MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Dini Ku ltu ru mu zu n Anatomisi — Celal Kırca

Dini Ku ltu ru mu zu n Anatomisi
188,83
GenelDinler TarihiDin

Dini Ku ltu ru mu zu n Anatomisi

Celal Kırca

Fecr Yayınları

2025-05-131. baskı206 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Dini Ku ltu ru mu zu n Anatomisi

Celal Kırca

Tarihi süreç içinde oluşan kültür çeşitlerinden biri ve belki de en önemlisi dinî kültürümüzdür Bu kültürü bilmek anlamak korumak ve yaşatmak iyi bir gelecek için hayatî bir önem arz eder Ancak bu kültür yaşatılırken önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır Bu da maziden intikal eden dinî kültürün sorgulanmadan kabulüdür Zira sorgulanmadan ve analizi yapılmadan hayata yansıtılan bu dinî kültür toplumda bazı olumsuzluklara ve fikrî sorunlara zemin oluşturmaktadır Bu nedenle bu kültürün sorgulanarak doğrularını yanlışlarından ayırmak icap etmekte bu yapılmadığı takdirde Jaroslav Pelikan ın ifadesiyle ölmüşlerin yaşayan ruhu demek olan gelenek yaşayanların ölmüş ruhu olan gelenekçiliğe dönüşmektedir Dolayısıyla sorgulanmayan ve eleştirilmeyen her fikir ve her düşünce gibi dinî düşünceler ve yorumlar da zamanla mutlak doğru olarak kabul görmeye başlamakta ve entegrist bir bakış açısıyla gelenekçiliğe dönüşebilmektedir Bunun bir sonucu olarak da her etki bir tepki oluşturur kuralı gereği gelenekçilik geleneksizliğin doğuşuna sebep olmakta geleneğin toptan ret edilmesine kadar varan düşünce akımlarına da kapıyı aralamaktadır Bu da toplumu sürekli bardağın boş tarafını görüp dolu tarafını görmeme yanlışlığına sürüklemekte ve ön yargılı bir topluma dönüştürerek dinin toplum üzerindeki etkilerini azaltmaktadır Bunun olmaması için de tevarüs edilen bilgilerin öncelikle öğrenilmesi ve sorgulanması zaman ve zemine göre değişen şartlar muvacehesinde yeni düşünce ve fikirlerin üretilmesi ve bir gelecek tasavvurunun oluşturulması icap etmektedir Zira bir gelecek tasavvuru oluşturmadan ve bunun için yeni fikirler ve düşünceler üretmeden sadece tevarüs edilen bilgileri nakletmek ve yorumlamak mevcut sorunlara özellikle günümüzde etkinlik kazanan agnostisizm deizm ve ateizm gibi din için bir tehdit unsuru olan düşünce akımlarına ve bunları besleyen hedonizm egoizm ve konformatizm gibi psikolojik etkenlere bir çözüm getirememektedir Bu da dinin toplum üzerindeki etkisini yitirmesine sebep olmaktadır Dolayısıyla bu sorunlar üzerinde kafa yorup çare aramak ve çözüm yolları bulmak öncelikle bilim insanlarına ait bir görev olmaktadır Nitekim Dinî Kültürümüzün Anatomisi isimli bu kitap bu amaca yönelik olarak yazılan ve yayımlanan yazıların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir eserdir

