Doğaüstü Varlıklar ve Anlatılar Üzerine İncelemeler — Kolektif

Doğaüstü Varlıklar ve Anlatılar Üzerine İncelemeler
Kolektif
Paradigma Akademi Yayınları
Doğaüstü Varlıklar ve Anlatılar Üzerine İncelemeler
Kolektif
En ilkel insandan itibaren kendini ifade etme ihtiyacı zamanla dillerin ortaya çıkışıyla ilk anlatmaları ortaya çıkardı İkinci aşamada avlanma gibi maceraları çevresindekilere beden dilini de katarak anlatıp hikâye etme isteği mit destan efsane masal halk hikâyeleri gibi adlandırabileceğimiz anlatma esasına dayalı metinlerin ilk örneklerini meydana getirdi Önce sözlü gelenekte yaşayan sonra yazıya geçirilerek sürdürülen bu anlatmalar Batıda romans pikaresk novella öykü ve roman şeklinde çeşitlenerek gelişti değişti Geçen yüzyıllar içinde insanın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesi edebî metinlere yansımaya devam etti Özellikle modern anlatı türleri içinde en yenisi sayılan roman ve öykü toplumsal yapıdaki değişmelerle eş zamanlı olarak hızlı bir gelişme gösterdi ve bugünkü konumuyla çok daha eski olan türlerin önüne geçti Bu yükseliş çizgisinde roman ve öykü bağlamındaki anlatma esasına dayalı metinlerin teknik ve içerik açısından gelişimi eserlerin incelenmesi sınıflandırılması ve tahlil edilmesini de beraberinde getirdi Roman incelemesinin teorik temelleri ve uygulamaları üzerine bilimsel çalışmaların yapılması bu anlamda türlere bakış açısını çok daha ciddi ve sistemli bir biçimde ele alıp değerlendirmeyi sağladığı gibi ayrı bir çalışma alanının da doğmasına vesile oldu Roman teorisi bugün tüm dünyada kabul görmüş ayrı bir disiplindir Bu çalışma alanı sadece romanla sınırlı kalmayıp benzer biçimdeki anlatma esasına dayalı metinlerin tamamını kapsayacak kadar genişlemiş durumdadır Nitekim Türk Dili ve Edebiyatı sahasında çalışanların Batı literatürünü takip etmeleri ve yazdıkları makale bildiri proje kitap ve benzeri çalışmalarında mutlaka bilimsel ve teorik zemini esas almaları bir zarurettir Aksi takdirde eser incelemesi o metni özetlemekten öteye geçemez ve bilimsel anlamda hiçbir katkı sağlamaz

Fecr Yayınları
Du nyanın muhtelif bölgelerinde ve Tu rkiye de İslâm ın ilk asırlarına ait mushaflar mevcuttur Bu mushaflardan bazısı Hz Osman a bazısı ise Hz Ali ye nispet edilmektedir Ülkemizde yer alan erken dönem el yazmaları arasında Hz Ali ye ait kabul edilen mushaflardan birisi de Topkapı Sarayı Mu zesi Yeni Yazmalar Kitaplığında bulunan 754 numaralı nu shadır Bu Mushaf ın Hz Ali tarafından yazıldığı du şu nu lmekte Topkapı Sarayı Mu zesi özelinde hazırlanan katalogda ve Mu ze envanter defterinde eserin zahriyye sayfasında bulunan ibareler sebebiyle Hz Ali ye nispet edildiği bilgisine yer verilmektedir Topkapı Mushafı hem Hz Ali tarafından yazıldığına dair kabul hem de oldukça erken dönemlere ait hususiyetler barındırması sebebiyle bu çalışmaya konu edinilmiştir Kitap u ç bölu mden mu teşekkildir İlk bölu mde Mushaf ın kodikolojik ortografik paleografik özellikleri ele alınmıştır Burada elde edilen bilgilerden istifadeyle Mushaf ın hangi tarihte yazılmış olabileceği ve Hz Ali ye nispetinin imkanı araştırılmıştır İkinci bölu mde Hz Osman ahdinde gerçekleşen istinsah faaliyetinde vu cut bulan mushafların yazım özellikleri Topkapı Mushafı ile karşılaştırılmış kelimelerin imla bakımından mesâhif i Osmânî nin hangisine uyum sağladığı ve Mushaf ın hangi bölgede vu cut bulduğu hususu tetkik edilmiştir Son bölu mde ise kadim kaynaklardaki malumattan istifadeyle Mushaf ın yazımında esas alınan kırâat belirlenmeye çalışılmıştır Çalışma neticesinde elde edilen veriler ışığında Topkapı Mushafı nın Hz Osman ın Irak bölgesine Basra Kûfe gönderdiği nu shalar göz önu nde bulundurularak yazıldığı ve imlasında Basra kurrâsına ait okuyuşların dikkate alındığı belirlenmiş Mushaf ın ikinci asrın başlarında vu cuda geldiği dolayısıyla Hz Ali ye nispetinin söz konusu olamayacağı

