Dört Akli Yolculukta Aşkın Hikmet 8 — Molla Sadreddin Şirazi

Dört Akli Yolculukta Aşkın Hikmet 8
Molla Sadreddin ŞiraziLitera Yayıncılık
Dört Akli Yolculukta Aşkın Hikmet 8
Molla Sadreddin ŞiraziMolla Sadrâ nın Esfâr adlı eseri İslâm felsefesi tarihinde yazılmış en kapsamlı felsefî eserlerden birisidir Sadrâ çevirisini yaptığımız eserin üçüncü cildinde öncelikle mevcûdun kısımlarından biri olan ve oluş sürecinin açıklanmasında önemli bir yeri olan kuvve ve fiil meselesini ele almaktadır Daha sonra kuvve ve fiil ile ilişkisi bağlamında hareket ve sükûn meselesi ve hareketin cevher nitelik nicelik yer ve konum kategorilerine nispetine değinilir Sadrâ oluşu cevherî bir hareket olarak görür Daha sonra hareketle bağlantılı bir mesele olan ve hareketin miktarı olarak gördüğü zaman konusunu ele alır Eserde dairesel ve doğrusal hareket tabiî ve kasrî hareket hızlılık ve yavaşlık gibi harekete ilişkin diğer bazı meseleler de incelenmektedir Eserin konu edindiği meselelerden birisi de varlık ve zaman ilişkisi bağlamında kıdem hudûs yani önce gelme ve sonra gelmedir Son olarak felsefenin temel problemlerinden birisi olan bilgi problemiyle bağlantılı olarak ilmin mahiyeti idrâk ve bunlarla bağlantılı bazı hususlar ile bilen özne ve bilgi objesine ilişkin çeşitli meseleler ele alınmaktadır Yukarıda özetlediğimiz meseleler çerçevesinde bakıldığında Esfâr ın bu cildinde ontolojik ve epistemolojik meselelerin belirli bir sistem çerçevesinde sunulduğu görülmektedir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ klasik dönem İslam felsefesi geleneğinin en kapsamlı örneklerinden birini sunduğu Esfâr adlı eserinin dördüncü ve beşinci ciltlerini tabiat bahisleri ne ayırmıştır Dördüncü ciltte arazların durumlarını ayrıntılı bir şekilde cevherlerin durumlarını ise genel hatlarıyla inceledikten sonra elinizdeki beşinci ciltte cismânî cevherlerin hükümlerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır Molla Sadrâ için elinizdeki cildin temel gayesi cisimlerin hakikatinin nasıl gerçekleştiğini ve cisimleri oluşturan temel bileşenlerin yani cisimleri oluşturan kurucu unsurların ne olduğunun tespit edilmesi olmuştur Bu ciltte öncelikle kelâmcıların cevher i ferd görüşü çok sayıda delille iptal edilmiş daha sonra buna binaen heyûlâ ve sûretin iki ayrı cevher olarak varlığı bu ikisinin birleşimiyle ise cismin üçüncü bir cevher olarak varlığı ispatlanmıştır Sonrasında ise heyûlâ ve sûret arasındaki ilişkinin hakikati ve keyfiyeti üzerinde durulmuş ve cismânî âlemin işleyişinin metafiziksel temelleri analiz edilmiştir Molla Sadrâ önceki ciltlerde olduğu gibi bu ciltte de konuyla alakalı klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin temel tartışmalarını ve argümanlarını sistematik bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır

Litera Yayıncılık
Dört aklî yolculuktan oluşan Esfâr ın ilk üç cildini teşkil eden ve varlık bahisleri ni içeren birinci yolculuktan sonra tabiat bahisleri ni içeren ve sırasıyla arazlar ile cevherlerin hükümlerini ele alan ikinci yolculuğa geçilmiştir Dördüncü ciltten itibaren başlayan ikinci yolculukta arazların hükümleri analiz edilerek cevherlerin hükümlerine geçiş yapılmış ve bu mevzuya beşinci ciltte de devam edilmiştir Bu iki cildin ele aldığı konular klasik felsefedeki kategoriler başlığına tekabül etmektedir Elinizdeki dördüncü cilt kategorilere genel bir giriş yaptıktan sonra dokuz adet araz kategorisini ayrı başlıklarla ve oldukça ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır Molla Sadrâ bunu yaparken klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin kategoriler üzerindeki temel tartışma ve argümanlarını detaylı bir şekilde sunmakla kalmamış

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın felsefi projesi Esfâr adını verdiği dört aklî yolculuktan meydana gelmektedir Birinci yolculuk elinizdeki eserin ilk üç cildinde ortaya konan ve Evrenden Allah a giden bir yolculuk olup Molla Sadrâ orada genel olarak varlık meselesi ve ona bağlı olacak şekilde mahiyet birlik çokluk kuvve fiil hareket ve zaman gibi konulara yoğunlaşmıştır İkinci yolculuk da elinizdeki eserin dördüncü ve beşinci ciltlerinde geçtiği üzere Allah tan Allah a Doğru olan bir yolculuk olup orada da kategoriler meselesi etraflıca ele alınmıştır Elinizdeki altıncı cilt ise üçüncü yolculuğun başladığı ve yedinci ciltle devam edecek olan Allah tan Evrene giden yolculuğu kapsamaktadır Bu ciltte Molla Sadrâ Vâcibu l Vücûd un zâtının ispatını birliğini ve basit bir hakikat oluşunu tetkik etmiş ve Allah ın kemal sıfatlarından genel olarak bahsettikten sonra O nun ilim kudret hayat işitme ve görme sıfatlarını detaylıca analiz etmiştir Molla Sadrâ nın bu hususları incelerken İslam düşüncesinin Meşşâî İşrâkî ve Kelam ekollerinin öncüleriyle derin bir muhasebe içine girdiği söylenebilir

Litera Yayıncılık
Molla Sadra insanın kemâle erme sürecini bir yolculuğa sefer benzeterek kitabını dört yolculuğa el esfâru l erba a böler Bu yolculuklardan ilki yaratılanlardan el halk Hakk a doğru yolculuk ikincisi Hakk ile Hakk ta yolculuk üçüncüsü Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru yolculuk dördüncüsü ise Hakk ile yaratılanda yolculuktur Birinci ve ikinci yolculuk tercümesini sunduğumuz bu kitabın ilk beş cildinde ele alınmıştı Elinizdeki bu yedinci cilt altıncı ciltte başlayan üçüncü yolculuğun devamıdır Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru olan bu üçüncü yolculuk esasında Allah ın zâtı ve sıfatları ile ilgili konuları ele alır ve on duraktan mevkıf oluşur İlk altı durak bir önceki altıncı ciltte ele alınmıştır Bu ciltte ise üçüncü seferin geriye kalan son dört durağı tamamlanır Bu bağlamda Molla Sadrâ elinizdeki yedinci ciltte Allah ın kelâm sıfatı nübüvvet nesih Kur ân ı Kerîm ilâhî inâyet iyilik ve kötülük feyz ve yaratma Allah ın ezelî ve ebedî oluşu gibi Allah Evren ilişkisine dair birçok konuyu hem derinlemesine hem de diğer yaklaşımları hesaba katarak kapsamlı bir şekilde ele alır

Litera Yayıncılık
İnsanın kemâle erme sürecini dört aşamalı bir yolculuğa sefere benzeten Molla Sadrâ tercümesini sunduğumuz ilk 5 cilte yer alan iki yolculukta halktan Hakk a doğru ve Hak ile Hak ta yolculuklarını 6 ve 7 ciltlerde ise Hak ile Hak tan halka doğru olan üçüncü yolculuğu seferi ele alır Elinizdeki bu ciltle beraber de seferlerin dördüncüsü olan Hak ile halka yolculuğuna başlanır Molla Sadrâ dördüncü yolculuğun ilk cildini sekizinci cilt nefis psikoloji ilmine ayırır Filozof bu cilt kapsamında nefis ilminde nefsin cismânî maddelerden oluşmasının başlangıcından makamlarının sonuna ve en yüce gayelerine dönüşüne kadarki durum hakkındaki görüşlerini ortaya koyar Nefsin tanımı mâhiyeti ortaya çıkışı cevherliği nefis beden ilişkisi nefis türleri her bir nefis türünün sahip olduğu yetiler irâdî hareket yetisi beş duyu yetisi iç idrak yetileri ve insânî nefsin sahip olduğu nâtık akıl yetisi bu ciltte ele alınan alt başlıklardır Molla Sadrâ ayrıca bu ciltte nefis ilmine ilişkin meseleleri ele alırken yöntem olarak İbn Sînâ merkezli Meşşâî felsefe Sühreverdî merkezli İşrâkî felsefe ve Fahreddîn er Râzî merkezli kelâmî düşüncenin bu meseleler hakkındaki görüşlerine yer vererek değerlendirmesini de yapar ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında eleştirilerini ve kendi özgün görüşlerini ortaya koyar

Litera Yayıncılık
Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet Esfârü l Erbaa Molla Sadreddin Şîrâzî Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder Sonra da birden arşî tahkik dediği kısma geçer Molla Sadrâ nın arşî tahkikten kastettiği şey ilhama dayanan ve yücelerden Allah ın bir lütfu olarak filozofun kalbine açık bir şekilde nazil olan hakikatlerdir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ İslam felsefesi tarihinde İbn Sînâ nın Şifâ sından sonra yazılmış en geniş felsefe eseri olan Esfâr ı kaleme almıştır O neredeyse bütün İslam felsefesi mirasını kucaklayan bu eserinde varlık temelli bir felsefe inşa etmiştir Molla Sadrâ Esfâr ın birinci cildinde varlık meselesini ki bu metafiziğin konusunu oluşturur incelemiş çevirisini sunduğumuz ikinci ciltte ise varlık konusuyla bağlantılı olarak mâhiyet ve metafiziğin eklentileri olan birlik çokluk ve illet malul meselelerini ele almıştır Bu açıdan birinci ve ikinci cildin Esfâr ın bel kemiğini oluşturduğu söylenebilir

