MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Divan ı Hamdi — Nazire Erbay

Divan ı Hamdi
342,00
Divan Edebiyatı Halk EdebiyatıİncelemeEdebiyat İncelemesi

Divan ı Hamdi

Nazire Erbay

Fenomen Yayıncılık

2015496 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Divan ı Hamdi

Nazire Erbay

Osmanlı Devletindeki Batılılaşma süreci özellikle Tanzimat la başlayan hareketlenmeyle gözle görülür hale gelir Bu tarihten itibaren belli bir ivme kazanan bu harekete paralel olarak geleneğin içinden yazan sanatkârlar da asırların birikimlerini bir tarafa bırakmadan eser üretmeye devam ederler Bu dönemde meydana getirilen eserlerin yanında klasik Türk şiirine özgü metinler de varlığını devam ettirir Burada dikkat çeken husus sonradan oluşturulmaya çalışılana karşılık edebi eser ortaya koyan sanatkârın topluma ait değerlerden kolaylıkla ayrılamayacağı gerçeğidir Esasında sanatçı etrafında olup bitenlere bir şekilde müdâhil olandır Bunun yanında yaşadığı ortamı farkında olarak ya da olmayarak değiştirme ve yeniden şekle sokma isteğini bir tarafa bırakıp geleneğin takipçisi olan da yine sanatkârdır Geleneği takip eden sanatkâr asırlardır var olan ve içine doğduğu sanat anlayışını aynı zamanda yaşadığı dönemin siyasal sosyal kazanımlarını dinî ve ahlâkî değerlerini uygulamalarını da belli bir aidiyet duygusu içinde eserlerinde yansıtır Çünkü sanat eseri insanı anlatır Hal böyle olunca sanatkâr toplumda yaşanan değişimin gerçeklerini eserine yansıtmanın yanında aslında özünden de vazgeçemeyeceğini gösterir Bu sayede kendine dair hayalleri inandıkları sanatkârın eserine yansırken asırlık geleneğin de bir koldan devamlılığı sağlanır 19 yüzyılda yaşayan Hamdî Dîvân ı Hamdî Pendiyye i Hamdiyye adlı eserinde değişikliğe ve yeniliğe kapı açarak geleneğin devamlılığını sağlayacak nitelikte bir duruş sergilemiştir Bu bakışla Tanzimat la başlayan Batılılaşma istek ve çabasına rağmen yüzyıl itibariyle klasik Türk şiirinin özelliklerini ve asırlarca süren geleneğin devamlılığını belli bir yönü ile şairin eserinde görme imkânı vardır Bu devamlılığın içinde de klasik Türk şiiri metinlerinde önemli bir yeri olan Dîvân oluşturma geleneğinin şair açısından düşünüldüğünde belli bir özveriyle devam etmesi dikkate değer bir tutumdur Bu düşünceye uygun metinlerden biri de Dîvân ı Hamdî dir Dîvân ı Hamdî hacimli olmasına rağmen mürettep dîvânlarda yer alan nazım şekillerinin belli bir düzen içinde eserde yer almadığı görülür Eser murabba nazım şekliyle yazılmış bir münâcâtla başlar Şair alışılan dîvân tanımı dışında kendine özgü düzenle eserini oluşturur Dîvân ı Hamdî Pendiyye i Hamdiyye nin kendine has bir diğer özelliği eser alfabetik sıraya göre tertip edilirken münâcât lardan oluşan gazellerin dîvânda daha çok yer alması ve eserin neredeyse tamamen nasihat üslûbu üzerine kurulmuş olmasıdır Hamdî nin eseri Dîvân ı Hamdî Pendiyye i Hamdiyye Ankara Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu 06 Mil Yz A 4291 arşiv numarasına kayıtlıdır Eserin istinsah tarihi adı geçen kütüphanede Hicrî Miladî 1254 1838 olarak gösterilmekdir 1 Fakat metin incelemesi sonunda edinilen bilgiye göre bu tarihte bir yanlışlık olduğu aşikârdır Bahsedilen kütüphanede eser 234 nolu dvd kaydı ile gösterilmektedir Hamdî nin eserinin yapılan araştırmaya göre tek nüshası tespit edilebilmiştir İncelemeye alınan nüshadaki sayfa numaralarında bir eksiklik bulunmamakta ve sayfa numaraları birbiri ile uyuşmaktadır Dîvân daki sayfalarda yer alan satır sayıları giriş ve son sayfa dâhil olmak üzere 19 ar satırdır Bazı sayfalardaki başlıklar satır sayısını artırabilmektedir Dîvân ı Hamdî Pendiyye i Hamdiyye nin hemen hemen tamamında ayet ve hadisler geçmektedir Çalışmada bu ayet ve hadisler italik olarak gösterilmiştir Eser baştan itibaren alfabetik bir düzen içine oluşturulsa da müellifin bu harflendirmeyi göstermede pek dikkat etmediği görülmektedir Hamdî nin eserde b ile yazmaya başladığı şiirlerine kadar münâcât türüne daha çok yer verdiği görülür Bu harflendirmeden önce şairin elifle ilgili bir adlandırma yapmadığı görülür Harflendirmeye dair ilk ifade şeklinde olup diğer adlandırmalar da aynı usûlle yapılmıştır Eserde bazı münâcâtlar da usu

