Dokuz Kapı — Cem Kartal

Dokuz Kapı
Cem KartalHarf Eğitim Yayıncılığı
Dokuz Kapı
Cem KartalBaşı dönmeye başladığından yığılırcasına kaldırımın kenarına oturdu Aklına iki ihtimal geliyordu ya delirmiş ya da ölmüş olmalıydı Bu iki sebepten başka hiçbir koşul altında bu yaşadıklarının olması mümkün değildi Baş dönmesi arttığından sırtüstü uzandı Gökyüzünde birkaç kuş üstünden geçtı Onlara bakarken gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü fark etti ve aniden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı Herkes neredeydi Neden yoktular Neden Neden Akşamın ilk saatlerine kadar ne yapacağını bilmeden öylece uzanıp kaldı Aklından binlerce soru geçip duruyor ama hiçbirisine mantıklı bir yanıt bulması mümkün olmuyordu Bu kadar insanın birdenbire kaybolmuş olmasının bir nedeni olamazdı Orada beklerken uzunca bir müddet uykuda olduğunu ve uyanacağını düşündü Ahmet konuştukça Cenk kalbinin genişlediğini ve rahatladığını hissediyordu Gözlerinin önünde hâlâ yataklarında huzur içinde yatarken veda ettiği ailesi vardı ama artık oturup ağlamak için vakit yoktu Bir yandan gözyaşlarını silerken bir yandan da Ahmet in konuşmasını dinlemeye devam etti Karşılaşacakların öfkelerini ve kinlerini uzun zamandır sakladılar O kadar büyüktü ki kibirleri diğerlerini insan olarak bile görmediler Kendi insanlıkları kaybolup giderken farkına varmadılar Binlerin on binlerin milyonların ölmesi onlar için önemli olmadı İstedikleri tek sey vaat edildiğine inandıklarını ele geçirmekti Çıkacağına inandıkları geldiğinde onun ardından gidip vahşetlerini sergilediler Bugün onları durdurmak ve dağılıp parçalanmış insanları bir araya getirip yeniden huzuru barışı ve adaleti sağlamak zorundasın Öğretilenler sayesinde insanlar seni dinleyecek ama en önemlisi sen onları anlayacaksın Kaybolanları yeniden kurmaları için onlara destek vereceksin Ancak bütün bunlar gelecek olanları durdurmanla mümkün Eğer bunu başaramazsan geride kalanların akıbeti öncekilerden daha kötü olur dedi Tanıtım Bülteninden

Harf Eğitim Yayıncılık
Başı dönmeye başladığından yığılırcasına kaldırımın kenarına oturdu Aklına iki ihtimal geliyordu ya delirmiş ya da ölmüş olmalıydı Bu iki sebepten başka hiçbir koşul altında bu yaşadıklarının olması mümkün değildi Baş dönmesi arttığından sırtüstü uzandı Gökyüzünde birkaç kuş üstünden geçtı Onlara bakarken gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü fark etti ve aniden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı Herkes neredeydi Neden yoktular Neden Neden Akşamın ilk saatlerine kadar ne yapacağını bilmeden öylece uzanıp kaldı Aklından binlerce soru geçip duruyor ama hiçbirisine mantıklı bir yanıt bulması mümkün olmuyordu Bu kadar insanın birdenbire kaybolmuş olmasının bir nedeni olamazdı Orada beklerken uzunca bir müddet uykuda olduğunu ve uyanacağını düşündü Ahmet konuştukça Cenk kalbinin genişlediğini ve rahatladığını hissediyordu Gözlerinin önünde hâlâ yataklarında huzur içinde yatarken veda ettiği ailesi vardı ama artık oturup ağlamak için vakit yoktu Bir yandan gözyaşlarını silerken bir yandan da Ahmet in konuşmasını dinlemeye devam etti Karşılaşacakların öfkelerini ve kinlerini uzun zamandır sakladılar O kadar büyüktü ki kibirleri diğerlerini insan olarak bile görmediler Kendi insanlıkları kaybolup giderken farkına varmadılar Binlerin on binlerin milyonların ölmesi onlar için önemli olmadı İstedikleri tek sey vaat edildiğine inandıklarını ele geçirmekti Çıkacağına inandıkları geldiğinde onun ardından gidip vahşetlerini sergilediler Bugün onları durdurmak ve dağılıp parçalanmış insanları bir araya getirip yeniden huzuru barışı ve adaleti sağlamak zorundasın Öğretilenler sayesinde insanlar seni dinleyecek ama en önemlisi sen onları anlayacaksın Kaybolanları yeniden kurmaları için onlara destek vereceksin Ancak bütün bunlar gelecek olanları durdurmanla mümkün Eğer bunu başaramazsan geride kalanların akıbeti öncekilerden daha kötü olur dedi