LİTERA YAYINCILIK
çev. Mehmet Tayfun Küçük
Molla Sadrâ klasik dönem İslam felsefesi geleneğinin en kapsamlı örneklerinden birini sunduğu Esfâr adlı eserinin dördüncü ve beşinci ciltlerini tabiat bahisleri ne ayırmıştır Dördüncü ciltte arazların durumlarını ayrıntılı bir şekilde cevherlerin durumlarını ise genel hatlarıyla inceledikten sonra elinizdeki beşinci ciltte cismânî cevherlerin hükümlerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır Molla Sadrâ için elinizdeki cildin temel gayesi cisimlerin hakikatinin nasıl gerçekleştiğini ve cisimleri oluşturan temel bileşenlerin yani cisimleri oluşturan kurucu unsurların ne olduğunun tespit edilmesi olmuştur Bu ciltte öncelikle kelâmcıların cevher i ferd görüşü çok sayıda delille iptal edilmiş daha sonra buna binaen heyûlâ ve sûretin iki ayrı cevher olarak varlığı bu ikisinin birleşimiyle ise cismin üçüncü bir cevher olarak varlığı ispatlanmıştır Sonrasında ise heyûlâ ve sûret arasındaki ilişkinin hakikati ve keyfiyeti üzerinde durulmuş ve cismânî âlemin işleyişinin metafiziksel temelleri analiz edilmiştir Molla Sadrâ önceki ciltlerde olduğu gibi bu ciltte de konuyla alakalı klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin temel tartışmalarını ve argümanlarını sistematik bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır

LİTERA YAYINCILIK
çev. M. Nesim Doru
Molla Sadrâ nın felsefi projesi Esfâr adını verdiği dört aklî yolculuktan meydana gelmektedir Birinci yolculuk elinizdeki eserin ilk üç cildinde ortaya konan ve Evrenden Allah a giden bir yolculuk olup Molla Sadrâ orada genel olarak varlık meselesi ve ona bağlı olacak şekilde mahiyet birlik çokluk kuvve fiil hareket ve zaman gibi konulara yoğunlaşmıştır İkinci yolculuk da elinizdeki eserin dördüncü ve beşinci ciltlerinde geçtiği üzere Allah tan Allah a Doğru olan bir yolculuk olup orada da kategoriler meselesi etraflıca ele alınmıştır Elinizdeki altıncı cilt ise üçüncü yolculuğun başladığı ve yedinci ciltle devam edecek olan Allah tan Evrene giden yolculuğu kapsamaktadır Bu ciltte Molla Sadrâ Vâcibu l Vücûd un zâtının ispatını birliğini ve basit bir hakikat oluşunu tetkik etmiş ve Allah ın kemal sıfatlarından genel olarak bahsettikten sonra O nun ilim kudret hayat işitme ve görme sıfatlarını detaylıca analiz etmiştir Molla Sadrâ nın bu hususları incelerken İslam düşüncesinin Meşşâî İşrâkî ve Kelam ekollerinin öncüleriyle derin bir muhasebe içine girdiği söylenebilir

Litera Yayıncılık
Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet Esfârü l Erbaa Molla Sadreddin Şîrâzî Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder Sonra da birden arşî tahkik dediği kısma geçer Molla Sadrâ nın arşî tahkikten kastettiği şey ilhama dayanan ve yücelerden Allah ın bir lütfu olarak filozofun kalbine açık bir şekilde nazil olan hakikatlerdir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ İslam felsefesi tarihinde İbn Sînâ nın Şifâ sından sonra yazılmış en geniş felsefe eseri olan Esfâr ı kaleme almıştır O neredeyse bütün İslam felsefesi mirasını kucaklayan bu eserinde varlık temelli bir felsefe inşa etmiştir Molla Sadrâ Esfâr ın birinci cildinde varlık meselesini ki bu metafiziğin konusunu oluşturur incelemiş çevirisini sunduğumuz ikinci ciltte ise varlık konusuyla bağlantılı olarak mâhiyet ve metafiziğin eklentileri olan birlik çokluk ve illet malul meselelerini ele almıştır Bu açıdan birinci ve ikinci cildin Esfâr ın bel kemiğini oluşturduğu söylenebilir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın Esfâr adlı eseri İslâm felsefesi tarihinde yazılmış en kapsamlı felsefî eserlerden birisidir Sadrâ çevirisini yaptığımız eserin üçüncü cildinde öncelikle mevcûdun kısımlarından biri olan ve oluş sürecinin açıklanmasında önemli bir yeri olan kuvve ve fiil meselesini ele almaktadır Daha sonra kuvve ve fiil ile ilişkisi bağlamında hareket ve sükûn meselesi ve hareketin cevher nitelik nicelik yer ve konum kategorilerine nispetine değinilir Sadrâ oluşu cevherî bir hareket olarak görür Daha sonra hareketle bağlantılı bir mesele olan ve hareketin miktarı olarak gördüğü zaman konusunu ele alır Eserde dairesel ve doğrusal hareket tabiî ve kasrî hareket hızlılık ve yavaşlık gibi harekete ilişkin diğer bazı meseleler de incelenmektedir Eserin konu edindiği meselelerden birisi de varlık ve zaman ilişkisi bağlamında kıdem hudûs yani önce gelme ve sonra gelmedir Son olarak felsefenin temel problemlerinden birisi olan bilgi problemiyle bağlantılı olarak ilmin mahiyeti idrâk ve bunlarla bağlantılı bazı hususlar ile bilen özne ve bilgi objesine ilişkin çeşitli meseleler ele alınmaktadır Yukarıda özetlediğimiz meseleler çerçevesinde bakıldığında Esfâr ın bu cildinde ontolojik ve epistemolojik meselelerin belirli bir sistem çerçevesinde sunulduğu görülmektedir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ klasik dönem İslam felsefesi geleneğinin en kapsamlı örneklerinden birini sunduğu Esfâr adlı eserinin dördüncü ve beşinci ciltlerini tabiat bahisleri ne ayırmıştır Dördüncü ciltte arazların durumlarını ayrıntılı bir şekilde cevherlerin durumlarını ise genel hatlarıyla inceledikten sonra elinizdeki beşinci ciltte cismânî cevherlerin hükümlerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır Molla Sadrâ için elinizdeki cildin temel gayesi cisimlerin hakikatinin nasıl gerçekleştiğini ve cisimleri oluşturan temel bileşenlerin yani cisimleri oluşturan kurucu unsurların ne olduğunun tespit edilmesi olmuştur Bu ciltte öncelikle kelâmcıların cevher i ferd görüşü çok sayıda delille iptal edilmiş daha sonra buna binaen heyûlâ ve sûretin iki ayrı cevher olarak varlığı bu ikisinin birleşimiyle ise cismin üçüncü bir cevher olarak varlığı ispatlanmıştır Sonrasında ise heyûlâ ve sûret arasındaki ilişkinin hakikati ve keyfiyeti üzerinde durulmuş ve cismânî âlemin işleyişinin metafiziksel temelleri analiz edilmiştir Molla Sadrâ önceki ciltlerde olduğu gibi bu ciltte de konuyla alakalı klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin temel tartışmalarını ve argümanlarını sistematik bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır

Litera Yayıncılık
Molla Sadra insanın kemâle erme sürecini bir yolculuğa sefer benzeterek kitabını dört yolculuğa el esfâru l erba a böler Bu yolculuklardan ilki yaratılanlardan el halk Hakk a doğru yolculuk ikincisi Hakk ile Hakk ta yolculuk üçüncüsü Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru yolculuk dördüncüsü ise Hakk ile yaratılanda yolculuktur Birinci ve ikinci yolculuk tercümesini sunduğumuz bu kitabın ilk beş cildinde ele alınmıştı Elinizdeki bu yedinci cilt altıncı ciltte başlayan üçüncü yolculuğun devamıdır Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru olan bu üçüncü yolculuk esasında Allah ın zâtı ve sıfatları ile ilgili konuları ele alır ve on duraktan mevkıf oluşur İlk altı durak bir önceki altıncı ciltte ele alınmıştır Bu ciltte ise üçüncü seferin geriye kalan son dört durağı tamamlanır Bu bağlamda Molla Sadrâ elinizdeki yedinci ciltte Allah ın kelâm sıfatı nübüvvet nesih Kur ân ı Kerîm ilâhî inâyet iyilik ve kötülük feyz ve yaratma Allah ın ezelî ve ebedî oluşu gibi Allah Evren ilişkisine dair birçok konuyu hem derinlemesine hem de diğer yaklaşımları hesaba katarak kapsamlı bir şekilde ele alır

Litera Yayıncılık
Dört aklî yolculuktan oluşan Esfâr ın ilk üç cildini teşkil eden ve varlık bahisleri ni içeren birinci yolculuktan sonra tabiat bahisleri ni içeren ve sırasıyla arazlar ile cevherlerin hükümlerini ele alan ikinci yolculuğa geçilmiştir Dördüncü ciltten itibaren başlayan ikinci yolculukta arazların hükümleri analiz edilerek cevherlerin hükümlerine geçiş yapılmış ve bu mevzuya beşinci ciltte de devam edilmiştir Bu iki cildin ele aldığı konular klasik felsefedeki kategoriler başlığına tekabül etmektedir Elinizdeki dördüncü cilt kategorilere genel bir giriş yaptıktan sonra dokuz adet araz kategorisini ayrı başlıklarla ve oldukça ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır Molla Sadrâ bunu yaparken klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin kategoriler üzerindeki temel tartışma ve argümanlarını detaylı bir şekilde sunmakla kalmamış