Şehadet Kitap
221,25

Fecr Yayınları

2025206 sf.
Şehadet Kitap

Tarihi süreç içinde oluşan kültür çeşitlerinden biri ve belki de en önemlisi dinî kültürümüzdür Bu kültürü bilmek anlamak korumak ve yaşatmak iyi bir gelecek için hayatî bir önem arz eder Ancak bu kültür yaşatılırken önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır Bu da maziden intikal eden dinî kültürün sorgulanmadan kabulüdür Zira sorgulanmadan ve analizi yapılmadan hayata yansıtılan bu dinî kültür toplumda bazı olumsuzluklara ve fikrî sorunlara zemin oluşturmaktadır Bu nedenle bu kültürün sorgulanarak doğrularını yanlışlarından ayırmak icap etmekte bu yapılmadığı takdirde Jaroslav Pelikan ın ifadesiyle ölmüşlerin yaşayan ruhu demek olan gelenek yaşayanların ölmüş ruhu olan gelenekçiliğe dönüşmektedir Dolayısıyla sorgulanmayan ve eleştirilmeyen her fikir ve her düşünce gibi dinî düşünceler ve yorumlar da zamanla mutlak doğru olarak kabul görmeye başlamakta ve entegrist bir bakış açısıyla gelenekçiliğe dönüşebilmektedir Bunun bir sonucu olarak da her etki bir tepki oluşturur kuralı gereği gelenekçilik geleneksizliğin doğuşuna sebep olmakta geleneğin toptan ret edilmesine kadar varan düşünce akımlarına da kapıyı aralamaktadır Bu da toplumu sürekli bardağın boş tarafını görüp dolu tarafını görmeme yanlışlığına sürüklemekte ve ön yargılı bir topluma dönüştürerek dinin toplum üzerindeki etkilerini azaltmaktadır Bunun olmaması için de tevarüs edilen bilgilerin öncelikle öğrenilmesi ve sorgulanması zaman ve zemine göre değişen şartlar muvacehesinde yeni düşünce ve fikirlerin üretilmesi ve bir gelecek tasavvurunun oluşturulması icap etmektedir Zira bir gelecek tasavvuru oluşturmadan ve bunun için yeni fikirler ve düşünceler üretmeden sadece tevarüs edilen bilgileri nakletmek ve yorumlamak mevcut sorunlara özellikle günümüzde etkinlik kazanan agnostisizm deizm ve ateizm gibi din için bir tehdit unsuru olan düşünce akımlarına ve bunları besleyen hedonizm egoizm ve konformatizm gibi psikolojik etkenlere bir çözüm getirememektedir Bu da dinin toplum üzerindeki etkisini yitirmesine sebep olmaktadır Dolayısıyla bu sorunlar üzerinde kafa yorup çare aramak ve çözüm yolları bulmak öncelikle bilim insanlarına ait bir görev olmaktadır Nitekim Dinî Kültürümüzün Anatomisi isimli bu kitap bu amaca yönelik olarak yazılan ve yayımlanan yazıların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir eserdir

Benli Kitap
236,00

Fecr Yayınları

2025-05-131. baskı206 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Tarihi süreç içinde oluşan kültür çeşitlerinden biri ve belki de en önemlisi dinî kültürümüzdür Bu kültürü bilmek anlamak korumak ve yaşatmak iyi bir gelecek için hayatî bir önem arz eder Ancak bu kültür yaşatılırken önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır Bu da maziden intikal eden dinî kültürün sorgulanmadan kabulüdür Zira sorgulanmadan ve analizi yapılmadan hayata yansıtılan bu dinî kültür toplumda bazı olumsuzluklara ve fikrî sorunlara zemin oluşturmaktadır Bu nedenle bu kültürün sorgulanarak doğrularını yanlışlarından ayırmak icap etmekte bu yapılmadığı takdirde Jaroslav Pelikan ın ifadesiyle ölmüşlerin yaşayan ruhu demek olan gelenek yaşayanların ölmüş ruhu olan gelenekçiliğe dönüşmektedir Dolayısıyla sorgulanmayan ve eleştirilmeyen her fikir ve her düşünce gibi dinî düşünceler ve yorumlar da zamanla mutlak doğru olarak kabul görmeye başlamakta ve entegrist bir bakış açısıyla gelenekçiliğe dönüşebilmektedir Bunun bir sonucu olarak da her etki bir tepki oluşturur kuralı gereği gelenekçilik geleneksizliğin doğuşuna sebep olmakta geleneğin toptan ret edilmesine kadar varan düşünce akımlarına da kapıyı aralamaktadır Bu da toplumu sürekli bardağın boş tarafını görüp dolu tarafını görmeme yanlışlığına sürüklemekte ve ön yargılı bir topluma dönüştürerek dinin toplum üzerindeki etkilerini azaltmaktadır Bunun olmaması için de tevarüs edilen bilgilerin öncelikle öğrenilmesi ve sorgulanması zaman ve zemine göre değişen şartlar muvacehesinde yeni düşünce ve fikirlerin üretilmesi ve bir gelecek tasavvurunun oluşturulması icap etmektedir Zira bir gelecek tasavvuru oluşturmadan ve bunun için yeni fikirler ve düşünceler üretmeden sadece tevarüs edilen bilgileri nakletmek ve yorumlamak mevcut sorunlara özellikle günümüzde etkinlik kazanan agnostisizm deizm ve ateizm gibi din için bir tehdit unsuru olan düşünce akımlarına ve bunları besleyen hedonizm egoizm ve konformatizm gibi psikolojik etkenlere bir çözüm getirememektedir Bu da dinin toplum üzerindeki etkisini yitirmesine sebep olmaktadır Dolayısıyla bu sorunlar üzerinde kafa yorup çare aramak ve çözüm yolları bulmak öncelikle bilim insanlarına ait bir görev olmaktadır Nitekim Dinî Kültürümüzün Anatomisi isimli bu kitap bu amaca yönelik olarak yazılan ve yayımlanan yazıların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir eserdir

