Dipot Beyinler Banliyösü — Osman Ergün

Dipot Beyinler Banliyösü
Osman ErgünCinius Yayınları
Dipot Beyinler Banliyösü
Osman ErgünEn olmaz yerinden söktük okumayı daha çocukken Terziler aradık sonra söktüğümüz okumayı kimse görmeden dikebilecek Çocuk kalacak kadar da büyüyemedik hiçbirimiz ve lüks yamalarla konuşmayı öğrenebildik sadece Dudaklarımız yok pahasına peşkeş çekiliverdi bir sabah KİNyagerlere Konuşamaz düşünemez olduk bir anda Burun estetiği merdiven altı imalatçılarına yaptırılmış Pinokyolar vardı artık beynimize salınan tilkilere çobanlık yapması için öylesine Mutluluklar bile karbon kağıdıyla çoğaltır olmuştu bir önceki mutluluktan elimize sürülen mürekkep izine anlamlar yükleyip fallar baktık usanmadan Beton ağaçlarda yaşıyorduk dalsız budaksız Dibine düşürdüğümüz mühendislik harikası gölgeler mabedimiz oldu Kategorize Edilmiş Tanrılar mağazasından giyiniyorduk her gün Ve düşünce balonlarımız vardı ipleri boynumuza dolanmış kaçıp yükseldiğinde nefessiz bırakmasın diye içlerini habire boşalttığımız Öyle ya yaşamaktı bunun adı var olmanın en eski ritüeli

Cinius Yayınları
En olmaz yerinden söktük okumayı daha çocukken Terziler aradık sonra söktüğümüz okumayı kimse görmeden dikebilecek Çocuk kalacak kadar da büyüyemedik hiçbirimiz ve lüks yamalarla konuşmayı öğrenebildik sadece Dudaklarımız yok pahasına peşkeş çekiliverdi bir sabah KİNyagerlere Konuşamaz düşünemez olduk bir anda Burun estetiği merdiven altı imalatçılarına yaptırılmış Pinokyolar vardı artık beynimize salınan tilkilere çobanlık yapması için öylesine Mutluluklar bile karbon kağıdıyla çoğaltır olmuştu bir önceki mutluluktan elimize sürülen mürekkep izine anlamlar yükleyip fallar baktık usanmadan Beton ağaçlarda yaşıyorduk dalsız budaksız Dibine düşürdüğümüz mühendislik harikası gölgeler mabedimiz oldu Kategorize Edilmiş Tanrılar mağazasından giyiniyorduk her gün Ve düşünce balonlarımız vardı ipleri boynumuza dolanmış kaçıp yükseldiğinde nefessiz bırakmasın diye içlerini habire boşalttığımız Öyle ya yaşamaktı bunun adı var olmanın en eski ritüeli

Cinius Yayınları
En olmaz yerinden söktük okumayı daha çocukken Terziler aradık sonra söktüğümüz okumayı kimse görmeden dikebilecek Çocuk kalacak kadar da büyüyemedik hiçbirimiz ve lüks yamalarla konuşmayı öğrenebildik sadece Dudaklarımız yok pahasına peşkeş çekiliverdi bir sabah KİNyagerlere Konuşamaz düşünemez olduk bir anda Burun estetiği merdiven altı imalatçılarına yaptırılmış Pinokyolar vardı artık beynimize salınan tilkilere çobanlık yapması için öylesine Mutluluklar bile karbon kağıdıyla çoğaltır olmuştu bir önceki mutluluktan elimize sürülen mürekkep izine anlamlar yükleyip fallar baktık usanmadan Beton ağaçlarda yaşıyorduk dalsız budaksız Dibine düşürdüğümüz mühendislik harikası gölgeler mabedimiz oldu Kategorize Edilmiş Tanrılar mağazasından giyiniyorduk her gün Ve düşünce balonlarımız vardı ipleri boynumuza dolanmış kaçıp yükseldiğinde nefessiz bırakmasın diye içlerini habire boşalttığımız Öyle ya yaşamaktı bunun adı var olmanın en eski ritüeli