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın felsefi projesi Esfâr adını verdiği dört aklî yolculuktan meydana gelmektedir Birinci yolculuk elinizdeki eserin ilk üç cildinde ortaya konan ve Evrenden Allah a giden bir yolculuk olup Molla Sadrâ orada genel olarak varlık meselesi ve ona bağlı olacak şekilde mahiyet birlik çokluk kuvve fiil hareket ve zaman gibi konulara yoğunlaşmıştır İkinci yolculuk da elinizdeki eserin dördüncü ve beşinci ciltlerinde geçtiği üzere Allah tan Allah a Doğru olan bir yolculuk olup orada da kategoriler meselesi etraflıca ele alınmıştır Elinizdeki altıncı cilt ise üçüncü yolculuğun başladığı ve yedinci ciltle devam edecek olan Allah tan Evrene giden yolculuğu kapsamaktadır Bu ciltte Molla Sadrâ Vâcibu l Vücûd un zâtının ispatını birliğini ve basit bir hakikat oluşunu tetkik etmiş ve Allah ın kemal sıfatlarından genel olarak bahsettikten sonra O nun ilim kudret hayat işitme ve görme sıfatlarını detaylıca analiz etmiştir Molla Sadrâ nın bu hususları incelerken İslam düşüncesinin Meşşâî İşrâkî ve Kelam ekollerinin öncüleriyle derin bir muhasebe içine girdiği söylenebilir

Litera Yayıncılık
İnsanın kemâle erme sürecini dört aşamalı bir yolculuğa sefere benzeten Molla Sadrâ tercümesini sunduğumuz ilk 5 cilte yer alan iki yolculukta halktan Hakk a doğru ve Hak ile Hak ta yolculuklarını 6 ve 7 ciltlerde ise Hak ile Hak tan halka doğru olan üçüncü yolculuğu seferi ele alır Elinizdeki bu ciltle beraber de seferlerin dördüncüsü olan Hak ile halka yolculuğuna başlanır Molla Sadrâ dördüncü yolculuğun ilk cildini sekizinci cilt nefis psikoloji ilmine ayırır Filozof bu cilt kapsamında nefis ilminde nefsin cismânî maddelerden oluşmasının başlangıcından makamlarının sonuna ve en yüce gayelerine dönüşüne kadarki durum hakkındaki görüşlerini ortaya koyar Nefsin tanımı mâhiyeti ortaya çıkışı cevherliği nefis beden ilişkisi nefis türleri her bir nefis türünün sahip olduğu yetiler irâdî hareket yetisi beş duyu yetisi iç idrak yetileri ve insânî nefsin sahip olduğu nâtık akıl yetisi bu ciltte ele alınan alt başlıklardır Molla Sadrâ ayrıca bu ciltte nefis ilmine ilişkin meseleleri ele alırken yöntem olarak İbn Sînâ merkezli Meşşâî felsefe Sühreverdî merkezli İşrâkî felsefe ve Fahreddîn er Râzî merkezli kelâmî düşüncenin bu meseleler hakkındaki görüşlerine yer vererek değerlendirmesini de yapar ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında eleştirilerini ve kendi özgün görüşlerini ortaya koyar

LİTERA YAYINCILIK
çev. Mustafa Borsbuğa
Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet Esfârü l Erbaa Molla Sadreddin Şîrâzî Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder Sonra da birden arşî tahkik dediği kısma geçer Molla Sadrâ nın arşî tahkikten kastettiği şey ilhama dayanan ve yücelerden Allah ın bir lütfu olarak filozofun kalbine açık bir şekilde nazil olan hakikatlerdir

LİTERA YAYINCILIK
çev. Ahmet Faruk Yolcu
Molla Sadra insanın kemâle erme sürecini bir yolculuğa sefer benzeterek kitabını dört yolculuğa el esfâru l erba a böler Bu yolculuklardan ilki yaratılanlardan el halk Hakk a doğru yolculuk ikincisi Hakk ile Hakk ta yolculuk üçüncüsü Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru yolculuk dördüncüsü ise Hakk ile yaratılanda yolculuktur Birinci ve ikinci yolculuk tercümesini sunduğumuz bu kitabın ilk beş cildinde ele alınmıştı Elinizdeki bu yedinci cilt altıncı ciltte başlayan üçüncü yolculuğun devamıdır Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru olan bu üçüncü yolculuk esasında Allah ın zâtı ve sıfatları ile ilgili konuları ele alır ve on duraktan mevkıf oluşur İlk altı durak bir önceki altıncı ciltte ele alınmıştır Bu ciltte ise üçüncü seferin geriye kalan son dört durağı tamamlanır Bu bağlamda Molla Sadrâ elinizdeki yedinci ciltte Allah ın kelâm sıfatı nübüvvet nesih Kur ân ı Kerîm ilâhî inâyet iyilik ve kötülük feyz ve yaratma Allah ın ezelî ve ebedî oluşu gibi Allah Evren ilişkisine dair birçok konuyu hem derinlemesine hem de diğer yaklaşımları hesaba katarak kapsamlı bir şekilde ele alır

LİTERA YAYINCILIK
çev. Sadi Yılmaz
İnsanın kemâle erme sürecini dört aşamalı bir yolculuğa sefere benzeten Molla Sadrâ tercümesini sunduğumuz ilk 5 cilte yer alan iki yolculukta halktan Hakk a doğru ve Hak ile Hak ta yolculuklarını 6 ve 7 ciltlerde ise Hak ile Hak tan halka doğru olan üçüncü yolculuğu seferi ele alır Elinizdeki bu ciltle beraber de seferlerin dördüncüsü olan Hak ile halka yolculuğuna başlanır Molla Sadrâ dördüncü yolculuğun ilk cildini sekizinci cilt nefis psikoloji ilmine ayırır Filozof bu cilt kapsamında nefis ilminde nefsin cismânî maddelerden oluşmasının başlangıcından makamlarının sonuna ve en yüce gayelerine dönüşüne kadarki durum hakkındaki görüşlerini ortaya koyar Nefsin tanımı mâhiyeti ortaya çıkışı cevherliği nefis beden ilişkisi nefis türleri her bir nefis türünün sahip olduğu yetiler irâdî hareket yetisi beş duyu yetisi iç idrak yetileri ve insânî nefsin sahip olduğu nâtık akıl yetisi bu ciltte ele alınan alt başlıklardır Molla Sadrâ ayrıca bu ciltte nefis ilmine ilişkin meseleleri ele alırken yöntem olarak İbn Sînâ merkezli Meşşâî felsefe Sühreverdî merkezli İşrâkî felsefe ve Fahreddîn er Râzî merkezli kelâmî düşüncenin bu meseleler hakkındaki görüşlerine yer vererek değerlendirmesini de yapar ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında eleştirilerini ve kendi özgün görüşlerini ortaya koyar

LİTERA YAYINCILIK
çev. Mehmet Tayfun Öztürk
Dört aklî yolculuktan oluşan Esfâr ın ilk üç cildini teşkil eden ve varlık bahisleri ni içeren birinci yolculuktan sonra tabiat bahisleri ni içeren ve sırasıyla arazlar ile cevherlerin hükümlerini ele alan ikinci yolculuğa geçilmiştir Dördüncü ciltten itibaren başlayan ikinci yolculukta arazların hükümleri analiz edilerek cevherlerin hükümlerine geçiş yapılmış ve bu mevzuya beşinci ciltte de devam edilmiştir Bu iki cildin ele aldığı konular klasik felsefedeki kategoriler başlığına tekabül etmektedir Elinizdeki dördüncü cilt kategorilere genel bir giriş yaptıktan sonra dokuz adet araz kategorisini ayrı başlıklarla ve oldukça ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır Molla Sadrâ bunu yaparken klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin kategoriler üzerindeki temel tartışma ve argümanlarını detaylı bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır Dördüncü ciltte ele alınan arazlar eserdeki sırasıyla şöyledir nicelik nitelik muzaf mekânda olma zamanda olma konum cidde milk etkileme etkilenme Arazların tahlilinden sonra cevherlerle alakalı genel hükümleri arazların hükümleriyle karşılaştırmalı olarak ele alan dördüncü cilt onuncu kategori olan cevherlerin kısımlarını ve ayrıntılı incelemelerini beşinci cilde bırakarak sonlanmaktadır

Litera Yayıncılık
çev. Şamil Öçal
Molla Sadrâ nın felsefi projesi Esfâr adını verdiği dört aklî yolculuktan meydana gelmektedir Birinci yolculuk elinizdeki eserin ilk üç cildinde ortaya konan ve Evrenden Allah a giden bir yolculuk olup Molla Sadrâ orada genel olarak varlık meselesi ve ona bağlı olacak şekilde mahiyet birlik çokluk kuvve fiil hareket ve zaman gibi konulara yoğunlaşmıştır İkinci yolculuk da elinizdeki eserin dördüncü ve beşinci ciltlerinde geçtiği üzere Allah tan Allah a Doğru olan bir yolculuk olup orada da kategoriler meselesi etraflıca ele alınmıştır Elinizdeki altıncı cilt ise üçüncü yolculuğun başladığı ve yedinci ciltle devam edecek olan Allah tan Evrene giden yolculuğu kapsamaktadır Bu ciltte Molla Sadrâ Vâcibu l Vücûd un zâtının ispatını birliğini ve basit bir hakikat oluşunu tetkik etmiş ve Allah ın kemal sıfatlarından genel olarak bahsettikten sonra O nun ilim kudret hayat işitme ve görme sıfatlarını detaylıca analiz etmiştir Molla Sadrâ nın bu hususları incelerken İslam düşüncesinin Meşşâî İşrâkî ve Kelam ekollerinin öncüleriyle derin bir muhasebe içine girdiği söylenebilir