Kitap Ambarı
236,00

Fecr Yayınları

2025206 sf.
İnce Kapak13 x 21
Kitap Ambarı

Tarihi süreç içinde oluşan kültür çeşitlerinden biri ve belki de en önemlisi dinî kültürümüzdür Bu kültürü bilmek anlamak korumak ve yaşatmak iyi bir gelecek için hayatî bir önem arz eder Ancak bu kültür yaşatılırken önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır Bu da maziden intikal eden dinî kültürün sorgulanmadan kabulüdür Zira sorgulanmadan ve analizi yapılmadan hayata yansıtılan bu dinî kültür toplumda bazı olumsuzluklara ve fikrî sorunlara zemin oluşturmaktadır Bu nedenle bu kültürün sorgulanarak doğrularını yanlışlarından ayırmak icap etmekte bu yapılmadığı takdirde Jaroslav Pelikan ın ifadesiyle ölmüşlerin yaşayan ruhu demek olan gelenek yaşayanların ölmüş ruhu olan gelenekçiliğe dönüşmektedir Dolayısıyla sorgulanmayan ve eleştirilmeyen her fikir ve her düşünce gibi dinî düşünceler ve yorumlar da zamanla mutlak doğru olarak kabul görmeye başlamakta ve entegrist bir bakış açısıyla gelenekçiliğe dönüşebilmektedir Bunun bir sonucu olarak da her etki bir tepki oluşturur kuralı gereği gelenekçilik geleneksizliğin doğuşuna sebep olmakta geleneğin toptan ret edilmesine kadar varan düşünce akımlarına da kapıyı aralamaktadır Bu da toplumu sürekli bardağın boş tarafını görüp dolu tarafını görmeme yanlışlığına sürüklemekte ve ön yargılı bir topluma dönüştürerek dinin toplum üzerindeki etkilerini azaltmaktadır Bunun olmaması için de tevarüs edilen bilgilerin öncelikle öğrenilmesi ve sorgulanması zaman ve zemine göre değişen şartlar muvacehesinde yeni düşünce ve fikirlerin üretilmesi ve bir gelecek tasavvurunun oluşturulması icap etmektedir Zira bir gelecek tasavvuru oluşturmadan ve bunun için yeni fikirler ve düşünceler üretmeden sadece tevarüs edilen bilgileri nakletmek ve yorumlamak mevcut sorunlara özellikle günümüzde etkinlik kazanan agnostisizm deizm ve ateizm gibi din için bir tehdit unsuru olan düşünce akımlarına ve bunları besleyen hedonizm egoizm ve konformatizm gibi psikolojik etkenlere bir çözüm getirememektedir Bu da dinin toplum üzerindeki etkisini yitirmesine sebep olmaktadır Dolayısıyla bu sorunlar üzerinde kafa yorup çare aramak ve çözüm yolları bulmak öncelikle bilim insanlarına ait bir görev olmaktadır Nitekim Dinî Kültürümüzün Anatomisi isimli bu kitap bu amaca yönelik olarak yazılan ve yayımlanan yazıların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir eserdir Tanıtım Bülteninden

