Dokuz Hüzünlü Yalnız Adam — Mesut Güney Yılmaz

Dokuz Hüzünlü Yalnız Adam
Mesut Güney YılmazAnatolia Kültür
Dokuz Hüzünlü Yalnız Adam
Mesut Güney YılmazMutluluk mu daha çok yakışır insana yoksa hüzün mü sorusuna cevap arayan bir kadının yine aynı soruya yanıt veremeyen başka bir adama denk gelmesiyle başlıyor her şey Kalkmak üzere olan trene binip uzaklaşmak mı yoksa toplumun kelepçelerine boyun eğmek mi Yazar coğrafyadan coğrafyaya kadın olmanın değişiklik arz ettiğini Beritan ve Zeynep in ilginç yaşam öykülerini yer yer geçmişin tozlu sayfalarını açarak gösteriyor Doğudan batıya köprüler kurulan şehir duvarlarının ve sokaklarının sayısız keder ve hüzünle inşa edildiği bu romanda Yılmaz kadın ve erkeğe göre iyiliğin ve kötülüğün ihanetin ve sadakatin görünmez çıplaklığını okuyucuyu çıkardığı bilinçaltı yolculuklarıyla gözler önüne seriyor Tanıtım Bülteninden

ANATOLİA KİTAP
Mutluluk mu daha çok yakışır insana yoksa hüzün mü sorusuna cevap arayan bir kadının yine aynı soruya yanıt veremeyen başka bir adama denk gelmesiyle başlıyor her şey Kalkmak üzere olan trene binip uzaklaşmak mı yoksa toplumun kelepçelerine boyun eğmek mi Yazar coğrafyadan coğrafyaya kadın olmanın değişiklik arz ettiğini Beritan ve Zeynep in ilginç yaşam öykülerini yer yer geçmişin tozlu sayfalarını açarak gösteriyor Doğudan batıya köprüler kurulan şehir duvarlarının ve sokaklarının sayısız keder ve hüzünle inşa edildiği bu romanda Yılmaz kadın ve erkeğe göre iyiliğin ve kötülüğün ihanetin ve sadakatin görünmez çıplaklığını okuyucuyu çıkardığı bilinçaltı yolculuklarıyla gözler önüne seriyor

Anatolia Kitap
Mutluluk mu daha çok yakışır insana yoksa hüzün mü sorusuna cevap arayan bir kadının yine aynı soruya yanıt veremeyen başka bir adama denk gelmesiyle başlıyor her şey Kalkmak üzere olan trene binip uzaklaşmak mı yoksa toplumun kelepçelerine boyun eğmek mi Yazar coğrafyadan coğrafyaya kadın olmanın değişiklik arz ettiğini Beritan ve Zeynep in ilginç yaşam öykülerini yer yer geçmişin tozlu sayfalarını açarak gösteriyor Doğudan batıya köprüler kurulan şehir duvarlarının ve sokaklarının sayısız keder ve hüzünle inşa edildiği bu romanda Yılmaz kadın ve erkeğe göre iyiliğin ve kötülüğün ihanetin ve sadakatin görünmez çıplaklığını okuyucuyu çıkardığı bilinçaltı yolculuklarıyla gözler önüne seriyor

Anatolia Kitap
Mutluluk mu daha çok yakışır insana yoksa hüzün mü sorusuna cevap arayan bir kadının yine aynı soruya yanıt veremeyen başka bir adama denk gelmesiyle başlıyor her şey Kalkmak üzere olan trene binip uzaklaşmak mı yoksa toplumun kelepçelerine boyun eğmek mi Yazar coğrafyadan coğrafyaya kadın olmanın değişiklik arz ettiğini Beritan ve Zeynep in ilginç yaşam öykülerini yer yer geçmişin tozlu sayfalarını açarak gösteriyor Doğudan batıya köprüler kurulan şehir duvarlarının ve sokaklarının sayısız keder ve hüzünle inşa edildiği bu romanda Yılmaz kadın ve erkeğe göre iyiliğin ve kötülüğün ihanetin ve sadakatin görünmez çıplaklığını okuyucuyu çıkardığı bilinçaltı yolculuklarıyla gözler önüne seriyor

Anatolia Kitap
Mutluluk mu daha çok yakışır insana yoksa hüzün mü sorusuna cevap arayan bir kadının yine aynı soruya yanıt veremeyen başka bir adama denk gelmesiyle başlıyor her şey Kalkmak üzere olan trene binip uzaklaşmak mı yoksa toplumun kelepçelerine boyun eğmek mi Yazar coğrafyadan coğrafyaya kadın olmanın değişiklik arz ettiğini Beritan ve Zeynep in ilginç yaşam öykülerini yer yer geçmişin tozlu sayfalarını açarak gösteriyor Doğudan batıya köprüler kurulan şehir duvarlarının ve sokaklarının sayısız keder ve hüzünle inşa edildiği bu romanda Yılmaz kadın ve erkeğe göre iyiliğin ve kötülüğün ihanetin ve sadakatin görünmez çıplaklığını okuyucuyu çıkardığı bilinçaltı yolculuklarıyla gözler önüne seriyor

Anatolia
Mutluluk mu daha çok yakışır insana yoksa hüzün mü Sorusuna cevap arayan bir kadının yine aynı soruya yanıt veremeyen başka bir adama denk gelmesiyle başlıyor her şey Kalkmak üzere olan trene binip uzaklaşmak mı yoksa toplumun kelepçelerine boyun eğmek mi Yazar coğrafyadan coğrafyaya kadın olmanın değişiklik arz ettiğini Beritan ve Zeynep in ilginç yaşam öykülerini yer yer geçmişin tozlu sayfalarını açarak gösteriyor Doğudan batıya köprüler kurulan şehir duvarlarının ve sokaklarının sayısız keder ve hüzünle inşa edildiği bu romanda Yılmaz kadın ve erkeğe göre iyiliğin ve kötülüğün ihanetin ve sadakatin görünmez çıplaklığını okuyucuyu çıkardığı bilinçaltı yolculuklarıyla gözler önüne seriyor