Kitap Sepeti
504,64

Fenomen Yayıncılık

2015496 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Osmanlı Devletindeki Batılılaşma süreci özellikle Tanzimat la başlayan hareketlenmeyle gözle görülür hale gelir Bu tarihten itibaren belli bir ivme kazanan bu harekete paralel olarak geleneğin içinden yazan sanatkarlar da asırların birikimlerini bir tarafa bırakmadan eser üretmeye devam ederler Bu dönemde meydana getirilen eserlerin yanında klasik Türk şiirine özgü metinler de varlığını devam ettirir Burada dikkat çeken husus sonradan oluşturulmaya çalışılana karşılık edebi eser ortaya koyan sanatkârın topluma ait değerlerden kolaylıkla ayrılamayacağı gerçeğidir Esasında sanatçı etrafında olup bitenlere bir şekilde müdâhil olandır Bunun yanında yaşadığı ortamı farkında olarak ya da olmayarak değiştirme ve yeniden şekle sokma isteğini bir tarafa bırakıp geleneğin takipçisi olan da yine sanatkardır Geleneği takip eden sanatkâr asırlardır var olan ve içine doğduğu sanat anlayışını aynı zamanda yaşadığı dönemin siyasal sosyal kazanımlarını dinî ve ahlâkî değerlerini uygulamalarını da belli bir aidiyet duygusu içinde eserlerinde yansıtır Çünkü sanat eseri insanı anlatır Hal böyle olunca sanatkâr toplumda yaşanan değişimin gerçeklerini eserine yansıtmanın yanında aslında özünden de vazgeçemeyeceğini gösterir Bu sayede kendine dair hayalleri inandıkları sanatkârın eserinde var olurken asırlık geleneğin de bir koldan devamlılığı sağlanır

Ekin Kitap
510,72

Fenomen Yayıncılık

2015496 sf.
Ekin Kitap

Osmanlı Devletindeki Batılılaşma süreci özellikle Tanzimat la başlayan hareketlenmeyle gözle görülür hale gelir Bu tarihten itibaren belli bir ivme kazanan bu harekete paralel olarak geleneğin içinden yazan sanatkarlar da asırların birikimlerini bir tarafa bırakmadan eser üretmeye devam ederler Bu dönemde meydana getirilen eserlerin yanında klasik Türk şiirine özgü metinler de varlığını devam ettirir Burada dikkat çeken husus sonradan oluşturulmaya çalışılana karşılık edebi eser ortaya koyan sanatkârın topluma ait değerlerden kolaylıkla ayrılamayacağı gerçeğidir Esasında sanatçı etrafında olup bitenlere bir şekilde müdâhil olandır Bunun yanında yaşadığı ortamı farkında olarak ya da olmayarak değiştirme ve yeniden şekle sokma isteğini bir tarafa bırakıp geleneğin takipçisi olan da yine sanatkardır Geleneği takip eden sanatkâr asırlardır var olan ve içine doğduğu sanat anlayışını aynı zamanda yaşadığı dönemin siyasal sosyal kazanımlarını dinî ve ahlâkî değerlerini uygulamalarını da belli bir aidiyet duygusu içinde eserlerinde yansıtır Çünkü sanat eseri insanı anlatır Hal böyle olunca sanatkâr toplumda yaşanan değişimin gerçeklerini eserine yansıtmanın yanında aslında özünden de vazgeçemeyeceğini gösterir Bu sayede kendine dair hayalleri inandıkları sanatkârın eserinde var olurken asırlık geleneğin de bir koldan devamlılığı sağlanır