Ucuz Kitap Al
250,75

Fecr Yayınları

Mayıs 2025206 sf.
13.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Celal Kırca tarafından kaleme alınan Dini Ku ltu ru mu zu n Anatomisi Fecr Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Dini Ku ltu ru mu zu n Anatomisi Celal Kırca Kitap Özeti Tarihi süreç içinde oluşan kültür çeşitlerinden biri ve belki de en önemlisi dinî kültürümüzdür Bu kültürü bilmek anlamak korumak ve yaşatmak iyi bir gelecek için hayatî bir önem arz eder Ancak bu kültür yaşatılırken önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır Bu da maziden intikal eden dinî kültürün sorgulanmadan kabulüdür Zira sorgulanmadan ve analizi yapılmadan hayata yansıtılan bu dinî kültür toplumda bazı olumsuzluklara ve fikrî sorunlara zemin oluşturmaktadır Bu nedenle bu kültürün sorgulanarak doğrularını yanlışlarından ayırmak icap etmekte bu yapılmadığı takdirde Jaroslav Pelikan ın ifadesiyle ölmüşlerin yaşayan ruhu demek olan gelenek yaşayanların ölmüş ruhu olan gelenekçiliğe dönüşmektedir Dolayısıyla sorgulanmayan ve eleştirilmeyen her fikir ve her düşünce gibi dinî düşünceler ve yorumlar da zamanla mutlak doğru olarak kabul görmeye başlamakta ve entegrist bir bakış açısıyla gelenekçiliğe dönüşebilmektedir Bunun bir sonucu olarak da her etki bir tepki oluşturur kuralı gereği gelenekçilik geleneksizliğin doğuşuna sebep olmakta geleneğin toptan ret edilmesine kadar varan düşünce akımlarına da kapıyı aralamaktadır Bu da toplumu sürekli bardağın boş tarafını görüp dolu tarafını görmeme yanlışlığına sürüklemekte ve ön yargılı bir topluma dönüştürerek dinin toplum üzerindeki etkilerini azaltmaktadır Bunun olmaması için de tevarüs edilen bilgilerin öncelikle öğrenilmesi ve sorgulanması zaman ve zemine göre değişen şartlar muvacehesinde yeni düşünce ve fikirlerin üretilmesi ve bir gelecek tasavvurunun oluşturulması icap etmektedir Zira bir gelecek tasavvuru oluşturmadan ve bunun için yeni fikirler ve düşünceler üretmeden sadece tevarüs edilen bilgileri nakletmek ve yorumlamak mevcut sorunlara özellikle günümüzde etkinlik kazanan agnostisizm deizm ve ateizm gibi din için bir tehdit unsuru olan düşünce akımlarına ve bunları besleyen hedonizm egoizm ve konformatizm gibi psikolojik etkenlere bir çözüm getirememektedir Bu da dinin toplum üzerindeki etkisini yitirmesine sebep olmaktadır Dolayısıyla bu sorunlar üzerinde kafa yorup çare aramak ve çözüm yolları bulmak öncelikle bilim insanlarına ait bir görev olmaktadır Nitekim Dinî Kültürümüzün Anatomisi isimli bu kitap bu amaca yönelik olarak yazılan ve yayımlanan yazıların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir eserdir Yayınevi Fecr Yayınları Yazar Celal Kırca Sayfa 206 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2025 Barkod 9786255576279 Kategori İnsan ve Toplum

