Divan ı İlahiyat İstanbullu Bir Eren Senayi Hasan Şabani — Mustafa Tatcı

Divan ı İlahiyat İstanbullu Bir Eren Senayi Hasan Şabani
Mustafa TatcıH Yayınları
Divan ı İlahiyat İstanbullu Bir Eren Senayi Hasan Şabani
Mustafa TatcıErenler aşk söyletir dert ağlatır demişler Tevhîdin nûruyla gönlü coşan ve aşkını ifşâ eden Hak âşıklarından birisi de XVII ve XVIII Asırlarda İstanbul da yaşayan Şabânî Halvetîlerinden Senâyî Hasan Efendi dir Senâyî büyük bestekar Enfi Hasan Efendi nin oğlu Üsküdarlı Şeyh Nasûhî ve oğlu Alaaddin Efendi nin yetiştirdiği bir aşk ve irfân ehlidir Medrese eğitiminden geçtiği anlaşılan ve bir müddet Filibe Kadılığı da yapan Senâyî şeyhi Nasûhî Efendi hakkında bir menakıpnâme Celvetiyye nin ve mensubu olduğu Şabânî Halvetîlerinin manzûm silsilenâmelerini kaleme almıştır Mutasavvıfın bu eserlerinden başka ilâhîlerini derlediği bir de gayr ı mürettep Divân ı İlâhiyâtı bulunmaktadır Elinizdeki bu eser Senâyî nin söz konusu edilen bu ilâhîleridir Mutasavvıf şair kanaatimizce mecmûasındaki ilâhîlerini mürettep bir dîvân haline getirememiştir Zira elimizdeki dört ayrı yazma mecmûada şairin kendisine ait müşterek şiirlerin yanında sadece o yazmada bulunan şiirler de bulunmaktadır Senâyî manzumelerini genellikle aruzla çok az da hece ile kaleme almıştır Dîvân da gazel kaside murabba müseddes müsebba gibi nazım şekillerinin yanında az da olsa koşma örnekleri görülür Şair zaman zaman özgün ilâhîler yazmışsa da umumiyetle Niyâzî i Mısrî Yunus Emre Azîz Mahmûd Hüdâyî Üsküdarlı Nasûhî ve Abdülhay Celvetî gibi sûfîlerin etkisinde kalmıştır Bu sebeple pek çok şiirinde nazire kokusu vardır Mevlânâ Hâfız ve Molla Câmi gibi doğunun âbide şahsiyetlerini okuduğu anlaşılan mutasavvıf şair bu birikimini almış olduğu medrese kültürüyle de birleştirince ortaya karma bir üslup çıkmıştır Bu kültür dîvânına mülemmâ şeklinde yansımaktadır Dolayısıyla o zaman zaman Arapça ve Farsça mülemmâlar da yazmıştır Fahr ı âlem âşıkları Halvetîler derler bize Râh ı Hakk ın sâlikleri Halvetîler derler bize Peyreviz Ehl i Abâ ya Girmişiz fakr u fenâya Meylimiz yok mâsivâya Halvetîler derler bize Âl u ashâba dâimâ Eyleriz cânımız fedâ Reh nümâmızdır Murtazâ Halvetîler derler bize Komayız dilde teşvîşi Sağ ederiz çürük işi Hazret i Alî dervîşi Halvetîler derler bize Ederiz Hû ile devrân Hâ il olmaz kevn ü mekân Ayn ı ayâna vâsilân Halvetîler derler bize Bizdedir aşk ı Îlâhî Bulmuşuz biz doğru râhı Senâyî seven Allah ı Halvetîler derler bize

H YAYINLARI
Fahr ı alem aşıkları Halvetiler derler bize Râh ı Hakk ın salikleri Halvetiler derler bize 2 Peyreviz Ehl i Aba ya Girmişiz fakr u fenaya Meylimiz yok masivaya Halvetiler derler bize 3 Al u asaba daima Eyleriz canımız feda Reh nümamızdır Murtaza Halvetiler derler bize 4 Komayız dilde teşvişi Sağ ederiz çürük işi Hazret i Ali dervişi Halvetîler derler bize 5 Ederiz Hu ile devran Ha il olmaz kevn ü mekan Ayn ı ayana vasilan Halvetiler derler bize 6 Bizdedir aşk İlahi Bulmuşuz biz doğru rahı Senayi seven Allah ı Halvetîler derler bize

