Doğudan Gelen Adam — Ali Şanverdi

Doğudan Gelen Adam
Ali ŞanverdiKarınca Yayınları
Doğudan Gelen Adam
Ali ŞanverdiŞeyh Bahid bir yandan çayını karıştırıyor bir yandan medresedeki görevinden bahsediyordu Öte yandan da kaçamak bakışlarla karşısındaki genç mollayı tartıyordu Buharı üstünde tüten çaydan bir yudum aldıktan sonra lafı fazla dolaştırmadı Duydum ki her suale cevap veriyormuşsunuz Müsaade ederseniz benim de size bir sualim olacak Molla Sait hiç tereddüt etmedi Buyurun sorun memnuniyetle cevaplandırmaya hazırım Soru lafını işittiklerinde şeyhi getirenlerin yüreğindeki heyecan yeniden arttı Burada cevap çok önemli olacaktı çünkü soruyu soran İslam âleminin en tanınmış alimlerinden birisiydi Sorulan soruya doğru cevap vermek demek cevap verenin kendisini bütün âlimlere kabul ettirmesi demek olacaktı Çaycı da heyecanla bekleyenler arasındaydı Bu genç mollanın daha önce şahit olduğu gibi yine doğru cevap vereceğine emindi ama içindeki heyecana bir türlü mani olamıyordu Şeyh Bahid konuşmaya başlayınca nefesler tutuldu Herkes uzun bir soru beklerken o gayet kısa ve öz bir soru sordu Avrupa ve Osmanlı hakkında ne düşünüyorsunuz fikriniz nedir Molla Sait bu kısa sorunun aslında karışık zamanlar geçiren dünyaya bakışın bir özü olduğunu biliyordu Soru sehl i mümteni tarzında hazırlanmış basiretli bir soruydu ve yine aynı tarzda cevaplandırılması icap ediyordu Bardağındaki son bir yudumu da içtikten sonra konuşmaya başladı Avrupa bir İslam devletine hamiledir günün birinde onu doğuracak Osmanlı da Avrupa ya amiledir Günü gelince o da onu doğuracak Şeyh Bahid önce çevresinde kendilerini dinleyenlere şaşkın gözlerle baktı Fesuphanallah söyledikleri hususta ben de aynı şeyleri düşünüyorum dedi

KARINCA YAYINLARI
Şeyh Bahid bir yandan çayını karıştırıyor bir yandan medresedeki görevinden bahsediyordu Öte yandan da kaçamak bakışlarla karşısındaki genç mollayı tartıyordu Buharı üstünde tüten çaydan bir yudum aldıktan sonra lafı fazla dolaştırmadı Duydum ki her suale cevap veriyormuşsunuz Müsaade ederseniz benim de size bir sualim olacak Molla Sait hiç tereddüt etmedi Buyurun sorun memnuniyetle cevaplandırmaya hazırım Soru lafını işittiklerinde şeyhi getirenlerin yüreğindeki heyecan yeniden arttı Burada cevap çok önemli olacaktı çünkü soruyu soran İslam aleminin en tanınmış alimlerinden birisiydi Sorulan soruya doğru cevap vermek demek cevap verenin kendisini bütün alimlere kabul ettirmesi demek olacaktı Çaycı da heyecanla bekleyenler arasındaydı Bu genç mollanın daha önce şahit olduğu gibi yine doğru cevap vereceğine emindi ama içindeki heyecana bir türlü mani olamıyordu Şeyh Bahid konuşmaya başlayınca nefesler tutuldu Herkes uzun bir soru beklerken o gayet kısa ve öz bir soru sordu Avrupa ve Osmanlı hakkında ne düşünüyorsunuz fikriniz nedir Molla Sait bu kısa sorunun aslında karışık zamanlar geçiren dünyaya bakışın bir özü olduğunu biliyordu Soru sehl i mümteni tarzında hazırlanmış basiretli bir soruydu ve yine aynı tarzda cevaplandırılması icap ediyordu Bardağındaki son bir yudumu da içtikten sonra konuşmaya başladı Avrupa bir İslam devletine hamiledir günün birinde onu doğuracak Osmanlı da Avrupaya hamiledir Günü gelince o da onu doğuracak Şeyh Bahid önce çevresinde kendilerini dinleyenlere şaşkın gözlerle baktı Fesuphanallah söyledikleri hususta ben de aynı şeyleri düşünüyorum dedi

Karınca Yayınları
Ruslar top atışlarının akabinde hemen taaruz girişiminde bulunuyorlardı Yanı başlarında patlayan mermiler karları askerlerin yüzlerine savuruyor en cesur asker bile başını siperden kaldırmaya çekiniyordu img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Karınca Yayınları
Ali Şanverdi tarafından kaleme alınan Doğudan Gelen Adam Karınca Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Doğudan Gelen Adam Ali Şanverdi Kitap Özeti Ruslar top atışlarının akabinde hemen taaruz girişiminde bulunuyorlardı Yanı başlarında patlayan mermiler karları askerlerin yüzlerine savuruyor en cesur asker bile başını siperden kaldırmaya çekiniyordu Durumunun kötüye gittiğini fark eden Bediüzzaman talebelerine cesaret vermek için sipere girmeden atının üzerinde elinde tüfekle bir sağa bir sola koşturmaya başladı Korkmayın evlatlarım zafer inananlarındır Allah bizimle beraberdir diye haykırarak kalplerine gelebilecek korkulardan emrindekileri korumaya çalışıyordu Gülleler hala peş peşe patlıyor mermiler yağmur gibi yağıyordu Bir ara atından inerek avcı hatları arasında askerleri dolaşmaya başladı Bir hattan diğerine geçerken göğsünde sızı hissetti Az sonra bu defa benzer bir sızıyı belinin hançer taktığı kısmında duydu Çok geçmeden bir top mermisinin bacakları arasından keskin bir ıslık çalarak geçtiğini fark etti Avcı hattına indiğinde üzerine yokladı O zaman gördü ki mermi bacaklarının arasından geçmiş şalvarının az bir kısmını koparıp almıştı Göğsüne isabet eden mermi ise tütün tabakasını delmiş çekirdeği tabakanın içinde kalmıştı Belinde duyduğu sızı da yine isabet aldığı mermiden kaynaklanmıştı Bir mermi de hançerine isabet etmiş değdiği yerde ufak bir oyuk bırakmıştı Bediüzzaman Molla Habipe baktı Aslan gibi kükreyerek Bu kafirlerin gülleleri beni öldürmeyecek dedi Sonra siperden fırlayarak dışarı çıktı Arkasından Molla Hatip de Üstadım siz neredeyseniz ben de oradaydım diye bağırarak kendini dışarı attı Onun hemen arkasından da Bediüzzaman ın yeğeni Ubeyd fırladı Çok geçmeden mevzilerdeki bütün gönüllüler kendilerini siperlerden dışarı attılar Yayınevi Karınca Yayınları Yazar Ali Şanverdi Sayfa 261 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 50 cm Basım Yılı Kasım 2013 Barkod 9786055828714 Kategori Tarihsel Romanlar Türk Edebiyatı