Nobel Kitap
259,60

Fecr Yayınları

2025206 sf.
Nobel Kitap

Tarihi süreç içinde oluşan kültür çeşitlerinden biri ve belki de en önemlisi dinî kültürümüzdür Bu kültürü bilmek anlamak korumak ve yaşatmak iyi bir gelecek için hayatî bir önem arz eder Ancak bu kültür yaşatılırken önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır Bu da maziden intikal eden dinî kültürün sorgulanmadan kabulüdür Zira sorgulanmadan ve analizi yapılmadan hayata yansıtılan bu dinî kültür toplumda bazı olumsuzluklara ve fikrî sorunlara zemin oluşturmaktadır Bu nedenle bu kültürün sorgulanarak doğrularını yanlışlarından ayırmak icap etmekte bu yapılmadığı takdirde Jaroslav Pelikan ın ifadesiyle ölmüşlerin yaşayan ruhu demek olan gelenek yaşayanların ölmüş ruhu olan gelenekçiliğe dönüşmektedir Dolayısıyla sorgulanmayan ve eleştirilmeyen her fikir ve her düşünce gibi dinî düşünceler ve yorumlar da zamanla mutlak doğru olarak kabul görmeye başlamakta ve entegrist bir bakış açısıyla gelenekçiliğe dönüşebilmektedir Bunun bir sonucu olarak da her etki bir tepki oluşturur kuralı gereği gelenekçilik geleneksizliğin doğuşuna sebep olmakta geleneğin toptan ret edilmesine kadar varan düşünce akımlarına da kapıyı aralamaktadır Bu da toplumu sürekli bardağın boş tarafını görüp dolu tarafını görmeme yanlışlığına sürüklemekte ve ön yargılı bir topluma dönüştürerek dinin toplum üzerindeki etkilerini azaltmaktadır Bunun olmaması için de tevarüs edilen bilgilerin öncelikle öğrenilmesi ve sorgulanması zaman ve zemine göre değişen şartlar muvacehesinde yeni düşünce ve fikirlerin üretilmesi ve bir gelecek tasavvurunun oluşturulması icap etmektedir Zira bir gelecek tasavvuru oluşturmadan ve bunun için yeni fikirler ve düşünceler üretmeden sadece tevarüs edilen bilgileri nakletmek ve yorumlamak mevcut sorunlara özellikle günümüzde etkinlik kazanan agnostisizm deizm ve ateizm gibi din için bir tehdit unsuru olan düşünce akımlarına ve bunları besleyen hedonizm egoizm ve konformatizm gibi psikolojik etkenlere bir çözüm getirememektedir Bu da dinin toplum

D&R
265,50

Fecr Yayınları

20251. Basım. baskı206 sf.
13 x 212. HamurTürkçe
D&R

Tarihi süreç içinde oluşan kültür çeşitlerinden biri ve belki de en önemlisi dinî kültürümüzdür Bu kültürü bilmek anlamak korumak ve yaşatmak iyi bir gelecek için hayatî bir önem arz eder Ancak bu kültür yaşatılırken önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır Bu da maziden intikal eden dinî kültürün sorgulanmadan kabulüdür Zira sorgulanmadan ve analizi yapılmadan hayata yansıtılan bu dinî kültür toplumda bazı olumsuzluklara ve fikrî sorunlara zemin oluşturmaktadır Bu nedenle bu kültürün sorgulanarak doğrularını yanlışlarından ayırmak icap etmekte bu yapılmadığı takdirde Jaroslav Pelikan ın ifadesiyle ölmüşlerin yaşayan ruhu demek olan gelenek yaşayanların ölmüş ruhu olan gelenekçiliğe dönüşmektedir Dolayısıyla sorgulanmayan ve eleştirilmeyen her fikir ve her düşünce gibi dinî düşünceler ve yorumlar da zamanla mutlak doğru olarak kabul görmeye başlamakta ve entegrist bir bakış açısıyla gelenekçiliğe dönüşebilmektedir Bunun bir sonucu olarak da her etki bir tepki oluşturur kuralı gereği gelenekçilik geleneksizliğin doğuşuna sebep olmakta geleneğin toptan ret edilmesine kadar varan düşünce akımlarına da kapıyı aralamaktadır Bu da toplumu sürekli bardağın boş tarafını görüp dolu tarafını görmeme yanlışlığına sürüklemekte ve ön yargılı bir topluma dönüştürerek dinin toplum üzerindeki etkilerini azaltmaktadır Bunun olmaması için de tevarüs edilen bilgilerin öncelikle öğrenilmesi ve sorgulanması zaman ve zemine göre değişen şartlar muvacehesinde yeni düşünce ve fikirlerin üretilmesi ve bir gelecek tasavvurunun oluşturulması icap etmektedir Zira bir gelecek tasavvuru oluşturmadan ve bunun için yeni fikirler ve düşünceler üretmeden sadece tevarüs edilen bilgileri nakletmek ve yorumlamak mevcut sorunlara özellikle günümüzde etkinlik kazanan agnostisizm deizm ve ateizm gibi din için bir tehdit unsuru olan düşünce akımlarına ve bunları besleyen hedonizm egoizm ve konformatizm gibi psikolojik etkenlere bir çözüm getirememektedir Bu da dinin toplum üzerindeki etkisini yitirmesine sebep olmaktadır Dolayısıyla bu sorunlar üzerinde kafa yorup çare aramak ve çözüm yolları bulmak öncelikle bilim insanlarına ait bir görev olmaktadır Nitekim Dinî Kültürümüzün Anatomisi isimli bu kitap bu amaca yönelik olarak yazılan ve yayımlanan yazıların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir eserdir Tanıtım Bülteninden