H Yayınları
Erenler aşk söyletir dert ağlatır demişler Tevhîdin nûruyla gönlü coşan ve aşkını ifşâ eden Hak âşıklarından birisi de 17 ve 18 Asırlarda İstanbul da yaşayan Şabânî Halvetîlerinden Senâyî Hasan Efendi dir Senâyî büyük bestekar Enfi Hasan Efendi nin oğlu Üsküdarlı Şeyh Nasûhî ve oğlu Alaaddin Efendi nin yetiştirdiği bir aşk ve irfân ehlidir Medrese eğitiminden geçtiği anlaşılan ve bir müddet Filibe Kadılığı da yapan Senâyî şeyhi Nasûhî Efendi hakkında bir menakıpnâme Celvetiyye nin ve mensubu olduğu Şabânî Halvetîlerinin manzûm silsilenâmelerini kaleme almıştır Mutasavvıfın bu eserlerinden başka ilâhîlerini derlediği bir de gayr ı mürettep Divân ı İlâhiyâtı bulunmaktadır Elinizdeki bu eser Senâyî nin söz konusu edilen bu ilâhîleridir Mutasavvıf şair kanaatimizce mecmûasındaki ilâhîlerini mürettep bir dîvân haline getirememiştir Zira elimizdeki dört ayrı yazma mecmûada şairin kendisine ait müşterek şiirlerin yanında sadece o yazmada bulunan şiirler de bulunmaktadır Senâyî manzumelerini genellikle aruzla çok az da hece ile kaleme almıştır Dîvân da gazel kaside murabba müseddes müsebba gibi nazım şekillerinin yanında az da olsa koşma örnekleri görülür Şair zaman zaman özgün ilâhîler yazmışsa da umumiyetle Niyâzî i Mısrî Yunus Emre Azîz Mahmûd Hüdâyî Üsküdarlı Nasûhî ve Abdülhay Celvetî gibi sûfîlerin etkisinde kalmıştır Bu sebeple pek çok şiirinde nazire kokusu vardır Mevlânâ Hâfız ve Molla Câmi gibi doğunun âbide şahsiyetlerini okuduğu anlaşılan mutasavvıf şair bu birikimini almış olduğu medrese kültürüyle de birleştirince ortaya karma bir üslup çıkmıştır Bu kültür dîvânına mülemmâ şeklinde yansımaktadır Dolayısıyla o zaman zaman Arapça ve Farsça mülemmâlar da yazmıştır Fahr ı âlem âşıklarıHalvetîler derler bizeRâh ı Hakk ın sâlikleriHalvetîler derler bizePeyreviz Ehl i Abâ yaGirmişiz fakr u fenâyaMeylimiz yok mâsivâyaHalvetîler derler bizeÂl u ashâba dâimâEyleriz cânımız fedâReh nümâmızdır MurtazâHalvetîler derler bizeKomayız di

H Yayınları
Erenler aşk söyletir dert ağlatır demişler Tevhîdin nûruyla gönlü coşan ve aşkını ifşâ eden Hak âşıklarından birisi de 17 ve 18 Asırlarda İstanbulda yaşayan Şabânî Halvetîlerinden Senâyî Hasan Efendidir Senâyî büyük bestekar Enfi Hasan Efendinin oğlu Üsküdarlı Şeyh Nasûhî ve oğlu Alaaddin Efendinin yetiştirdiği bir aşk ve irfân ehlidir Medrese eğitiminden geçtiği anlaşılan ve bir müddet Filibe Kadılığı da yapan Senâyî şeyhi Nasûhî Efendi hakkında bir menakıpnâme Celvetiyyenin ve mensubu olduğu Şabânî Halvetîlerinin manzûm silsilenâmelerini kaleme almıştır Mutasavvıfın bu eserlerinden başka ilâhîlerini derlediği bir de gayr ı mürettep Divân ı İlâhiyâtı bulunmaktadır Elinizdeki bu eser Senâyînin söz konusu edilen bu ilâhîleridir Mutasavvıf şair kanaatimizce mecmûasındaki ilâhîlerini mürettep bir dîvân haline getirememiştir Zira elimizdeki dört ayrı yazma mecmûada şairin kendisine ait müşterek şiirlerin yanında sadece o yazmada bulunan şiirler de bulunmaktadır Senâyî manzumelerini genellikle aruzla çok az da hece ile kaleme almıştır Dîvânda gazel kaside murabba müseddes müsebba gibi nazım şekillerinin yanında az da olsa koşma örnekleri görülür Şair zaman zaman özgün ilâhîler yazmışsa da umumiyetle Niyâzî i Mısrî Yunus Emre Azîz Mahmûd Hüdâyî Üsküdarlı Nasûhî ve Abdülhay Celvetî gibi sûfîlerin etkisinde kalmıştır Bu sebeple pek çok şiirinde nazire kokusu vardır Mevlânâ Hâfız ve Molla Câmi gibi doğunun âbide şahsiyetlerini okuduğu anlaşılan mutasavvıf şair bu birikimini almış olduğu medrese kültürüyle de birleştirince ortaya karma bir üslup çıkmıştır Bu kültür dîvânına mülemmâ şeklinde yansımaktadır Dolayısıyla o zaman zaman Arapça ve Farsça mülemmâlar da yazmıştır Fahr ı âlem âşıkları Halvetîler derler bize Râh ı Hakkın sâlikleri Halvetîler derler bize Peyreviz Ehl i Abâya Girmişiz fakr u fenâya Meylimiz yok mâsivâya Halvetîler derler bize Âl u ashâba dâimâ Eyleriz cânımız fedâ Reh nümâmızdır Murtazâ Halvetîler derler bize Komayız dilde teşvîşi Sağ ederiz çürük işi Hazret i Alî dervîşi Halvetîler derler bize Ederiz Hû ile devrân Hâil olmaz kevn ü mekân Ayn ı ayâna vâsilân Halvetîler derler bize Bizdedir aşk ı Îlâhî Bulmuşuz biz doğru râhı Senâyî seven Allahı Halvetîler derler bize Yayınevi H Yayınları Yazar Mustafa Tatçı Sayfa 334 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Barkod 9786058669321 Kategori Biyografi Otobiyografi Diğer İslam Kitapları Edebiyat Roman Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