Litera Yayıncılık
çev. Şamil Öçal
Molla Sadrâ klasik dönem İslam felsefesi geleneğinin en kapsamlı örneklerinden birini sunduğu Esfâr adlı eserinin dördüncü ve beşinci ciltlerini tabiat bahisleri ne ayırmıştır Dördüncü ciltte arazların durumlarını ayrıntılı bir şekilde cevherlerin durumlarını ise genel hatlarıyla inceledikten sonra elinizdeki beşinci ciltte cismânî cevherlerin hükümlerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır Molla Sadrâ için elinizdeki cildin temel gayesi cisimlerin hakikatinin nasıl gerçekleştiğini ve cisimleri oluşturan temel bileşenlerin yani cisimleri oluşturan kurucu unsurların ne olduğunun tespit edilmesi olmuştur Bu ciltte öncelikle kelâmcıların cevher i ferd görüşü çok sayıda delille iptal edilmiş daha sonra buna binaen heyûlâ ve sûretin iki ayrı cevher olarak varlığı bu ikisinin birleşimiyle ise cismin üçüncü bir cevher olarak varlığı ispatlanmıştır Sonrasında ise heyûlâ ve sûret arasındaki ilişkinin hakikati ve keyfiyeti üzerinde durulmuş ve cismânî âlemin işleyişinin metafiziksel temelleri analiz edilmiştir Molla Sadrâ önceki ciltlerde olduğu gibi bu ciltte de konuyla alakalı klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin temel tartışmalarını ve argümanlarını sistematik bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır

Litera Yayıncılık
çev. Şamil Öçal
Dört aklî yolculuktan oluşan Esfâr ın ilk üç cildini teşkil eden ve varlık bahisleri ni içeren birinci yolculuktan sonra tabiat bahisleri ni içeren ve sırasıyla arazlar ile cevherlerin hükümlerini ele alan ikinci yolculuğa geçilmiştir Dördüncü ciltten itibaren başlayan ikinci yolculukta arazların hükümleri analiz edilerek cevherlerin hükümlerine geçiş yapılmış ve bu mevzuya beşinci ciltte de devam edilmiştir Bu iki cildin ele aldığı konular klasik felsefedeki kategoriler başlığına tekabül etmektedir Elinizdeki dördüncü cilt kategorilere genel bir giriş yaptıktan sonra dokuz adet araz kategorisini ayrı başlıklarla ve oldukça ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır Molla Sadrâ bunu yaparken klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin kategoriler üzerindeki temel tartışma ve argümanlarını detaylı bir şekilde sunmakla kalmamış

Litera Yayıncılık
çev. Şamil Öçal
Molla Sadrâ nın Esfâr adlı eseri İslâm felsefesi tarihinde yazılmış en kapsamlı felsefî eserlerden birisidir Sadrâ çevirisini yaptığımız eserin üçüncü cildinde öncelikle mevcûdun kısımlarından biri olan ve oluş sürecinin açıklanmasında önemli bir yeri olan kuvve ve fiil meselesini ele almaktadır Daha sonra kuvve ve fiil ile ilişkisi bağlamında hareket ve sükûn meselesi ve hareketin cevher nitelik nicelik yer ve konum kategorilerine nispetine değinilir Sadrâ oluşu cevherî bir hareket olarak görür Daha sonra hareketle bağlantılı bir mesele olan ve hareketin miktarı olarak gördüğü zaman konusunu ele alır Eserde dairesel ve doğrusal hareket tabiî ve kasrî hareket hızlılık ve yavaşlık gibi harekete ilişkin diğer bazı meseleler de incelenmektedir Eserin konu edindiği meselelerden birisi de varlık ve zaman ilişkisi bağlamında kıdem hudûs yani önce gelme ve sonra gelmedir Son olarak felsefenin temel problemlerinden birisi olan bilgi problemiyle bağlantılı olarak ilmin mahiyeti idrâk ve bunlarla bağlantılı bazı hususlar ile bilen özne ve bilgi objesine ilişkin çeşitli meseleler ele alınmaktadır Yukarıda özetlediğimiz meseleler çerçevesinde bakıldığında Esfâr ın bu cildinde ontolojik ve epistemolojik meselelerin belirli bir sistem çerçevesinde sunulduğu görülmektedir

Litera Yayıncılık
çev. Ahmet Kamil Cihan
Molla Sadrâ İslam felsefesi tarihinde İbn Sînâ nın Şifâ sından sonra yazılmış en geniş felsefe eseri olan Esfâr ı kaleme almıştır O neredeyse bütün İslam felsefesi mirasını kucaklayan bu eserinde varlık temelli bir felsefe inşa etmiştir Molla Sadrâ Esfâr ın birinci cildinde varlık meselesini ki bu metafiziğin konusunu oluşturur incelemiş çevirisini sunduğumuz ikinci ciltte ise varlık konusuyla bağlantılı olarak mâhiyet ve metafiziğin eklentileri olan birlik çokluk ve illet malul meselelerini ele almıştır Bu açıdan birinci ve ikinci cildin Esfâr ın bel kemiğini oluşturduğu söylenebilir

Litera Yayıncılık
Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet Esfârü l Erbaa Molla Sadreddin Şîrâzî Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder Sonra da birden arşî tahkik dediği kısma geçer Molla Sadrâ nın arşî tahkikten kastettiği şey ilhama dayanan ve yücelerden Allah ın bir lütfu olarak filozofun kalbine açık bir şekilde nazil olan hakikatlerdir

Litera Yayıncılık
çev. Sadi Yılmaz
İnsanın kemâle erme sürecini dört aşamalı bir yolculuğa sefere benzeten Molla Sadrâ tercümesini sunduğumuz ilk 5 cilte yer alan iki yolculukta halktan Hakk a doğru ve Hak ile Hak ta yolculuklarını 6 ve 7 ciltlerde ise Hak ile Hak tan halka doğru olan üçüncü yolculuğu seferi ele alır Elinizdeki bu ciltle beraber de seferlerin dördüncüsü olan Hak ile halka yolculuğuna başlanır Molla Sadrâ dördüncü yolculuğun ilk cildini sekizinci cilt nefis psikoloji ilmine ayırır Filozof bu cilt kapsamında nefis ilminde nefsin cismânî maddelerden oluşmasının başlangıcından makamlarının sonuna ve en yüce gayelerine dönüşüne kadarki durum hakkındaki görüşlerini ortaya koyar Nefsin tanımı mâhiyeti ortaya çıkışı cevherliği nefis beden ilişkisi nefis türleri her bir nefis türünün sahip olduğu yetiler irâdî hareket yetisi beş duyu yetisi iç idrak yetileri ve insânî nefsin sahip olduğu nâtık akıl yetisi bu ciltte ele alınan alt başlıklardır Molla Sadrâ ayrıca bu ciltte nefis ilmine ilişkin meseleleri ele alırken yöntem olarak İbn Sînâ merkezli Meşşâî felsefe Sühreverdî merkezli İşrâkî felsefe ve Fahreddîn er Râzî merkezli kelâmî düşüncenin bu meseleler hakkındaki görüşlerine yer vererek değerlendirmesini de yapar ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında eleştirilerini ve kendi özgün görüşlerini ortaya koyar

Litera Yayıncılık
çev. Hasan Akkanat
Molla Sadra insanın kemâle erme sürecini bir yolculuğa sefer benzeterek kitabını dört yolculuğa el esfâru l erba a böler Bu yolculuklardan ilki yaratılanlardan el halk Hakk a doğru yolculuk ikincisi Hakk ile Hakk ta yolculuk üçüncüsü Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru yolculuk dördüncüsü ise Hakk ile yaratılanda yolculuktur Birinci ve ikinci yolculuk tercümesini sunduğumuz bu kitabın ilk beş cildinde ele alınmıştı Elinizdeki bu yedinci cilt altıncı ciltte başlayan üçüncü yolculuğun devamıdır Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru olan bu üçüncü yolculuk esasında Allah ın zâtı ve sıfatları ile ilgili konuları ele alır ve on duraktan mevkıf oluşur İlk altı durak bir önceki altıncı ciltte ele alınmıştır Bu ciltte ise üçüncü seferin geriye kalan son dört durağı tamamlanır Bu bağlamda Molla Sadrâ elinizdeki yedinci ciltte Allah ın kelâm sıfatı nübüvvet nesih Kur ân ı Kerîm ilâhî inâyet iyilik ve kötülük feyz ve yaratma Allah ın ezelî ve ebedî oluşu gibi Allah Evren ilişkisine dair birçok konuyu hem derinlemesine hem de diğer yaklaşımları hesaba katarak kapsamlı bir şekilde ele alır

