Diyalektik İmgelem — Martin Jay

Diyalektik İmgelem
Martin JayAyrıntı Yayınları
Diyalektik İmgelem
Martin JayKaranlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitünün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitüye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize Elinizdeki bu çalışma diyalektik imgelerle dolu bir serüveni bütünlüklü tarihsel ve felsefi bir tarzda açıklayarak Enstitü nün çalışmalarına gerçek değerini bir nebze de olsa verme çabasındadır Avrupa dan Atlantik in öte tarafına kadar uzanan Eleştirel Teori gücünü hâlâ eleştirel bir teoriye duyduğumuz ihtiyaçtan ve bize öğreteceği daha çok şeyin olduğunu gösteren tarihinden almaktadır

Ayrıntı Yayınları
çev. Sevgi Doğan
Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitü nün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitü ye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize Elinizdeki bu çalışma diyalektik imgelerle dolu bir serüveni bütünlüklü tarihsel ve felsefi bir tarzda açıklayarak Enstitü nün çalışmalarına gerçek değerini bir nebze de olsa verme çabasındadır Avrupa dan Atlantik in öte tarafına kadar uzanan Eleştirel Teori gücünü hâlâ eleştirel bir teoriye duyduğumuz ihtiyaçtan ve bize öğreteceği daha çok şeyin olduğunu gösteren tarihinden almaktadır

Ayrıntı Yayınları
Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitü nün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitü ye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize Elinizdeki bu çalışma diyalektik imgelerle dolu bir serüveni bütünlüklü tarihsel ve felsefi bir tarzda açıklayarak Enstitü nün çalışmalarına gerçek değerini bir nebze de olsa verme çabasındadır Avrupa dan Atlantik in öte tarafına kadar uzanan Eleştirel Teori gücünü hâlâ eleştirel bir teoriye duyduğumuz ihtiyaçtan ve bize öğreteceği daha çok şeyin olduğunu gösteren tarihinden almaktadır

AYRINTI YAYINLARI
Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitü nün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitü ye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize Elinizdeki bu çalışma diyalektik imgelerle dolu bir serüveni bütünlüklü tarihsel ve felsefi bir tarzda açıklayarak Enstitü nün çalışmalarına gerçek değerini bir nebze de olsa verme çabasındadır Avrupa dan Atlantik in öte tarafına kadar uzanan Eleştirel Teori gücünü hâlâ eleştirel bir teoriye duyduğumuz ihtiyaçtan ve bize öğreteceği daha çok şeyin olduğunu gösteren tarihinden almaktadır Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar MARTIN JAY Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 480 SAYFA Yıl 2014

Ayrıntı Yayınları
çev. Sevgi Doğan
Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitü nün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitü ye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize Elinizdeki bu çalışma diyalektik imgelerle dolu bir serüveni bütünlüklü tarihsel ve felsefi bir tarzda açıklayarak Enstitü nün çalışmalarına gerçek değerini bir nebze de olsa verme çabasındadır Avrupa dan Atlantik in öte tarafına kadar uzanan Eleştirel Teori gücünü hâlâ eleştirel bir teoriye duyduğumuz ihtiyaçtan ve bize öğreteceği daha çok şeyin olduğunu gösteren tarihinden almaktadır

Ayrıntı Yayınları
Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitü nün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitü ye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini göst

Ayrıntı Yayınları
Martin Jay tarafından kaleme alınan Diyalektik İmgelem Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Diyalektik İmgelem Martin Jay Kitap Özeti Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitü nün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitü ye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize Elinizdeki bu çalışma diyalektik imgelerle dolu bir serüveni bütünlüklü tarihsel ve felsefi bir tarzda açıklayarak Enstitü nün çalışmalarına gerçek değerini bir nebze de olsa verme çabasındadır Avrupa dan Atlantik in öte tarafına kadar uzanan Eleştirel Teori gücünü hâlâ eleştirel bir teoriye duyduğumuz ihtiyaçtan ve bize öğreteceği daha çok şeyin olduğunu gösteren tarihinden almaktadır Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar Martin Jay Sayfa 464 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2014 Barkod 9789755399454 Kategori Diğer Sosyoloji Kitapları Diğer İnsan ve Toplum Siyaset Sosyolojisi