Harf Eğitim Yayıncılık
Başı dönmeye başladığından yığılırcasına kaldırımın kenarına oturdu Aklına iki ihtimal geliyordu ya delirmiş ya da ölmüş olmalıydı Bu iki sebepten başka hiçbir koşul altında bu yaşadıklarının olması mümkün değildi Baş dönmesi arttığından sırtüstü uzandı Gökyüzünde birkaç kuş üstünden geçtı Onlara bakarken gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü fark etti ve aniden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı Herkes neredeydi Neden yoktular Neden Neden Akşamın ilk saatlerine kadar ne yapacağını bilmeden öylece uzanıp kaldı Aklından binlerce soru geçip duruyor ama hiçbirisine mantıklı bir yanıt bulması mümkün olmuyordu Bu kadar insanın birdenbire kaybolmuş olmasının bir nedeni olamazdı Orada beklerken uzunca bir müddet uykuda olduğunu ve uyanacağını düşündü Ahmet konuştukça Cenk kalbinin genişlediğini ve rahatladığını hissediyordu Gözlerinin önünde hâlâ yataklarında huzur içinde yatarken veda ettiği ailesi vardı ama artık oturup ağlamak için vakit yoktu Bir yandan gözyaşlarını silerken bir yandan da Ahmet in konuşmasını dinlemeye devam etti Karşılaşacakların öfkelerini ve kinlerini uzun zamandır sakladılar O kadar büyüktü ki kibirleri diğerlerini insan olarak bile görmediler Kendi insanlıkları kaybolup giderken farkına varmadılar Binlerin on binlerin milyonların ölmesi onlar için önemli olmadı İstedikleri tek sey vaat edildiğine inandıklarını ele geçirmekti Çıkacağına inandıkları geldiğinde onun ardından gidip vahşetlerini sergilediler Bugün onları durdurmak ve dağılıp parçalanmış insanları bir araya getirip yeniden huzuru barışı ve adaleti sağlamak zorundasın Öğretilenler sayesinde insanlar seni dinleyecek ama en önemlisi sen onları anlayacaksın Kaybolanları yeniden kurmaları için onlara destek vereceksin Ancak bütün bunlar gelecek olanları durdurmanla mümkün Eğer bunu başaramazsan geride kalanların akıbeti öncekilerden daha kötü olur dedi