Dört Akli Yolculukta Aşkın Hikmet 8 Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet 8 Esfârü l Erba a Molla Sadreddin Şîrâzî İnsanın kemâle erme sürecini dört aşamalı bir yolculuğa sefere benzeten Molla Sadrâ tercümesini sunduğumuz ilk 5 cilte yer alan iki yolculukta halktan Hakk a doğru ve Hak ile Hak ta yolculuklarını 6 ve 7 ciltlerde ise Hak ile Hak tan halka doğru olan üçüncü yolculuğu seferi ele alır Elinizdeki bu ciltle beraber de seferlerin dördüncüsü olan Hak ile halka yolculuğuna başlanır Molla Sadrâ dördüncü yolculuğun ilk cildini sekizinci cilt nefis psikoloji ilmine ayırır Filozof bu cilt kapsamında nefis ilminde nefsin cismânî maddelerden oluşmasının başlangıcından makamlarının sonuna ve en yüce gayelerine dönüşüne kadarki durum hakkındaki görüşlerini ortaya koyar Nefsin tanımı mâhiyeti ortaya çıkışı cevherliği nefis beden ilişkisi nefis türleri her bir nefis türünün sahip olduğu yetiler irâdî hareket yetisi beş duyu yetisi iç idrak yetileri ve insânî nefsin sahip olduğu nâtık akıl yetisi bu ciltte ele alınan alt başlıklardır Molla Sadrâ ayrıca bu ciltte nefis ilmine ilişkin meseleleri ele alırken yöntem olarak İbn Sînâ merkezli Meşşâî felsefe Sühreverdî merkezli İşrâkî felsefe ve Fahreddîn er Râzî merkezli kelâmî düşüncenin bu meseleler hakkındaki görüşlerine yer vererek değerlendirmesini de yapar ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında eleştirilerini ve kendi özgün görüşlerini ortaya koyar Yazar Molla Sadreddin Şirazi Sayfa Sayısı 640 Çeviri Ebat 16X23 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2025 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın Esfâr adlı eseri İslâm felsefesi tarihinde yazılmış en kapsamlı felsefî eserlerden birisidir Sadrâ çevirisini yaptığımız eserin üçüncü cildinde öncelikle mevcûdun kısımlarından biri olan ve oluş sürecinin açıklanmasında önemli bir yeri olan kuvve ve fiil meselesini ele almaktadır Daha sonra kuvve ve fiil ile ilişkisi bağlamında hareket ve sükûn meselesi ve hareketin cevher nitelik nicelik yer ve konum kategorilerine nispetine değinilir Sadrâ oluşu cevherî bir hareket olarak görür Daha sonra hareketle bağlantılı bir mesele olan ve hareketin miktarı olarak gördüğü zaman konusunu ele alır Eserde dairesel ve doğrusal hareket tabiî ve kasrî hareket hızlılık ve yavaşlık gibi harekete ilişkin diğer bazı meseleler de incelenmektedir Eserin konu edindiği meselelerden birisi de varlık ve zaman ilişkisi bağlamında kıdem hudûs yani önce gelme ve sonra gelmedir Son olarak felsefenin temel problemlerinden birisi olan bilgi problemiyle bağlantılı olarak ilmin mahiyeti idrâk ve bunlarla bağlantılı bazı hususlar ile bilen özne ve bilgi objesine ilişkin çeşitli meseleler ele alınmaktadır Yukarıda özetlediğimiz meseleler çerçevesinde bakıldığında Esfâr ın bu cildinde ontolojik ve epistemolojik meselelerin belirli bir sistem çerçevesinde sunulduğu görülmektedir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ klasik dönem İslam felsefesi geleneğinin en kapsamlı örneklerinden birini sunduğu Esfâr adlı eserinin dördüncü ve beşinci ciltlerini tabiat bahisleri ne ayırmıştır Dördüncü ciltte arazların durumlarını ayrıntılı bir şekilde cevherlerin durumlarını ise genel hatlarıyla inceledikten sonra elinizdeki beşinci ciltte cismânî cevherlerin hükümlerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır Molla Sadrâ için elinizdeki cildin temel gayesi cisimlerin hakikatinin nasıl gerçekleştiğini ve cisimleri oluşturan temel bileşenlerin yani cisimleri oluşturan kurucu unsurların ne olduğunun tespit edilmesi olmuştur Bu ciltte öncelikle kelâmcıların cevher i ferd görüşü çok sayıda delille iptal edilmiş daha sonra buna binaen heyûlâ ve sûretin iki ayrı cevher olarak varlığı bu ikisinin birleşimiyle ise cismin üçüncü bir cevher olarak varlığı ispatlanmıştır Sonrasında ise heyûlâ ve sûret arasındaki ilişkinin hakikati ve keyfiyeti üzerinde durulmuş ve cismânî âlemin işleyişinin metafiziksel temelleri analiz edilmiştir Molla Sadrâ önceki ciltlerde olduğu gibi bu ciltte de konuyla alakalı klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin temel tartışmalarını ve argümanlarını sistematik bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın felsefi projesi Esfâr adını verdiği dört aklî yolculuktan meydana gelmektedir Birinci yolculuk elinizdeki eserin ilk üç cildinde ortaya konan ve Evrenden Allah a giden bir yolculuk olup Molla Sadrâ orada genel olarak varlık meselesi ve ona bağlı olacak şekilde mahiyet birlik çokluk kuvve fiil hareket ve zaman gibi konulara yoğunlaşmıştır İkinci yolculuk da elinizdeki eserin dördüncü ve beşinci ciltlerinde geçtiği üzere Allah tan Allah a Doğru olan bir yolculuk olup orada da kategoriler meselesi etraflıca ele alınmıştır Elinizdeki altıncı cilt ise üçüncü yolculuğun başladığı ve yedinci ciltle devam edecek olan Allah tan Evrene giden yolculuğu kapsamaktadır Bu ciltte Molla Sadrâ Vâcibu l Vücûd un zâtının ispatını birliğini ve basit bir hakikat oluşunu tetkik etmiş ve Allah ın kemal sıfatlarından genel olarak bahsettikten sonra O nun ilim kudret hayat işitme ve görme sıfatlarını detaylıca analiz etmiştir Molla Sadrâ nın bu hususları incelerken İslam düşüncesinin Meşşâî İşrâkî ve Kelam ekollerinin öncüleriyle derin bir muhasebe içine girdiği söylenebilir

Litera Yayıncılık
Molla Sadra insanın kemâle erme sürecini bir yolculuğa sefer benzeterek kitabını dört yolculuğa el esfâru l erba a böler Bu yolculuklardan ilki yaratılanlardan el halk Hakk a doğru yolculuk ikincisi Hakk ile Hakk ta yolculuk üçüncüsü Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru yolculuk dördüncüsü ise Hakk ile yaratılanda yolculuktur Birinci ve ikinci yolculuk tercümesini sunduğumuz bu kitabın ilk beş cildinde ele alınmıştı Elinizdeki bu yedinci cilt altıncı ciltte başlayan üçüncü yolculuğun devamıdır Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru olan bu üçüncü yolculuk esasında Allah ın zâtı ve sıfatları ile ilgili konuları ele alır ve on duraktan mevkıf oluşur İlk altı durak bir önceki altıncı ciltte ele alınmıştır Bu ciltte ise üçüncü seferin geriye kalan son dört durağı tamamlanır Bu bağlamda Molla Sadrâ elinizdeki yedinci ciltte Allah ın kelâm sıfatı nübüvvet nesih Kur ân ı Kerîm ilâhî inâyet iyilik ve kötülük feyz ve yaratma Allah ın ezelî ve ebedî oluşu gibi Allah Evren ilişkisine dair birçok konuyu hem derinlemesine hem de diğer yaklaşımları hesaba katarak kapsamlı bir şekilde ele alır

Litera Yayıncılık
Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet 8 Esfârü l Erba a Molla Sadreddin Şîrâzîİnsanın kemâle erme sürecini dört aşamalı bir yolculuğa sefere benzeten Molla Sadrâ tercümesini sunduğumuz ilk 5 cilte yer alan iki yolculukta halktan Hakk a doğru ve Hak ile Hak ta yolculuklarını 6 ve 7 ciltlerde ise Hak ile Hak tan halka doğru olan üçüncü yolculuğu seferi ele alır Elinizdeki bu ciltle beraber de seferlerin dördüncüsü olan Hak ile halka yolculuğuna başlanır Molla Sadrâ dördüncü yolculuğun ilk cildini sekizinci cilt nefis psikoloji ilmine ayırır Filozof bu cilt kapsamında nefis ilminde nefsin cismânî maddelerden oluşmasının başlangıcından makamlarının sonuna ve en yüce gayelerine dönüşüne kadarki durum hakkındaki görüşlerini ortaya koyar Nefsin tanımı mâhiyeti ortaya çıkışı cevherliği nefis beden ilişkisi nefis türleri her bir nefis türünün sahip olduğu yetiler irâdî hareket yetisi beş duyu yetisi iç idrak yetileri ve insânî nefsin sahip olduğu nâtık akıl yetisi bu ciltte ele alınan alt başlıklardır Molla Sadrâ ayrıca bu ciltte nefis ilmine ilişkin meseleleri ele alırken yöntem olarak İbn Sînâ merkezli Meşşâî felsefe Sühreverdî merkezli İşrâkî felsefe ve Fahreddîn er Râzî merkezli kelâmî düşüncenin bu meseleler hakkındaki görüşlerine yer vererek değerlendirmesini de yapar ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında eleştirilerini ve kendi özgün görüşlerini ortaya koyar

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ İslam felsefesi tarihinde İbn Sînâ nın Şifâ sından sonra yazılmış en geniş felsefe eseri olan Esfâr ı kaleme almıştır O neredeyse bütün İslam felsefesi mirasını kucaklayan bu eserinde varlık temelli bir felsefe inşa etmiştir Molla Sadrâ Esfâr ın birinci cildinde varlık meselesini ki bu metafiziğin konusunu oluşturur incelemiş çevirisini sunduğumuz ikinci ciltte ise varlık konusuyla bağlantılı olarak mâhiyet ve metafiziğin eklentileri olan birlik çokluk ve illet malul meselelerini ele almıştır Bu açıdan birinci ve ikinci cildin Esfâr ın bel kemiğini oluşturduğu söylenebilir Öte yandan Molla Sadrâ meşhur dört aklî yolculuktan birincisi olan halktan Hakk a doğru yapılan yolculuğu Esfâr ın birinci ve ikinci cildinde ortaya koyar Bu yolculuktan anlaşıldığı üzere o âlemin ontolojik gerçekliğini Hakk a ulaştıran bir gerçeklik olarak kabul etmektedir Bu durumda o mâhiyet birlik çokluk illet ve malulü varlığın hâl durum tavır iş ve tecellisi olarak değerlendirir Esasında onun bu değerlendirmesi antik Yunan ve Doğu felsefesinin temelini oluştursa da ifade biçimi derinlik ve yetkinlik açısından orijinal bir değerlendirme olarak görülebilir Başka bir deyişle Molla Sadrâ mâhiyet konusunda ileri sürdüğü düşünceler ile İbn Sînâ nın Doğu Hikmetini tamamlamaya çalışmış ve bunun için varlığın birliği ve asaleti fikrinin altını çizmiştir O illet ve malul konusunda ontolojik olarak varlığın birliğini epistemolojik olarak ise varlığın bilinebilirliğini savunmaktadır Böylece o bilginin sadece duyusal ve deneysel değil aklî ve metafiziksel yönlerini de ortaya koymaktadır

