Dinin Şekillendirdiği Siyasetten Siyasetin Şekillendirdiği Dine — Bayram Çınar

Dinin Şekillendirdiği Siyasetten Siyasetin Şekillendirdiği Dine
Bayram ÇınarAraştırma Yayınları
Dinin Şekillendirdiği Siyasetten Siyasetin Şekillendirdiği Dine
Bayram ÇınarTeolojik konusu Halku l Kur ân olan Me mun dönemi mihne uygulamalarında görünüşteki sorun teolojik olmasına karşın bu tartışmayı bir toplumsal trajediye dönüştüren devletin dinî alana müdahil olarak bazı grupları ötekileştirmesidir Gelenekte halifenin dinî hukuki ve idarî hiyerarşinin en üst organı oluşu mihnelerin beslendiği sağlıksız zemindir Sistem içinde check and balance ın öngörülmemiş olması sistemin kendi içindeki kronik sorunudur İslam siyaset geleneğinde din ve devlet arasında sınırların belirlenememişliği mihne türü kırılmalara yol açmıştır Halifenin dinî eğilimi mihnenin kime karşı olacağını belirlemişse de mihnelerin ortaya çıkması onun kimliğinden bağımsız olarak bir gelenek sorunu olmayı sürecin tümü boyunca sürdürmüştür Bu bağlamda Ömer b Hattab Ebu Hureyre ye hadis aktarma yasağı getirmiş Ömer b Abdülaziz Ca d b Dirhem e konuşma ve davranış sınırlaması getirmiş Mu tasım ve Vasık ise Ahmed b Hanbel e rivayet aktarma yasağı koymuştur Bir yasaklama olarak bu üç uygulamanın bizce birbirinden farkı yoktur Bize göre burada temel sorun kime yasak getirildiği değil dinî alana ilişkin yasak koyma yetkisinin devlet başkanında bulunup bulunmayacağıdır Böyle bir yetkinin devlet başkanında olduğunu varsayan bir yapıda ekol ve grupların bazen birine bazen ötekine yasaklar getirilmesi ise kaçınılmazdır
Dinin Şekillendirdiği Siyasetten Siyasetin Şekillendirdiği Dine
Bayram Çınar
Araştırma Yayınları
Teolojik konusu Halku l Kur ân olan Me mun dönemi mihne uygulamalarında görünüşteki sorun teolojik olmasına karşın bu tartışmayı bir toplumsal trajediye dönüştüren devletin dinî alana müdahil olarak bazı grupları ötekileştirmesidir Gelenekte halifenin dinî hukuki ve idarî hiyerarşinin en üst organı oluşu mihnelerin beslendiği sağlıksız zemindir Sistem içinde check and balance ın öngörülmemiş olması sistemin kendi içindeki kronik sorunudur İslam siyaset geleneğinde din ve devlet arasında sınırların belirlenememişliği mihne türü kırılmalara yol açmıştır Halifenin dinî eğilimi mihnenin kime karşı olacağını belirlemişse de mihnelerin ortaya çıkması onun kimliğinden bağımsız olarak bir gelenek sorunu olmayı sürecin tümü boyunca sürdürmüştür Bu bağlamda Ömer b Hattab Ebu Hureyre ye hadis aktarma yasağı getirmiş Ömer b Abdülaziz Ca d b Dirhem e konuşma ve davranış sınırlaması getirmiş Mu tasım ve Vasık ise Ahmed b Hanbel e rivayet aktarma yasağı koymuştur Bir yasaklama olarak bu üç uygulamanın bizce birbirinden farkı yoktur Bize göre burada temel sorun kime yasak getirildiği değil dinî alana ilişkin yasak koyma yetkisinin devlet başkanında bulunup bulunmayacağıdır Böyle bir yetkinin devlet başkanında olduğunu varsayan bir yapıda ekol ve grupların bazen birine bazen ötekine yasaklar getirilmesi ise kaçınılmazdır

Araştırma Yayınları
Teolojik konusu Halku l Kur ân olan Me mun dönemi mihne uygulamalarında görünüşteki sorun teolojik olmasına karşın bu tartışmayı bir toplumsal trajediye dönüştüren devletin dinî alana müdahil olarak bazı grupları ötekileştirmesidir Gelenekte halifenin dinî hukuki ve idarî hiyerarşinin en üst organı oluşu mihnelerin beslendiği sağlıksız zemindir Sistem içinde check and balance ın öngörülmemiş olması sistemin kendi içindeki kronik sorunudur İslam siyaset geleneğinde din ve devlet arasında sınırların belirlenememişliği mihne türü kırılmalara yol açmıştır Halifenin dinî eğilimi mihnenin kime karşı olacağını belirlemişse de mihnelerin ortaya çıkması onun kimliğinden bağımsız olarak bir gelenek sorunu olmayı sürecin tümü boyunca sürdürmüştür Bu bağlamda Ömer b Hattab Ebu Hureyre ye hadis aktarma yasağı getirmiş Ömer b Abdülaziz Ca d b Dirhem e konuşma ve davranış sınırlaması getirmiş Mu tasım ve Vasık ise Ahmed b Hanbel e rivayet aktarma yasağı koymuştur Bir yasaklama olarak bu üç uygulamanın bizce birbirinden farkı yoktur Bize göre burada temel sorun kime yasak getirildiği değil dinî alana ilişkin yasak koyma yetkisinin devlet başkanında bulunup bulunmayacağıdır Böyle bir yetkinin devlet başkanında olduğunu varsayan bir yapıda ekol ve grupların bazen birine bazen ötekine yasaklar getirilmesi ise kaçınılmazdır