Ayrıntı
çev. Doğan, Sevgi
Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitü nün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitü ye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize Elinizdeki bu çalışma diyalektik imgelerle dolu bir serüveni bütünlüklü tarihsel ve felsefi bir tarzda açıklayarak Enstitü nün çalışmalarına gerçek değerini bir nebze de olsa verme çabasındadır Avrupa dan Atlantik in öte tarafına kadar uzanan Eleştirel Teori gücünü hâlâ eleştirel bir teoriye duyduğumuz ihtiyaçtan ve bize öğreteceği daha çok şeyin olduğunu gösteren tarihinden almaktadır

AYRINTI YAYINLARI
çev. Sevgi Doğan
Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir Enstitü kendinden önceki sistemleri filozofları felsefi gelenekleri ve teorileri eleştirmek suretiyle ilerleyen Hegelci ve Marksist kökenlerine bağlı kalarak diyalektik bir yöntem sunan Eleştirel Teori yi geliştirmiştir Döneminin sorunlarına duyarsız kalmamış felsefeden sanata edebiyata sosyolojiye ve ekonomiye kadar faklı alanlarda disiplinler arası araştırmalar yapmıştır Marksizmi psikanalizle bütünleştirmek suretiyle dönemin otorite anlayışını ve otoriter kişilik tiplerini analiz etmiş ve böylece o zamana göre radikal olarak nitelendirilebilecek bir çalışma ortaya koymuştur Horkheimer Adorno Marcuse ve Enstitü nün bir türlü üyesi olamayan ama çalışmalarıyla katkı sunan Benjamin gibi Enstitü ye mal olmuş isimlerin yanı sıra Lukács Gramsci Bloch Sartre Merleau Ponty gibi öznelciler kariyerlerinin ilk yıllarında Enstitü nün çalışmalarında etkili olmuştur Eleştirel bir yolla ilerleyen Enstitü yirminci yüzyıl felsefelerini eleştirmiş varoluş felsefesinden yaşam felsefesine fenomenolojiye kadar birçok felsefi alana el atmıştır Bilimsel ve akademik araştırmaların merkezi olması gereken üniversitelerin gittikçe bu hedeflerin dışına çıktığı bir çağda Enstitü üzerine derin tarihsel ve teorik bir inceleme sunan bu çalışma bilhassa sosyal bilimler alanındaki araştırmaların ideal yapısını gözler önüne seriyor Ekonomik anlamda bağımsız bir yapıya sahip olan Enstitü Marksizmin yeniden yorumlanması ve eleştirilmesiyle disiplinler arası araştırmalarla toplum ve kültür eleştirileriyle aslında üniversitelerin nasıl olması gerektiğini gösteriyor bize Elinizdeki bu çalışma diyalektik imgelerle dolu bir serüveni bütünlüklü tarihsel ve felsefi bir tarzda açıklayarak Enstitü nün çalışmalarına gerçek değerini bir nebze de olsa verme çabasındadır Avrupa dan Atlantik in öte tarafına kadar uzanan Eleştirel Teori gücünü hâlâ eleştirel bir teoriye duyduğumuz ihtiyaçtan ve bize öğreteceği daha çok şeyin olduğunu gösteren tarihinden almaktadır

Ayrıntı Yayınları
çev. Sevgi Doğan
Karanlık ile aydınlık arasındaki savaş insan denilen varlık var olduğu sürece devam edecektir Karanlığa rağmen varolma çabaları ise aydınlığa duyulan inanç ve umutla başarıya ulaşır Institut für Sozialforschung Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bilinen adıyla Frankfurt Okulu karanlık bir çağa girilmeden ortaya çıkmış ve karanlık çağın içerisinde varlığını teorik çalışmalarıyla ayakta tutmayı başarabilmiştir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img