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder

Litera Yayıncılık
Molla Sadra insanın kemâle erme sürecini bir yolculuğa sefer benzeterek kitabını dört yolculuğa el esfâru l erba a böler Bu yolculuklardan ilki yaratılanlardan el halk Hakk a doğru yolculuk ikincisi Hakk ile Hakk ta yolculuk üçüncüsü Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru yolculuk dördüncüsü ise Hakk ile yaratılanda yolculuktur Birinci ve ikinci yolculuk tercümesini sunduğumuz bu kitabın ilk beş cildinde ele alınmıştı Elinizdeki bu yedinci cilt altıncı ciltte başlayan üçüncü yolculuğun devamıdır Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru olan bu üçüncü yolculuk esasında Allah ın zâtı ve sıfatları ile ilgili konuları ele alır ve on duraktan mevkıf oluşur İlk altı durak bir önceki altıncı ciltte ele alınmıştır Bu ciltte ise üçüncü seferin geriye kalan son dört durağı tamamlanır Bu bağlamda Molla Sadrâ elinizdeki yedinci ciltte Allah ın kelâm sıfatı nübüvvet nesih Kur ân ı Kerîm ilâhî inâyet iyilik ve kötülük feyz ve yaratma Allah ın ezelî ve ebedî oluşu gibi Allah Evren ilişkisine dair birçok konuyu hem derinlemesine hem de diğer yaklaşımları hesaba katarak kapsamlı bir şekilde ele alır

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın felsefi projesi Esfâr adını verdiği dört aklî yolculuktan meydana gelmektedir Birinci yolculuk elinizdeki eserin ilk üç cildinde ortaya konan ve Evrenden Allah a giden bir yolculuk olup Molla Sadrâ orada genel olarak varlık meselesi ve ona bağlı olacak şekilde mahiyet birlik çokluk kuvve fiil hareket ve zaman gibi konulara yoğunlaşmıştır İkinci yolculuk da elinizdeki eserin dördüncü ve beşinci ciltlerinde geçtiği üzere Allah tan Allah a Doğru olan bir yolculuk olup orada da kategoriler meselesi etraflıca ele alınmıştır Elinizdeki altıncı cilt ise üçüncü yolculuğun başladığı ve yedinci ciltle devam edecek olan Allah tan Evrene giden yolculuğu kapsamaktadır Bu ciltte Molla Sadrâ Vâcibu l Vücûd un zâtının ispatını birliğini ve basit bir hakikat oluşunu tetkik etmiş ve Allah ın kemal sıfatlarından genel olarak bahsettikten sonra O nun ilim kudret hayat işitme ve görme sıfatlarını detaylıca analiz etmiştir Molla Sadrâ nın bu hususları incelerken İslam düşüncesinin Meşşâî İşrâkî ve Kelam ekollerinin öncüleriyle derin bir muhasebe içine girdiği söylenebilir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın Esfâr adlı eseri İslâm felsefesi tarihinde yazılmış en kapsamlı felsefî eserlerden birisidir Sadrâ çevirisini yaptığımız eserin üçüncü cildinde öncelikle mevcûdun kısımlarından biri olan ve oluş sürecinin açıklanmasında önemli bir yeri olan kuvve ve fiil meselesini ele almaktadır Daha sonra kuvve ve fiil ile ilişkisi bağlamında hareket ve sükûn meselesi ve hareketin cevher nitelik nicelik yer ve konum kategorilerine nispetine değinilir Sadrâ oluşu cevherî bir hareket olarak görür Daha sonra hareketle bağlantılı bir mesele olan ve hareketin miktarı olarak gördüğü zaman konusunu ele alır Eserde dairesel ve doğrusal hareket tabiî ve kasrî hareket hızlılık ve yavaşlık gibi harekete ilişkin diğer bazı meseleler de incelenmektedir Eserin konu edindiği meselelerden birisi de varlık ve zaman ilişkisi bağlamında kıdem hudûs yani önce gelme ve sonra gelmedir Son olarak felsefenin temel problemlerinden birisi olan bilgi problemiyle bağlantılı olarak ilmin mahiyeti idrâk ve bunlarla bağlantılı bazı hususlar ile bilen özne ve bilgi objesine ilişkin çeşitli meseleler ele alınmaktadır Yukarıda özetlediğimiz meseleler çerçevesinde bakıldığında Esfâr ın bu cildinde ontolojik ve epistemolojik meselelerin belirli bir sistem çerçevesinde sunulduğu görülmektedir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ klasik dönem İslam felsefesi geleneğinin en kapsamlı örneklerinden birini sunduğu Esfâr adlı eserinin dördüncü ve beşinci ciltlerini tabiat bahisleri ne ayırmıştır Dördüncü ciltte arazların durumlarını ayrıntılı bir şekilde cevherlerin durumlarını ise genel hatlarıyla inceledikten sonra elinizdeki beşinci ciltte cismânî cevherlerin hükümlerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır Molla Sadrâ için elinizdeki cildin temel gayesi cisimlerin hakikatinin nasıl gerçekleştiğini ve cisimleri oluşturan temel bileşenlerin yani cisimleri oluşturan kurucu unsurların ne olduğunun tespit edilmesi olmuştur Bu ciltte öncelikle kelâmcıların cevher i ferd görüşü çok sayıda delille iptal edilmiş daha sonra buna binaen heyûlâ ve sûretin iki ayrı cevher olarak varlığı bu ikisinin birleşimiyle ise cismin üçüncü bir cevher olarak varlığı ispatlanmıştır Sonrasında ise heyûlâ ve sûret arasındaki ilişkinin hakikati ve keyfiyeti üzerinde durulmuş ve cismânî âlemin işleyişinin metafiziksel temelleri analiz edilmiştir Molla Sadrâ önceki ciltlerde olduğu gibi bu ciltte de konuyla alakalı klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin temel tartışmalarını ve argümanlarını sistematik bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ İslam felsefesi tarihinde İbn Sînâ nın Şifâ sından sonra yazılmış en geniş felsefe eseri olan Esfâr ı kaleme almıştır O neredeyse bütün İslam felsefesi mirasını kucaklayan bu eserinde varlık temelli bir felsefe inşa etmiştir Molla Sadrâ Esfâr ın birinci cildinde varlık meselesini ki bu metafiziğin konusunu oluşturur incelemiş çevirisini sunduğumuz ikinci ciltte ise varlık konusuyla bağlantılı olarak mâhiyet ve metafiziğin eklentileri olan birlik çokluk ve illet malul meselelerini ele almıştır Bu açıdan birinci ve ikinci cildin Esfâr ın bel kemiğini oluşturduğu söylenebilir Öte yandan Molla Sadrâ meşhur dört aklî yolculuktan birincisi olan halktan Hakk a doğru yapılan yolculuğu Esfâr ın birinci ve ikinci cildinde ortaya koyar Bu yolculuktan anlaşıldığı üzere o âlemin ontolojik gerçekliğini Hakk a ulaştıran bir gerçeklik olarak kabul etmektedir Bu durumda o mâhiyet birlik çokluk illet ve malulü varlığın hâl durum tavır iş ve tecellisi olarak değerlendirir Esasında onun bu değerlendirmesi antik Yunan ve Doğu felsefesinin temelini oluştursa da ifade biçimi derinlik ve yetkinlik açısından orijinal bir değerlendirme olarak görülebilir Başka bir deyişle Molla Sadrâ mâhiyet konusunda ileri sürdüğü düşünceler ile İbn Sînâ nın Doğu Hikmetini tamamlamaya çalışmış ve bunun için varlığın birliği ve asaleti fikrinin altını çizmiştir O illet ve malul konusunda ontolojik olarak varlığın birliğini epistemolojik olarak ise varlığın bilinebilirliğini savunmaktadır Böylece o bilginin sadece duyusal ve deneysel değil aklî ve metafiziksel yönlerini de ortaya koymaktadır

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın Esfâr adlı eseri İslâm felsefesi tarihinde yazılmış en kapsamlı felsefî eserlerden birisidir Sadrâ çevirisini yaptığımız eserin üçüncü cildinde öncelikle mevcûdun kısımlarından biri olan ve oluş sürecinin açıklanmasında önemli bir yeri olan kuvve ve fiil meselesini ele almaktadır Daha sonra kuvve ve fiil ile ilişkisi bağlamında hareket ve sükûn meselesi ve hareketin cevher nitelik nicelik yer ve konum kategorilerine nispetine değinilir Sadrâ oluşu cevherî bir hareket olarak görür Daha sonra hareketle bağlantılı bir mesele olan ve hareketin miktarı olarak gördüğü zaman konusunu ele alır Eserde dairesel ve doğrusal hareket tabiî ve kasrî hareket hızlılık ve yavaşlık gibi harekete ilişkin diğer bazı meseleler de incelenmektedir Eserin konu edindiği meselelerden birisi de varlık ve zaman ilişkisi bağlamında kıdem hudûs yani önce gelme ve sonra gelmedir Son olarak felsefenin temel problemlerinden birisi olan bilgi problemiyle bağlantılı olarak ilmin mahiyeti idrâk ve bunlarla bağlantılı bazı hususlar ile bilen özne ve bilgi objesine ilişkin çeşitli meseleler ele alınmaktadır Yukarıda özetlediğimiz meseleler çerçevesinde bakıldığında Esfâr ın bu cildinde ontolojik ve epistemolojik meselelerin belirli bir sistem çerçevesinde sunulduğu görülmektedir