Araştırma Yayınları
Teolojik konusu Halku l Kur ân olan Me mun dönemi mihne uygulamalarında görünüşteki sorun teolojik olmasına karşın bu tartışmayı bir toplumsal trajediye dönüştüren devletin dinî alana müdahil olarak bazı grupları ötekileştirmesidir Gelenekte halifenin dinî hukuki ve idarî hiyerarşinin en üst organı oluşu mihnelerin beslendiği sağlıksız zemindir Sistem içinde check and balance ın öngörülmemiş olması sistemin kendi içindeki kronik sorunudur İslam siyaset geleneğinde din ve devlet arasında sınırların belirlenememişliği mihne türü kırılmalara yol açmıştır Halifenin dinî eğilimi mihnenin kime karşı olacağını belirlemişse de mihnelerin ortaya çıkması onun kimliğinden bağımsız olarak bir gelenek sorunu olmayı sürecin tümü boyunca sürdürmüştür Bu bağlamda Ömer b Hattab Ebu Hureyre ye hadis aktarma yasağı getirmiş Ömer b Abdülaziz Ca d b Dirhem e konuşma ve davranış sınırlaması getirmiş Mu tasım ve Vasık ise Ahmed b Hanbel e rivayet aktarma yasağı koymuştur Bir yasaklama olarak bu üç uygulamanın bizce birbirinden farkı yoktur Bize göre burada temel sorun kime yasak getirildiği değil dinî alana ilişkin yasak koyma yetkisinin devlet başkanında bulunup bulunmayacağıdır Böyle bir yetkinin devlet başkanında olduğunu varsayan bir yapıda ekol ve grupların bazen birine bazen ötekine yasaklar getirilmesi ise kaçınılmazdır

Araştırma Yayınları
Bayram Çınar tarafından kaleme alınan Dinin Şekillendirdiği Siyasetten Siyasetin Şekillendirdiği Dine Araştırma Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Dinin Şekillendirdiği Siyasetten Siyasetin Şekillendirdiği Dine Bayram Çınar Kitap Özeti Teolojik konusu Halku l Kurân olan Memun dönemi mihne uygulamalarında görünüşteki sorun teolojik olmasına karşın bu tartışmayı bir toplumsal trajediye dönüştüren devletin dinî alana müdahil olarak bazı grupları ötekileştirmesidir Gelenekte halifenin dinî hukuki ve idarî hiyerarşinin en üst organı oluşu mihnelerin beslendiği sağlıksız zemindir Sistem içinde check and balanceın öngörülmemiş olması sistemin kendi içindeki kronik sorunudur İslam siyaset geleneğinde din ve devlet arasında sınırların belirlenememişliği mihne türü kırılmalara yol açmıştır Halifenin dinî eğilimi mihnenin kime karşı olacağını belirlemişse de mihnelerin ortaya çıkması onun kimliğinden bağımsız olarak bir gelenek sorunu olmayı sürecin tümü boyunca sürdürmüştür Bu bağlamda Ömer b Hattab Ebu Hureyreye hadis aktarma yasağı getirmiş Ömer b Abdülaziz Ca d b Dirheme konuşma ve davranış sınırlaması getirmiş Mutasım ve Vasık ise Ahmed b Hanbele rivayet aktarma yasağı koymuştur Bir yasaklama olarak bu üç uygulamanın bizce birbirinden farkı yoktur Bize göre burada temel sorun kime yasak getirildiği değil dinî alana ilişkin yasak koyma yetkisinin devlet başkanında bulunup bulunmayacağıdır Böyle bir yetkinin devlet başkanında olduğunu varsayan bir yapıda ekol ve grupların bazen birine bazen ötekine yasaklar getirilmesi ise kaçınılmazdır Yayınevi Araştırma Yayınları Yazar Bayram Çınar Sayfa 480 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2022 Barkod 9786257283151 Kategori Araştırma İnceleme Araştırma İnceleme

Araştırma Yayınları
Teolojik konusu Halku l Kur ân olan Me mun dönemi mihne uygulamalarında görünüşteki sorun teolojik olmasına karşın bu tartışmayı bir toplumsal trajediye dönüştüren devletin dinî alana müdahil olarak bazı grupları ötekileştirmesidir Gelenekte halifenin dinî hukuki ve idarî hiyerarşinin en üst organı oluşu mihnelerin beslendiği sağlıksız zemindir Sistem içinde check and balance ın öngörülmemiş olması sistemin kendi içindeki kronik sorunudur İslam siyaset geleneğinde din ve devlet arasında sınırların belirlenememişliği mihne türü kırılmalara yol açmıştır Halifenin dinî eğilimi mihnenin kime karşı olacağını belirlemişse de mihnelerin ortaya çıkması onun kimliğinden bağımsız olarak bir gelenek sorunu olmayı sürecin tümü boyunca sürdürmüştür Bu bağlamda Ömer b Hattab Ebu Hureyre ye hadis aktarma yasağı getirmiş Ömer b Abdülaziz Ca d b Dirhem e konuşma ve davranış sınırlaması getirmiş Mu tasım ve Vasık ise Ahmed b Hanbel e rivayet aktarma yasağı koymuştur Bir yasaklama olarak bu üç uygulamanın bizce birbirinden farkı yoktur Bize göre burada temel sorun kime yasak getirildiği değil dinî alana ilişkin yasak koyma yetkisinin devlet başkanında bulunup bulunmayacağıdır Böyle bir yetkinin devlet başkanında olduğunu varsayan bir yapıda ekol ve grupların bazen birine bazen ötekine yasaklar getirilmesi ise kaçınılmazdır