Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 65 Marjinal Sohbetler
Kolektif
Doğu Batı Yayınları
Kurumsal Yapıların Dışındaki Dinsellik Sembolik Değer Sistemleri Yeni Çağ Akımı nın Kökenleri Popüler Dinsellik Çalışmalarına Bir Giriş Denemesi Uğur Kömeçoğlu Eleştiri Oğuz Atay Nerede Necati Polat Aykırılıklar Filozofun İmzası İz Takipçi ve Köken Üzerine Mehmet Şiray Zizek deki Boşluk Lacan daki Keyif Özgür Taburoğlu Richard Rorty nin Liberalizmi Üzerine Koray Tütüncü Rawls un Adalet Teorisinin İdeolojik Sınırları Üzerine Bir Eleştiri Armağan Öztürk Gilles Deleuze ün Düşüncesinde Göçebelik ve Virtüellik Süreyya Su Nihilizm Çağında Bir Ahlâk ve Politika Filozofu Olarak Nietzsche nin Önemi Derda Küçükalp Fotoğraf Arkası Transgresyon ve Fotoğrafta Aşırılığın Estetiği Witkin ve Serrano İlknur Gürses ve Dilek Takımcı Portre Kurtuluş Kayalı da Bir Direnç Kalesi Olarak Yerlilik ve Yerliliğin Dönüşümü Rafet Uçkan Kenz İkinci Dobretsberger Dosyası Marjinalizmin Marjinal Yorumu ya da Carl Menger in Felsefi Temellerine Farklı Bir Bakış Özgün Burak Kaymakçı Dostlarla gerçek bir sohbetin arayışı içinde oluruz çoğu zaman Üzerimize çöken yığınla şeyi hafifletmek ve bir nebze olsun avunabilmek için Mutlu yaşamın elde edilebilir bir nesnesi olamayacağı gibi bir sohbetin de ne zaman geleceği kestirilemez Özlemini duyurur ve sessizce gider Sohbet ile bizi esir alan zincirlerden kurtulmak isteriz Söyleyemediğimiz şey dilimizin ucuna geldiği andan itibaren bu zincirler de ufak ufak kırılır ve bir sohbet başlamış olur Özgürlüğü sözcüklerde deneyimleriz Bir akla göre tasnif edilmiş sözcükler bilinmekten çok hissedilmenin aracıdır Hakikat duygusundan çok hakikatler arasındaki boşluklarda gezinmeyi severiz Yitirilenin ne olduğunu anlamaya çalışırız Her sohbet yitirilenin ne olduğunu anlamak için vardır Bir şeyi elde etmek ve kazanmak amacıyla yapılan bir konuşmaya sohbet diyebilir miyiz Bu en naif tutumuyla bir görüşme bir davranış biçimidir Bir dizi bazı yanıtların üretilmesidir Oysa bir sohbette daha fazlası beklenir Paylaşırken yitirileni paylaşırız kazanılanı değil Dert ile iletiriz bunu bir başkasına Ne uzun zaman oldu diye bir dostumuza yakınırken günlük konuşma mecburiyetlerinin ötesinde varlığımızın sen olmadan hep suskun kaldığını söyleriz Bir sohbette sen ve ben eşit olarak dağılmıştır Sen ve ben gayri iradi olarak birbirleriyle yer değiştirir Fark etmeyiz bile bunu Sen benin tüm sorumluluğunu üzerine almıştır Hoşlukla iltifatla benin ağır yükünü omzuna alır Yanılgılarına renk katar güçsüzlüğünü giderir teskin eder onu Karşımda ben olmuş bir seni görürüm Bu geçişteki incelik öylesine karşılıksız öylesine teklifsizcedir ki tüm hesap ve kitapların arasında bir an dostluktaki bu cömertliği görünce şaşırıp kalırız Hayret ederiz sen ve ben bu oyunu nasıl oynayabilir diye Ve yazık bana ki bendeki senin sevincine tam ortak olamadım Sessizlik ve sözcükler arasındaki boşluklar bile bir sohbeti kesmeye yetmez Ne zaman ki sen kendi yurduna çekildiğinde ve ben küçük hücresine döndüğünde bir sohbet de son sözlerini söylemiş olur Felsefenin tüm varlıklarla bir söyleşi gereksiniminden doğduğunu anımsayalım Bir bitkinin toprakta kök salışından sonsuzluğun hayâl edilişine dek bu etkinlik varlıklarla kaynaşma bilincini ilke edinmişti Var olma duygusu şimdi ve burada bulunma halidir Felsefe belirli bir dinleyici kitlesinin önünde ve bir çevrede muhataplarına bu bilinci aşılamanın bir yoluydu Sokrates in mutluluğu ve bilgelik aşkı hep dostları ve öğrencileri arasında onlarla birlikte olmaktı Soru ve yanıtlarla ilerleyen yöntemi sözcükleri boşlukta bırakan ironisi hakikatin ne olduğunu ilk başta bildirmekten kaçınan tavrı bir kez daha anımsanmalıdır Modern çağın düşünürleri bir anlamda felsefe tarihine en yabancı kişilerdir Bu halkanın bir parçası olarak kabul edilseler de Entelektüel bir çevre yi oluşturan unsurlardan adım adım kopmuştur O tüm çevresini yitirmiştir Etrafı temaşa ettiğinde ise insanların canlıların doğanın ve tanrının hiç d