Cinius Yayınları
Osman Ergün tarafından kaleme alınan Dipot Beyinler Banliyösü Cinius Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Dipot Beyinler Banliyösü Osman Ergün Kitap Özeti En olmaz yerinden söktük okumayı daha çocukken Terziler aradık sonra söktüğümüz okumayı kimse görmeden dikebilecek Çocuk kalacak kadar da büyüyemedik hiçbirimiz ve lüks yamalarla konuşmayı öğrenebildik sadece Dudaklarımız yok pahasına peşkeş çekiliverdi bir sabah KİNyagerlere Konuşamaz düşünemez olduk bir anda Burun estetiği merdiven altı imalatçılarına yaptırılmış Pinokyolar vardı artık beynimize salınan tilkilere çobanlık yapması için öylesine Mutluluklar bile karbon kağıdıyla çoğaltır olmuştu bir önceki mutluluktan elimize sürülen mürekkep izine anlamlar yükleyip fallar baktık usanmadan Beton ağaçlarda yaşıyorduk dalsız budaksız Dibine düşürdüğümüz mühendislik harikası gölgeler mabedimiz oldu Kategorize Edilmiş Tanrılar mağazasından giyiniyorduk her gün Ve düşünce balonlarımız vardı ipleri boynumuza dolanmış kaçıp yükseldiğinde nefessiz bırakmasın diye içlerini habire boşalttığımız Öyle ya yaşamaktı bunun adı var olmanın en eski ritüeli Yayınevi Cinius Yayınları Yazar Osman Ergün Sayfa 133 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x20 50 cm Basım Yılı Aralık 2014 Barkod 9786053231264 Kategori Anlatı Türk Edebiyatı

Cinius
En olmaz yerinden söktük okumayı daha çocukken Terziler aradık sonra söktüğümüz okumayı kimse görmeden dikebilecek Çocuk kalacak kadar da büyüyemedik hiçbirimiz ve lüks yamalarla konuşmayı öğrenebildik sadece Dudaklarımız yok pahasına peşkeş çekiliverdi bir sabah KİNyagerlere Konuşamaz düşünemez olduk bir anda Burun estetiği merdiven altı imalatçılarına yaptırılmış Pinokyolar vardı artık beynimize salınan tilkilere çobanlık yapması için öylesine Mutluluklar bile karbon kağıdıyla çoğaltır olmuştu bir önceki mutluluktan elimize sürülen mürekkep izine anlamlar yükleyip fallar baktık usanmadan Beton ağaçlarda yaşıyorduk dalsız budaksız Dibine düşürdüğümüz mühendislik harikası gölgeler mabedimiz oldu Kategorize Edilmiş Tanrılar mağazasından giyiniyorduk her gün Ve düşünce balonlarımız vardı ipleri boynumuza dolanmış kaçıp yükseldiğinde nefessiz bırakmasın diye içlerini habire boşalttığımız Öyle ya yaşamaktı bunun adı var olmanın en eski ritüeli

En olmaz yerinden söktük okumayı daha çocukken Terziler aradık sonra söktüğümüz okumayı kimse görmeden dikebilecek Çocuk kalacak kadar da büyüyemedik hiçbirimiz ve lüks yamalarla konuşmayı öğrenebildik sadece Dudaklarımız yok pahasına peşkeş çekiliverdi bir sabah KİNyagerlere Konuşamaz düşünemez olduk bir anda Burun estetiği merdiven altı imalatçılarına yaptırılmış Pinokyolar vardı artık beynimize salınan tilkilere çobanlık yapması için öylesine Mutluluklar bile karbon kağıdıyla çoğaltır olmuştu bir önceki mutluluktan elimize sürülen mürekkep izine anlamlar yükleyip fallar baktık usanmadan Beton ağaçlarda yaşıyorduk dalsız budaksız Dibine düşürdüğümüz mühendislik harikası gölgeler mabedimiz oldu Kategorize Edilmiş Tanrılar mağazasından giyiniyorduk her gün Ve düşünce balonlarımız vardı ipleri boynumuza dolanmış kaçıp yükseldiğinde nefessiz bırakmasın diye içlerini habire boşalttığımız