MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Dönen Tekerlekler Senfonisi — S Sinan Özer

Dönen Tekerlekler Senfonisi
149,50
ÖyküROMAN ÖYKÜHikaye Öykü

Dönen Tekerlekler Senfonisi

S Sinan Özer

METİNLERARASI KİTAP

20.01.202696 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Dönen Tekerlekler Senfonisi

S Sinan Özer

Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim Dönen Tekerlekler Senfonisi her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor Zamanın akışını kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde sıradan anların içindeki duygular beklenmedik bağlantılarla birleşiyor En önemlisi her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor S Sinan Özer bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor Her tekerleğin dönüşü bir öykü her öyküyse hayatın farklı bir yüzü

Şehadet Kitap
158,70

Metinlerarası Kitap

202696 sf.
Şehadet Kitap

Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim Dönen Tekerlekler Senfonisi her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor Zamanın akışını kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde sıradan anların içindeki duygular beklenmedik bağlantılarla birleşiyor En önemlisi her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor S Sinan Özer bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor Her tekerleğin dönüşü bir öykü her öyküyse hayatın farklı bir yüzü

Kitap Ambarı
161,00

Metinlerarası Kitap

202696 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim Dönen Tekerlekler Senfonisi her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor Zamanın akışını kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde sıradan anların içindeki duygular beklenmedik bağlantılarla birleşiyor En önemlisi her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor S Sinan Özer bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor Her tekerleğin dönüşü bir öykü her öyküyse hayatın farklı bir yüzü Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
165,60

Metinlerarası Kitap

96 sf.
Ekin Kitap

Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim Dönen Tekerlekler Senfonisi her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor Zamanın akışını kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde sıradan anların içindeki duygular beklenmedik bağlantılarla birleşiyor En önemlisi her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor S Sinan Özer bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor Her tekerleğin dönüşü bir öykü her öyküyse hayatın farklı bir yüzü

Kitap Sepeti
167,90

Metinlerarası Kitap

202596 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim Dönen Tekerlekler Senfonisi her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor Zamanın akışını kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde sıradan anların içindeki duygular beklenmedik bağlantılarla birleşiyor En önemlisi her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor S Sinan Özer bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor Her tekerleğin dönüşü bir öykü her öyküyse hayatın farklı bir yüzü

Nobel Kitap
195,50

Metinlerarası Kitap

202596 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim Dönen Tekerlekler Senfonisi her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor Zamanın akışını kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde sıradan anların içindeki duygular beklenmedik bağlantılarla birleşiyor En önemlisi her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor S Sinan Özer bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor Her tekerleğin dönüşü bir öykü her öyküyse hayatın farklı bir yüzü

Pandora
207,00

Metinlerarası Kitap

202696 sf.
Pandora

Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim Dönen Tekerlekler Senfonisi her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor Zamanın akışını kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde sıradan anların içindeki duygular beklenmedik bağlantılarla birleşiyor En önemlisi her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor S Sinan Özer bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor Her tekerleğin dönüşü bir öykü her öyküyse hayatın farklı bir yüzü