Pandora
295,00

Fecr

2025206 sf.
Pandora

Tarihi süreç içinde oluşan kültür çeşitlerinden biri ve belki de en önemlisi dinî kültürümüzdür Bu kültürü bilmek anlamak korumak ve yaşatmak iyi bir gelecek için hayatî bir önem arz eder Ancak bu kültür yaşatılırken önemli bir sorunla karşılaşılmaktadır Bu da maziden intikal eden dinî kültürün sorgulanmadan kabulüdür Zira sorgulanmadan ve analizi yapılmadan hayata yansıtılan bu dinî kültür toplumda bazı olumsuzluklara ve fikrî sorunlara zemin oluşturmaktadır Bu nedenle bu kültürün sorgulanarak doğrularını yanlışlarından ayırmak icap etmekte bu yapılmadığı takdirde Jaroslav Pelikan ın ifadesiyle ölmüşlerin yaşayan ruhu demek olan gelenek yaşayanların ölmüş ruhu olan gelenekçiliğe dönüşmektedir Dolayısıyla sorgulanmayan ve eleştirilmeyen her fikir ve her düşünce gibi dinî düşünceler ve yorumlar da zamanla mutlak doğru olarak kabul görmeye başlamakta ve entegrist bir bakış açısıyla gelenekçiliğe dönüşebilmektedir Bunun bir sonucu olarak da her etki bir tepki oluşturur kuralı gereği gelenekçilik geleneksizliğin doğuşuna sebep olmakta geleneğin toptan ret edilmesine kadar varan düşünce akımlarına da kapıyı aralamaktadır Bu da toplumu sürekli bardağın boş tarafını görüp dolu tarafını görmeme yanlışlığına sürüklemekte ve ön yargılı bir topluma dönüştürerek dinin toplum üzerindeki etkilerini azaltmaktadır Bunun olmaması için de tevarüs edilen bilgilerin öncelikle öğrenilmesi ve sorgulanması zaman ve zemine göre değişen şartlar muvacehesinde yeni düşünce ve fikirlerin üretilmesi ve bir gelecek tasavvurunun oluşturulması icap etmektedir Zira bir gelecek tasavvuru oluşturmadan ve bunun için yeni fikirler ve düşünceler üretmeden sadece tevarüs edilen bilgileri nakletmek ve yorumlamak mevcut sorunlara özellikle günümüzde etkinlik kazanan agnostisizm deizm ve ateizm gibi din için bir tehdit unsuru olan düşünce akımlarına ve bunları besleyen hedonizm egoizm ve konformatizm gibi psikolojik etkenlere bir çözüm getirememektedir Bu da dinin toplum üzerindeki etkisini yitirmesine sebep olmaktadır Dolayısıyla bu sorunlar üzerinde kafa yorup çare aramak ve çözüm yolları bulmak öncelikle bilim insanlarına ait bir görev olmaktadır Nitekim Dinî Kültürümüzün Anatomisi isimli bu kitap bu amaca yönelik olarak yazılan ve yayımlanan yazıların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir eserdir