Direnişin İlk Kurşunu — Yakup Çetinkaya

Direnişin İlk Kurşunu
Yakup ÇetinkayaVera Kitap Yayınları
Direnişin İlk Kurşunu
Yakup ÇetinkayaYıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındaki küçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberini de ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgale karşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yeniden doğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bir cami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidir satırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddin el Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplanan bir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenk taşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağlarında yankılanan bir cihat çağrısı oldu Bu kitap ömrünü bir secdeye ve bir kurşuna sığdıran bir adamın izini sürüyor Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hayatı değil bir halkın hafızasını arşınlayacaksınız Çünkü bazı hayatlar okunmaz yaşanır hissedilir ve yüreğe mühürlenir Tanıtım Bülteninden

Vera Kitap Yayınları
Yıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındaki küçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberini de ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgale karşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yeniden doğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bir cami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidir satırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddin el Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplanan bir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenk taşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağlarında yankılanan bir cihat çağrısı oldu Bu kitap ömrünü bir secdeye ve bir kurşuna sığdıran bir adamın izini sürüyor Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hayatı değil bir halkın hafızasını arşınlayacaksınız Çünkü bazı hayatlar okunmaz yaşanır hissedilir ve yüreğemühürlenir

Vera Kitap Yayınları
Yıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındaki küçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberini de ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgale karşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yeniden doğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bir cami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidir satırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddin el Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplanan bir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenk taşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağlarında yankılanan bir cihat çağrısı oldu Bu kitap ömrünü bir secdeye ve bir kurşuna sığdıran bir adamın izini sürüyor Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hayatı değil bir halkın hafızasını arşınlayacaksınız Çünkü bazı hayatlar okunmaz yaşanır hissedilir ve yüreğemühürlenir

Vera Kitap Yayınları
Yıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındaki küçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberini de ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgale karşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yeniden doğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bir cami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidir satırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddin el Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplanan bir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenk taşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağlarında yankılanan bir cihat çağrısı oldu Bu kitap ömrünü bir secdeye ve bir kurşuna sığdıran bir adamın izini sürüyor Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hayatı değil bir halkın hafızasını arşınlayacaksınız Çünkü bazı hayatlar okunmaz yaşanır hissedilir ve yüreğemühürlenir

Yıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındaki küçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberini de ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgale karşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yeniden doğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bir cami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidir satırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddin el Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplanan bir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenk taşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağlarında yankılanan bir cihat çağrısı oldu Bu kitap ömrünü bir secdeye ve bir kurşuna sığdıran bir adamın izini sürüyor Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hayatı değil bir halkın hafızasını arşınlayacaksınız Çünkü bazı hayatlar okunmaz yaşanır hissedilir ve yüreğe mühürlenir Yazar Yakup Çetinkaya Sayfa Sayısı 120 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Vera Kitap Yayınları
Yıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındakiküçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberinide ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgalekarşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yenidendoğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bircami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidirsatırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddinel Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplananbir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenktaşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağları

Vera Kitap
Yıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındaki küçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberini de ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgale karşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yeniden doğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bir cami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidir satırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddin el Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplanan bir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenk taşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağlarında yankılanan bir cihat çağrısı oldu Bu kitap ömrünü bir secdeye ve bir kurşuna sığdıran bir adamın izini sürüyor Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hayatı değil bir halkın hafızasını arşınlayacaksınız Çünkü bazı hayatlar okunmaz yaşanır hissedilir ve yüreğe mühürlenir

Vera Kitap Yayınları
Yıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındaki küçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberini de ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgale karşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yeniden doğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bir cami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidir satırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddin el Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplanan bir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenk taşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağlarında yankılanan bir cihat çağrısı oldu Bu kitap ömrünü bir secdeye ve bir kurşuna sığdıran bir adamın izini sürüyor Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hayatı değil bir halkın hafızasını arşınlayacaksınız Çünkü bazı hayatlar okunmaz yaşanır hissedilir ve yüreğe mühürlenir

Vera Kitap Yayınları
Yıl 1883 Osmanlı İmparatorluğu nun yorgun nabzı Arap vilayetlerinde ağır ağır atarken Suriye nin kıyısındaki küçük bir kasabada bir çocuk dünyaya gelir Zaman çöküşün eşiğinde halk ise sessiz bir çaresizliğe terk edilmişken O çocuk henüz yedi yaşında zorla askere alınan ağabeyini gözyaşlarıyla uğurlarken zalimin gölgesiyle ilk kez yüzleşir İşte o an yalnızca Kur an ı değil zulmün dilini direnişin fıkhını ve devrimin ezberini de ruhuna işler Kahire de Ezher in taş avlularında yeşerir gençliği Ders halkalarından cihada mürekkep izinden barut izine giden bu yolculuk onu sadece bir âlim değil halkının alın yazısına tutunan bir öncü kılar Trablusgarp ta işgale karşı Ömer Muhtar la aynı safta savaşır Ardından Suriye dağlarında Fransızlara ilk kurşunu sıkar Ve nihayet tarihî yazgının onu çağırdığı topraklara Filistin e varır Bu kez karşısında İngiliz işgali ve yükselen Siyonist hareket vardır el Kassam burada son nefesine dek sürecek olan bir direniş destanı örer Bu kitap yalnızca bir biyografi değil yüzyıllardır bastırılan bir çığlığın silinmek istenen bir hafızanın ve yeniden doğan bir iradenin izlerini taşır Her satırı barutun secdenin ve gözyaşının kokusunu içinde barındırır Bazen bir cami minberinde yükselen ses bazen dağlarda yankılanan bir kurşun bazen de bir annenin titreyen yüreğidir satırlarda yürüyen Tarih onu bir isyanın kıvılcımı olarak yazar Fakat bu eser onun kalbindeki yangını anlatır Çünkü Şeyh İzzeddin el Kassam için şehadet bir son değil hakikatin ete kemiğe bürünmüş en saf halidir Kanıyla yazdığı manifesto hâlâ mazlumların damarlarında dolaşmakta hâlâ dilsizlerin diline dönüşmektedir O yalnızca emperyalizmin karşısında dimdik duran bir cesaret değil ümmetin parçalanmış vicdanına saplanan bir haykırıştı Onun mücadelesi bir fikir bir çizgi bir sarsıntıydı Cesaretin ilmihali adaletin silueti sabrın mihenk taşı Herkes geri çekilirken o öne yürüdü herkes sustuğunda o konuştu Ve söylediği her söz Filistin in dağlarında yankılanan bir cihat çağrısı oldu Bu kitap ömrünü bir secdeye ve bir kurşuna sığdıran bir adamın izini sürüyor Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir hayatı değil bir halkın hafızasını arşınlayacaksınız Çünkü bazı hayatlar okunmaz yaşanır hissedilir ve yüreğe mühürlenir