Paradigma Akademi Yayınları
En ilkel insandan itibaren kendini ifade etme ihtiyacı zamanla dillerin ortaya çıkışıyla ilk anlatmaları ortaya çıkardı İkinci aşamada avlanma gibi maceraları çevresindekilere beden dilini de katarak anlatıp hikâye etme isteği mit destan efsane masal halk hikâyeleri gibi adlandırabileceğimiz anlatma esasına dayalı metinlerin ilk örneklerini meydana getirdi Önce sözlü gelenekte yaşayan sonra yazıya geçirilerek sürdürülen bu anlatmalar Batıda romans pikaresk novella öykü ve roman şeklinde çeşitlenerek gelişti değişti Geçen yüzyıllar içinde insanın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesi edebî metinlere yansımaya devam etti Özellikle modern anlatı türleri içinde en yenisi sayılan roman ve öykü toplumsal yapıdaki değişmelerle eş zamanlı olarak hızlı bir gelişme gösterdi ve bugünkü konumuyla çok daha eski olan türlerin önüne geçti Bu yükseliş çizgisinde roman ve öykü bağlamındaki anlatma esasına dayalı metinlerin teknik ve içerik açısından gelişimi eserlerin incelenmesi sınıflandırılması ve tahlil edilmesini de beraberinde getirdi Roman incelemesinin teorik temelleri ve uygulamaları üzerine bilimsel çalışmaların yapılması bu anlamda türlere bakış açısını çok daha ciddi ve sistemli bir biçimde ele alıp değerlendirmeyi sağladığı gibi ayrı bir çalışma alanının da doğmasına vesile oldu Roman teorisi bugün tüm dünyada kabul görmüş ayrı bir disiplindir Bu çalışma alanı sadece romanla sınırlı kalmayıp benzer biçimdeki anlatma esasına dayalı metinlerin tamamını kapsayacak kadar genişlemiş durumdadır Nitekim Türk Dili ve Edebiyatı sahasında çalışanların Batı literatürünü takip etmeleri ve yazdıkları makale bildiri proje kitap ve benzeri çalışmalarında mutlaka bilimsel ve teorik zemini esas almaları bir zarurettir Aksi takdirde eser incelemesi o metni özetlemekten öteye geçemez ve bilimsel anlamda hiçbir katkı sağlamaz

