Dokuzuncu Hariciye Koğuşu — Peyami Safa

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami SafaBeta Kitap
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami SafaHasta ve yalnız bir delikanlının çıplak hastane duvarlarını saran sessiz hıçkırıklarını bedeniyle ruhu arasındaki ilişkiyi çocukça aşkını ve ızdıraplarını anlatan Peyami Safa nın hayatından derin izler taşıyan romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk Edebiyatı nın en büyük klasiklerinden biri Tanıtım Bülteninden img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegane kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Ötüken Neşriyat
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerine inen ilk roman olarak kabul edilir Bir hastanın içsel çatışmalarını ve psikolojik bunalımlarını ele alan eser acı ve ıstırabın önde gelen temsilcilerinden biridir Roman insanın umutlarını ve umutsuzluklarını sevincini ve felaketini ustalıkla anlatarak eşsiz bir portre sunar

Ötüken Neşriyat
Peyami Safanın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşanın Erenköyündeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safanın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Peyami Safa Sayfa 112 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2022 Barkod 9789754370485 Kategori 100 Temel Eser Ortaöğretim Roman Türk Edebiyatı

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor Yazar Peyami Safa Sayfa Sayısı 112 Çeviri Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2023 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Ötüken Yayınları
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Ötüken Yayınları

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa tarafından kaleme alınan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa Kitap Özeti Peyami Safanın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşanın Erenköyündeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safanın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Peyami Safa Sayfa 112 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Ağustos 2025 Barkod 9786254085086 Kategori Türk Edebiyatı

Ötüken
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labirentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

ÖTÜKEN
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegane kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor Yayınevi ÖTÜKEN Yazar PEYAMİ SAFA

Ötüken Neşriyat
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

Âşık olmak ve aşkın rüzgarı ile savrulup gitmek insanların yaşadığı en özel duygu olsa gerek Ne yazık kı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu nun talihsiz kahramanı için ne gençlik ne de aşk heyecanla anlatılabilecek şeyler değil 1915 yılını anlatan roman 15 yaşındaki bir gencin hatıra defteri olarak kaleme alınır Değişen bir dünyada amansız bir hastalığın pençesinde tek başına mücadele etmeye çalışırken aşkına sahip çıkmaya çalışan bu genç için hayat nasıl devam edecek İsimsiz kahramanımızın yaşadığı zorluklar karşısında nasıl davrandığını görmek isteyenler romanı okurken gözyaşlarına hâkim olamayacak

Ötüken Neşriyat - Edebiyat Dizisi
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor Tanıtım Bülteninden

ALKIM YAYINEVİ
Ben Peyami nin bu son romanını üç defa okudum otuz defa daha okuyabilirim ve okuyacağım Bu kitabın karşısında ben yıldızlı göklerin sonsuzluğuna bakan ve o layetenahi sonsuz alemde yeni pırıltılar o zamana kadar hiçbir gözün görmediği acayip fakat hakiki alemler keşfeden müneccimin hayranlığını duymaktayım Eğer ıstırabı azabı ve neşeyi coşkun bir ciddiyetle duyan öz ve halis hal kitleleri okuma yazma bilselerdi bu romanın on bin yüz bin hatta bir milyon satması işten bile değildir Nazım Hikmet Dokuzuncu Hariciye Koğuşu ile Peyami Safa sanatın olgunluk dönemine giriyor Bugünkü Peyami Safa yı bize işaret eden ilk kusursuz yetkin bütünüyle insancıl ve her satırı göğüsten kopmuş bir damar gibi taze ve hayat fışkıran bir kitap Cahit Sıtkı Tarancı

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Peyami Safa nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk edebiyatında insan ruhunun derinliklerinde ve labi rentlerinde dolaşan ilk roman olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Tanpınar dediği gibi acının ve ıstırabın yegâne kitabı olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir Romanın genç kahramanı ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir Ancak gerek akrabaları olan bir Paşa nın Erenköyü ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur Peyami Safa nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman hem umudu ve umutsuzluğu hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor

BETA KİTAP
Hasta ve yalnız bir delikanlının çıplak hastane duvarlarını saran sessiz hıçkırıklarını bedeniyle ruhu arasındaki ilişkiyi çocukça aşkını ve ızdıraplarını anlatan Peyami Safa nın hayatından derin izler taşıyan romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Türk Edebiyatı nın en büyük klasiklerinden biri