir

Kubbealtı Neşriyatı
Dineyri Papazı Safiye Erol Hanımefendi nin yayınlanmış son romanıdır ilk defa 26 Mayıs 12 Ekim 1955 tarihleri arasında Tercüman gazetesinin 1 21 sayılarında tefrika edilmiştir Dineyri Papazı saf aşkın bir belgesi mahiyetindedir Tenden ruha yükselişin çevre ve dünya kokan iştihalar karşısında safiyete sığınışın da romanıdır Saf aşktaki teslimiyete rağmen erkek cinsinden bir örneğin keyfine düşkünlüğü bencil hovarda ve mirasyedi bir karakterin tutumundaki tutarsızlıklar da tahlil edilmiştir Roman bu yönüyle aynı zamanda kadın bakışı ile erkeklere yönelik tenkit ve tahlilleri sergilemektedir Baskı Yılı 2007 Dili Türkçe Yayınevi Kubbealtı Neşriyatı

Kubbealtı Neşriyatı Yayıncılık
Çay masasindan kalkilinca herkes divanhanede alisilmis köselere dagildi Talat Bagci yasemin çubuguna kalin bir cigara geçirip pencere kenarindaki güvez ve filizi hereke kapli koltuguna gömüldü Ona kibrit çakmak için ardi sira segirten Akif Kaptan tekrar geriye dogru silinip kapiya yakin bir hasir iskemle seçti Doktor Bülent denizi iyice görebilecek bir mevkideki yüksek arkalikli stil koltugu eviriverdi Doktor Ercüment Gülbün Güzin üçü bir kanepeye yerlestiler Disarida kaynayip köpüren yilriz poyroz tül perdeleri civelek bir ürperis avize askilarini serin bir singirti ile canlandirirken deniz Ihsaniye sahillerine uzun bir saadet türküsünün hiç tükenmek istemeyen mutlu nakaratini döküyordu Divanhanede yer yer karanfil melisa ve feslegen kokulari kabarip sönüyor

Kubbealtı Neşriyat

Kubbealtı Neşriyatı Yayıncılık
Çay masasindan kalkilinca herkes divanhanede alisilmis köselere dagildi Talat Bagci yasemin çubuguna kalin bir cigara geçirip pencere kenarindaki güvez ve filizi hereke kapli koltuguna gömüldü Ona kibrit çakmak için ardi sira segirten Akif Kaptan tekrar geriye dogru silinip kapiya yakin bir hasir iskemle seçti Doktor Bülent denizi iyice görebilecek bir mevkideki yüksek arkalikli stil koltugu eviriverdi Doktor Ercüment Gülbün Güzin üçü bir kanepeye yerlestiler Disarida kaynayip köpüren yilriz poyroz tül perdeleri civelek bir ürperis avize askilarini serin bir singirti ile canlandirirken deniz Ihsaniye sahillerine uzun bir saadet türküsünün hiç tükenmek istemeyen mutlu nakaratini döküyordu Divanhanede yer yer karanfil melisa ve feslegen kokulari kabarip sönüyor

Kubbealtı
Dineyri Papazı saf aşkın bir belgesi mahiyetindedir Tenden ruha yükselişin çevre ve dünya kokan iştihalar karşısında safiyete sığınışın da romanıdır Saf aşktaki teslimiyete rağmen erkek cinsinden bir örneğin keyfine düşkünlüğü bencil hovarda ve mirasyedi bir karakterin tutumundaki tutarsızlıklar da tahlil edilmiştir Roman bu yönüyle aynı zamanda kadın bakışı ile erkeklere yönelik tenkit ve tahlilleri sergilemektedir

Kubbealtı Neşriyatı
Çay masasindan kalkilinca herkes divanhanede alisilmis köselere dagildi Talat Bagci yasemin çubuguna kalin bir cigara geçirip pencere kenarindaki güvez ve filizi hereke kapli koltuguna gömüldü Ona kibrit çakmak için ardi sira segirten Akif Kaptan tekrar geriye dogru silinip kapiya yakin bir hasir iskemle seçti Doktor Bülent denizi iyice görebilecek bir mevkideki yüksek arkalikli stil koltugu eviriverdi Doktor Ercüment Gülbün Güzin üçü bir kanepeye yerlestiler Disarida kaynayip köpüren yilriz poyroz tül perdeleri civelek bir ürperis avize askilarini serin bir singirti ile canlandirirken deniz Ihsaniye sahillerine uzun bir saadet türküsünün hiç tükenmek istemeyen mutlu nakaratini döküyordu Divanhanede yer yer karanfil melisa ve feslegen kokulari kabarip sönüyor

Kubbealtı Neşriyat

Kubbealtı Neşriyatı Yayıncılık
Çay masasindan kalkilinca herkes divanhanede alisilmis köselere dagildi Talat Bagci yasemin çubuguna kalin bir cigara geçirip pencere kenarindaki güvez ve filizi hereke kapli koltuguna gömüldü Ona kibrit çakmak için ardi sira segirten Akif Kaptan tekrar geriye dogru silinip kapiya yakin bir hasir iskemle seçti Doktor Bülent denizi iyice görebilecek bir mevkideki yüksek arkalikli stil koltugu eviriverdi Doktor Ercüment Gülbün Güzin üçü bir kanepeye yerlestiler Disarida kaynayip köpüren yilriz poyroz tül perdeleri civelek bir ürperis avize askilarini serin bir singirti ile canlandirirken deniz Ihsaniye sahillerine uzun bir saadet türküsünün hiç tükenmek istemeyen mutlu nakaratini döküyordu Divanhanede yer yer karanfil melisa ve feslegen kokulari kabarip sönüyor