Paradigma Akademi Yayınları
Kolektif tarafından kaleme alınan Doğaüstü Varlıklar ve Anlatılar Üzerine İncelemeler Paradigma Akademi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Doğaüstü Varlıklar ve Anlatılar Üzerine İncelemeler Kolektif Kitap Özeti En ilkel insandan itibaren kendini ifade etme ihtiyacı zamanla dillerin ortaya çıkışıyla ilk anlatmaları ortaya çıkardı İkinci aşamada avlanma gibi maceraları çevresindekilere beden dilini de katarak anlatıp hikâye etme isteği mit destan efsane masal halk hikâyeleri gibi adlandırabileceğimiz anlatma esasına dayalı metinlerin ilk örneklerini meydana getirdi Önce sözlü gelenekte yaşayan sonra yazıya geçirilerek sürdürülen bu anlatmalar Batıda romans pikaresk novella öykü ve roman şeklinde çeşitlenerek gelişti değişti Geçen yüzyıllar içinde insanın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesi edebî metinlere yansımaya devam etti Özellikle modern anlatı türleri içinde en yenisi sayılan roman ve öykü toplumsal yapıdaki değişmelerle eş zamanlı olarak hızlı bir gelişme gösterdi ve bugünkü konumuyla çok daha eski olan türlerin önüne geçti Bu yükseliş çizgisinde roman ve öykü bağlamındaki anlatma esasına dayalı metinlerin teknik ve içerik açısından gelişimi eserlerin incelenmesi sınıflandırılması ve tahlil edilmesini de beraberinde getirdi Roman incelemesinin teorik temelleri ve uygulamaları üzerine bilimsel çalışmaların yapılması bu anlamda türlere bakış açısını çok daha ciddi ve sistemli bir biçimde ele alıp değerlendirmeyi sağladığı gibi ayrı bir çalışma alanının da doğmasına vesile oldu Roman teorisi bugün tüm dünyada kabul görmüş ayrı bir disiplindir Bu çalışma alanı sadece romanla sınırlı kalmayıp benzer biçimdeki anlatma esasına dayalı metinlerin tamamını kapsayacak kadar genişlemiş durumdadır Nitekim Türk Dili ve Edebiyatı sahasında çalışanların Batı literatürünü takip etmeleri ve yazdıkları makale bildiri proje kitap ve benzeri çalışmalarında mutlaka bilimsel ve teorik zemini esas almaları bir zarurettir Aksi takdirde eser incelemesi o metni özetlemekten öteye geçemez ve bilimsel anlamda hiçbir katkı sağlamaz Yayınevi Paradigma Akademi Yayınları Yazar Kolektif Sayfa 213 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Ağustos 2024 Barkod 9786256321229 Kategori Divan Edebiyatı Halk Edebiyatı

PARADİGMA AKADEMİ YAYINLARI
En ilkel insandan itibaren kendini ifade etme ihtiyacı zamanla dillerin ortaya çıkışıyla ilk anlatmaları ortaya çıkardı İkinci aşamada avlanma gibi maceraları çevresindekilere beden dilini de katarak anlatıp hikâye etme isteği mit destan efsane masal halk hikâyeleri gibi adlandırabileceğimiz anlatma esasına dayalı metinlerin ilk örneklerini meydana getirdi Önce sözlü gelenekte yaşayan sonra yazıya geçirilerek sürdürülen bu anlatmalar Batıda romans pikaresk novella öykü ve roman şeklinde çeşitlenerek gelişti değişti Geçen yüzyıllar içinde insanın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesi edebî metinlere yansımaya devam etti Özellikle modern anlatı türleri içinde en yenisi sayılan roman ve öykü toplumsal yapıdaki değişmelerle eş zamanlı olarak hızlı bir gelişme gösterdi ve bugünkü konumuyla çok daha eski olan türlerin önüne geçti Bu yükseliş çizgisinde roman ve öykü bağlamındaki anlatma esasına dayalı metinlerin teknik ve içerik açısından gelişimi eserlerin incelenmesi sınıflandırılması ve tahlil edilmesini de beraberinde getirdi Roman incelemesinin teorik temelleri ve uygulamaları üzerine bilimsel çalışmaların yapılması bu anlamda türlere bakış açısını çok daha ciddi ve sistemli bir biçimde ele alıp değerlendirmeyi sağladığı gibi ayrı bir çalışma alanının da doğmasına vesile oldu Roman teorisi bugün tüm dünyada kabul görmüş ayrı bir disiplindir Bu çalışma alanı sadece romanla sınırlı kalmayıp benzer biçimdeki anlatma esasına dayalı metinlerin tamamını kapsayacak kadar genişlemiş durumdadır Nitekim Türk Dili ve Edebiyatı sahasında çalışanların Batı literatürünü takip etmeleri ve yazdıkları makale bildiri proje kitap ve benzeri çalışmalarında mutlaka bilimsel ve teorik zemini esas almaları bir zarurettir Aksi takdirde eser incelemesi o metni özetlemekten öteye geçemez ve bilimsel anlamda hiçbir katkı sağlamaz