H Yayınları
Erenler aşk söyletir dert ağlatır demişler Tevhîdin nûruyla gönlü coşan ve aşkını ifşâ eden Hak âşıklarından birisi de XVII ve XVIII Asırlarda İstanbul da yaşayan Şabânî Halvetîlerinden Senâyî Hasan Efendi dir Senâyî büyük bestekar Enfi Hasan Efendi nin oğlu Üsküdarlı Şeyh Nasûhî ve oğlu Alaaddin Efendi nin yetiştirdiği bir aşk ve irfân ehlidir Medrese eğitiminden geçtiği anlaşılan ve bir müddet Filibe Kadılığı da yapan Senâyî şeyhi Nasûhî Efendi hakkında bir menakıpnâme Celvetiyye nin ve mensubu olduğu Şabânî Halvetîlerinin manzûm silsilenâmelerini kaleme almıştır Mutasavvıfın bu eserlerinden başka ilâhîlerini derlediği bir de gayr ı mürettep Divân ı İlâhiyâtı bulunmaktadır Elinizdeki bu eser Senâyî nin söz konusu edilen bu ilâhîleridir Mutasavvıf şair kanaatimizce mecmûasındaki ilâhîlerini mürettep bir dîvân haline getirememiştir Zira elimizdeki dört ayrı yazma mecmûada şairin kendisine ait müşterek şiirlerin yanında sadece o yazmada bulunan şiirler de bulunmaktadır Senâyî manzumelerini genellikle aruzla çok az da hece ile kaleme almıştır Dîvân da gazel kaside murabba müseddes müsebba gibi nazım şekillerinin yanında az da olsa koşma örnekleri görülür Şair zaman zaman özgün ilâhîler yazmışsa da umumiyetle Niyâzî i Mısrî Yunus Emre Azîz Mahmûd Hüdâyî Üsküdarlı Nasûhî ve Abdülhay Celvetî gibi sûfîlerin etkisinde kalmıştır Bu sebeple pek çok şiirinde nazire kokusu vardır Mevlânâ Hâfız ve Molla Câmi gibi doğunun âbide şahsiyetlerini okuduğu anlaşılan mutasavvıf şair bu birikimini almış olduğu medrese kültürüyle de birleştirince ortaya karma bir üslup çıkmıştır Bu kültür dîvânına mülemmâ şeklinde yansımaktadır Dolayısıyla o zaman zaman Arapça ve Farsça mülemmâlar da yazmıştır Fahr ı âlem âşıkları Halvetîler derler bize Râh ı Hakk ın sâlikleri Halvetîler derler bize 2 Peyreviz Ehl i Abâ ya Girmişiz fakr u fenâya Meylimiz yok mâsivâya Halvetîler derler bize 3 Âl u ashâba dâimâ Eyleriz cânımız fedâ Reh nümâmızdır Murtazâ Halvetîler derler bize 4 Komayız dilde teşvîşi Sağ ederiz çürük işi Hazret i Alî dervîşi Halvetîler derler bize 5 Ederiz Hû ile devrân Hâ il olmaz kevn ü mekân Ayn ı ayâna vâsilân Halvetîler derler bize 6 Bizdedir aşk ı Îlâhî Bulmuşuz biz doğru râhı Senâyî seven Allah ı Halvetîler derler bize