Harf Eğitim Yayıncılığı
Başı dönmeye başladığından yığılırcasına kaldırımın kenarına oturdu Aklına iki ihtimal geliyordu ya delirmiş ya da ölmüş olmalıydı Bu iki sebepten başka hiçbir koşul altında bu yaşadıklarının olması mümkün değildi Baş dönmesi arttığından sırtüstü uzandı Gökyüzünde birkaç kuş üstünden geçtı Onlara bakarken gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü fark etti ve aniden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı Herkes neredeydi Neden yoktular Neden Neden Akşamın ilk saatlerine kadar ne yapacağını bilmeden öylece uzanıp kaldı Aklından binlerce soru geçip duruyor ama hiçbirisine mantıklı bir yanıt bulması mümkün olmuyordu Bu kadar insanın birdenbire kaybolmuş olmasının bir nedeni olamazdı Orada beklerken uzunca bir müddet uykuda olduğunu ve uyanacağını düşündü Ahmet konuştukça Cenk kalbinin genişlediğini ve rahatladığını hissediyordu Gözlerinin önünde hâlâ yataklarında huzur içinde yatarken veda ettiği ailesi vardı ama artık oturup ağlamak için vakit yoktu Bir yandan gözyaşlarını silerken bir yandan da Ahmet in konuşmasını dinlemeye devam etti Karşılaşacakların öfkelerini ve kinlerini uzun zamandır sakladılar O kadar büyüktü ki kibirleri diğerlerini insan olarak bile görmediler Kendi insanlıkları kaybolup giderken farkına varmadılar Binlerin on binlerin milyonların ölmesi onlar için önemli olmadı İstedikleri tek sey vaat edildiğine inandıklarını ele geçirmekti Çıkacağına inandıkları geldiğinde onun ardından gidip vahşetlerini sergilediler Bugün onları durdurmak ve dağılıp parçalanmış insanları bir araya getirip yeniden huzuru barışı ve adaleti sağlamak zorundasın Öğretilenler sayesinde insanlar seni dinleyecek ama en önemlisi sen onları anlayacaksın Kaybolanları yeniden kurmaları için onlara destek vereceksin Ancak bütün bunlar gelecek olanları durdurmanla mümkün Eğer bunu başaramazsan geride kalanların akıbeti öncekilerden daha kötü olur dedi Tanıtım Bülteninden

Harf Eğitim Yayıncılık
Başı dönmeye başladığından yığılırcasına kaldırımın kenarına oturdu Aklına iki ihtimal geliyordu ya delirmiş ya da ölmüş olmalıydı Bu iki sebepten başka hiçbir koşul altında bu yaşadıklarının olması mümkün değildi Baş dönmesi arttığından sırtüstü uzandı Gökyüzünde birkaç kuş üstünden geçtı Onlara bakarken gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü fark etti ve aniden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı Herkes neredeydi Neden yoktular Neden Neden Akşamın ilk saatlerine kadar ne yapacağını bilmeden öylece uzanıp kaldı Aklından binlerce soru geçip duruyor ama hiçbirisine mantıklı bir yanıt bulması mümkün olmuyordu Bu kadar insanın birdenbire kaybolmuş olmasının bir nedeni olamazdı Orada beklerken uzunca bir müddet uykuda olduğunu ve uyanacağını düşündü Ahmet konuştukça Cenk kalbinin genişlediğini ve rahatladığını hissediyordu Gözlerinin önünde hâlâ yataklarında huzur içinde yatarken veda ettiği ailesi vardı ama artık oturup ağlamak için vakit yoktu Bir yandan gözyaşlarını silerken bir yandan da Ahmet in konuşmasını dinlemeye devam etti Karşılaşacakların öfkelerini ve kinlerini uzun zamandır sakladılar O kadar büyüktü ki kibirleri diğerlerini insan olarak bile görmediler Kendi insanlıkları kaybolup giderken farkına varmadılar Binlerin on binlerin milyonların ölmesi onlar için önemli olmadı İstedikleri tek sey vaat edildiğine inandıklarını ele geçirmekti Çıkacağına inandıkları geldiğinde onun ardından gidip vahşetlerini sergilediler Bugün onları durdurmak ve dağılıp parçalanmış insanları bir araya getirip yeniden huzuru barışı ve adaleti sağlamak zorundasın Öğretilenler sayesinde insanlar seni dinleyecek ama en önemlisi sen onları anlayacaksın Kaybolanları yeniden kurmaları için onlara destek vereceksin Ancak bütün bunlar gelecek olanları durdurmanla mümkün Eğer bunu başaramazsan geride kalanların akıbeti öncekilerden daha kötü olur dedi

Harf Eğitim Yayıncılık
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img