Paradigma Akademi
En ilkel insandan itibaren kendini ifade etme ihtiyacı zamanla dillerin ortaya çıkışıyla ilk anlatmaları ortaya çıkardı İkinci aşamada avlanma gibi maceraları çevresindekilere beden dilini de katarak anlatıp hikâye etme isteği mit destan efsane masal halk hikâyeleri gibi adlandırabileceğimiz anlatma esasına dayalı metinlerin ilk örneklerini meydana getirdi Önce sözlü gelenekte yaşayan sonra yazıya geçirilerek sürdürülen bu anlatmalar Batıda romans pikaresk novella öykü ve roman şeklinde çeşitlenerek gelişti değişti Geçen yüzyıllar içinde insanın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesi edebî metinlere yansımaya devam etti Özellikle modern anlatı türleri içinde en yenisi sayılan roman ve öykü toplumsal yapıdaki değişmelerle eş zamanlı olarak hızlı bir gelişme gösterdi ve bugünkü konumuyla çok daha eski olan türlerin önüne geçti Bu yükseliş çizgisinde roman ve öykü bağlamındaki anlatma esasına dayalı metinlerin teknik ve içerik açısından gelişimi eserlerin incelenmesi sınıflandırılması ve tahlil edilmesini de beraberinde getirdi Roman incelemesinin teorik temelleri ve uygulamaları üzerine bilimsel çalışmaların yapılması bu anlamda türlere bakış açısını çok daha ciddi ve sistemli bir biçimde ele alıp değerlendirmeyi sağladığı gibi ayrı bir çalışma alanının da doğmasına vesile oldu Roman teorisi bugün tüm dünyada kabul görmüş ayrı bir disiplindir Bu çalışma alanı sadece romanla sınırlı kalmayıp benzer biçimdeki anlatma esasına dayalı metinlerin tamamını kapsayacak kadar genişlemiş durumdadır Nitekim Türk Dili ve Edebiyatı sahasında çalışanların Batı literatürünü takip etmeleri ve yazdıkları makale bildiri proje kitap ve benzeri çalışmalarında mutlaka bilimsel ve teorik zemini esas almaları bir zarurettir Aksi takdirde eser incelemesi o metni özetlemekten öteye geçemez ve bilimsel anlamda hiçbir katkı sağlamaz

KESİT YAYINLARI
Kültürden kültüre farklılıklar göstermekle birlikte özellikle mitolojik sistemlerde iyi ya da kötü ruh olarak tanımlanan doğaüstü varlıklar inanç sistemlerinde de gözle görülmeyen ve duyularla algılanamayan fiziksel tasviri tam olarak belirlenemeyen tasarımlar olarak açıklanmaktadır Türk halk kültüründe doğaüstü varlıklar Cin şeytan peri alkarısı alkızı ağırlık karabasan hınkur munkur erkebit vb gibi isimlerle bilinmektedir Bu varlıklarla görme konuşma dokunma hissetme rüya veya başka bir yolla kurulan şahsî bir iletişim tecrübesinin birinci ağızdan ya da dolaylı olarak aktarılması ise anlatıları oluşturmaktadır Anlatma esasına dayalı metinlerin içine doğdukları kültürün izlerini taşıdığı aşikârdır Her edebî eser tarihî sosyolojik psikolojik ekonomik ve benzeri veriler açısından önemli ipuçları içerir Bu bağlamda gerek anlatma esasına dayalı metinler gerekse bu metinler üzerine yapılan akademik ve bilimsel çalışmalar konuyu teorik zeminde çok daha güçlü ve kapsamlı bir biçimde temellendirmeye hizmet edeceklerinden gerek edebî gerekse toplumsal açıdan önemlidirler Doğaüstü Varlıklar ve Anlatılar Üzerine İncelemeler adını taşıyan bu kitap içerdiği on beş yazıyla doğaüstü varlıklar ve anlatılar konusu üzerine farklı bakış açılarıyla oluşturulmuş bir seçkiyi okuyucuyla paylaşmayı amaçlıyor