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ klasik dönem İslam felsefesi geleneğinin en kapsamlı örneklerinden birini sunduğu Esfâr adlı eserinin dördüncü ve beşinci ciltlerini tabiat bahisleri ne ayırmıştır Dördüncü ciltte arazların durumlarını ayrıntılı bir şekilde cevherlerin durumlarını ise genel hatlarıyla inceledikten sonra elinizdeki beşinci ciltte cismânî cevherlerin hükümlerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır Molla Sadrâ için elinizdeki cildin temel gayesi cisimlerin hakikatinin nasıl gerçekleştiğini ve cisimleri oluşturan temel bileşenlerin yani cisimleri oluşturan kurucu unsurların ne olduğunun tespit edilmesi olmuştur Bu ciltte öncelikle kelâmcıların cevher i ferd görüşü çok sayıda delille iptal edilmiş daha sonra buna binaen heyûlâ ve sûretin iki ayrı cevher olarak varlığı bu ikisinin birleşimiyle ise cismin üçüncü bir cevher olarak varlığı ispatlanmıştır Sonrasında ise heyûlâ ve sûret arasındaki ilişkinin hakikati ve keyfiyeti üzerinde durulmuş ve cismânî âlemin işleyişinin metafiziksel temelleri analiz edilmiştir Molla Sadrâ önceki ciltlerde olduğu gibi bu ciltte de konuyla alakalı klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin temel tartışmalarını ve argümanlarını sistematik bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır

Litera Yayıncılık
Molla Sadrâ nın felsefi projesi Esfâr adını verdiği dört aklî yolculuktan meydana gelmektedir Birinci yolculuk elinizdeki eserin ilk üç cildinde ortaya konan ve Evrenden Allah a giden bir yolculuk olup Molla Sadrâ orada genel olarak varlık meselesi ve ona bağlı olacak şekilde mahiyet birlik çokluk kuvve fiil hareket ve zaman gibi konulara yoğunlaşmıştır İkinci yolculuk da elinizdeki eserin dördüncü ve beşinci ciltlerinde geçtiği üzere Allah tan Allah a Doğru olan bir yolculuk olup orada da kategoriler meselesi etraflıca ele alınmıştır Elinizdeki altıncı cilt ise üçüncü yolculuğun başladığı ve yedinci ciltle devam edecek olan Allah tan Evrene giden yolculuğu kapsamaktadır Bu ciltte Molla Sadrâ Vâcibu l Vücûd un zâtının ispatını birliğini ve basit bir hakikat oluşunu tetkik etmiş ve Allah ın kemal sıfatlarından genel olarak bahsettikten sonra O nun ilim kudret hayat işitme ve görme sıfatlarını detaylıca analiz etmiştir Molla Sadrâ nın bu hususları incelerken İslam düşüncesinin Meşşâî İşrâkî ve Kelam ekollerinin öncüleriyle derin bir muhasebe içine girdiği söylenebilir

Litera Yayıncılık
Molla Sadra insanın kemâle erme sürecini bir yolculuğa sefer benzeterek kitabını dört yolculuğa el esfârul erbaa böler Bu yolculuklardan ilki yaratılanlardan el halk Hakka doğru yolculuk ikincisi Hakk ile Hakkta yolculuk üçüncüsü Hakk ile Hakktan yaratılanlara doğru yolculuk dördüncüsü ise Hakk ile yaratılanda yolculuktur Birinci ve ikinci yolculuk tercümesini sunduğumuz bu kitabın ilk beş cildinde ele alınmıştı Elinizdeki bu yedinci cilt altıncı ciltte başlayan üçüncü yolculuğun devamıdır Hakk ile Hakktan yaratılanlara doğru olan bu üçüncü yolculuk esasında Allahın zâtı ve sıfatları ile ilgili konuları ele alır ve on duraktan mevkıf oluşur İlk altı durak bir önceki altıncı ciltte ele alınmıştır Bu ciltte ise üçüncü seferin geriye kalan son dört durağı tamamlanır Bu bağlamda Molla Sadrâ elinizdeki yedinci ciltte Allahın kelâm sıfatı nübüvvet nesih Kurân ı Kerîm ilâhî inâyet iyilik ve kötülük feyz ve yaratma Allahın ezelî ve ebedî oluşu gibi Allah Evren ilişkisine dair birçok konuyu hem derinlemesine hem de diğer yaklaşımları hesaba katarak kapsamlı bir şekilde ele alır

Litera Yayıncılık
Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet 8 Esfârü l Erba a Molla Sadreddin Şîrâzî İnsanın kemâle erme sürecini dört aşamalı bir yolculuğa sefere benzeten Molla Sadrâ tercümesini sunduğumuz ilk 5 cilte yer alan iki yolculukta halktan Hakka doğru ve Hak ile Hakta yolculuklarını 6 ve 7 ciltlerde ise Hak ile Haktan halka doğru olan üçüncü yolculuğu seferi ele alır Elinizdeki bu ciltle beraber de seferlerin dördüncüsü olan Hak ile halka yolculuğuna başlanır Molla Sadrâ dördüncü yolculuğun ilk cildini sekizinci cilt nefis psikoloji ilmine ayırır Filozof bu cilt kapsamında nefis ilminde nefsin cismânî maddelerden oluşmasının başlangıcından makamlarının sonuna ve en yüce gayelerine dönüşüne kadarki durum hakkındaki görüşlerini ortaya koyar Nefsin tanımı mâhiyeti ortaya çıkışı cevherliği nefis beden ilişkisi nefis türleri her bir nefis türünün sahip olduğu yetiler irâdî hareket yetisi beş duyu yetisi iç idrak yetileri ve insânî nefsin sahip olduğu nâtık akıl yetisi bu ciltte ele alınan alt başlıklardır Molla Sadrâ ayrıca bu ciltte nefis ilmine ilişkin meseleleri ele alırken yöntem olarak İbn Sînâ merkezli Meşşâî felsefe Sühreverdî merkezli İşrâkî felsefe ve Fahreddîn er Râzî merkezli kelâmî düşüncenin bu meseleler hakkındaki görüşlerine yer vererek değerlendirmesini de yapar ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında eleştirilerini ve kendi özgün görüşlerini ortaya koyar

Litera Yayınları
çev. Muhammed Fatih Kılıç & Mehmet Tayfun Küçük
Dört aklî yolculuktan oluşan Esfâr ın ilk üç cildini teşkil eden ve varlık bahisleri ni içeren birinci yolculuktan sonra tabiat bahisleri ni içeren ve sırasıyla arazlar ile cevherlerin hükümlerini ele alan ikinci yolculuğa geçilmiştir Dördüncü ciltten itibaren başlayan ikinci yolculukta arazların hükümleri analiz edilerek cevherlerin hükümlerine geçiş yapılmış ve bu mevzuya beşinci ciltte de devam edilmiştir Bu iki cildin ele aldığı konular klasik felsefedeki kategoriler başlığına tekabül etmektedir Elinizdeki dördüncü cilt kategorilere genel bir giriş yaptıktan sonra dokuz adet araz kategorisini ayrı başlıklarla ve oldukça ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır Molla Sadrâ bunu yaparken klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin kategoriler üzerindeki temel tartışma ve argümanlarını detaylı bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır Dördüncü ciltte ele alınan arazlar eserdeki sırasıyla şöyledir nicelik nitelik muzaf mekânda olma zamanda olma konum cidde milk etkileme etkilenme Arazların tahlilinden sonra cevherlerle alakalı genel hükümleri arazların hükümleriyle karşılaştırmalı olarak ele alan dördüncü cilt onuncu kategori olan cevherlerin kısımlarını ve ayrıntılı incelemelerini beşinci cilde bırakarak sonlanmaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Litera Yayınları
çev. Şamil Öçal & Mustafa Borsbuğa
Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Litera
Dört aklî yolculuktan oluşan Esfâr ın ilk üç cildini teşkil eden ve varlık bahisleri ni içeren birinci yolculuktan sonra tabiat bahisleri ni içeren ve sırasıyla arazlar ile cevherlerin hükümlerini ele alan ikinci yolculuğa geçilmiştir Dördüncü ciltten itibaren başlayan ikinci yolculukta arazların hükümleri analiz edilerek cevherlerin hükümlerine geçiş yapılmış ve bu mevzuya beşinci ciltte de devam edilmiştir Bu iki cildin ele aldığı konular klasik felsefedeki kategoriler başlığına tekabül etmektedir Elinizdeki dördüncü cilt kategorilere genel bir giriş yaptıktan sonra dokuz adet araz kategorisini ayrı başlıklarla ve oldukça ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır Molla Sadrâ bunu yaparken klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin kategoriler üzerindeki temel tartışma ve argümanlarını detaylı bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır Dördüncü ciltte ele alınan arazlar eserdeki sırasıyla şöyledir nicelik nitelik muzaf mekânda olma zamanda olma konum cidde milk etkileme etkilenme Arazların tahlilinden sonra cevherlerle alakalı genel hükümleri arazların hükümleriyle karşılaştırmalı olarak ele alan dördüncü cilt onuncu kategori olan cevherlerin kısımlarını ve ayrıntılı incelemelerini beşinci cilde bırakarak sonlanmaktadır