Ucuz Kitap Al
516,80

Fenomen Yayıncılık

Ekim 2015496 sf.
17.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Nazire Erbay tarafından kaleme alınan Divan ı Hamdi Fenomen Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Divan ı Hamdi Nazire Erbay Kitap Özeti Osmanlı Devletindeki Batılılaşma süreci özellikle Tanzimat la başlayan hareketlenmeyle gözle görülür hale gelir Bu tarihten itibaren belli bir ivme kazanan bu harekete paralel olarak geleneğin içinden yazan sanatkarlar da asırların birikimlerini bir tarafa bırakmadan eser üretmeye devam ederler Bu dönemde meydana getirilen eserlerin yanında klasik Türk şiirine özgü metinler de varlığını devam ettirir Burada dikkat çeken husus sonradan oluşturulmaya çalışılana karşılık edebi eser ortaya koyan sanatkârın topluma ait değerlerden kolaylıkla ayrılamayacağı gerçeğidir Esasında sanatçı etrafında olup bitenlere bir şekilde müdâhil olandır Bunun yanında yaşadığı ortamı farkında olarak ya da olmayarak değiştirme ve yeniden şekle sokma isteğini bir tarafa bırakıp geleneğin takipçisi olan da yine sanatkardır Geleneği takip eden sanatkâr asırlardır var olan ve içine doğduğu sanat anlayışını aynı zamanda yaşadığı dönemin siyasal sosyal kazanımlarını dinî ve ahlâkî değerlerini uygulamalarını da belli bir aidiyet duygusu içinde eserlerinde yansıtır Çünkü sanat eseri insanı anlatır Hal böyle olunca sanatkâr toplumda yaşanan değişimin gerçeklerini eserine yansıtmanın yanında aslında özünden de vazgeçemeyeceğini gösterir Bu sayede kendine dair hayalleri inandıkları sanatkârın eserinde var olurken asırlık geleneğin de bir koldan devamlılığı sağlanır Yayınevi Fenomen Yayıncılık Yazar Nazire Erbay Sayfa 496 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 17 00x24 00 cm Basım Yılı Ekim 2015 Barkod 9786054370689 Kategori Divan Edebiyatı Halk Edebiyatı

Nobel Kitap
565,44

Fenomen Yayıncılık

2015496 sf.
Nobel Kitap

Osmanlı Devletindeki Batılılaşma süreci özellikle Tanzimat la başlayan hareketlenmeyle gözle görülür hale gelir Bu tarihten itibaren belli bir ivme kazanan bu harekete paralel olarak geleneğin içinden yazan sanatkarlar da asırların birikimlerini bir tarafa bırakmadan eser üretmeye devam ederler Bu dönemde meydana getirilen eserlerin yanında klasik Türk şiirine özgü metinler de varlığını devam ettirir Burada dikkat çeken husus sonradan oluşturulmaya çalışılana karşılık edebi eser ortaya koyan sanatkârın topluma ait değerlerden kolaylıkla ayrılamayacağı gerçeğidir Esasında sanatçı etrafında olup bitenlere bir şekilde müdâhil olandır Bunun yanında yaşadığı ortamı farkında olarak ya da olmayarak değiştirme ve yeniden şekle sokma isteğini bir tarafa bırakıp geleneğin takipçisi olan da yine sanatkardır Geleneği takip eden sanatkâr asırlardır var olan ve içine doğduğu sanat anlayışını aynı zamanda yaşadığı dönemin siyasal sosyal kazanımlarını dinî ve ahlâkî değerlerini uygulamalarını da belli bir aidiyet duygusu içinde eserlerinde yansıtır Çünkü sanat eseri insanı anlatır Hal böyle olunca sanatkâr toplumda yaşanan değişimin gerçeklerini eserine yansıtmanın yanında aslında özünden de vazgeçemeyeceğini gösterir Bu sayede kendine dair hayalleri inandıkları sanatkârın eserinde var olurken asırlık geleneğin de bir koldan devamlılığı sağlanır

Pandora

Fenomen Yayıncılık

2015496 sf.
Pandora

Osmanlı Devletindeki Batılılaşma süreci özellikle Tanzimat la başlayan hareketlenmeyle gözle görülür hale gelir Bu tarihten itibaren belli bir ivme kazanan bu harekete paralel olarak geleneğin içinden yazan sanatkarlar da asırların birikimlerini bir tarafa bırakmadan eser üretmeye devam ederler Bu dönemde meydana getirilen eserlerin yanında klasik Türk şiirine özgü metinler de varlığını devam ettirir Burada dikkat çeken husus sonradan oluşturulmaya çalışılana karşılık edebi eser ortaya koyan sanatkârın topluma ait değerlerden kolaylıkla ayrılamayacağı gerçeğidir Esasında sanatçı etrafında olup bitenlere bir şekilde müdâhil olandır Bunun yanında yaşadığı ortamı farkında olarak ya da olmayarak değiştirme ve yeniden şekle sokma isteğini bir tarafa bırakıp geleneğin takipçisi olan da yine sanatkardır Geleneği takip eden sanatkâr asırlardır var olan ve içine doğduğu sanat anlayışını aynı zamanda yaşadığı dönemin siyasal sosyal kazanımlarını dinî ve ahlâkî değerlerini uygulamalarını da belli bir aidiyet duygusu içinde eserlerinde yansıtır Çünkü sanat eseri insanı anlatır Hal böyle olunca sanatkâr toplumda yaşanan değişimin gerçeklerini eserine yansıtmanın yanında aslında özünden de vazgeçemeyeceğini gösterir Bu sayede kendine dair hayalleri inandıkları sanatkârın eserinde var olurken asırlık geleneğin de bir koldan devamlılığı sağlanır