Litera
çev. Cengiz, Yunus, Doru, M. Nesim
Molla Sadrâ nın felsefi projesi Esfâr adını verdiği dört aklî yolculuktan meydana gelmektedir Birinci yolculuk elinizdeki eserin ilk üç cildinde ortaya konan ve Evrenden Allah a giden bir yolculuk olup Molla Sadrâ orada genel olarak varlık meselesi ve ona bağlı olacak şekilde mahiyet birlik çokluk kuvve fiil hareket ve zaman gibi konulara yoğunlaşmıştır İkinci yolculuk da elinizdeki eserin dördüncü ve beşinci ciltlerinde geçtiği üzere Allah tan Allah a Doğru olan bir yolculuk olup orada da kategoriler meselesi etraflıca ele alınmıştır Elinizdeki altıncı cilt ise üçüncü yolculuğun başladığı ve yedinci ciltle devam edecek olan Allah tan Evrene giden yolculuğu kapsamaktadır Bu ciltte Molla Sadrâ Vâcibu l Vücûd un zâtının ispatını birliğini ve basit bir hakikat oluşunu tetkik etmiş ve Allah ın kemal sıfatlarından genel olarak bahsettikten sonra O nun ilim kudret hayat işitme ve görme sıfatlarını detaylıca analiz etmiştir Molla Sadrâ nın bu hususları incelerken İslam düşüncesinin Meşşâî İşrâkî ve Kelam ekollerinin öncüleriyle derin bir muhasebe içine girdiği söylenebilir

Litera
çev. Yolcu, Ahmet Faruk, Akkanat, Hasan
Molla Sadra insanın kemâle erme sürecini bir yolculuğa sefer benzeterek kitabını dört yolculuğa el esfâru l erba a böler Bu yolculuklardan ilki yaratılanlardan el halk Hakk a doğru yolculuk ikincisi Hakk ile Hakk ta yolculuk üçüncüsü Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru yolculuk dördüncüsü ise Hakk ile yaratılanda yolculuktur Birinci ve ikinci yolculuk tercümesini sunduğumuz bu kitabın ilk beş cildinde ele alınmıştı Elinizdeki bu yedinci cilt altıncı ciltte başlayan üçüncü yolculuğun devamıdır Hakk ile Hakk tan yaratılanlara doğru olan bu üçüncü yolculuk esasında Allah ın zâtı ve sıfatları ile ilgili konuları ele alır ve on duraktan mevkıf oluşur İlk altı durak bir önceki altıncı ciltte ele alınmıştır Bu ciltte ise üçüncü seferin geriye kalan son dört durağı tamamlanır Bu bağlamda Molla Sadrâ elinizdeki yedinci ciltte Allah ın kelâm sıfatı nübüvvet nesih Kur ân ı Kerîm ilâhî inâyet iyilik ve kötülük feyz ve yaratma Allah ın ezelî ve ebedî oluşu gibi Allah Evren ilişkisine dair birçok konuyu hem derinlemesine hem de diğer yaklaşımları hesaba katarak kapsamlı bir şekilde ele alır

Litera
Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet 8 Esfârü l Erba a Molla Sadreddin Şîrâzî İnsanın kemâle erme sürecini dört aşamalı bir yolculuğa sefere benzeten Molla Sadrâ tercümesini sunduğumuz ilk 5 cilte yer alan iki yolculukta halktan Hakk a doğru ve Hak ile Hak ta yolculuklarını 6 ve 7 ciltlerde ise Hak ile Hak tan halka doğru olan üçüncü yolculuğu seferi ele alır Elinizdeki bu ciltle beraber de seferlerin dördüncüsü olan Hak ile halka yolculuğuna başlanır Molla Sadrâ dördüncü yolculuğun ilk cildini sekizinci cilt nefis psikoloji ilmine ayırır Filozof bu cilt kapsamında nefis ilminde nefsin cismânî maddelerden oluşmasının başlangıcından makamlarının sonuna ve en yüce gayelerine dönüşüne kadarki durum hakkındaki görüşlerini ortaya koyar Nefsin tanımı mâhiyeti ortaya çıkışı cevherliği nefis beden ilişkisi nefis türleri her bir nefis türünün sahip olduğu yetiler irâdî hareket yetisi beş duyu yetisi iç idrak yetileri ve insânî nefsin sahip olduğu nâtık akıl yetisi bu ciltte ele alınan alt başlıklardır Molla Sadrâ ayrıca bu ciltte nefis ilmine ilişkin meseleleri ele alırken yöntem olarak İbn Sînâ merkezli Meşşâî felsefe Sühreverdî merkezli İşrâkî felsefe ve Fahreddîn er Râzî merkezli kelâmî düşüncenin bu meseleler hakkındaki görüşlerine yer vererek değerlendirmesini de yapar ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında eleştirilerini ve kendi özgün görüşlerini ortaya koyar

Litera
çev. Meçin, Mahmut, Küçük, Mehmet Tayfun
Molla Sadrâ klasik dönem İslam felsefesi geleneğinin en kapsamlı örneklerinden birini sunduğu Esfâr adlı eserinin dördüncü ve beşinci ciltlerini tabiat bahisleri ne ayırmıştır Dördüncü ciltte arazların durumlarını ayrıntılı bir şekilde cevherlerin durumlarını ise genel hatlarıyla inceledikten sonra elinizdeki beşinci ciltte cismânî cevherlerin hükümlerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır Molla Sadrâ için elinizdeki cildin temel gayesi cisimlerin hakikatinin nasıl gerçekleştiğini ve cisimleri oluşturan temel bileşenlerin yani cisimleri oluşturan kurucu unsurların ne olduğunun tespit edilmesi olmuştur Bu ciltte öncelikle kelâmcıların cevher i ferd görüşü çok sayıda delille iptal edilmiş daha sonra buna binaen heyûlâ ve sûretin iki ayrı cevher olarak varlığı bu ikisinin birleşimiyle ise cismin üçüncü bir cevher olarak varlığı ispatlanmıştır Sonrasında ise heyûlâ ve sûret arasındaki ilişkinin hakikati ve keyfiyeti üzerinde durulmuş ve cismânî âlemin işleyişinin metafiziksel temelleri analiz edilmiştir Molla Sadrâ önceki ciltlerde olduğu gibi bu ciltte de konuyla alakalı klasik dönemdeki çeşitli felsefî ekollerin temel tartışmalarını ve argümanlarını sistematik bir şekilde sunmakla kalmamış konuları kendi felsefesi çerçevesinde daha sistematik bir hâle getirerek kendi analizlerini de doyurucu bir şekilde esere eklemeyi başarmıştır

Litera
çev. Borsbuğa, Mustafa
Molla Sadrâ nın uzun bir inziva döneminin ardından kaleme almış olduğu ve Aşkın Hikmet in en temel kaynağı olan el Esfârü l Erba a felsefe tasavvuf ve kelam gibi geleneksel ilimlerin derinlikli sentezini içermektedir Kitabın isminde yer alan sefer teması insanın kendi cehaletinin karanlıklarından kurtularak varlık nizamı ile ilgili işrâka ve bunun sonucu olarak da bilince ulaşma yolculuğuna işaret eder Bu yolculuğun her aşamasında Hak hem bir ulvî gayedir hem de yolcunun keşiflerini derinleştiren bir yardımcıdır Molla Sadrâ nın halktan Hakk a Hak tan Hak ile Hakk a Hak tan Hak ile halka halktan Hak ile Hakk a olan bu dört seferi bir mutasavvıfın seferinden daha öte bir şeydir Çünkü Esfâr kendi felsefi sisteminde tasavvufi düşüncenin de temel bir bileşen olarak yer aldığı bir filozofun akli yolculuğudur Bu akli yolculukta mütellih hâkim zihnî soyutlama yoluyla rabbani âlemi müşahede eder ve metafizik bir bakış açısıyla yaratılışın anlamlarına vakıf olur Hatta doğa ve nefs ile ilgili konular bile metafiziğin hakikatleri açısından ele alınır Ancak onun bu seferleri bir filozofun saf akli istidlallerle yaptığı düşünsel seferlerden de farklıdır Çünkü yolculuğunun her aşamasında kendisi keşf ve müşahedelerle filozofların ulaşamayacağı derinliklere ulaşmaktadır Molla Sadrâ bir konuyu ele alırken kendinden önceki Müslüman ve Yunanlı filozofların kelamcıların görüşlerine yer verdikten sonra evrensel olduğunu düşündüğü kendisine özgü mantıki ve incelikli delilleri zikreder

Litera
çev. Yiğit, Fevzi
Molla Sadrâ İslam felsefesi tarihinde İbn Sînâ nın Şifâ sından sonra yazılmış en geniş felsefe eseri olan Esfâr ı kaleme almıştır O neredeyse bütün İslam felsefesi mirasını kucaklayan bu eserinde varlık temelli bir felsefe inşa etmiştir Molla Sadrâ Esfâr ın birinci cildinde varlık meselesini ki bu metafiziğin konusunu oluşturur incelemiş çevirisini sunduğumuz ikinci ciltte ise varlık konusuyla bağlantılı olarak mâhiyet ve metafiziğin eklentileri olan birlik çokluk ve illet malul meselelerini ele almıştır Bu açıdan birinci ve ikinci cildin Esfâr ın bel kemiğini oluşturduğu söylenebilir Öte yandan Molla Sadrâ meşhur dört aklî yolculuktan birincisi olan halktan Hakk a doğru yapılan yolculuğu Esfâr ın birinci ve ikinci cildinde ortaya koyar Bu yolculuktan anlaşıldığı üzere o âlemin ontolojik gerçekliğini Hakk a ulaştıran bir gerçeklik olarak kabul etmektedir Bu durumda o mâhiyet birlik çokluk illet ve malulü varlığın hâl durum tavır iş ve tecellisi olarak değerlendirir Esasında onun bu değerlendirmesi antik Yunan ve Doğu felsefesinin temelini oluştursa da ifade biçimi derinlik ve yetkinlik açısından orijinal bir değerlendirme olarak görülebilir Başka bir deyişle Molla Sadrâ mâhiyet konusunda ileri sürdüğü düşünceler ile İbn Sînâ nın Doğu Hikmetini tamamlamaya çalışmış ve bunun için varlığın birliği ve asaleti fikrinin altını çizmiştir O illet ve malul konusunda ontolojik olarak varlığın birliğini epistemolojik olarak ise varlığın bilinebilirliğini savunmaktadır Böylece o bilginin sadece duyusal ve deneysel değil aklî ve metafiziksel yönlerini de ortaya koymaktadır